Vizyon 2030 ana hedeflerine ulaştı

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı: Birlikte kalkınma yürüyüşüne devam edeceğiz. Veliaht Prens: Çabalarımızı iki katına çıkarma kararlılığımızı yineliyoruz

 İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Vizyon 2030 ana hedeflerine ulaştı

 İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)

Vizyon 2030’un başlangıç yıldönümünde yayınlanan bir rapora göre Suudi Arabistan, lansmanından dokuz yıl sonra, ulusal program ve strateji göstergelerinin yüzde 93'ünün ara hedefleri karşılaması, aşması veya yaklaşması ile Vizyon 2030'un ana hedeflerine ulaşma yolunda ilerliyor.

Rapor, Suudi Arabistan’ın küresel haritadaki konumunu sağlamlaştıran kapsamlı bir ekonomik ve kalkınma dönüşümüne tanıklık ettiği bir dönemde, vizyonun bin 502 girişiminin yüzde 85'inin tamamlandığını veya hedeflerine doğru istikrarlı bir şekilde ilerlediğini ve sekiz hedefe planlanandan altı yıl önce ulaşıldığını gösterdi.

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz raporun başında, ülkenin on yıldan kısa bir süre içinde elde ettiği başarıların Krallığı her düzeydeki dönüşümler için küresel bir model haline getirdiğini vurguladı. Kral Selman bin Abdulaziz, “Ülkeyi refah yolunda ilerletmeye kendini adamış vatandaşlarımızın çabalarıyla gurur duyuyoruz. Nesiller boyu daha sürdürülebilir bir kalkınma sağlamak için hep birlikte inşa yürüyüşüne devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, “Vizyon 2030'un dokuzuncu yılında ulusumuzun evlatları, zorlukların hırslarının önünde duramayacağını kanıtladı. Hedeflere ulaştık ve bazılarını aştık. İstikrarlı bir şekilde 2030 hedeflerimize doğru yürümeye devam edeceğiz. Tüm fırsatlardan yararlanmak ve Krallığın küresel düzeyde lider bir ülke olarak konumunu güçlendirmek için çabalarımızı iki katına çıkarma ve uygulama hızını arttırma kararlılığımızı yineliyoruz” dedi.

Vizyon 2030, ülke için 2030'un ötesine uzanan stratejik bir hedef olan ‘petrol dışı ekonomiyi çeşitlendirme’ konusuna odaklanmaya devam ediyor. Petrol dışı faaliyetlerin ekonomiye katkısı ilk kez yüzde 51'e ulaşırken, özel sektör gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 47'sine katkıda bulundu.

Vizyon 2030 aynı zamanda, Suudi Arabistan’ın ekonomik büyümesinin temel itici gücü olarak sanayiye büyük önem vermekte ve özellikle de 2016 yılında vizyonun lansmanında 4,9 trilyon riyal (1,3 trilyon dolar) olan potansiyel zenginliği geçen yılın sonunda 9,4 trilyon riyale (2,5 trilyon dolar) yükselen ve sektördeki kümülatif yatırımların toplamı 1,5 trilyon riyale ulaşan madenciliğe odaklanmaktadır.



Kuveyt'te sızmaya çalışan Devrim Muhafızları üyelerinin yakalamasının ardından diplomatik kriz çıktı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
TT

Kuveyt'te sızmaya çalışan Devrim Muhafızları üyelerinin yakalamasının ardından diplomatik kriz çıktı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı dün İran Büyükelçisi Muhammed Tutunji'yi çağırdı ve kendisine "İran Devrim Muhafızları'na bağlı bir grubun Bubiyan Adası'na sızması ve Kuveyt silahlı kuvvetleriyle çatışması" ile ilgili bir protesto notası verdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kuveyt’in bu “düşmanca eylemi” en sert şekilde kınadığı belirtilirken, İran’dan bu tür girişimleri derhal ve koşulsuz olarak durdurması talep edildi. Açıklamada ayrıca, Kuveyt’in egemenliğine yönelik bu açık ihlalden İran’ın tamamen sorumlu tutulduğu ifade edildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, ülkeye deniz yoluyla girmeye çalışan 4 kişinin yakalandığını duyurmuştu. Açıklamada, şüphelilerin İslam Devrim Muhafızları Ordusu mensubu olduklarını itiraf ettikleri ve Kuveyt güçleriyle çatışmaya girdikleri belirtildi. Çatışmada bir Kuveyt güvenlik görevlisinin yaralandığı, iki şüphelinin ise kaçtığı kaydedildi.

Öte yandan, Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi, "Devrim Muhafızları" ile casusluk yapmak, Krallığı hedef alan İran saldırılarını desteklemek, şiddet ve sabotaj vakalarıyla ilgili olarak 24 sanığa hapis cezası verdi.


Birleşik Arap Emirlikleri, Hizbullah'la bağlantılı 21 kişi ve kuruluşu terör listesine aldı

Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, Hizbullah'la bağlantılı 21 kişi ve kuruluşu terör listesine aldı

Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri Bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), terörün finansmanıyla mücadele ve bölgesel-uluslararası ağları çökertme çalışmaları kapsamında, Lübnan Hizbullahı ile bağlantılı 16 birey ve 5 kuruluşu terör listesine aldı.

BAE Bakanlar Kurulu tarafından alınan karar, ülkenin yürürlükteki yasaları ve mevzuatı uyarınca terör listesinin güncellenmesini içeriyor. BAE yetkilileri, bu adımın terör faaliyetlerini doğrudan veya dolaylı olarak finanse eden ağları hedef almak ve mali kaynaklarını kurutmak amacıyla atıldığını vurguladı.

Karar doğrultusunda, ülkedeki tüm denetleyici kurumlardan listedeki kişi ve kuruluşlarla bağlantılı her türlü ticari veya mali ilişkinin tespit edilmesi istendi. Bu kapsamda, mevcut sistemlere uygun olarak varlıkların ve hesapların 24 saatten kısa bir sürede dondurulması dahil olmak üzere gerekli tüm hukuki işlemlerin başlatılması talimatı verildi.

Teröre karşı kararlı tutum

BAE yönetimi, bu kararın terör ve aşırıcılığın her türlüsüyle mücadeledeki "sarsılmaz ve kararlı" duruşunu yansıttığını belirtti. Açıklamada, bölgesel ve uluslararası barışı tehdit eden unsurlara karşı güvenliği koruma taahhüdü yinelenirken; güvenlik ve mali denetimi içeren kapsamlı bir yaklaşımla yasa dışı finansman kanallarının izlenmeye devam edileceği kaydedildi.

Tamamı Lübnan uyruklu 16 kişi ile birlikte, terör listesinde Lübnan merkezli 5 kuruluş bulunuyordu. Bunlar: Beytülmal el-Müslimin, El-Karzı Hasen Kurumu, Et-Teshilat S.A.L., El-Mudakkikun (Muhasebe ve Denetim Şirketi), El-Hubera (Muhasebe, Denetim ve Araştırma Şirketi)


Kuveyt’te sızmaya çalışan 4 İran Devrim Muhafızları mensubu yakalandı... İran büyükelçisi Bakanlığa çağrıldı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
TT

Kuveyt’te sızmaya çalışan 4 İran Devrim Muhafızları mensubu yakalandı... İran büyükelçisi Bakanlığa çağrıldı

Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)
Kuveyt Şehri’nden genel görünüm (Reuters)

Kuveyt, Salı günü yaptığı açıklamada, ülkeye deniz yoluyla girmeye çalışan İran Devrim Muhafızları mensubu 4 kişinin yakalandığını ve bu “düşmanca eylem” nedeniyle İran’ın Kuveyt Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını duyurdu.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kuveyt topraklarına sızan grubun, sorguları sırasında İran Devrim Muhafızları mensubu olduklarını ve mevcut ayın 1 Mayıs Cuma günü Bubiyan Adası’na sızmakla görevlendirildiklerini itiraf ettikleri” belirtildi. Açıklamada, grubun özellikle düşmanca eylemler gerçekleştirmek amacıyla kiralanan bir balıkçı teknesiyle ülkeye giriş yapmaya çalıştığı ifade edildi.

Bakanlık, gözaltına alınan kişilerin Deniz Albay Emir Hüseyin Abdülmuhammed Zirai, Deniz Albay Abdüssamed Yedallah Kanavati, Deniz Yüzbaşı Ahmed Cemşid Gulam Rıza Zülfikari ve Kara Üsteğmen Muhammed Hüseyin Sohrab Furugi Rad olduğunu açıkladı.

Ayrıca sızmacıların Kuveyt Silahlı Kuvvetleri ile çatışmaya girdiği, bu sırada görev başındaki bir askerin yaralandığı belirtildi. Olay sırasında Deniz Yüzbaşı Mansur Gamberi ile tekne kaptanı Abdülali Kazım Siyamari’nin kaçmayı başardığı kaydedildi.

İçişleri Bakanlığı, olayla ilgili gerekli tüm yasal işlemlerin başlatıldığını bildirirken, bakanlığın tüm birimlerinin ve personelinin, ilgili güvenlik kurumları ile Kuveyt Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda, ülkenin güvenlik ve istikrarını hedef alan her türlü plan ve düşmanca girişime karşı hazır durumda olduğunu vurguladı.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, 3 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin Kuveyt kara sularında bir deniz sızma girişimini engellediğini, ülkeye yasa dışı yollarla denizden girmeye çalışan 4 kişinin yakalanarak ilgili makamlara teslim edildiğini duyurmuştu.

Düşmanca eylemlere sert kınama

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, silahlı grubun gerçekleştirdiği eylemi sert şekilde kınadığını belirterek, İran’dan bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi düşürmeye yönelik bölgesel ve uluslararası çabaları baltalayan yasa dışı düşmanca faaliyetlerine derhâl ve koşulsuz olarak son vermesini talep etti.

Bakanlık açıklamasında, Kuveyt’in tarihsel olarak iyi komşuluk ilkelerine bağlı kaldığı ve toprakları ile hava sahasının herhangi bir ülkeye karşı saldırı amacıyla kullanılmasını reddettiği vurgulandı.

cfdgfrbgfr
Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamad el-Meşan, İran’ın Kuveyt Büyükelçisi Muhammed Tutunci’ye protesto notası teslim etti (KUNA)

Açıklamada ayrıca İran’ın eylemlerinin, Kuveyt’in egemenliğine yönelik açık bir ihlal, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ciddi biçimde çiğnenmesi anlamına geldiği ifade edildi. Bunun aynı zamanda 2026 tarihli 2817 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararına da meydan okuma niteliği taşıdığı belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, söz konusu düşmanca eylemlerden İran’ı tamamen sorumlu tuttuğunu bildirirken, Kuveyt’in Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliğini, halkını ve ülkede yaşayan yabancıları korumak amacıyla uluslararası hukuka uygun her türlü tedbiri alma hakkına sahip olduğunu kaydetti.

İran büyükelçisi Dışişleri’ne çağrıldı

Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamad el-Meşan, Salı günü İran’ın Kuveyt Büyükelçisi Muhammed Tutunci ile görüştü. Büyükelçiye, söz konusu sızma girişimine ilişkin resmi protesto notası teslim edildi.

El-Meşan görüşmede, Kuveyt’in bu düşmanca eylemi sert şekilde kınadığını yineleyerek, İran’dan bu tür faaliyetleri derhâl ve koşulsuz biçimde durdurmasını talep etti. Ayrıca İran’ın, Kuveyt’in egemenliğine yönelik açık ihlal, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararının ciddi ihlali anlamına gelen bu olaydan tamamen sorumlu olduğunu vurguladı.

Kuveyt Dışişleri Bakan Yardımcısı, ülkesinin Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi doğrultusunda meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliği ile halkının güvenliğini korumak adına gerekli gördüğü her türlü önlemi alma hakkına sahip olduğunu da sözlerine ekledi.