Libya: Hafter güçleri ilk kez Misrata’ya saldırdı

LUO, 7 Temmuz 2019 tarihinde Trablus’a doğru ilerleyen güçlere katılmak için Bingazi’den ayrıldı (Reuters)
LUO, 7 Temmuz 2019 tarihinde Trablus’a doğru ilerleyen güçlere katılmak için Bingazi’den ayrıldı (Reuters)
TT

Libya: Hafter güçleri ilk kez Misrata’ya saldırdı

LUO, 7 Temmuz 2019 tarihinde Trablus’a doğru ilerleyen güçlere katılmak için Bingazi’den ayrıldı (Reuters)
LUO, 7 Temmuz 2019 tarihinde Trablus’a doğru ilerleyen güçlere katılmak için Bingazi’den ayrıldı (Reuters)

General Halife Hafter'in komuta ettiği Libya Ulusal Ordusu'nun (LUO) ‘final’ olarak nitelediği Trablus operasyonun ikinci aşamasının ilanından 5 gün sonra operasyon alanının genişletildiği belirtildi.
İkinci aşamanın bazı sonuçları da zeminde görülmeye başladı. Bu çerçevede Hafter güçleri, birçok eksende ilerleme kaydetti ve operasyonlarını genişletti. LUO güçleri ayrıca, bir hafta içerisinde ikinci defa Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) bir kampını ele geçirdi.
Misrata ilk defa hedef alındı
Şaşırtıcı bir süreçte, LUO’ya bağlı uçaklar, Misrata’daki hava üssünü hedef aldı. Bu saldırı, Trablus’a yönelik operasyonun başlamasından bu yana ilk defa gerçekleşti.
Ordunun, milisler tarafından kontrol edilen, başkent Trablus’un doğusundaki Misrata’daki hava üssüne yönelik saldırılarına dair video görüntüleri paylaşıldı.
Videolar, 2015 yılından bu yana ilk kez yaşanan bir saldırıda üsten dumanların yükseldiğini gösterdi.
Independent Arabia'dan Zayed Hediyye'nin haberine göre LUO’ya bağlı medya merkezi; operasyon odası karargahı, hava uçuş rehberliği ve dikkatle seçilmiş ondan fazla hedefe yönelik çok sayıda hava saldırı düzenlendiğini açıkladı. Saldırılar ayrıca, bir operasyon odasını, hava savunma mekanizmasını, Misrata’daki askeri mevziilere ayrılan mühimmat depolarını, hava üssünü ve Sirte üssünü de hedef aldı.
LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyon Birimi Medya Merkezi, yaptığı açıklamada, “Misrata’ya yönelik bombardımanın, Müslüman Kardeşler (İhvan) terör örgütünün ülkeye soktuğu Türk subaylar tarafından yönetilen bir silahlı insansız hava aracının (SİHA), el-Cufra bölgesindeki hacıları kutsal topraklara gitmeleri için Benina Uluslararası Havaalanı’na götürmekle görevlendirilen orduya ait bir nakliye uçağını hedef alması sonrasında gerçekleştiğini” iddia etti.
Kan akmasını önleme girişimi
LUO genel komutanlığına yakın Libyalı bir gazeteci olan Mahmud el-Misrati’nin üst düzey bir askeri yetkiliden aktardığına göre, “Trablus’taki bazı milis liderler, genel komutanlığı takip eden askeri liderlerle görüşüp, ordunun kan dökmeme girişimleri çerçevesinde Trablus içerisindeki bölgeleri güvence altına alıyor.”
Misrati, aynı kaynaklardan alıntı yaparak, “Ordu genel komutanlığı, ‘Trablus kurtuluş operasyonu odasını, genel komutanlık kadrolarından birini ve Trablus’un güneyinde bulunan ordu kamplarından birinin genel komutanlık ofisini’ başkent sokaklarına sevk etmek için resmi olarak donatıldı” dedi.
Yeni bir kampın kontrolü sağlandı
LUO'ya bağlı 73. Piyade Tugayları, 27 Temmuz cumartesi günü başkent Trablus’un güneyindeki nakliye kampının kontrolünü ele geçirdi. Çatışmaların ise el-Furusiyye köprüsü yakınlarında hala devam ettiği belirtildi.
73. Piyade Tugayları medya merkezi yetkilisi Munzir el-Hartuş, “73. Piyade Tugayı, 127. Piyade Alayı ve 136. Piyade Alayı, üç noktaya ilerledi. Şu an nakliye kampının tam kontrolünün ele geçirilmesi sonrasına el-Furusiyye köprüsü yakınlarındaki çatışmaya dahil oldular” ifadelerini kullandı.
Hartuş, “Orduya bağlı 9. Tugay ve Tarık bin Ziyad Taburu, 27 Temmuz erken saatlerden itibaren Hamzah kampı yönünde ilerliyor. Çatışmalarsa hala devam ediyor” dedi.
UMH güçleri, kampın geri alındığını açıkladı
UMH’ye yakın kaynaklar ise başkent Trablus’taki en büyük askeri kalelerden bir olan kampın kontrolünü yeniden sağladıklarını gösteren görüntüler yayınlayarak, orduya bağlı medya merkezine yanıt verdi.
Misrata şehrindeki el-Samud Tugayı da kampın kontrolünü kaybettiklerini belirtti. Medya merkezi tarafından yapıla açıklamaya göre kampın kontrolü 24 saatten kısa bir süre içerisinde yeniden hükümet güçlerinin eline geçti.
Serrac, Macron ile görüşüyor
Diplomatik hareketlilik çerçevesinde UMH Başkanı Fayiz el-Serrac, 27 Temmuz’da Tunus Cumhurbaşkanı el-Beci Kayid el-Sibsi’nin cenaze töreni için gittiği Tunus’ta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi.
Taraflar, görüşme sırasında Libya’daki son gelişmeleri ve Trablus’taki savaşın yankılarını ele alırken, Fransa Cumhurbaşkanı da “başkente yönelik saldırıları ve sivillerin hayatlarına yönelik tehlikeleri” kabul etmediklerini yineledi. Macron, çatışmaların durdurulması ve siyasi bir sürece geri dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Aynı zamanda görüşme sırasında, Akdeniz’deki yasadışı göç de masaya yatırıldı.
FOTO: Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve UMH Başkanı Fayiz el-Serrac arasında 27 Temmuz 2019 tarihinde Kartaca’da Tunus Cumhurbaşkanı el-Beci Kayid el-Sibsi’nin cenaze töreni sırasında görüşme gerçekleşti (Reuters)
Çatışmaların durdurulması gerektiğini ifade eden Serrac ise, UMH güçlerinin kendini ve şehri savunma hakkının olduğunu vurguladı. Fayiz el-Serrac ayrıca, “genel seçimlere uzanan siyasi sürece geri dönmek için Haziran 2019’da önerilen girişimlere” de dikkati çekti.
Roma ve Washington, Libya krizini görüştü
Öte yandan İtalya’nın Washington Büyükelçisi Armando Varricchio, Roma ve Washington arasındaki diyaloğun devam eden Libya krizine değindiğini belirtti.
Varricchio, Roma’daki Dışişleri Bakanlığı karargahında İtalyan Büyükelçiler Konferansı çalışmaları sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “ABD ve biz, Akdeniz’in önemine dair görüş alışverişinde bulunduk. Libya krizinin çözülmesinin İtalya gibi komşu ülkelerle değil, uluslararası istikrarla ilgili olduğunu biliyoruz” dedi.
Durumun, son olaylardan açıkça anlaşıldığını ifade eden Armando Varricchio, “Ne Libya’da ne de dışında hiç kimse, sorunu yalnız başına çözemez. Oradaki krizin üstesinden gelmek için birlikte çalışmalıyız” ifadelerini kullandı.
Varricchio, LUO Genel Komutanı Halife Hafter’e de değinirken, “Önemli bir lider ve kilit bir bileşendir, ülkenin bir kısmını temsil ediyor. Libya’daki herkesin uzlaşısına ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.



Fas: Eski bakan yolsuzluk suçlamalarından 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Muhammed Mübdi (Şarku’l Avsat)
Muhammed Mübdi (Şarku’l Avsat)
TT

Fas: Eski bakan yolsuzluk suçlamalarından 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Muhammed Mübdi (Şarku’l Avsat)
Muhammed Mübdi (Şarku’l Avsat)

Kasablanca’daki bir mahkeme, Faslı eski bakan Muhammed Mübdi hakkında yolsuzluk suçlamaları kapsamında 13 yıl hapis cezası verdi. Kararı dün Mübdi’nin avukatı duyurdu.

Eski bakan, 2023 yılından bu yana tutuklu bulunuyordu. Hakkındaki dava, Fas Kamu Fonlarını Koruma Derneği tarafından 2020 yılında yapılan bir suç duyurusunun ardından açıldı.

Şikâyette, Mubdi’nin uzun yıllar belediye başkanlığını yürüttüğü Fquih Ben Salah kentindeki belediyede kamu ihalelerinde usulsüzlük yaptığı öne sürüldü. Fas’ın orta kesiminde bulunan kentin belediye başkanlığını 1997 yılından itibaren yürüten Mubdi, Kasablanca Temyiz Mahkemesi’ne bağlı Ağır Ceza Dairesi’nde yargılandı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Avukatı İbrahim Amusi yaptığı açıklamada, kararı temyize götüreceklerini belirtti. Amusi, müvekkilinin 13 yıl hapis cezasının yanı sıra 30 milyon dirhem (yaklaşık 3,2 milyon dolar) para cezasına çarptırıldığını söyledi.

Mubdi, 2013-2016 yılları arasında kamu hizmetlerinden sorumlu devlet bakanı olarak görev yapmıştı. Aynı zamanda şu anda parlamentoda muhalefette bulunan sağ eğilimli Mouvement Populaire (Halk Hareketi) partisinin önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor.

Mubdi’nin geçmişte parlamentodaki Adalet ve Yasama Komisyonu başkanlığına seçilmesi sosyal medyada geniş tepki çekmiş, bunun ardından görevinden istifa etmişti.

Fas’ta bakanlar ya da üst düzey yetkililerin rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklanması oldukça nadir görülen bir durum olarak değerlendiriliyor.


ABD'nin iki Lübnanlı subaya uyguladığı yaptırımlar, İsrail ile yapılacak müzakerelerden önce geldiö

Farklı zamanlarda çekilen kapsamlı bir uydu görüntüsü, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki sınır kasabası Yarun'da gerçekleştirdiği bombardımanların ve yıkımın etkileri, (AFP)
Farklı zamanlarda çekilen kapsamlı bir uydu görüntüsü, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki sınır kasabası Yarun'da gerçekleştirdiği bombardımanların ve yıkımın etkileri, (AFP)
TT

ABD'nin iki Lübnanlı subaya uyguladığı yaptırımlar, İsrail ile yapılacak müzakerelerden önce geldiö

Farklı zamanlarda çekilen kapsamlı bir uydu görüntüsü, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki sınır kasabası Yarun'da gerçekleştirdiği bombardımanların ve yıkımın etkileri, (AFP)
Farklı zamanlarda çekilen kapsamlı bir uydu görüntüsü, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki sınır kasabası Yarun'da gerçekleştirdiği bombardımanların ve yıkımın etkileri, (AFP)

Washington, 29 Mayıs’ta Lübnan ile İsrail arasında yapılması planlanan güvenlik müzakereleri öncesinde, Hizbullah figürlerini veya örgütle iş birliği yapan isimleri hedef alan ABD yaptırımları tarihinde bir ilke imza atarak, Lübnan Ordusu ve Genel Güvenlik teşkilatından iki subayı yaptırım listesine aldı.

Lübnan ise ateşkes anlaşmasına bağlılığa ilişkin Washington aracılığıyla gelecek İsrail cevabını beklemeye devam ediyor.

Dün yürürlüğe giren ABD yaptırımları, aralarında Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Muhammed Feniş, partinin parlamentodaki üç Milletvekili Hasan Fadlallah, İbrahim el-Musevi ve Hüseyin el-Hac Hasan’ın yanı sıra İran’ın Beyrut Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani’nin de bulunduğu 9 kişiyi hedef aldı. Yaptırımlar ayrıca, Meclis Başkanı Nebih Berri’ye yakın iki isim olan Ahmed Baalbeki ve Ali Safavi’ye de uzandı.

Yaptırımların, askeri ve güvenlik kanadından iki subayı; yani Ordu İstihbaratının Dahiye (Beyrut'un güney banliyösü) Ofisi Sorumlusu Albay Samer Hamade ile Genel Güvenlik Analiz Dairesi Başkanı Tuğgeneral Hattar Nasreddin’i de kapsaması dikkat çekti.


İsrail ordusu: Lübnan sınırına yakın bölgede iki militanı etkisiz hale getirdik

İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)
İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)
TT

İsrail ordusu: Lübnan sınırına yakın bölgede iki militanı etkisiz hale getirdik

İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)
İsrail hava saldırısı Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit kasabasını hedef aldı (AFP)

İsrail ordusu, güney Lübnan’da düzenlenen hava saldırısında iki kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Ordu, bugün yaptığı açıklamada hayatını kaybeden kişilerin silahlı olduğunu ve “şüpheli hareketlerde bulunduğunu” öne sürdü.

İsrail ordusunun Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Kısa süre önce ordu, Güney Lübnan’da İsrail topraklarına birkaç yüz metre mesafede şüpheli şekilde hareket eden iki silahlı kişiyi tespit etti” denildi.

Açıklamada, “Kimliklerinin belirlenmesi ve İsrail ordusu tarafından izlenmelerinin ardından, söz konusu silahlı kişiler hava saldırısıyla hedef alınarak etkisiz hale getirildi” ifadelerine yer verildi.

17 Nisan’da ilan edilen ve bu hafta başında 45 gün daha uzatılan ateşkese rağmen, İsrail ordusu Hizbullah ve örgüt üyelerini hedef aldığını belirttiği saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail güçleri ayrıca sınır hattına yakın ve kendi kontrolünde bulunan bölgelerde yıkım ve patlatma operasyonları gerçekleştiriyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın dün açıkladığı verilere göre, İsrail ile Hizbullah arasında 2 Mart’ta başlayan savaşın ardından İsrail saldırılarında 116 sağlık çalışanı ve ilk yardım görevlisinin de aralarında bulunduğu toplam 3 bin 89 kişi hayatını kaybetti.

İsrail tarafı ise çatışmalarda 22 askerinin öldüğünü açıkladı.

Ortadoğu’daki çatışmalar, Hizbullah’ın 2 Mart’ta İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine karşılık olarak İsrail’e roket saldırıları düzenlemesinin ardından Lübnan cephesine de yayılmıştı.