Kuruluş öncesi ve sonrasında Kral Abdülaziz’in gıda güveliği konusundaki endişesi

Gelişmekte olan ülkedeki yerleşim ve tarım projeleri, Amerikalıları ve Fransızları heyecanlandırdı.

1950’de ürünlerini taşıyan Suudi çiftçiler. (George Washington Üniversitesi Kral Abdülaziz Araştırma ve Arşiv Vakfı)
1950’de ürünlerini taşıyan Suudi çiftçiler. (George Washington Üniversitesi Kral Abdülaziz Araştırma ve Arşiv Vakfı)
TT

Kuruluş öncesi ve sonrasında Kral Abdülaziz’in gıda güveliği konusundaki endişesi

1950’de ürünlerini taşıyan Suudi çiftçiler. (George Washington Üniversitesi Kral Abdülaziz Araştırma ve Arşiv Vakfı)
1950’de ürünlerini taşıyan Suudi çiftçiler. (George Washington Üniversitesi Kral Abdülaziz Araştırma ve Arşiv Vakfı)

Gıda güvenliğini sağlamak, babalarımızın ve dedelerimizin krallığını yeniden kurma yolculuğundan bu yana Kral Abdülaziz bin Abdurrahman’ın (Allah rahmet eylesin) başlıca endişelerindendi. Kurucu Kral, birleşip büyük varlığı (Suudi Arabistan Krallığı) kurduğunda, güvenliği yaymanın, yeni ortaya çıkan devlet için idari düzenlemeleri onaylamanın, eğitimi yaymanın, tedavi için acil bir sağlık sistemine kavuşmanın, ölümlere neden olan salgın ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmenin yanı sıra gıda güvenliğini de öncelikleri arasına koydu.

Araştırmacı, tarihçi ve Kral Abdülaziz’in tarihiyle ilgilenen Dalal bint Zayed Al Maadi, Şarku’l Avsat’a tarım alanının ötesine geçen, kalkınmaya, sosyal, politik, iç ve dış güvenlik hedeflerine yönelik dikkat çekici ve verimli projelerle Kral Abdülaziz’in halkın gıda güvenliğini sağlamak için gösterdiği çabaları belgeledi.

Çölde yerleşim, tarımsal örtülü bir sosyal reform olarak sayılıyor. Al Maadi, Kral Abdülaziz’in hayatının başlangıcında ve İkinci Suudi Devleti’nin sonunda, babasından, büyükanne ve büyükbabasından Birinci Suudi Devleti hakkında sosyal reformun önemini fark ettiğini belirtti. Aktardığına göre Kral Abdülaziz, bilgeliğine dayanarak, hayatları istikrarsızlıkla karakterize edilen ve koşulları ganimetlere bağlı olan göçebe kavimleri yerlerinde seyretti.

Bu bağlamda Kral Abdülaziz, kıl ve yün yerine ‘Hicr’ adı verilen, çamurdan yapılmış yerler oluşturarak çöle yerleşme kararı aldı. Kral Abdülaziz, tembelliğe yol açacak veya yeniden yerleşim projesinin kurulmasının işaretlerini istikrarsızlaştıracak her türlü adımla yüzleşmeye gayret etti. Okul kurma girişiminde bulunduğunda okullarda çok sayıda fakih görevlendirildi, onlara fon sağlandı, halka arpa ve buğday tohumları dağıtıldı.

Fransız yazar J. Benoist Mechin, bu konuya merakla yaklaşırken, “Ülkenin büyük bir kısmı çöl iken, bir ülkenin gücünün ve güvenliğinin tarıma dayanması garip değil mi? Onu sulayacak bir nehir yok ve yılda sadece yedi santimetre yağmur almıyor mu?” diye sormuştu.

Al Maadi şunları söyledi:

“Kral Abdülaziz’in çabaları Hicr’in kuruluşundan sonra da devam etti. Dikkatini çiftçilere hizmet etmeye ve onların koşullarını iyileştirmeye odakladı. 4/4/1347 H. (20/9/1928 M.) tarihinde çiftçilere referans olmak, onların ihtiyaçlarını karşılamak ve aralarında çıkabilecek anlaşmazlıkları çözmek amacıyla Medine’de bir ziraat dairesi kurulmasına dair kraliyet onayı çıkarıldı.”

Başkan olarak Şeyh Abbas Kamkamci, üye olarak Şeyh Salih Şaklabha ve diğerlerinden oluşuyordu. H. 1350/ M. 1931 yılında yeniden teşkilatlandırılarak ve üye sayısı artırılarak daire, Ziraat Müdürü denilen bir başkan ve dönemin Medine Prensi Muhammed bin Abdulaziz Al Suud’a bağlı kıdemli çiftçilerden oluşan dört fahri üye içeriyordu.

Tarım işlerinde erken bakım

Araştırmacı sözlerine şöyle devam etti:

“Daha sonra H. 1351/ M. 1932 yılında Abdullah Süleyman başkanlığındaki Maliye Bakanlığı, tarım makine ve ekipmanlarının ithalatının ve ilerleyen yıllarda bunları taksitle çiftçilere satmanın yanı sıra, örnek çiftliklerin kurulmasıyla ilgili görevleri denetleyerek tarımsal işlerle ilgilendi. Bu adım, ülkedeki tarım hareketini teşvik etmek açısından olumlu bir ivmeydi.”

H. 1358/ M. 1939 yılında Temsilciler Meclisi’nde, çiftçilerin borçlarının ödenmesi ve koşullarının iyileştirilmesi için çalışacak, Maliye Bakanlığı çatısı altında bir tarım idaresi kurulmasının gerekliliği görüşüldü. Ancak teklif, mevcut zamanın böyle bir projenin uygulanmasına elverişli olmaması nedeniyle birkaç görüşmeden sonra reddedildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Kraliyet çabalarına uygun olarak hükümet, Maliye Bakanlığı’nın her kabilenin tarımsal mülklerini tescil ettirme talebini onayladı ve her bölgede çiftliklerin yönetimiyle görevlendirilen bir organ görevlendirildi. Bu organ, emirlikten bir üye, belediye veya belediye meclisinden bir üye ya da belediyesi olmayan bölgelerde idari konseyden bir üye, maliyeden bir üye, emniyetten bir üye ve mahkemeden bir üyeden oluşuyordu. Böylece her heyet çalışmasını bitirdiğinde bile, varsa arazinin adı, sınırları, yeri, sahibinin adı, varsa mülkün kontrolünü ele geçirmek için yapılan iddianın tarihi hakkında kapsamlı bilgi veriyordu.

Çiftçilere hizmet veren tarım organları kurulmaya devam etti. H. 1361/ M. 1942 yılında kralın çuval buğdayla temsil edilen yardımını bölüşmek üzere bir komite oluşturuldu ve toplam mali miktar, her çuval buğday için 30 riyal oldu.

H. 1367/ M. 1948 yılında Kral Abdülaziz, tarımın gelişimini denetleyecek ilk organ olarak Tarım Müdürlüğü’nün kurulması emrini verdi. Bunu yöneten ilk kişi, Maliye Bakanı Abdullah Süleyman’ın gözetiminde Muhammed Salih Kazaz oldu.

Devlet destekli özel tarım şirketleri

Al Maadi konuya dair şunları söyledi:

“Suudi halkı da başta H. 1348/ M. 1929’da Taif şehrinde kurulan Hayırsever Tarım Şirketi olmak üzere Suudi hükümetinden büyük destek alan tarım şirketlerinin oluşumuna aktif olarak katkıda bulundu. Taif’teki çiftçileri teşvik etmek için Taif Valisi Prens Faysal, su kaldırma makineleri getirip Şubra kuyusuna yerleştirme girişiminde bulundu.”

Prens Faysal, bu çalışmayla halkın bu durumu iyi izleyip, onları cesaretlendirmeye çalıştı ve böylece halkın o işi taklit etme isteği oluştu. Bu tarım makineleri, Vadi Fatıma çiftçilerinin birçok tarım makinesi getiren bir tarım şirketi kurmasına kadar, halk arasında tarımın canlanmasına katkıda bulundu.

Fotoğraf Altı: Taif’teki tarım hayır kurumu, Hicaz ve Necid Krallığı döneminde tarım şirketlerinin kurulmasına yönelik bir modeldi.
Taif’teki tarım hayır kurumu, Hicaz ve Necid Krallığı döneminde tarım şirketlerinin kurulmasına yönelik bir modeldi.

Tarım şirketlerinin kurulması ve devlet desteğinin devamında, tarım arazilerini canlandırmak ve buralarda kuyu açmak amacıyla bir tarım anonim şirketi olan Al-Wajh Şirketi kuruldu. Şirket, Vecih halkının isteği üzerine Şura Konseyi’nin 8/5/1350 H./ 16/12/1931 M. tarihli ve 510 sayılı kararı ile oluşturuldu.

H. 1352/ M. 1933 yılında Suudi hükümeti, Şeyh Muhammed Surur es-Sabban’ın Hicaz’ın ihracatını birleştirmeyi ve bunların yönetimi ve yeniden canlandırılması üzerinde çalışmayı amaçlayan bir tarım şirketi kurma talebini kabul etti. Hisse sayısı başlangıçta bin adetti ve her birinin fiyatı 5 riyaldi. H. 1355/ M. 1936 yıllında Medine’de artezyen kuyularının kazılmasına başlanması ve yavaş yavaş modern makine ve aletlerin sağlanması amacıyla özel bir şirket kuruldu. Bu şirket, hükümet tarafından onaylanmış, 26 maddeden oluşan özel bir sistem geliştirmiştir. Şirketin toplam hisse sayısı bin 500 olup, her hissenin değeri peşin ödenmiş 2 riyaldi.

Tarım şirketlerinin başarısı sonucunda Krallık’ta, H. 1368/ M. 1948 yılında Abdullah bin Muhammed bin Suveylem’in başkanlığını yaptığı ve geniş tarım arazilerinin yatırımı için çalışan Al-Bukayriyah Şirketi gibi bir başka şirket daha kuruldu. Bu şirket, Maliye Bakanı Abdullah Süleyman’ın övgüsünü kazanınca refah yolundaki adımlarını hızlandırdı. En önemli başarılarından biri de kuyulardan su çekmek için 30’dan fazla makine ithal etmesi ve bunların el-Badai ve el-Bukayriyah kuyularına kurulmasıydı.

Uluslararası El-Harc Tarım Projesi

El-Harc Tarım Projesi, tarım ürünlerini güvence altına almak ve gelişmekte olan ülkelerdeki kalkınma projelerine kapı açmak amacıyla Suudi Arabistan’da düzenlenen önemli bir faaliyet sayılıyor. Bununla ilgili olarak araştırmacı Al Maadi, Kral Abdülaziz’in ürünlerine güvenmek ve yurt dışından ithalatı azaltmak için el-Harc’da tarım projesi kurma fikrini idari adımlarla başlattığına dikkat çekti.

Konuyla ilgili olarak Ahmed Abdul Gafur Attar şu açıklamada bulundu:

 “El-Harc, Kral Abdülaziz’in İbn Süleyman’a sunduğu bir fikirdi ve onu bunu uygulamakla görevlendirdi. İbn Süleyman, onu kralın mührüyle mühürledi, açtı, fikri iyice inceledi. Daha sonra yerleşik öğretilerin rehberliğinde onu hayata geçirmek için çalıştı. Kral, İbn Süleyman’a olan güveninden dolayı onu, H. 1354/ M. 1936 yılında el-Harc’ı geliştirme fikrini hayata geçirmekle sorumlu tuttu. Tarımla ilgili ilk denemeler H. 1358/ M. 1939 yılında başladı. Toplam 30 beygir gücündeki ilk iki küçük pompa, kaburga gözüne yerleştirildi.”

Fotoğraf Altı: M. 1950 yılında Suudi uzman ve tercüman Abdurrahman bin Kasım’ın yetkinliğinde, el-Harc’daki Hafş Dagra çiftliğinin denetçisi sertifikası verildi.
MS. 1950 yılında Suudi uzman ve tercüman Abdurrahman bin Kasım’ın yetkinliğinde, el-Harc’daki Hafş Dagra çiftliğinin denetçisi sertifikası verildi.

Araştırmacı Al Maadi, el-Harc tarım projesinin genel olarak Suudi Arabistan Krallığı’ndaki etkisi hakkında bunun, Krallık’taki kalkınma projelerine kapı açıcı olduğunu belirtti. Bu aynı zamanda Tarım Bakanı ve Tarımsal Proje Direktörü Kenneth Edwards’ın Washington’da projede elde edilen başarılar hakkında yaptığı konuşmadaki sözleriyle de ortaya koyuldu.

El-Harc Tarım Projesi ayrıca, yönetim ve tarımı birleştiren yetkinliklerin yaratılmasına da katkıda bulundu. Proje aynı zamanda, ithal edilenin iki katı tarımsal üretim elde edilmesini sağladı. Bu durum, büyük taşıma araçlarıyla çevredeki bölgelere tedarikte en büyük etkiye sahip olan tarımsal ürünlerin yetiştirilmesinin genişlemesine katkıda bulundu.

Ayrıca proje, el-Harc’ın güneybatısında yer alan ve 700 hektarı aşmayan bir alana sahip olan Kafs Dagra projesi ve ayrıca H. 1369/ M. 1949’da ortaya koyulan el-Hofuf tarım projesi gibi proje fikrinin takip edilmesi açısından da ilgi uyandırdı. Ticari gübre kullanmak için bol hurma mahsulü elde etmek, eski ve modern yerel çiftçilerin topraklarını sürmek için sabanlarla deneyler yapmak ve Hofuf’ta bir tarım enstitüsü kurmak için çalışmak gibi çeşitli denemeler başarılı oldu.

Araştırmacı, projenin Suudi ve ABD hükümetleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığına dikkat çekti. Öyle ki tarımsal proje, projenin siyasi öneme sahip olması nedeniyle iki ülke arasındaki işbirliğinin bir örneği haline geldi. Aynı zamanda güvenlik ve refahın tesisine de katkıda bulundu. Krallık halkına yiyecek sağladı. Ayrıca Krallık’ta modern bir kalkınma başlangıcı için çeşitli işçilerin eğitilmesine de katkıda bulundu. H. 1370/ M. 1950’de tarım ve hayvancılık üretimi, değerinin işçilik maliyetlerini aştığı noktaya ulaştı. Kenneth Edwards’ın da belirttiği gibi el-Harc çalışanları, dış yardımdan zamanında vazgeçmeye hazırlık amacıyla Suudileri yeni makineleri kullanma konusunda eğitmeye başladı.

El-Harc Tarım Projesi, artan talebin bir sonucu olarak kurulan Barnes Manufacturing’e bağlı bir acente kurarak, pompa ve motorlarının onarımı konusunda eğitim alıp iş fırsatları da elde etti. 65 adet pompa kurulumu yaparak ve kullanıcılarına rehberlik ederek katkı sağladı. Kalitesiyle Suudi hükümetinin memnuniyetini kazandı. Bu da Suudi Arabistan’ın 750 pompa daha sipariş etmesine vesile oldu.

Araştırmacı, el-Harc tarım projesinin H. 19/1/1372’de Riyad’da demiryolunun açılmasına katkıda bulunduğunu vurguladı. Araştırmacıya göre bu durum, daha sonra çöl yollarını canlandırması ve çevre köylerde modern bir tarım kalkınması oluşturması ümidiyle Kral Suud’u Riya, Dammam, Medine, Cidde ve Mekke’yi birbirine bağlayan demiryolu projesinin tamamlanmasının hızlandırılmasının gerekliliği konusunda emirler vermeye teşvik etti.

Ürünleri için örnek çiftlikler ve fabrikalar

Al Maadi, tarım projesinin Maliye Bakanı’nın Mekke ve Cidde arasındaki Hada’da bulunan çiftlik gibi çeşitli sebzelerin üretimiyle öne çıkan çiftlikler kurmaya çalıştığını belirtti. Söz konusu çiftlikte, Al-Shara’i’deki domates suyu fabrikasına sevk edilen domateslerin bir kısmı Mekke ve Cidde’deki pazara, bir kısmı da Cidde’deki yabancı topluluğa dağıtılıyordu. Aynı şekilde bamya, karnabahar ve patlıcan da buradan alınıp pazarda satılıyordu. Çiftlik aynı zamanda, hayvanlara yem olarak kullanılan bol miktarda yonca üretimiyle de öne çıktı. Bu nedenle çiftlikteki keçi sayısı arttı. Bu da bir kısmının satılmak üzere Mekke’ye gönderilmesini sağladı.

Süt inekleri ve yeni doğmuş buzağılara gelince bunlar, her biri 5 galon kapasiteli 4 bin 803 teneke kaplarla Mekke’ye nakledilenler gibi, et ve peynir üretimi için kullanılıyordu. Çiftlikteki işçi sayısı 75 kişiye ulaşırken müdürlük, birçok tarım işinde kullanılmak üzere tüm aksesuarlarıyla birlikte traktör bile ithal etti. Maliye Bakanı ise bunu çiftliğinde kullanmakta hızlı davrandı.

Ayrıca Hamad Süleyman’ın suyun araziye uygun bir şekilde dağıtılacağı, arazinin içine sıkışan çakıl, taş ve kemiklerin temizleneceği, tarım yöntemlerine aşina çiftçilerin ve gurbetçilerin getirileceği, tohum, fide, çelik, pulluk ve su vinci gibi modern tarım makinelerinin sağlanacağı bir teknik planlayarak buranın örnek bir çiftlik haline getirilmesine katkıda bulunduğu Mekke-i Mükerreme’deki Al-Shara'i çiftliği de yıllar içerisinde örnek bir çiftlik haline geldi. Ülkeye hurma, buğday, sebze ve meyve sağladı. Bu çiftlikteki çalışmalar, Süleyman kontrolünde yürütüldü.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Romanya Cumhurbaşkanı, bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Romanya Cumhurbaşkanı, bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile yaptığı telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, bölgesel ve uluslararası gündemdeki konuları ele aldı.

Dün gerçekleşen görüşmede Suudi Arabistan ile Romanya arasındaki mevcut iş birliği de değerlendirildi. İki ülke arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik imkanlar görüşüldü.

Muhammed bin Selman, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde de ikili ilişkileri ve farklı alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi yollarını ele aldı.

Görüşmede Güney Kore Cumhurbaşkanı, ülkesinin Husilerin Suudi Arabistan’daki sivil tesislere yönelik saldırılarını kınadığını ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’i telefonla arayarak iki trenin çarpışması sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybedenler için taziyelerini iletti ve yaralılara acil şifalar diledi.

Sánchez, Muhammed bin Selman’a nazik mesajı ve taziyeleri dolayısıyla teşekkür etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ilişkiler ve çeşitli alanlarda iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.

İspanya Başbakanı, Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik saldırılarını kınayarak, ülkesinin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan ile NATO askerî ve savunma alanlarında iş birliğini görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan ile NATO askerî ve savunma alanlarında iş birliğini görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile askerî ve savunma alanlarındaki iş birliği konularını görüştü.

Telefon görüşmesinde iki taraf, bölgedeki güncel gelişmeler karşısında ortak koordinasyonun sağlanmasını ve bunun bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrara katkısını ele aldı. Prens Halid bin Selman ve Rutte ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli konuları değerlendirdi.

Diğer yandan Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Kanadalı mevkidaşı David McGuinty, Alman mevkidaşı Boris Pistorius ve İspanyol mevkidaşı Margarita Robles ile gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik kınanan saldırıları çerçevesinde bölgedeki gelişmeleri ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmelerde Suudi Arabistan ile söz konusu üç ülke arasındaki bölgesel gelişmelere yönelik koordinasyon ve bölgenin güvenlik ve istikrarını desteklemek amacıyla ortak çalışmaların güçlendirilmesi yolları değerlendirildi.

Prens Halid bin Selman ayrıca McGuinty, Pistorius ve Robles ile Suudi Arabistan'ın ülkeleriyle askerî ve savunma alanlarındaki ikili ilişkilerini ve bu ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatları görüştü.

Öte yandan Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Kanada'nın Alberta eyaletindeki bir askerî üste çıkan yangında hayatını kaybeden askerî personel nedeniyle Kanadalı mevkidaşına taziyelerini iletti. Halid bin Selman, yaralılara da acil şifalar diledi.


Suudi Arabistan, İcra Kanunu’nu uygulamaya koydu

İcra Kanunu, tarafların hak ve yükümlülükleri arasında denge sağlarken, uyuşmazlıkların azaltılmasına da katkıda bulunuyor (SPA)
İcra Kanunu, tarafların hak ve yükümlülükleri arasında denge sağlarken, uyuşmazlıkların azaltılmasına da katkıda bulunuyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan, İcra Kanunu’nu uygulamaya koydu

İcra Kanunu, tarafların hak ve yükümlülükleri arasında denge sağlarken, uyuşmazlıkların azaltılmasına da katkıda bulunuyor (SPA)
İcra Kanunu, tarafların hak ve yükümlülükleri arasında denge sağlarken, uyuşmazlıkların azaltılmasına da katkıda bulunuyor (SPA)

Suudi Arabistan, kurumsal olgunluğun ve yönetişim standartlarının güçlendirilmesi, mali hakların tahsil ve icra süreçlerinin hızlandırılması amacıyla İcra Kanunu ve uygulama yönetmeliğini dün resmen yürürlüğe koydu.

Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samanî, yeni düzenlemenin hakların tahsili ve icrası sisteminin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Es-Samani, Kral Selman bin Abdülaziz’in desteği ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın yargı sisteminin geliştirilmesi ve etkinliğinin artırılmasına yönelik sürekli desteği ve takibine dikkat çekti.

Bakan, düzenlemenin ticari işlemlere duyulan güveni ve istikrarı güçlendirdiğini, alacaklı ile borçlu arasındaki sorumluluk dengesini pekiştirdiğini ifade etti. Mali yükümlülüğün iki tarafın mal varlıkları arasında kurulan bir ilişki olduğunu belirten es-Samani, icra işlemlerinin doğrudan borçlunun mal varlığına yöneldiğini vurguladı.

Yeni düzenlemeyle mal varlığının beyan edilmesi, izlenmesi ve bu varlıklara yönelik icra işlemlerinin gerçekleştirilmesine ilişkin araçların geliştirildiğini kaydeden bakan, tarafların yasal güvencelerinin korunacağını, borçlunun ve ailesinin insani ve sosyal koşullarının gözetileceğini belirtti. Ayrıca nafaka, velayet ve çocuklarla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların uygulanmasının da düzenleme kapsamına alındığını bildirdi.

Es-Samanî, düzenlemenin yükümlülüklerin açıkça belirlenmesi, icra belgelerinin düzenlenmesi ve güvenilirliğinin artırılması yoluyla önleyici adaleti desteklediğini ifade etti. Ayrıca kurumsal yönetişim ve olgunluğun güçlendirilmesine, icra süreçlerinin hızlandırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Bakan, söz konusu adımların Adalet Bakanlığının hizmet alanların deneyimini geliştirme, yargı hizmetleri arasındaki koordinasyonu güçlendirme ve yapay zekâ dâhil olmak üzere modern teknolojilerden ve verilerden yararlanarak, performans verimliliğini ve hizmet kalitesini artırma hedefleri doğrultusunda atıldığını belirtti.

Es-Samanî, bu reformun ülke yönetiminin daha etkin ve gelişmiş bir adalet sistemi oluşturma, hakları koruma ve kamu yararını gözetme hedeflerine hizmet ettiğini, aynı zamanda Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine katkı sağlayacağını vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Adalet Bakanı, kısa süre önce icra işlemlerini, sürelerini ve uygulama esaslarını düzenleyen 54 maddelik yönetmeliği de onaylamıştı. Yönetmeliğin, alacakların tahsilinde etkinliği artırırken alacaklı ve borçlu için öngörülen yasal güvenceleri koruması hedefleniyor.

Yönetmelik ayrıca nafaka, velayet ve çocuklarla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların uygulanma usullerini, poliçe ve emre yazılı senetlerin onaylı elektronik platformlara kaydedilme şartlarını, ayrıca itiraza konu olabilecek emir ve kararları düzenliyor.