Rusya’yı kızdıran seyreltilmiş uranyum nedir?

Seyreltilmiş uranyum içeren 30 mm’lik zırh delici bir mermi. (AP)
Seyreltilmiş uranyum içeren 30 mm’lik zırh delici bir mermi. (AP)
TT

Rusya’yı kızdıran seyreltilmiş uranyum nedir?

Seyreltilmiş uranyum içeren 30 mm’lik zırh delici bir mermi. (AP)
Seyreltilmiş uranyum içeren 30 mm’lik zırh delici bir mermi. (AP)

Rusya, İngiltere’yi Ukrayna’ya zırh delici tükenmiş uranyum tankı mermileri sağlayarak nükleer çarpışma olasılığını artırmakla suçladı.
Sky News’e göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşında nükleer bir gerilimle tehdit etmek için başka bir fırsattan yararlanarak Rusya’nın buna uygun şekilde yanıt vereceği konusunda uyardı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgile göre İngiltere Savunma Bakanı Annabel Goldie, İngiltere’nin Ukrayna’ya gönderdiği Challenger 2 tank mermileri arasında seyreltilmiş uranyum içeren zırh delici mermiler olduğunu doğruladı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov dün yaptığı açıklamada, İngiltere’nin Ukrayna’ya seyreltilmiş uranyum füzeleri tedarik etme kararının durumu yeni ve tehlikeli seviyelere yükselttiğini söyledi.
Daha önce de Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zakharova, İngiltere’nin Kiev’e seyreltilmiş uranyum mühimmatı sağlama planlarının Ukrayna’daki çatışmayı yeni bir aşamaya taşımayı amaçlayan bir provokasyon olduğunu vurgulamıştı.
Zakharova ilgili bir soruya yanıt olarak Rus Sputnik haber ajansına verdiği demeçte, “Bu, niteliksel olarak yeni bir boyut kazandırmak adına Ukrayna’daki çatışmayı yeni bir saldırı ve çatışmaya dönüştürmeyi amaçlayan bir başka İngiliz provokasyonu” dedi.
Peki, bu mühimmatla ilişkili gerçek riskler neler? Tank mermileri neden seyreltilmiş uranyum içerir?
Seyreltilmiş uranyum (DU), U-235 olarak bilinen yüksek radyoaktif uranyum formlarının doğal uranyum cevherinden çıkarılmasından sonra kalan malzeme olarak biliniyor.
U-235, nükleer enerji üretimi için kullanılan yakıtı ve nükleer silahlarda kullanılan güçlü patlamaları sağlıyor.
Seyreltilmiş uranyum, esas olarak deriden geçecek kadar enerjiye sahip olmayan alfa parçacıkları yaydığı için daha az radyoaktif. Bu nedenle dış kısmına maruz kalmak büyük bir tehlikeye yol açmıyor.
Bununla birlikte maddeler yutulduğunda veya solunduğunda sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Seyreltilmiş uranyum mühimmatı
Seyreltilmiş uranyum, yoğunluğu ve diğer fiziksel özellikleri nedeniyle tanklara ve zırhlara daha kolay nüfuz edebildiği için silahlarda kullanılıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), seyreltilmiş uranyumun zırh delici silahlar ve zırhın kendisinde kullanıldığını belirtiyor.
Seyreltilmiş uranyum içeren mermiler daha keskin hale gelir ve zırhla temas ettiğinde tutuşuyor.
Uranyum mermileri nükleer silah mıdır?
Birleşmiş Milletler (BM) Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü’ne göre seyreltilmiş uranyum mühimmatı nükleer silah olarak kabul edilemez. Ayrıca seyreltilmiş uranyumun nükleer, radyoaktif, toksik, kimyasal veya kışkırtıcı silahların yasal tanımlarına uymadığını belirtiyor.

Radyasyon tehlikesi var mı?
UAEA, uranyumun solunmasının veya yutulmasının kimyasal toksitesi nedeniyle zararlı olabileceğini vurguluyor.
Ancak asıl tehlike radyoaktif değil kimyasal. Vücuttaki yüksek konsantrasyonlarda uranyum, örneğin kimyasal toksisitesi nedeniyle böbrek yetmezliğine neden olabiliyor.
Bununla birlikte herhangi bir radyoaktif maddede olduğu gibi kanser riski de bulunuyor. Ancak herhangi bir etkinin ortaya çıkması yıllar alabiliyor.
Seyreltilmiş uranyum söz konusu olduğunda ise riskler daha düşük. Çünkü seyreltilmiş uranyum, doğal uranyumdan daha az radyoaktif. Ancak seyreltilmiş uranyum içeren mermilerdeki asıl tehlike, zırhlı bir hedefle çarpıştığında salınan aerosollerin solunmasıdır.
Örneğin savaş alanlarında toprakta kalan tükenmiş uranyumdan uzun vadeli riskler mümkündür. Seyreltilmiş uranyumun, yıllar içinde toprağa sızması durumunda suyu veya gıda kaynaklarını kirletebileceğine dair bazı endişeler var. Ancak tehlike zamanla azalır.
Bu nedenle UAEA yaptığı açıklamalarda, bir mermiyi veya başka tür seyreltilmiş uranyum mühimmatını doğrudan kullanmak gibi tehlikeli temasa vurgu yapıyor. Bununla birlikte cilt yanıkları veya başka herhangi bir akut radyasyon etkisi ise olası görülmüyor.



Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yayımlanan bir röportajda, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söyledi.

Netanyahu, İsrail’in yabancı askeri yardımlara bağımlı olmamasının gerekli olduğunu vurguladı, ancak ülkenin ABD’den tamamen bağımsız hale gelmesi için kesin bir takvim vermedi.

Economist dergisine konuşan Netanyahu, “On yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi. Bunun ‘zamanla sıfıra indirilmesi’ anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Evet” yanıtını verdi.

Netanyahu, son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’a, İsrail’in Washington’dan yıllar boyunca aldığı askeri yardımları büyük bir takdirle karşıladığını, ancak artık güçlü hale geldiklerini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiklerini söylediğini aktardı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah sanayii geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını açıklamıştı.

2016 yılında ABD ve İsrail hükümetleri, Eylül 2028’e kadar geçerli olacak on yıllık bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Buna göre İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlanacaktı. 33 milyar dolar ekipman alımları için, 5 milyar dolar ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı.

Geçen yıl İsrail’in savunma sanayii ihracatı yüzde 13 arttı. Bu artış, çok katmanlı gelişmiş hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere İsrail savunma teknolojisinin büyük satın alma sözleşmeleri ile desteklendi.


Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
TT

Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)

Çin, Rusya ve İran bugün Güney Afrika sularında bir haftalık ortak deniz tatbikatına başladı. Ev sahibi ülke bu tatbikatı “deniz taşımacılığı ve denizcilik ekonomik faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak” amacıyla gerçekleştirilen bir “BRICS Plus” operasyonu olarak nitelendirdi.

BRICS Plus, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'yı içeren jeopolitik bloğun genişletilmiş halidir ve üyeleri tarafından Amerika ve Batı'nın ekonomik hakimiyetine karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. BRICS Plus içinde altı ülke daha bulunmaktadır.

Güney Afrika, Çin ve Rusya ile düzenli olarak deniz tatbikatları düzenlemektedir, ancak bu tatbikatlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Çin, İran, Güney Afrika ve Brezilya gibi birçok BRICS Plus ülkesi arasında gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre genişletilmiş BRICS grubu Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de içermektedir.

Açılış törenini yöneten Çinli askeri yetkililer, Brezilya, Mısır ve Etiyopya'nın gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Güney Afrika Ordusu yaptığı açıklamada, "Barış İradesi 2026 tatbikatları, BRICS Plus ülkelerinin deniz kuvvetlerini, ortak deniz güvenliği operasyonları ve birlikte çalışabilirlik eğitimi için bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Ortak operasyonların sözcüsü Yarbay Mbo Matipula ise Reuters'a, tüm üyelerin davet edildiğini ifade etti.

Trump, BRICS ülkelerini “anti-Amerikan” politikalar izlemekle suçluyor ve ocak ayında tüm üyelere yüzde 10'luk ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.


Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
TT

Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)

Danimarkalı bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları perşembe günü Beyaz Saray’da Danimarka ve Grönland’dan gelen temsilcilerle görüştü. Toplantı, Trump’ın ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırma çabalarıyla paralel gerçekleşti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, Danimarka'nın Washington Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen ile Grönland’ın Washington’daki kıdemli temsilcisi Jakob Ipsboethsen’in Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle görüştüğünü belirtti.

Görüşmeler, ABD’nin son dönemde Grönland ile ilgili açıklamaları hakkında daha fazla netlik sağlama amacıyla yapıldı.

Beyaz Saray salı günü, ABD’nin Grönland’ı ele geçirme seçeneklerini değerlendirdiğini, bunun arasında Amerikan askeri gücünün de bulunduğunu açıklamıştı.

ABD’li yetkililer, bölgenin satın alınmasının da gündemde olduğunu belirtti. Trump, ABD’nin ulusal güvenliği için Grönland’a ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’da Danimarkalı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırması, Trump ile Avrupa liderleri arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir ve NATO içinde de çatlaklara yol açabilir.