KSrelief, Türkiye'deki en büyük projesini hayata geçirdi: 2 bin 700'den fazla proje, yaklaşık 7 milyar dolar yatırım

Suudi Arabistan Kraliyet Divanı Müsteşarı ve KSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah el-Rebia Independent Türkçe’den Yassin Abou Ghoneim’e KSrelief'in projeleri ve çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

TT

KSrelief, Türkiye'deki en büyük projesini hayata geçirdi: 2 bin 700'den fazla proje, yaklaşık 7 milyar dolar yatırım

KSrelief, Türkiye'deki en büyük projesini hayata geçirdi: 2 bin 700'den fazla proje, yaklaşık 7 milyar dolar yatırım

Yassin Abou Ghoneim

100'den fazla ülkeye ulaşan proje ve programlarıyla dünyanın en büyük yardım kuruluşlarından biri olan ve uluslararası 187 ortakla iş birliği yapan Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) tarafından yürütülen 2 bin 973 projenin toplam değeri 6 milyar doları aşıyor.

Bu projeler, Yemen, Suriye, Filistin ve Somali başta olmak üzere gıda güvenliği, barınma, su ve çevre sağlığı, sağlık, eğitim, koruma, erken toparlanma ve acil durum iletişimi gibi alanları kapsıyor.

Suudi Arabistan Kraliyet Divanı Müsteşarı ve KSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah el-Rebia ile Independent Türkçe için Gaziantep'teki en büyük koklear implant ve işitsel rehabilitasyon merkezinin açılış töreni sırasında KSrelief'in projeleri ve çalışmalarıyla ilgili konuştuk.

sdefrgt
Suudi Arabistan Kraliyet Divanı Müsteşarı ve KSrelief Genel Müdürü Dr. Abdullah el-Rebia, Independent Türkçe için Yassin Abou Ghoneim'in sorularını yanıtladı ​​​

Sayın Dr. Rebia, KSrelief bugüne kadar 100'den fazla ülkeye ulaştı, 2 bin 700'dan fazla proje hayata geçirdi ve bu projeler için yaklaşık 7 milyar dolar harcadı. Bu projeler, gerçekleştirildiği ülkeleri nasıl etkiledi? KSrelief'in gelecekteki projeleri neler?

Öncelikle Türkiye'de bulunmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. Türk hükümetine ve halkına sıcak karşılamaları ve misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum.

KSrelief'in, Türkiye topraklarındaki en büyük projesi olan bu merkezin açılışını yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. 

Daha önce de bahsettiğim gibi, KSrelief'in çok sayıda ve devasa projeleri var. Her şeyden önce, insani yardım programlarının, bu programlardan faydalananların hayatlarını değiştirmeye yönelik bir etkisi olmalı.

Bilindiği üzere insani yardım programları gıda, sağlık, güçlendirme, rehabilitasyon ve barınma ile ilgilidir.  Evini kaybedenleri barınma olanağı sağlayarak, eğitime ulaşamayanlara eğitim sağlayarak güçlendirdiğinizde onların hayatlarını değiştirirsiniz.

Hem onlar ve hem sonraki nesiller için bir gelecek inşa edersiniz. İhtiyaç sahiplerine yiyecek verdiğinizde, onları hayata döndürürsünüz.

Bu yüzden her program, bu programlardan faydalananların hayatını değiştirmek ve sürdürülebilir bir etkiye sahip olmak için dikkatle incelenir.

Acil durumlara müdahale ediyoruz ve ardından güçlendirme ve rehabilitasyon aşamalarına geçiyoruz. Böylece aileler hayatlarında önce Allah'a sonra kendilerine güvenmelerini sağlayacak bir yol ediniyorlar.

Her gün yeni projelerimiz oluyor, küresel olarak insani yardımları takip ediyor ve bu alanda ne gibi değişiklikler olduğunu görüyoruz.

Sınır, etnik köken, renk ya da din gibi engellerden uzak, ihtiyaç ve insani ihtiyaçların öncelikleri üzerine bir proje oluşturuyoruz ve nerede olursa olsun insanı önemsiyoruz. 

Bundan dolayı ihtiyaç duyulan her yerde insanların acılarını hafifletmeye ve insani etkisi çok büyük olan ve ihtiyaç sahibi ailelerin, toplumların yüzünü güldüren nitelikli programlara önem veriyoruz. Bu yüzden bizi burada, Gaziantep'te, ailelerin yüzünü güldürmeye çalışırken görüyorsunuz.
 

sdcfgrthy

KSrelief, deprem bölgelerinde kısa ve orta vadeli olmak üzere birçok proje yürütüyor. Hem Türkiye hem de Suriye'de yürütülen bu projelerden en öne çıkanları bizimle paylaşır mısınız?

Türk halkına şunu açıkça ifade etmek istiyorum; Türkiye'yi ve Suriye'yi etkileyen deprem meydana geldiğinde, uluslararası toplum gibi biz de derinden yaralandık. 

Ancak Suudi Arabistan'ın Türkiye ile olan ilişkisi hem hükümetler hem de halklar arasında olmak üzere tarihi ve köklü bir ilişkidir. Kral Selman Bin Abdulaziz, KSrelief'i derhal harekete geçmeye yönlendirdi. 

Suudi Arabistan'da hükümet de halk da harekete geçti. Suudilerden bağışlar yapıldı. KSrelief, bu nokta Suudi Arabistan'ı temsil etti. Sizin de söylediğiniz gibi gıda ve sağlık hizmetleri alanında acil ihtiyaçlar için ilk koşanlar arasındaydık. Bir süre sonra diğer projeleri düşünmeye başladık. 

Başlattığımız ilk program, geçici konut inşasıydı. İlk projemizde 3 bin konut inşa ettik. Bugün aileler için buna bin konut daha ekledik. 

Ayrıca rehabilitasyon programlarına ve koklear implantların da olduğu özel sağlık programlarına başladık. Bu programlar, evlerini ve sahip oldukları pek çok şeyi kaybetmiş olan bu aileleri, günlük yaşamlarını yönetebilecekleri el sanatlarıyla güçlendirmeye başladı.
 

xscdfvrgt

Konuşmanızın sonunda Suudi Arabistan'ın tarih boyunca her zaman olduğu gibi, Filistin halkının yaşadığı acılarda ve savaşlarda onun yanında olduğunu söylediniz. Gazze'ye yönelik son savaşta, KSrelief ve Suudi Arabistan tarafından sağlanacak projeler ve yardımlar neler?

Gazze'de Filistinlilere yönelik sürdürülen bu haksız savaş ve İsrail tarafının sivilleri, savunmasız insanları ve çocukları hedef almaya devam etme konusundaki uzlaşmazlığı nedeniyle, Gazze elbette en büyük insani olaydır. 

Uluslararası toplumun karşılaştığı en kötü durum insani yardımların Gazze'ye girişinin engellenmesiydi. Bu yüzden Suudi Arabistan, KSrelief aracılığıyla ve Kral Selman bin Abdulaziz'in direktifleri doğrultusunda ilk günden itibaren Gazze'ye yardıma koştu. 

Suudi Arabistan toplumu, Gazze'deki kardeş Filistin halkının acılarını hafifletmek için en büyük bağış kampanyasına katıldı. KSrelief ekipleri Refah'ta, Ürdün'de ve her yerde hazır bulundu ve götürebildiğimiz kadar çok gıda, sağlık ve diğer malzemeleri ulaştırdık. 

Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük sorun, insani yardımların ulaştırıldığı sınır kapılarının kabul edilemez bahanelerle kapatılmasıdır. 

KSrelief'in şu anda rehabilitasyon, beslenme ve çocuk bakımı gibi alanlarda çok büyük projeleri var. Ancak ne yazık ki, ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için insani yardımların geçeceği sınır kapıları kapatılmış durumda. 

Bildiğiniz üzere, Suudi Arabistan siyasi düzeyde, bu haksız savaşın sona erdirilmesi ve insani yardımların ulaştırılması için sınır kapılarının açılması çağrısında bulunarak uluslararası düzeyde baskı oluşturdu. 

Yarın değil hemen bugün bu savaşın sona ermesini ve insani yardımların ulaştırılması için sınır kapılarının açıldığını görmeyi umuyoruz. Bu olduğunda, KSrelief'i insanların acılarını dindirmek ve çocukların yüzlerini güldürmek üzere sahada çalışıyor halde bulacaksınız.
 

dfffe

Çok teşekkürler. KSrelief'in dünyanın en büyük yardım merkezi olarak neler sunduğu hakkında bir şeyler söylemek ister misiniz?

Öncelikle Türk halkına sevgi ve kardeşlik mesajı gönderiyor ve KSrelief'in Suudi Arabistan'ın insani yardım kolu olduğunu ve dünyanın en büyük insani yardım projelerini yürüttüğünü belirtmek istiyorum. 

Henüz 10 yaşında olan KSrelief, bugüne kadar 100'den fazla ülkede 3 bine yakın proje yürüttü ve 7 milyar dolardan fazla yardım sağladı. 

KSrelief, aynı zamanda başta tıbbi gönüllülük programları olmak üzere, dünyanın en büyük gönüllülük projesini yürütüyor ve birçok kaliteli hizmet sunuyor. 

Türkiye topraklarında bulunmaktan ve burada bir şubeye sahip olmaktan mutluluk duyuyoruz. Türk hükümetine ve halkına KSrelief'in çalışmalarını kolaylaştırdıkları için teşekkür ediyoruz. 

Sizler de KSrelief'in desteklenmesine katkıda bulunarak ve programlarının insanlığa hizmet etmesini kolaylaştırarak insanlığın ödüllendirilmesine ortak oluyorsunuz.

Independent Türkçe



Suudi Savunma Bakanlığı: Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef alan iki İHA imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
TT

Suudi Savunma Bakanlığı: Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef alan iki İHA imha edildi

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Ras Tanura Rafinerisi’ni hedef almaya çalışan iki insansız hava aracının (İHA) hava savunma unsurları tarafından engellenerek imha edildiğini duyurdu.

Maliki, saldırının başarıyla bertaraf edildiğini belirterek, müdahale sonucu siviller arasında herhangi bir yaralanma kaydedilmediğini ifade etti. Rafineri içerisinde düşen şarapnel parçaları nedeniyle sınırlı çapta bir yangın çıktığını, ancak yangının kısa sürede kontrol altına alındığını aktardı.

Sözcü, hava savunma operasyonu sırasında düşen şarapnel parçalarının sivil yerleşim alanları ve sivillerin yakınına düştüğünü de sözlerine ekledi.


Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları dün video konferans yöntemiyle düzenlenen olağanüstü toplantıda, İran’ın saldırılarına karşı ülkelerinin yasal yanıt hakkını saklı tuttuğunu vurguladı. Bakanlar, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik açık ve gerekçesiz saldırılarını en sert ifadelerle kınadıklarını bildirdi.

50’nci olağanüstü KİK Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt’e yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ele alındığı belirtildi. Söz konusu saldırıların, cumartesi sabahı ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği operasyonların arifesinde başladığı ifade edildi.

Bakanların, İran’ın bu ülkelere yönelik saldırıları sonucu meydana gelen ağır hasarı değerlendirdiği aktarılan bildiride; sivil tesisler, hizmet altyapıları ve yerleşim bölgelerinin hedef alındığı, ciddi maddi kayıplar yaşandığı ve vatandaşlar ile ülkede yaşayan yabancıların güvenlik ve hayatlarının tehdit edildiği kaydedildi. Toplantıda ayrıca bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve barışın sağlanmasına yönelik çabaların koordinasyonu için atılması gereken adımlar ele alındı.

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın Körfez ülkelerinin yanı sıra Ürdün’ü de hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde reddettiğini ve kınadığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu eylemlerin ilgili ülkelerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine ağır bir ihlal teşkil ettiği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının ise uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olduğu belirtildi.

Bakanlar Kurulu, üye ülkeler arasındaki tam dayanışmayı yineleyerek saldırılara karşı ortak duruş sergilendiğini ifade etti. Açıklamada, üye ülkelerden herhangi birine yönelik saldırının tüm KİK ülkelerine yapılmış sayılacağı ve bunun KİK’in temel tüzüğü ile Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde değerlendirileceği kaydedildi.

Ayrıca üye ülkelerin silahlı kuvvetleri ile hava savunma sistemlerinin hazırlık ve etkinliğine övgüde bulunulan açıklamada, füze ve İHA saldırılarına yüksek profesyonellikle karşılık verildiği, tehdidin etkisiz hale getirilerek can kayıplarının ve kritik altyapı zararlarının sınırlandırıldığı belirtildi. KİK, BM Şartı’nın meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51’inci maddesi uyarınca, üye ülkelerin bireysel ve kolektif meşru müdafaa kapsamında gerekli tüm tedbirleri alma; egemenlik, güvenlik ve istikrarlarını koruma hakkını saklı tuttuklarını yineledi.

sv
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran'ın ülkelerine yönelik saldırganlığındaki gelişmeleri görüştüler. (KİK)

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın üye ülkelere yönelik ‘gerekçesiz saldırganlığı’ karşısında, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak, topraklarını, vatandaşlarını ve ülkede yaşayan yabancıları savunmak için gerekli tüm tedbirleri alacağını, buna saldırılara karşılık verme seçeneğinin de dahil olduğunu bildirdi.

Açıklamada, KİK ülkelerinin gerilimin artmasını önlemek amacıyla çok sayıda diplomatik girişimde bulunduğu ve topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmayacağını açıkça beyan ettiği hatırlatıldı. Buna karşın İran’ın, sivil yerleşim alanlarını hedef alan askeri operasyonlarını sürdürdüğü ifade edildi.

KİK, bölgeye güvenlik, barış ve istikrarın yeniden kazandırılması için söz konusu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca bölgedeki hava ve deniz güvenliğinin, su yollarının emniyetinin ve tedarik zincirlerinin korunmasının, küresel enerji piyasalarının istikrarının sağlanmasının önemine dikkat çekildi. Körfez bölgesinin istikrarının yalnızca bölgesel bir mesele olmadığı, küresel ekonomi ve deniz ticareti açısından temel bir unsur olduğu kaydedildi.

Bakanlar Kurulu, uluslararası toplumu söz konusu saldırıları açık biçimde kınamaya çağırdı ve BM Güvenlik Konseyi’ni, sivillerin hayatını tehlikeye atan bu ihlallerin önlenmesi ve tekrarının engellenmesi için derhal kararlı bir tutum almaya davet etti. Açıklamada, gelişmelerin bölgesel ve uluslararası barışa ciddi yansımaları olabileceği uyarısında bulunuldu.

Bakanlar Kurulu ayrıca, İran’ın saldırılarını kınayan, Körfez ülkeleriyle dayanışma içinde olduğunu açıklayan ve egemenlik ile güvenliğin korunmasına yönelik adımlara destek veren kardeş ve dost ülkelere teşekkür etti.

Açıklamada, Körfez ülkelerinin İran ile tüm meselelerin diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinden yana olduğu vurgulanarak, bu çerçevede Umman’ın rolüne övgüde bulunuldu.

KİK Bakanlar Kurulu, devletler arası ilişkilerde diyalog ve diplomasinin önemini yineleyerek, mevcut krizin aşılmasının ve bölge halklarının güvenliğinin korunmasının tek yolunun bu süreç olduğunu belirtti. Herhangi bir tırmanmanın bölgesel güvenliği zayıflatacağı ve bölgeyi uluslararası barış ve güvenlik açısından ağır sonuçlar doğurabilecek tehlikeli bir sürece sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çekti

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın saldırılarını protesto etmek için Tahran'daki büyükelçiliğini kapattı ve büyükelçisini geri çekti

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), son günlerde İran'ın BAE topraklarını hedef alan füze saldırılarının ardından Tahran'daki büyükelçiliğini kapattığını ve büyükelçisi ile diplomatik misyonunun tüm üyelerinin İran'dan çekildiğini duyurdu.

BAE Dışişleri Bakanlığı, kararın "açık füze saldırıları" sonrasında alındığını ve bu saldırıların, yerleşim alanları, havaalanları, limanlar ve hizmet tesisleri de dahil olmak üzere sivilleri hedef alan, masum sivilleri tehlikeye atan saldırganlık olduğunu açıkladı. BAE, bu gerilim artışını "tehlikeli ve sorumsuz" olarak nitelendirdi.

Bakanlık, bu saldırıların ulusal egemenliğin açık bir ihlali ve uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın net bir ihlali olduğunu teyit ederek, BAE'nin güvenliğine, toprak bütünlüğüne veya vatandaşlarının ve sakinlerinin güvenliğine yönelik herhangi bir ihlale müsamaha göstermeyeceğini vurguladı.

Büyükelçiliğin kapatılması ve büyükelçi ile diplomatik misyon üyelerinin geri çekilmesi kararının, BAE'nin güvenliğine ve egemenliğine yönelik her türlü saldırganlığı reddetme konusundaki kararlı ve sarsılmaz duruşunu yansıttığını belirtti. Bu karar, gerilimi azaltma fırsatlarını baltalayan ve bölgeyi son derece tehlikeli yollara iten saldırgan ve kışkırtıcı bir yaklaşımın devam ettiği bir dönemde alındı.

Bölgenin artan gerilimlere tanık ve itidalin gerekli olduğu, diplomatik çözümlerin önceliklendirilmesinin önlendiği bir dönemde, bu tür eylemlerin sadece bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı değil, aynı zamanda enerji güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını da tehdit ettiği ifade edildi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin kararı, son saldırılara verilen en son siyasi önlem olup, çatışmanın askeri ve güvenlik çerçevesinden doğrudan diplomatik düzeye kaymasını yansıtıyor; bu durum, uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve bölgede daha fazla gerilimin önlenmesi yönündeki resmi çağrılar ortamında gerçekleşiyor.