Kuveyt: Mina Al-Ahmedi rafinerisindeki yangın üretimi etkilemedi

Yangının can kaybı yaşanmadan söndürüldüğü belirtildi

(Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi)
(Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi)
TT

Kuveyt: Mina Al-Ahmedi rafinerisindeki yangın üretimi etkilemedi

(Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi)
(Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi)

Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi, Mina Al-Ahmedi rafinerisinin altıncı bölgesinde, 35 numaralı ünitesinde çıkan yangının tamamen kontrol altına alındığını duyurdu.

National Petroleum sözcüsü Ganim Al-Uteybi, Kuveyt Haber Ajansı'na (KUNA) yaptığı açıklamada, "İtfaiyeciler Mina Al-Ahmedi rafinerisindeki bir ünitedeki yangını yaralanmaya neden olmadan, üretim ve ihracat operasyonlarını etkilemeden söndürdüler. Tesis olağan programına göre çalışmasına devam etti” dedi.

Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi daha önce X platformunda yaptığı paylaşımda, Cuma akşamı Mina Al-Ahmedi rafinerisinin 6. bölgesinin 35 nolu ünitesinde yangın çıktığını açıklamıştı.



Kuveyt: İran'ın bir enerji ve su arıtma tesisine düzenlediği saldırı sonucu maddi hasar meydana geldi

İran saldırılarının ardından Kuveyt'teki bir binadan duman yükseliyor (AFP)
İran saldırılarının ardından Kuveyt'teki bir binadan duman yükseliyor (AFP)
TT

Kuveyt: İran'ın bir enerji ve su arıtma tesisine düzenlediği saldırı sonucu maddi hasar meydana geldi

İran saldırılarının ardından Kuveyt'teki bir binadan duman yükseliyor (AFP)
İran saldırılarının ardından Kuveyt'teki bir binadan duman yükseliyor (AFP)

Kuveyt Elektrik ve Su Bakanlığı, Kuveyt'teki bir enerji ve su arıtma tesisi bugün İran'ın düzenlediği bir saldırıda hasar gördüğünü açıkladı.

Resmi haber ajansı (KUNA), bakanlık sözcüsü Fatima Hayat'ın şu sözlerine yer verdi: "Bugün şafak vakti İran'ın alçakça saldırısı sonucu enerji ve su arıtma tesislerinden birinde maddi hasar meydana geldi." Hayat, "Teknik ve acil durum ekipleri, faaliyetlerin devamlılığını sağlamak ve hasarın giderilmesi için hemen çalışmalarına başladı" diye vurguladı.


Rusya, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve güvenliğini koruma desteğini yineledi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)
TT

Rusya, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve güvenliğini koruma desteğini yineledi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bölgedeki askeri gerilimin hızla tırmanması bağlamında gelişmeleri görüşmek üzere bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Dün (Perşembe) gerçekleşen telefon görüşmesinde, iki lider gerilimin olumsuz etkilerini ve bunun deniz taşımacılığı ile küresel ekonomi üzerindeki muhtemel sonuçlarını ele aldı. Ayrıca Rusya’nın, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve güvenliğinin korunmasına desteğini vurguladığı belirtildi.

Veliaht Prens ve Rusya Devlet Başkanı bölgesel ve uluslararası birçok konu ile ortak ilgi alanlarına dair görüş alışverişinde bulundu.


Körfez ülkeleri İran hücrelerinin peşinde

Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
TT

Körfez ülkeleri İran hücrelerinin peşinde

Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)

Şarku’l Avsat tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Körfez ülkelerindeki güvenlik güçleri şu ana kadar 4 Körfez ülkesinde (Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri) İran ve müttefiklerine, özellikle de «Hizbullah»a bağlı 9 hücreyi ortaya çıkardı.

İlk hücre 3 Mart 2026 tarihinde Katar'da ortaya çıkarılırken, sonuncusu ise geçen aynı ayın 30'unda ortaya çıktı. Bu, dokuz hücrenin sadece 27 gün içinde ele geçirildiği anlamına geliyor; yani Körfez ülkeleri geçen ay her 3 günde bir İran'a bağlı bir güvenlik hücresini ortaya çıkardı.

İzleme raporuna göre, yakalanan ve dokuz hücreleri çökertilen kişilerin sayısı yaklaşık 74 kişi. Körfez ülkelerinin resmi verilerine göre bu kişiler «Kuveyt, Lübnan, İran ve Bahreyn» uyruklu. Resmi verilere ve itiraflara göre hedefleri, devletin egemenliğini zedelemek ve güvenliği tehlikeye atmak amacıyla yurt dışındaki terörist unsurlarla iletişim kurmak, terör planları ve eylemlerini gerçekleştirmek için para toplamak, simge ve liderleri hedef alan suikast planları yapmak, yüksek çıkarları zedelemek ve ulusal ekonomiyi sarsmaktı.