Mısır, Türklere turist vizesini kolaylaştırmaya yönelik prosedürlerin olumlu sonuçlarını bekliyor

Yeni düzenlemelerin ardından ilk turist heyeti çarşamba günü Mısır’a geliyor.

Mısır turizm merkezleri Türk turistlerin ziyaretini bekliyor. (Kaynak: Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı Facebook sayfası)
Mısır turizm merkezleri Türk turistlerin ziyaretini bekliyor. (Kaynak: Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı Facebook sayfası)
TT

Mısır, Türklere turist vizesini kolaylaştırmaya yönelik prosedürlerin olumlu sonuçlarını bekliyor

Mısır turizm merkezleri Türk turistlerin ziyaretini bekliyor. (Kaynak: Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı Facebook sayfası)
Mısır turizm merkezleri Türk turistlerin ziyaretini bekliyor. (Kaynak: Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı Facebook sayfası)

Mısır-Türkiye ilişkilerinde yaşanan normalleşme doğrultusunda birçok alanda beklentiler artarken Kahire, turist vizelerini kolaylaştıracak prosedürlerinin ilk olumlu sonuçlarını bekleyişe geçti. Mısır’da özellikle de turizm sektörü, çarşamba günü İzmir’den Mısır topraklarına charter uçakla gelecek Türk turist kafilesini karşılamaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin Kahire Maslahatgüzarı Salih Mutlu Şen, pazar günü yaptığı açıklamada Mısır hükümetinin Türk vatandaşlarının ülkeye girişi konusunda kolaylıklar duyurduğuunu bildirdi. Şen, Twitter’da yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Türk vatandaşları son 10 yıldır ilk kez önceden vize almadan Mısır’a giriş yapabilecek. Türk vatandaşlarının Mısır’a girişlerinde sağlanan vize kolaylığından sonra Charter uçakla gelecek turist kafilesinin 19 Nisan’da İzmir’den Kahire’ye ulaşması bekleniyor.”
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Mısırlı yetkililer, mart ayının sonuna doğru Türkler de dahil olmak üzere yabancı turistlerin topraklarını ziyaret etmeleri için bir dizi kolaylık getirdi. Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Ahmed İsa, Mısır devletinin ülkeye daha fazla turist çekme isteği çerçevesinde, farklı milletlere uygulanan turist vizesi zorunluluğuna yönelik adımlar atıldığını açıkladı. Türk turistlere Mısır’ın çeşitli liman ve havalimanlarından belirli bir yaş sınırı olmaksızın kapıda vize almalarına izin verildiğine dikkat çekti.
Mısır-Türkiye ilişkilerinin normalleşmesine yönelik atılan yeni bir adımla, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu geçtiğimiz günlerde Ankara’da Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri’yi ağırladı, ardından ‘iki ülke arasındaki ilişkileri ilerletmek üzere belirli bir zaman çerçevesi üzerinde anlaşmaya varıldığını’ duyurdu.
Çavuşoğlu açıklamasında “Mısır ve Türkiye, vatandaşlarını karşılıklı turizm hareketinde bulunmaya teşvik edecek” ifadesini kullandı. Geçen yıl 227 bin Mısırlının Türkiye’yi ziyaret ettiğine dikkat çeken Çavuşoğlu ayrıca Türk Hava Yolları’nın Mısır’a düzenlediği sefer sayısını da haftada 50’yeçıkardığını belirtti.
Turizm uzmanı Muhammed Osman, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Türkler için turist vizelerini kolaylaştırmanın ‘son derece harika bir adım’ olduğunu vurguladı. Bunun Mısır’ın herkes için açık bir pazar haline geldiğine dair bir gösterge olduğuna dikkat çekti.
Muhammed Osman, Mısır’a gelen turist sayısında 2022’ye kıyasla bu yılın ilk çeyreğinde yaşanan büyümenin ve harcamaların artmasının, Mısır devletinin bu sezonu yönetmedeki başarısını ve geçen sezon başlattığı uygulamaları  tamamlamayı yansıttığını belirtti. Türklere turist vizesini kolaylaştıracak bu yeni adımların turizmin çeşitlendirilmesinde rol oynayacağını ve böylece Mısır’ın çok özel bir sezona gireceğini kaydetti.
“Türkiye, Mısırlı turistlerin diğer ülkelere göre daha çok tercih ettiği bir destinasyon ve Türkleri Mısır’a çekmek için böyle bir adım atmanın zamanı gelmişti” diyen Osman ayrıca Mısır’ın yeni pazarlara açılmasına büyük ihtiyaç duyduğunu ve Mısır’a yakın olduğu için Türkiye pazarının bu eğilimi desteklediğini vurguladı.
Türk turistlerin büyük ölçüde Hurgada’yı ziyaret etmeyi tercih ettiğini belirten Osman, Luksor’daki Kültür Turizmi Pazarlama Komitesi’nin Türkleri kültür turizmine çekmeyi arzuladığını söyledi. Açıklamasının devamında “Komite, bir grup Türk şirketini Türkiye’den gelen turizmin çıkarına olacak şekilde, iki taraf arasında karşılıklı yarar sağlamak üzere Luksor merkezli bir mini turizm borsası kurmaya davet etmeyi planlıyor” ifadelerini kullandı.



Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
TT

Ali et-Tahir ve esirler müzakereleri hareketlendiriyor

Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne ait bir araç, İsrail’in serbest bıraktığı Lübnanlı esirleri taşıyarak dün Sur’a ulaştı. (DPA)

Güney Lübnan’da eş zamanlı olarak yaşanan gelişmeler, Lübnan-İsrail müzakerelerinin yeniden başlatılmasına zemin hazırladı. İsrail’in Ali el-Tahir Tepeleri’nde "operasyonel kontrol" sağladığını duyurması ve Lübnanlı esirleri serbest bırakması üzerine Washington, yaklaşan görüşmeler öncesinde bu adımların üzerine inşa edilecek bir süreç için harekete geçti.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, tutukluların serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılayarak bu adımı "olumlu" olarak nitelendirdi ve her iki tarafa da yakalanan bu ivmeyi sürdürme çağrısında bulundu. Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Büyükelçisi Michel Issa ve ABD Kongre üyeleriyle bir araya gelerek önümüzdeki müzakere turunun hazırlıklarını ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Avn görüşmede, kalan tutukluların serbest bırakılmasının tamamlanması, üçlü müzakerelerde varılan uzlaşıların ve "çerçeve anlaşmasının" takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

ABD’nin diplomatik girişimleri sürerken; İsrail’in bölgeden çekilmesi ve Hizbullah’ın silahları gibi temel meseleler henüz çözüme kavuşturulabilmiş değil. Hizbullah, İsrail’in stratejik tepedeki kontrolünün eksiksiz olduğu iddiasına şüpheyle yaklaşsa da Ali el-Tahir Tepesi’ndeki son durum, gelecekteki müzakerelere yeni bir alan açıyor. Şimdi tüm gözler, sahadaki yeni gerçekliklerin bir sonraki görüşmelerin dengelerine ve siyasi şartlarına nasıl yansıyacağına çevrilmiş durumda.


Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Suudi Arabistan ve Mısır, İran, Filistin ve Sudan'daki son gelişmeleri ele aldı

Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Bin Ferhan ve Abdulati arasında geçen haziran ayında Kahire'de yapılan görüşme (Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Suudi Arabistan ve Mısır, bölgedeki son gelişmeleri görüştü. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi yollarını ele aldıklarını bildirdi. Abdulati, "İran, Filistin ve Sudan'daki gelişmeler başta olmak üzere bazı bölgesel dosyalar hakkında görüş alışverişinde bulunduk" dedi.

Bugün X platformundaki resmi hesabından paylaşımda bulunan Abdulati, Prens Faysal bin Ferhan ile "iki ülke arasındaki mümtaz kardeşlik ilişkilerini" ele aldıklarını belirtti.

Geçtiğimiz ağustos ortasında da Suudi Arabistan ve Mısır Dışişleri Bakanları bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Görüşmede iki ülke arasındaki "kardeşlik ve stratejik ilişkilerin derinliği ile özel niteliğine" övgüde bulunulmuş, çeşitli alanlardaki ikili iş birliği süreçlerini geliştirmeye devam etme yönündeki ortak kararlılık vurgulanmıştı.

Bakanlar o dönemde ayrıca, iki kardeş ülke de dahil olmak üzere bölgesel ortakların gerilimi düşürmek ve bölgedeki tırmanışı dizginlemek amacıyla yürüttüğü yoğun çabaları ele almıştı. Görüşmede, "mevcut bölgesel güvenlik kaygılarının giderilmesi, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi, bu egemenliğin ihlal edilmemesi ve çatışma çemberinin genişlemesinden kaçınılması" gerektiğinin altı çizilmiş; uluslararası su yollarında seyrüsefer emniyeti, güvenliği ve özgürlüğünün sağlanmasının önemine vurgu yapılmıştı.

Geçtiğimiz haziran ayında ise Bin Ferhan ve Abdulati, Kahire'de gerçekleştirdikleri görüşmede iki kardeş ülke arasındaki ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yollarını değerlendirmişti. Mısır-Suudi Arabistan ilişkilerinde yaşanan ivmeyi ve yakın koordinasyonu takdir eden bakanlar, iki ülke ve halklarının ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini sürdürme iradesini teyit etmişti.

Görüşmede bakanlar, bölgesel gelişmeler karşısında iki kardeş ülke arasındaki koordinasyon ve istişarenin aralıksız sürdürülmesinin önemine dikkat çekmişti.


Kızılhaç, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişinin Lübnan'a nakledildiğini açıkladı

Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
TT

Kızılhaç, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişinin Lübnan'a nakledildiğini açıkladı

Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)
Lübnan sınırındaki bir köyde yıkılmış binanın yanındaki duvara çizilmiş İsrail bayrağı (AFP)

Uluslararası Kızılhaç Komitesi bugün yaptığı açıklamada, bir sivilin serbest bırakılmasının ertesi günü, İsrail tarafından serbest bırakılan dört kişiyi daha Lübnan’a naklettiğini bildirdi.

Uluslararası örgütten yapılan yazılı açıklamada, "İlgili tarafların talebi üzerine Uluslararası Kızılhaç Komitesi, serbest bırakılan beş kişinin Lübnan’a naklini kolaylaştırmıştır" denilerek, kişilerden birinin Perşembe, diğer dördünün ise bugün nakledildiği belirtildi.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Lübnanlı resmi bir kaynak verdiği bilgide, Lübnan hükümetinin ağustos ayında Roma’da ABD arabuluculuğunda gerçekleşen son müzakere turunda İsrail’den bu tutukluların ilk grubunu serbest bırakmasını talep etti.

BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askerleri, Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırındaki tel örgüler yakınında yaya devriye geziyor (UNIFIL)
BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askerleri, Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırındaki tel örgüler yakınında yaya devriye geziyor (UNIFIL)

Lübnanlı bir askeri kaynak, Lübnan ordusunun dün öğleden sonra Uluslararası Kızılhaç Komitesi aracılığıyla bu beş kişiden birini teslim aldığını bildirdi. Kaynak, Kızılhaç'ın serbest bırakılan kişiyi Güney Lübnan’daki Nakura sınır kapısından geçirdiğini açıkladı. Eş zamanlı olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, "Güney Lübnan’da İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde gözaltına alınan beş Lübnanlı sivilin serbest bırakılmasına karar verilmiştir" ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, "Sorgulamalarının tamamlanmasının ardından, bu kişilerin herhangi bir terör örgütüne üye olmayan, terör eylemlerine katılmayan siviller olduğu ve İsrail’de gözaltında tutulmaya devam edilmeleri için bir neden bulunmadığı anlaşılmıştır" denildi. Daha sonra Lübnanlı resmi bir kaynak; ikisi Lübnanlı, ikisi Suriyeli olan diğer dört sivilin serbest bırakılma işleminin bugüne ertelendiğini bildirdi.

Kaynak, bu kişilerin serbest bırakılmasının, henüz bir sonraki tur tarihi belirlenmeyen Roma müzakerelerinin tamamlanmasına zemin hazırlama amacı taşıdığını belirtti. Netanyahu’nun office ise beş sivilin serbest bırakılmasını; Roma görüşmelerinin ardından Lübnan ve İsrail’in, Lübnan İç Savaşı (1975-1990) sırasında kaçırılarak öldürülen Lübnanlı Yahudi şahsiyetlerin gömüldüğü yerleri tespit etmek amacıyla yürüttüğü "yoğun çabalara" bağladı.