Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı’nın sağlığı konusunda herkese güvence verdi

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Suudi öğrencilerin uluslararası yarışmalardaki başarılarını takdir etti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ediyor. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ediyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı’nın sağlığı konusunda herkese güvence verdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ediyor. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ediyor. (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, bugün (Salı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz'in sağlığı konusunda herkese güvence verdi. İki Kutsal Caminin Hizmetkârı’nın sağlığını soran herkese teşekkürlerini ifade eden Veliaht Prens, Yüce Allah'a Kral Selman’a acil şifalar vermesi, sağlık ve esenlik içinde yaşaması için dua etti.

Cidde'deki Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık eden Veliaht Prens, Bahreyn'de düzenlenen Arap Birliği Konseyi'nin zirve düzeyindeki 33’üncü olağan oturumuna katılımının sonuçları ve Suudi Arabistan’ın 32’nci Zirve dönem başkanlığı sırasında Arap meselelerine, ortak eylem geliştirmeye, bölgesel güvenliği güçlendirmeye ve Arap ülkeleri ile halklarının çıkarlarını savunmaya verdiği büyük önem hakkında Bakanlar Kurulu’na bilgi verdi.

Oturumun ardından Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, Bakanlar Kurulu'nun özellikle bölgesel ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve kardeş ve dost ülkelerle ikili ve çok taraflı çalışmaların çeşitli düzey ve alanlarda daha geniş ufuklara taşınması bağlamında ülkenin son birkaç gündeki çalışmalarını ele aldığını söyledi.

Bu bağlamda Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Net-Sıfır Üreticiler Forumu'nun (Net-Zero Producers Forum) ikinci bakanlar toplantısının sonuçlarını, küresel düzeydeki önemli ve öncü rolünün ve iklim değişikliği sorunlarının ele alınması ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik devam eden çabalarının bir parçası olarak memnuniyetle karşıladı.

Bakanlar Kurulu, Riyad'da düzenlenen Yolsuzlukla Mücadele Organları ve Mali Soruşturma Birimleri Arap Forumu tarafından yayınlanan tavsiyeleri not ederek, Suudi Arabistan’ın kara para aklama, terörizmin finansmanı ve yolsuzluk suçlarıyla her düzeyde mücadele alanında uluslararası iş birliğini güçlendirmeye yönelik ilgisini vurguladı.

xsd vfb
Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu oturumundan (SPA)

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’ın Arap Birliği Eğitim, Kültür ve Bilim Örgütü (ALECSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üst üste üçüncü kez kazanmasının, örgütün alan ve programlarının geliştirilmesi, hedeflerine ulaşılması ve Arap dünyasındaki etkisinin en üst düzeye çıkarılmasındaki önemli rolünün bir teyidi olduğunu bildirdi.

Veliaht Prens yerel meselelerle ilgili olarak, ülkenin doğusuna yaptığı ziyaretin, liderliğin çeşitli bölgelerdeki vatandaşlarla bir araya gelme ve Suudi Arabistan’ın tüm şehirlerinde gerçekleştirilmekte olan kalkınma projelerini kontrol etme isteğinin bir parçası olduğunu vurguladı.

Suudi öğrencilerin ISF 2024 ve ITEX 2024 uluslararası yarışmalarında elde ettikleri başarıları ve ödülleri takdir eden Bakanlar Kurulu, söz konusu başarıların, devletin insan yetiştirmek ve küresel düzeyde rekabet edebilmeyi sağlamak amacıyla eğitim sektörüne verdiği büyük ve sürekli desteği yansıttığını belirtti.

Bakanlar Kurulu toplantısında, Şura Konseyi ile Ekonomi ve Kalkınma İşleri Konseyi, Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Komitesi ve Bakanlar Kurulu Uzmanlar Konseyi tarafından ortaklaşa çalışılan konular da dahil olmak üzere gündemdeki konular gözden geçirildi.

Bakanlar Kurulu, Enerji Bakanı veya yardımcısına Suudi Arabistan hükümeti ile Pakistan hükümeti arasında enerji alanında iş birliğine yönelik taslak mutabakat zaptını Pakistan tarafıyla görüşmek ve imzalamak üzere yetki verilmesi de dâhil olmak üzere bir dizi karar aldı. Ayrıca, Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı ile Katar İçişleri Bakanlığı arasında bilim, eğitim ve araştırma faaliyetleri alanında bir mutabakat zaptı taslağını Katar tarafıyla görüşmek ve imzalamak üzere İçişleri Bakanı’na yetki verildi.

Diğer yandan Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı ile Tacikistan Hükümeti Çevre Koruma Komitesi arasında çevre koruma alanında iş birliğine yönelik taslak mutabakat zaptını Tacik tarafıyla görüşmek ve imzalamak üzere Çevre, Su ve Tarım Bakanı’na yetki verildi. Suudi Arabistan, özellikle su kuşlarının yaşam alanları olarak uluslararası öneme sahip sulak alanlara ilişkin bir sözleşmeye katılmayı kabul etti.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanlığı ile Cibuti Altyapı ve Teçhizat Bakanlığı arasındaki lojistik hizmetleri iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptını onayladı. Diğer yandan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı, Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi Başkanı’na Suudi Arabistan hükümeti ile Kosta Rika hükümeti arasında hava taşımacılığı hizmetleri alanında bir taslak anlaşma imzalaması için yetki verildi.

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Suudi Posta Kurumu ile diğer ülkelerdeki muadilleri arasında posta alanında iş birliği mutabakatı için gösterge niteliğindeki bir modeli onayladı. Bakanlar Kurulu ayrıca, Posta Kurumu ile diğer ülkelerdeki muadilleri arasında posta alanında bir iş birliği mutabakatı taslağı ile ilgili olarak kurumun diğer ülkelerdeki muadilleriyle görüşmek üzere Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı’nın Suudi Posta Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı'na verdiği yetkiyi onayladı.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan Devlet Güvenlik Başkanlığı ile Pakistan Askeri İstihbarat Servisi arasında terör suçları ve finansmanıyla mücadele alanında bir iş birliği anlaşmasını onayladı. Ayrıca Southern Methodist Üniversitesi ile Suudi Arabistan makamları, araştırma ve eğitim alanında bir mutabakat zaptı taslağını imzalamak üzere görüşecek.

dctynm
Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Suudi öğrencilerin ISF 2024 ve ITEX 2024 uluslararası yarışmalarındaki başarılarını takdir etti. (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Kral Faysal Üniversitesi ile Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) arasındaki mutabakat zaptının taslağını görüşmek ve imzalamak üzere Kral Faysal Üniversitesi Rektörü’ne veya temsilcisine yetki verdi.

Bakanlar Kurulu, Mühendis Samir el-Muheyd, Mühendis Velid Ebu Halis, Mühendis İhsan Ebu Gazale ve Mahmud Camcum’un Ulusal Endüstriyel Kalkınma Merkezi’ne yönetim kurulu üyesi olarak atanması kararı aldı. Bu kişiler aynı zamanda merkezin çalışmalarıyla ilgili alanlarda bilgi sahibi, uzman ve deneyimli kişiler olarak öne çıkıyor.

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu; Enformasyon Bakanlığı, El-Ula Valiliği Kraliyet Komisyonu, Genel Eğlence Kurumu, Kral Faysal Uzman Hastanesi ve Araştırma Merkezi ve Bölge Bazlı Toplumsal Kalkınma Ulusal Programı'nın yıllık raporları da dahil olmak üzere gündemindeki bir dizi genel konuyu gözden geçirdi. Bakanlar Kurulu, bu konularla ilgili gerekli tedbirleri aldı.



2025 yılında Suudi enerji şirketleri: Piyasadaki dalgalanmalara meydan okuyan milyarlarca dolarlık kâr

10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)
10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)
TT

2025 yılında Suudi enerji şirketleri: Piyasadaki dalgalanmalara meydan okuyan milyarlarca dolarlık kâr

10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)
10. Küresel Rekabet Forumu sırasında dev petrol şirketi Saudi Aramco’nun logosu önünde sohbet eden Suudi ve yabancı yatırımcılar (AFP)

Suudi Arabistan enerji sektörünün, 2025 yılı boyunca finansal kazanımlarını koruma ve küresel piyasalardaki dalgalanmaları aşma konusunda güçlü bir performans sergilediği; 92,5 milyar doları (347,2 milyar riyal) aşan net kâr elde ettiği bildirildi. Küresel arz-talep dengesi ve tedarik zincirlerindeki aksamalardan kaynaklanan baskılara rağmen, borsada işlem gören şirketlerin finansal sonuçları sektörde stratejik bir dönüşüme işaret etti. Buna göre, petrol fiyatlarındaki hareketlilik artık tek belirleyici unsur olmaktan çıkarken, operasyonel verimlilik ve riskten korunma yöntemleri, 430 milyar doları aşan nakit akışlarının sürekliliğini sağlayan temel unsurlar haline geldi.

Kârlar, olağanüstü geçen 2024 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 11,5 oranında gerileyerek 104,62 milyar dolardan 92,5 milyar dolara düşse de, Bahri ve ADES gibi lojistik ve sondaj hizmetleri şirketlerinde olumlu bir performans farklılaşması görüldü. Bu durum, sektörde operasyonel olgunluğun arttığı ve gelir kaynaklarının çeşitlenmeye başladığı yeni bir döneme işaret ediyor.

dfvefeb
Suudi Arabistan Borsası’nın (Tadawul) logosu önünden geçen bir adam (Reuters)

Söz konusu düşüşün, Suudi Arabistan Borsası’nın (Tadawul) en büyük ağırlığa sahip şirketi olan Saudi Aramco’nun kârlarındaki gerilemeden kaynaklandığı ifade edildi. Ayrıca sektördeki diğer şirketler de gelirlerdeki azalma, satışların düşmesi ve yatırım portföylerinden elde edilen temettü gelirlerindeki gerileme gibi çeşitli zorluklardan etkilendi.

Şirket kârlarında farklılık

Enerji sektörü şirketlerinin finansal sonuçlarının performans açısından farklılık gösterdiği, buna göre iki şirketin kârlarını artırdığı, bir şirketin kârında düşüş yaşandığı, bir şirketin zararını azalttığı, bir başka şirketin zarar etmeye devam ettiği ve bir şirketin ise 2024’te kâr açıklamasına rağmen bu yıl zarara geçtiği bildirildi.

Detaylara göre Saudi Aramco 2025 yılında sektörde en yüksek kârı elde eden şirket oldu. Şirketin kârı 92,75 milyar dolar (348,04 milyar riyal) olarak gerçekleşirken, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 11,64’lük bir düşüşe işaret etti. Şirket, bu gerilemenin gelir ve satışlardan elde edilen gelirin azalmasından kaynaklandığını, buna karşın operasyonel maliyetlerdeki düşüş ile gelir vergisi ve zekât giderlerindeki azalışın bu etkiyi kısmen dengelediğini açıkladı.

Sektörde ikinci sırada ise Bahri yer aldı. Şirket, 2025 yılında 647,58 milyon dolar (2,43 milyar riyal) kâr elde ederek geçen yıla göre yüzde 0,12’lik bir artış kaydetti. Şirket, 2024 yılında 578,29 milyon dolar (2,17 milyar riyal) kâr açıklamıştı. Kâr artışı, özellikle petrol taşımacılığı segmentindeki brüt kârın yükselmesi, operasyonel performanstaki iyileşme ve küresel nakliye fiyatlarındaki artışa bağlandı.

erfreg
Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi’ne (Bahri) ait bir gemi (Suudi Arabistan Ulusal Deniz Taşımacılığı Şirketi)

Üçüncü sırada ise ADES yer aldı. Şirket, 218,13 milyon dolar (818,5 milyon riyal) kâr elde ederek bir önceki yıla göre yüzde 2’lik bir artış kaydetti. Şirket, net kârındaki artışın; gelirlerle karşılaştırıldığında amortisman ve faiz giderlerindeki yükselişi yansıttığını bildirdi. Ayrıca üçüncü çeyrekte, kâr-zarar tablosu üzerinden gerçeğe uygun değerle ölçülen özkaynak araçlarından elde edilen kârlar kaleminde kaydedilen kazançların da etkili olduğu ifade edildi. Bununla birlikte, söz konusu olumlu etkinin büyük ölçüde satın alma işlemine ilişkin maliyetler nedeniyle ortadan kalktığı belirtildi.

Sektör gelirleri

2025 yılında enerji sektörü gelirlerinin yaklaşık yüzde 4,74 oranında gerileyerek 430,12 milyar dolara (1,61 trilyon riyal) düştüğü bildirildi. Sektör, 2024 yılında 450,4 milyar dolar (1,69 trilyon riyal) gelir elde etmişti. Böylece gelirlerde 21,44 milyar dolarlık (80,45 milyar riyal) bir azalma yaşandı.

Bu sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan piyasa analisti ve Suudi Arabistan Ekonomi Derneği üyesi Dr. Süleyman Al Hamid el-Halidi, enerji sektörünün Suudi ekonomisi açısından stratejik ve hayati bir öneme sahip olduğunu belirterek, elde edilen sonuçların sektör şirketlerinde yüksek kârlılığın sürdüğünü, buna rağmen sınırlı bir gerileme yaşandığını ortaya koyduğunu söyledi.

El-Halidi, bu düşüşü 2024’teki olağanüstü yüksek seviyelerin ardından ‘doğal’ bir düzeltme olarak nitelendirdi. Petrol fiyatlarının geçen yıla kıyasla dengelenmesinin yanı sıra, arz-talep dengesini korumaya yönelik OPEC+ üretim kısıtlamalarının etkisine dikkat çekti. Gelirlerdeki azalmanın hem fiyat hem de üretim miktarındaki düşüşten kaynaklandığını, ancak seviyelerin hâlâ güçlü kaldığını ifade etti. Ayrıca bazı şirketlerde, özellikle genişleme projeleri ve yenilenebilir enerji yatırımları nedeniyle operasyonel ve yatırım maliyetlerinin arttığını belirtti. Buna karşılık Bahri ve ADES gibi şirketlerin, deniz taşımacılığı ve sondaj hizmetlerine olan talep artışı sayesinde olumlu performans sergilediğini ve bunun sektörde gelir kaynaklarının çeşitlendiğini gösterdiğini söyledi.

ffev
 ADES logosunu taşıyan bir vinç (ADES)

El-Halidi, kısa vadede sektörün istikrarlı ancak sınırlı bir büyüme eğilimiyle yoluna devam edeceğini öngördü. Bu görünümün, küresel petrol arzının yönetilmesinin fiyatları dengede tutması, Aramco’nun gaz, temiz enerji ve petrokimya alanlarına yönelerek ham petrole bağımlılığı azaltması ve sondaj ile taşımacılık gibi hizmet şirketlerinin bölgesel projelerle güçlenmesi gibi faktörlerle destekleneceğini ifade etti.

Orta ve uzun vadede ise sektörün hidrojen, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu çözümler gibi alanlara yönelerek stratejik bir dönüşüm yaşayacağı tahmin edildi Ayrıca Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 kapsamında altyapı ve yatırım desteklerinin sektörü güçlendireceği belirtildi. El-Halidi’ye göre enerji sektörü halen güçlü ve kârlı bir yapıya sahip; mevcut gerileme ise tarihi zirvelerin ardından sağlıklı bir düzeltme niteliği taşıyor. Gelecekteki büyümenin ana sürücüsü ise çeşitlenme ve sürdürülebilirlik olacak.

İşletme faktörleri

G World CEO’su Muhammed Hamdi Ömer, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu verilerin ekonomik okumasının Suudi enerji sektörünün gücünü kaybetmediğini, ancak artık yalnızca yüksek kâr elde etmeye dayalı basit bir aşamadan daha karmaşık bir sürece geçtiğini gösterdiğini söyledi. Ömer, “347 milyar riyali aşan devasa kârlılık seviyelerine hâlâ ulaşılıyor, ancak asıl tablo, büyümenin artık yalnızca fiyat hareketlerine dayalı olmadığıdır. Artık operasyonel koşullara, küresel talebe, rafineri marjlarına ve sektör içindeki şirket performans farklılıklarına daha duyarlı bir yapı söz konusu” ifadelerini kullandı.

Kâr düşüşünün temel nedeninin, sektör içinde ‘olağanüstü ağırlığa’ sahip olan Saudi Aramco’dan kaynaklandığını belirten Ömer, şirketin sektörde yalnızca bir oyuncu değil, finansal görünümü belirleyen ana motor olduğunu vurguladı. Aramco’nun gelir veya kârındaki herhangi bir gerilemenin doğrudan sektör endeksine yansıdığını ifade etti. Ayrıca sektörün tek bir bütün olarak hareket etmediğini, Bahri ve ADES gibi bazı şirketlerin operasyonel güç veya iş modeli avantajları sayesinde olumlu performans sergilerken, diğer bazı şirketlerin ise piyasa ve operasyon kaynaklı baskılarla karşılaştığını söyledi. Buna göre temel meselenin artık sektörün geneli değil, sektördeki konumlanma kalitesi olduğunu dile getirdi.

Ömer, sektör gelirlerindeki gerilemenin küresel enerji piyasasının daha dalgalı bir döneme girdiğine işaret ettiğini belirterek, yüksek petrol fiyatlarının artık tek başına dengeli sonuçlar için yeterli olmadığını ifade etti. Günümüzde operasyonel yönetim, riskten korunma kabiliyeti, gelir çeşitliliği ve tedarik zinciri verimliliğinin fiyat kadar önemli hale geldiğini söyledi. Bu nedenle sonuçların sadece yıllık kâr düşüşü olarak okunmasının eksik olacağını, aslında sektörün ‘kolay kazanç döneminden daha rekabetçi ve karmaşık bir operasyonel döneme geçişini’ yansıttığını belirtti.

Geleceğe ilişkin değerlendirmesinde ise enerji sektörünün Suudi ekonomisi ve finans piyasası için temel bir dayanak olmaya devam edeceğini ifade eden Ömer, asıl farkın küresel dalgalanmalara uyum sağlayabilen şirketler ile fiyat döngüsüne bağımlı kalanlar arasında ortaya çıkacağını söyledi. Ona göre geleceği belirleyecek unsur büyüklük değil, esneklik, finansal disiplin ve dalgalanmayı fırsata çevirebilme kapasitesi olacak.

Ömer, sektör görünümünün genel olarak ‘pozitif’ olduğunu, ancak şirket bazında daha seçici bir tablo oluşacağını belirterek, kazançların eşit dağılmayacağını; daha verimli, daha entegre ve risk yönetiminde daha güçlü şirketlerin öne çıkacağını ifade etti.


Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
TT

Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)

Suudi Arabistan bugün yaptığı açıklamada, Doğu ile Batı arasındaki petrol boru hattı üzerinden yapılan petrol pompalama kapasitesinin normale döndüğünü ve günlük yaklaşık 7 milyon varil seviyesine ulaşıldığını duyurdu. Ayrıca, Manifa sahasının da operasyonel kapasitesine yeniden kavuştuğu belirtildi. Açıklama, enerji sistemine ait bazı tesislerin hedef alınması sonucu oluşan etkilerle ilgili hasar değerlendirmesinin sunulmasından birkaç gün sonra geldi.

Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde, yerel ve küresel piyasalara yönelik enerji arzının güvenilirliği ve sürekliliği giderek daha büyük önem kazanıyor. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre hızlı toparlanma süreci, Saudi Aramco ve ülkenin enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğe, kriz yönetiminde etkinliğe ve acil durumlara uyum kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı petrol boru hattı, doğudaki Abkayk’tan batıdaki Yanbu’ya uzanıyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı için tek çıkış noktası olarak kabul ediliyor.

Bakanlık açıklamasında, 9 Nisan 2026 tarihli önceki duyuruya atıf yapılarak, enerji sistemindeki bazı tesislerin hedef alınması nedeniyle Doğu-Batı boru hattında günlük yaklaşık 700 bin varil pompalama kapasitesinin kaybedildiği, Hureys sahasında üretimin günde yaklaşık 300 bin varil, Manifa sahasında ise yine yaklaşık 300 bin varil azaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, yürütülen operasyonel ve teknik çalışmalar sonucunda Doğu-Batı boru hattındaki tam pompalama kapasitesinin yeniden sağlandığı ve Manifa sahasında etkilenen 300 bin varillik üretimin kısa sürede geri kazanıldığı bildirildi.

Hureys sahasına ilişkin olarak ise tam üretim kapasitesinin geri kazanılması için çalışmaların sürdüğü, sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna ayrıca bilgi verileceği ifade edildi.


Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da dün üst düzey Amerikan ve İran liderleri arasında başlayan müzakerelerle eş zamanlı olarak İran, ajanları ve ona bağlı gruplar tarafından Kuveyt Devleti'ndeki bir dizi hayati tesise yönelik gerçekleştirilen alçakça saldırıları en sert şekilde kınadı ve lanetledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kuveyt Devleti'nin egemenliğini hedef alan ve uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden bu saldırıları Krallığın kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak, bu ihlallerin bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan, İran ve vekillerinin Arap ve İslam ülkelerine karşı bütün düşmanca eylemlerine son vermesi ve Güvenlik Konseyi'nin 2026 tarihli 2817 sayılı kararını uygulaması gerektiğinin altını çizdi. Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden Suudi Arabistan, Kuveyt'in egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve halkını korumak için aldığı bütün önlemlere tam desteğini yineledi.