Gerginliği azaltma diplomasisi Riyad’ı uluslararası istişarelerin adresi yaptı

Riyad BMGK’yı göreve çağırırken çözüme giden tek yol olarak ‘diyalog’ önerdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinin, sivillerin, altyapının ve hayati öneme sahip noktaların hedef alınmasına karşı olduğunu vurguladı (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinin, sivillerin, altyapının ve hayati öneme sahip noktaların hedef alınmasına karşı olduğunu vurguladı (SPA)
TT

Gerginliği azaltma diplomasisi Riyad’ı uluslararası istişarelerin adresi yaptı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinin, sivillerin, altyapının ve hayati öneme sahip noktaların hedef alınmasına karşı olduğunu vurguladı (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ülkesinin, sivillerin, altyapının ve hayati öneme sahip noktaların hedef alınmasına karşı olduğunu vurguladı (SPA)

Suudi Arabistan, Gazze Şeridi’ndeki savaşın yansımalarını kontrol altına almaya yönelik uluslararası bir ivmenin kaydedildiği dönemde, uluslararası adımların ve üst düzey görüşmelerin adresi oldu. Riyad, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'i, Ürdün, Mısır, Filistin ve İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerinden dördünü de içeren Ortadoğu turu kapsamında, son 48 saat içinde iki kez ağırladı. Blinken, cumartesi günü Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, pazar günü sabah saatlerinde ise Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.

İnsani felaketin önlenmesi

İsrail'in ise Gazzeli sivillere Gazze Şeridi’nin güneyine göç etmeleri ve olası bir kara harekatına hazırlanmalarını istemesi üzerine uluslararası taraflar, vatandaşlarını Gazze Şeridi’nden tahliye etmek için zamana karşı yarışıyor. Öte yandan resmi kaynaklara göre İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği bombardımanlarda can kaybı sayısı şu ana kadar 2 bin 500'ü aştı. Suudi Arabistan diplomasisi, son birkaç gündür, Filistin halkının Gazze'den zorla yerinden edilmesi yönündeki talepleri kategorik olarak reddederken, Gazze Şeridi'nde bir insani felaketin önlenmesi için çabalarını yoğunlaştırdı. Bu yüzden Riyad, İsrail’in Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukanın uluslararası hukuk çerçevesinde kaldırılmasının ve Gazze Şeridi’ne acil insani yardım akışına izin verilmesinin’ bu soruna acil bir çözüm sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu. Riyad, tüm dünyayı, ‘uluslararası hukuka ve uluslararası insancıl hukuka aykırı her türlü eylemin, mevcut krizi daha da derinleştireceği ve bölgedeki acıları artıracağı’ konusunda uyardı.

Gözlemciler, İsrail'in pazar günü aldığı Gazze Şeridi'nin güneyine yeniden su verme kararının, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in bu hafta Suudi Arabistan ve bölgedeki bazı ülkelere yaptığı ziyaretlerde gerçekleştirdiği görüşmelerin verimli bir ön sonucu olarak gördü. Gözlemciler, Blinken’in Ortadoğu turu sırasında duyduğu kınamaların yanı sıra Gazze Şeridi'ne uygulanan ablukanın kaldırılması ve bir insani felaketin önlenmesi taleplerinin de bunda etkili olduğunu vurguladı.

Bir yandan gerilim devam ederken Riyad'ın öncelikleri

Gerilim devam ederken Suudi Arabistan’ın öncelikleri arasında, devam eden şiddet döngüsü nedeniyle masum siviller arasında can kaybının artmasının önlenmesi yer alıyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan tarafından da Filistin halkının Gazze Şeridi’nden zorla yerinden edilmesi yönündeki taleplerin yanı sıra sivillerin, altyapının ve günlük hayatın işleyişini etkileyen hayati noktaların hedef alınmasını kategorik olarak reddetmesi, Suudi Arabistan’ın bu önceliğinin bir teyidiydi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Gazze Şeridi ve çevresinde patlak veren savaşın başlamasından önce yaptığı uyarılar çerçevesinde ülkesinin temasları yoğunlaştırma, durumu sakinleştirmeye çalışma, mevcut gerilimi durdurma ve Gazze ablukasının kaldırılması da dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi, istikrarın ve barış sürecinin yeniden tesis edilmesine uygun koşullar oluşturulması için çabaladığını vurguladı.

Riyad, önceliğinin ‘masum siviller arasında can kaybının artmasını önlemek’ olduğunu vurguladı (AFP)
Riyad, önceliğinin ‘masum siviller arasında can kaybının artmasını önlemek’ olduğunu vurguladı (AFP)

Diyalog sürecinin başlaması

Bir yandan gerginliğin dozu artıp diğer yandan bölgesel ve uluslararası taraflar art arda tehditler savururken Suudi Arabistan, Gazze Şeridi ve çevresinde bir an önce ateşkes ilan edilmesini istedi. Suudi Arabistan, çatışmaya adil ve kapsamlı bir siyasi çözüm bulmanın tek yolu olarak ‘diyalog’ önerdi.

Bunun yanında Riyad, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK), askeri operasyonların derhal durdurulması ve Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukanın kaldırılması için baskı yaparak, uluslararası barışı ve güvenliği koruma görevini yerine getirmeye çağırdı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Çin Dışişleri Bakanı arasında cumartesi günü telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Suudi Bakan, BMGK’nın daimi üyesi olması nedeniyle Çin'e, BMGK’yı, başta 1967 tarihli 242 sayılı karar, 1973 tarihli 338 sayılı karar, 2003 tarihli 1515 sayılı karar ve 2016 tarihli 2334 sayılı karar olmak üzere Filistin meselesine ilişkin kararları hatırlattı. Bakan, Çin’e, adil bir çözüm sağlanacak şekilde kararları uygulamaya teşvik etmesi, Filistin meselesine kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması için çağrıda bulundu.

40 görüşme

Bu arada Suudi Arabistan diplomasisi, Gazze Şeridi’ndeki savaşın yansımalarını kontrol altına almaya yönelik uluslararası bir ivmenin kaydedildiği dönemde çalışmalarını sürdürüyor. Ancak kaynaklar, uluslararası toplumun Filistin-İsrail çatışmasıyla ilgili bölünmesinden dolayı tüm bu diplomatik çabaların gerginliği derhal durdurmaya yönelik olmadığının altını çizdi.

Suudi Arabistan ile Filistin-İsrail çatışması dosyasında etkili bir grup ülke arasında yapılan ikili görüşmelerin sayısı şu ana kadar 40'a ulaştı. Bunlar arasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman'ın çok sayıda dünya lideriyle gerçekleştirdiği telefon görüşmeleri bulunuyor. Ayrıca, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın bölge ülkeleri ve diğer ülkelerin dışişleri bakanlarıyla yaptığı telefon görüşmeleri ve ikili istişareler de yer alıyor. Bu çerçevede Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından görüşmelerle ilgili art arda açıklamalar gelmeye devam etti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile Gazze Şeridi ve çevresindeki son durumla ilgili gelişmeleri, gerilimi azaltmaya yönelik çabaları ve savunmasız sivilleri korumanın yollarını görüştü (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile Gazze Şeridi ve çevresindeki son durumla ilgili gelişmeleri, gerilimi azaltmaya yönelik çabaları ve savunmasız sivilleri korumanın yollarını görüştü (SPA)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirve Dönem Bakanı ve İİT İcra Komitesi Dönem Başkanı olan Suudi Arabistan, cumartesi günü İİT İcra Komitesi'nin acil bir bakanlar toplantısı yapması çağrısında bulundu. İİT tarafından yapılan açıklamaya göre, üye ülkelerin dışişleri bakanlarının çoğunun katılmasının beklendiği İİT Dışişleri Bakanları toplantısı, 18 Ekim Çarşamba günü Suudi Arabistan’ın Cidde kentindeki İİT Genel Sekreterlik binasında gerçekleştirilecek.

Öte yandan, pazartesi günü Kuveyt'e resmi bir ziyarette bulunan Prens Faysal bin Ferhan, Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ve Kuveytli yetkililerle görüştü. Görüşmede, Gazze Şeridi ve çevresindeki son durumla ilgili gelişmelerin yanı sıra gerilimi azaltmaya yönelik çabaları ve savunmasız sivilleri korumanın yolları ele alındı.

Uluslararası dengelerin kurulmasına katkı

Siyasi analist Nidal es-Saba, Suudi Arabistan'ın son dönemde kaydettiği siyasi ivmenin, bölgeyi tedirginliğe sürükleyen büyük krizlerin yaşandığı bir dönemde büyük önem taşıdığını söyledi.

Saba, değerlendirmesine şöyle devam etti:

Riyad’ın Gazze’deki son gelişmelerle ilgili çabaları, özellikle Batı’nın İsrail'e verdiği destekle birlikte, krizin ilk gününden bu yana açıkça ortaya çıkan uluslararası kutuplaşmanın gölgesinde, diğer büyük ülkelerle uluslararası dengenin kurulmasına katkıda bulundu. İşgal altındaki topraklardaki Filistinlilerle bölgedeki Arap ülkeleri arasında neredeyse tam bir dayanışma var.

Suudi Arabistan-ABD ilişkileri uzmanı Ahmed el-İbrahim ise şu değerlendirmede bulundu:

İsrail'in Gazze’yi işgaline ilişkin Suudi Arabistan'ın tutumunu etkileyen çeşitli faktörler var. Suudi Arabistan, tarihi olarak Filistin davasını ve Filistin halkını desteklemede kilit bir oyuncu olarak öne çıkıyor. İsrail’in Filistin topraklarına yönelik askeri operasyonlarını reddettiğini ifade eden Suudi Arabistan’ın, Arap Barış Girişimi aracılığıyla yürüttüğü barış projesinin yanında, bölgede henüz gerçek bir barış projesi ortaya koyulmuş değil.

Çatışmaya sürdürülebilir bir çözüm

İbrahim değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

Suudi Arabistan, Gazze'deki gerilimi işgalci İsrail’in uygulamaları, ekonomik kısıtlamalar, abluka, İsrail’in devam eden yerleşimci politikası ve provokatif eylemleri sonucunda ortaya çıktığına inanıyor. Ancak aynı zamanda Gazze Şeridi'nden fırlatılan füzelerin İsrail’in güvenliğine ve barışına tehdit oluşturduğunu da düşünüyor.

İbrahim'e göre İsrail ve Filistin arasında devam eden huzursuzluğun ana nedeni de tarafların bu tutumları.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken'in Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'den duyduğu çözüm yollarına dayanarak, ABD yönetimi ve Batılı ortaklarının İsrail’e radikal bir çözüm için baskı yapmamaları halinde bölgede hiçbir zaman sükunetin sağlanmayacağını savundu. Çünkü önerilen diğer yaklaşımların, sürdürülebilir stratejik çözüm açısından faydasız ve yalnızca yakın gelecekte yangınların yeniden alevlenmesi öncesi cepheleri biraz soğutma çabası olarak görüldüğünün altını çizdi.



Suudi Arabistan’da ‘Yapay Zekâ Yılı’... Veri ekonomisi için güçlü bir itici güç

TT

Suudi Arabistan’da ‘Yapay Zekâ Yılı’... Veri ekonomisi için güçlü bir itici güç

Suudi Arabistan’da ‘Yapay Zekâ Yılı’... Veri ekonomisi için güçlü bir itici güç

Dijital ekonomiye doğru yarışın hız kazanması ve dünyanın algoritmaların yön verdiği yeni bir aşamaya girmesiyle birlikte Suudi Arabistan, gelişmiş teknolojilerin geleceğinde etkili bir aktör olma konumunu güçlendirmeye yöneliyor. Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu’nun 2026 yılını ‘Yapay Zekâ Yılı’ ilan etmesi, krallığın önümüzdeki dönemde kalkınma politikalarının merkezine yapay zekâyı yerleştiren stratejik yaklaşımını yansıtıyor.

Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) Başkanı Dr. Abdullah el-Gamdi, kararın yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada, bu adımın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın vizyonunu yansıttığını belirtti. El-Gamdi, söz konusu vizyonun Suudi Arabistan’ın gelişmiş teknolojiler alanındaki küresel konumunu güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.

El-Gamdi, Yapay Zekâ Yılı’nın Suudi Arabistan’ın bu teknolojileri insanlığın hizmetine sunma konusundaki bilimsel, kültürel ve insani sorumluluğa olan bağlılığını da ortaya koyduğunu söyledi. Yapay zekânın dünyanın her yerinde insanlar için daha iyi bir gerçeklik oluşturacak etkili bir araç haline getirilmesinin amaçlandığını vurgulayan el-Gamdi, yıl boyunca yapılacak ulusal etkinliklerin Suudi Arabistan’ın gelişmiş teknolojiler alanında uluslararası bir merkez ve yapay zekâya ilişkin küresel karar alma süreçlerinde etkili bir ülke olduğunu göstereceğini dile getirdi.

El-Gamdi’ye göre yapay zekâ, günümüzde küresel ekonominin en önemli itici güçlerinden biri haline geldi. Gelişmiş ülkeler, ekonomik büyümeyi desteklemek ve yaşam kalitesini artırmak için yapay zekâdan yararlanıyor. Bu kapsamda sağlık, eğitim, ulaşım, enerji ve güvenlik gibi hayati sektörlerin geliştirilmesinin yanı sıra inovasyonun hızlandırılması ve rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Entegre ulusal sistem

Son yıllarda SDAIA veri ve yapay zekâ alanında entegre bir ulusal ekosistem oluşturmak için çalışmalar yürüttü. Bu kapsamda dijital altyapının geliştirilmesi, Ulusal Veri ve Yapay Zekâ Stratejisi’nin hayata geçirilmesi, ilgili düzenleyici çerçevelerinin oluşturulması ve farklı sektörlerde yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesini destekleyen ulusal programlar ve platformların başlatılması sağlandı.

Söz konusu girişimler, Suudi Arabistan’ın veri ve yapay zekâ ile ilgili çeşitli uluslararası endekslerde üst sıralarda yer almasına katkı sağladı. Aynı zamanda kamu, özel ve sivil toplum sektörlerinde akıllı teknolojilerin kullanımının genişlemesiyle hizmetlerin verimliliğinin artırılması, inovasyonun güçlendirilmesi ve dijital ekonominin teşvik edilmesi hedefleniyor.

İnsan kaynağının geliştirilmesi alanında ise SDAIA, yalnızca bir yıl içinde bir milyondan fazla Suudi vatandaşı yapay zekâ teknolojileri konusunda eğitti. Bu adım, krallığın geleceğin teknolojileriyle çalışabilecek ve dijital dönüşüme liderlik edebilecek bir nesil yetiştirme yönündeki yaklaşımını yansıtıyor.

Yatırımlar açısından bakıldığında, Suudi Arabistan’da yapay zekâ sektörü hızlı bir büyüme sergiliyor. Şarku’l Avsat’ın SPA’dan aktardığına göre, hükümetin yapay zekâ ve yeni ortaya çıkan teknolojilere yaptığı harcamalar 2024 yılında, 2023’e kıyasla yüzde 56,25 oranında arttı.

Geçen yıl bu alanda faaliyet gösteren Suudi şirketlerin aldığı toplam finansman yaklaşık 9,1 milyar dolara ulaştı ve bu rakam 70 yatırım anlaşması aracılığıyla sağlandı. Ülkede veri ve yapay zekâ sektöründe faaliyet gösteren şirket sayısının ise 664’ü aştığı belirtiliyor.

Teknik altyapı

Suudi Arabistan, bununla eş zamanlı olarak teknoloji altyapısını da önemli ölçüde genişletti. 2023 ile 2024 yılları arasında veri merkezlerinin kapasitesi yüzde 42,4 oranında artarken, yapay zekâ uygulamalarını desteklemek amacıyla ileri teknoloji projeleri hayata geçirildi ve küresel ölçekte veri merkezleri geliştirildi.

grtrtgr

Suudi Arabistan’ın çalışmaları yalnızca ülke içinde kalmadı, uluslararası alana da uzandı. Krallık, Birleşmiş Milletler’in (BM) sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde yapay zekânın sorumlu kullanımını destekleyen girişimlere katkı sağladı. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) himayesinde Riyad’da Uluslararası Yapay Zekâ Araştırmaları ve Etik Merkezi (ICAIRE) kuruldu.

Çözüm geliştirme ve yönetimi

Yapay zekâ ekosisteminin güçlendirilmesi kapsamında Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Mayıs 2025’te Kamu Yatırım Fonu’na (PIF) bağlı HUMAIN adlı şirketin kurulduğunu duyurdu. Şirket, yapay zekâ çözümleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi ile yönetilmesini ve sektör ekosistemine yatırım yapılmasını hedefliyor.

Şirket, gelişmiş yapay zekâ modelleri üzerinde çalışıyor. Bunlar arasında Arapça dilinde geliştirilen önde gelen büyük dil modellerinden biri de yer alıyor. Ayrıca yeni nesil veri merkezleri ve bulut bilişim altyapısının geliştirilmesi üzerinde de çalışmalar yürütülüyor. Bu adımların yerel kapasiteyi güçlendirmesi ve bölgesel ölçekte dijital ekonomi için yeni fırsatlar yaratması bekleniyor.

PIF ve portföyündeki şirketler de yatırımlar ve uluslararası ortaklıklar yoluyla yapay zekâ ekosistemini destekliyor. Bu süreçte Suudi Arabistan’ın üç kıta arasında yer alan stratejik coğrafi konumu gibi avantajlardan yararlanılıyor. Söz konusu konum, küresel veri ağları arasında bağlantının kolaylaştırılmasını ve büyük veri miktarlarının hızlı şekilde işlenmesini mümkün kılıyor.

Ayrıca ülkede ekonomik büyümenin hız kazanması ve modern teknolojilere ilgi duyan genç nüfus oranının yüksek olması da bu süreci destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Bu durum, yapay zekâ alanında kapasite geliştirme, araştırma ve inovasyon faaliyetlerinin güçlenmesine katkı sağlıyor.

Dünya genelinde ülkeler yapay zekâ alanındaki yetkinliklerini artırmaya yönelirken, Suudi Arabistan yatırım, altyapı, mevzuat ve insan kaynağının geliştirilmesini bir araya getiren bütüncül bir ekosistem üzerine strateji kuruyor. 2026’nın Yapay Zekâ Yılı ilan edilmesiyle birlikte krallığın, geleceğin teknolojilerinin geliştirilmesi ve veri temelli ekonominin şekillendirilmesinde küresel bir merkez olma hedefini pekiştirdiği değerlendiriliyor.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.