Sisi ve Abbas Filistin için bir araya geldi

​Abbas ve Sisi, heyetleriyle birlikte Kahire Sarayı’nda
​Abbas ve Sisi, heyetleriyle birlikte Kahire Sarayı’nda
TT

Sisi ve Abbas Filistin için bir araya geldi

​Abbas ve Sisi, heyetleriyle birlikte Kahire Sarayı’nda
​Abbas ve Sisi, heyetleriyle birlikte Kahire Sarayı’nda

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Mısır'ın başkenti Kahire’de bir araya gelerek Filistin davasını görüştü. İki ülkenin yetkililerinin de katıldığı toplantıda, Filistin’in karşılaştığı son sıkıntılar ile bütün uluslararası mahfillerde Filistin davasının desteklemekte Arapların rolü üzerinde duruldu.
Sisi, “Filistin meselesinin Mısır'ın dış politikasında öncelikli olmaya devam edeceğini” belirterek, “Mısır ile Filistinliler arasındaki tarihi bağların gücü”nü vurguladı. Mısır cumhurbaşkanlığı sözcüsü Büyükelçisi Bessam Radi, Sisi'nin Kahire'nin Filistin halkının meşru haklarını uluslararası meşruiyete uygun olarak yerine getirme çabalarını sürdürdüğünü söyledi. Birlik içinde ve kardeşçe Filistin halkının çıkarlarını sağlamak için bu çabaların karşılaştığı tüm zorlukların üstesinden gelinmeye çalıştığını belirtti.
Görüşmede Abbas'ın, Mısır'ın Filistin davasına verdiği destekten övgüyle söz ederek, konuyla ilgili iş birliğinin önemini vurguladığı kaydedildi ve Mısır’ın Filistinli gruplar arasında uzlaşma sağlama konusundaki çabaları takdir edildi.
Abbas, Sisi ile yaptığı toplantıdan önce Kahire’deki bürosunda Mısır’ın önde gelen gazeteci ve aydınlarla görüşmüş ve özellikle Amerika’nın Kudüs kararı konusundaki son gelişmeler hakkında toplantıya katılanları bilgilendirmişti. Abbas, bu toplantıda yaptığı açıklamada, alınan bu önlemlerin Kudüs konusundaki haklarını baltalamayacağını ve haklarından vazgeçmeyeceklerini söyledi. Abbas “meşru haklarımızdan asla taviz vermeyeceğiz” dedi.
Mahmud Abbas toplantıda şunları söyledi: “Filistinliler uluslararası kararlara aykırı olan “Yüzyılın Anlaşması”nı onaylamayacak ve kimse Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğu gerçeğini değiştiremeyecek. Yürüyüşümüze devam edeceğiz ve art arda başarılara imza atacağız. Birkaç gün sonra Mısır’dan G77 grubunun yönetimini devralmak için New York’a gideceğim. 134 devletten oluşan bu grubun başkanlığını yapmak Filistin statüsünü güçlendirecek.”
Abbas “bize karşı aldığı cezai önlemleri geri çekmediği sürece Amerika’ya kapılarının tamamen kapalı olduğunu” söyledi ve “sıfatı ne olursa olsun herhangi bir Filistinlinin onlarla bir araya gelmesi yasaktır” dedi.
İsrail Başbakanı Netanyahu aracılığıyla Gazze’de Hamas’a büyük miktarlarda para yatırıldığını söyleyen Abbas, “Üç meseleyle karşı karşıyayız: ABD, İsrail ve İhvan-ı Müslimin. Gelecek tehlikeli, hayatımı bir hain olarak sonlandırmayacağım. Kendisiyle savaşacak bir silahım yok ama “hayır” diyebilirim ve hayır diyen bir halkım var” dedi.
Uzlaşma konusuyla ilgili Abbas, “biliyorsunuz Mısır’ın teklifiyle 2007 tarihinde Hamas darbesiyle Gazze’de ele geçirilen kurumların uzlaşı hükümetine devredilmesi kararı alınmıştı. Hamas ile birçok toplantı Arap devletlerin desteğiyle yapıldı” dedi.
Filistin Anayasa Mahkemesi’nin 12 yıldır hiçbir şey yapmayıp elemanlarının yüksek maaşlar aldığı Yasama Meclisi’ni feshettiğini vurguladı. Anayasa Mahkemesi’nin altı ay içinde seçim yapılması kararı aldığını hatırlatan Abbas konuşmasında şu sözü verdi: “Eğer Kudüs’te seçim yapılmazsa başka herhangi bir seçimi kabul etmeyeceğim.”



ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
TT

ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)

ABD Başsavcısı Pam Bondi, FBI'ın 2012'deki Bingazi'deki ABD konsolosluğuna yapılan saldırının kilit isimlerinden birinin gözaltında alındığını duyurdu.

Bondi, Zubeyr al-Bakouş'un ABD'ye iade edildiğini ve cinayet, kundaklama ve terörle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Bondi, " Bingazi' saldırısına karışan kilit isimlerden biri yakalandı. Zubeyr el-Bakouş bugün sabah saat 3:00'te Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi ve şu anda gözaltında" dedi.

FBI Direktörü Kash Patel, şüphelinin "on yıldan fazla süren bir takibin ardından Virginia'ya getirildiğini, şu anda gözaltında olduğunu ve bugün mahkemeye çıkarılacağını" söyledi.

Columbiya Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, el-Bakouş'un birinci derece cinayet, cinayete teşebbüs, kundaklama ve teröristleri destekleme de dahil olmak üzere sekiz suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirtti.

11 Eylül 2012 saldırısında Amerikan misyonunun dört üyesi öldürüldü; saldırının daha sonra Libyalı aşırılıkçılar tarafından gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olduğu belirlendi ve bu aşırılıkçılardan bazılarının el Kaide ile bağlantılı gruplarla ilişkisi olduğu ortaya çıktı.

El-Bakouş, saldırıyla ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalan üçüncü kişi. Diğer ikisi, Ahmed Abu Hattala ve Mustafa el-Imam, uzun hapis cezalarını çekiyor; bir diğer şüpheli Ali el-Avni el-Harzi ise 2015 yılında Irak'ta bir hava saldırısında öldürüldü.

ABD konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi Chris Stevens de dahil olmak üzere dört Amerikalı hayatını kaybetti ve bu olay, Ekim 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesinin ardından Libya'yı saran kaosun ortasında gerçekleşti.

Saldırı, Bingazi'deki ve genel olarak Libya'daki kaosun sembolü haline geldi. Bu olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir dizi soruşturmaya yol açtı ve bu soruşturmalar sırasında Kongre'deki Cumhuriyetçiler, 2016 başkanlık kampanyası öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile çatıştı.


Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.