Suudi Arabistan'da eşit işe eşit ücret sorunu

İş pazarında erkekler ve kadınlar arasında ücret eşitliğini sağlayan bir dizi girişim gerçekleştiriliyor (Independent Arabia)
İş pazarında erkekler ve kadınlar arasında ücret eşitliğini sağlayan bir dizi girişim gerçekleştiriliyor (Independent Arabia)
TT

Suudi Arabistan'da eşit işe eşit ücret sorunu

İş pazarında erkekler ve kadınlar arasında ücret eşitliğini sağlayan bir dizi girişim gerçekleştiriliyor (Independent Arabia)
İş pazarında erkekler ve kadınlar arasında ücret eşitliğini sağlayan bir dizi girişim gerçekleştiriliyor (Independent Arabia)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, CBS kanalına verdiği bir röportajda ülkedeki kadınlar ve erkekler arasında ücret eşitliğini sağlamak için bir dizi girişimde bulunduğunu belirtti. Bu açıklama Independent Arabia olarak bizi Suudi istihdam pazarında kadının maruz kaldığı ayrımcılığın boyutunu araştırmaya sevk etti.
Suudi Arabistan İstatistik Genel Kurulu’nun ülkenin pazarına ilişkin 2019 yılının ilk çeyreğine ait belirttiği rakamlara bakılacak olursa Suudi kamu ve özel sektörlerinde kadına karşı çeşitli ayrımcılıklar mevcut. Buna göre 15 yıl ve daha fazla çalışan erkeklerin ortalama ücreti 10.503 riyalken (2807 dolar) aynı durumdaki kadınların aldığı ortalama ücret 9 bin 44 riyal (2 bin 540 dolar).
Devlet sektöründe bile ayrımcılık bulunsa da genel pazar istatistiklerinde fark büyük görünmüyor. Buna göre kamu sektöründe 15 sene ve fazla çalışan erkeklerin ortalama ücreti 11 bin 637 riyalken (3 bin 101 dolar) kamu sektöründe çalışıp erkek meslektaşları ile aynı vasıflara sahip kadınlar 11 bin 099 riyal (2 bin 941 dolar) kazanıyor. Bu, nispeten önemsiz bir fark. Bununla birlikte özel sektörde gözle görülür bir ayrımcılık söz konusu. Buna göre 15 sene ve daha fazla çalışan erkekler ortalama 7 bin 486 riyal (2 bin 5 dolar) alırken aynı süre çalışan kadınlar 5 bin 570 riyal (bin 497 dolar) elde ediyor. Aradaki bu bin 916 riyallik farkla erkek, aynı vasıflara sahip ve belki aynı iş kurumunda çalıştığı bayan meslektaşına karşı ön planda tutuluyor. Bu, Krallığın talimatıyla 4 Haziran 2011 onaylanan ‘Kadının Çalışma Rehberi’nin ilk bölümünün beşinci maddesine ters düşmektedir. Bu maddede kadın veya erkek çalışanların eşit değere sahip işlerden aldıkları ücretlerde herhangi bir ayrımcılığın yapılması yasaklanmıştır.
Yasa konusundaki bilgisizlik
Bundan hareketle kadın ve erkeğin eşit çalışma saatlerine ve iş için istenen yeterliklere sahip olduğu birkaç iş sektörüne ziyaretlerde bulunduk. Birkaç kadın çalışanla görüştükten sonra Cidde’deki otellerden birinde karşılama/resepsiyon elemanı çalışan Leyla, ‘ücretlerin yanı sıra terfi hak ediş süreçlerinde de ayrımcılık yaşandığına, erkek çalışma arkadaşlarının kadınların da çalıştığı büyük oteldeki sektörlerde denetleme ve yönetim makamlarına daha hızlı bir şekilde yükseldiğine’ işaret etti. Cidde’nin tanınmış çarşılarından birinde saat ve aksesuar satış elemanı olarak çalışan Meryem ise bu ayrımcılık konusunda sorumluluğu genelde erkeklerin kabul etmediği düşük ücretleri kabul eden kadın çalışanlara yüklüyor. Ona göre bu durum, kadınların kabul etmeleri sonucunda özel sektörlerdeki müdürleri, giderden tasarruf etmek için kadınlara sunulan sözleşmelerde değeri düşürmeye sevk ediyor. Bu duruma, “Yasa konusunda bilgisizlik kabul edilemez. Öyle ya, bilgiye erişim artık zor bir iş değil” sözleriyle itiraz eden Şura Meclisi Üyesi Sultana el-Bedivi, “Kanun, çalışanlar arasında cinsiyete göre fark gözetmez” diyerek ayrımcılığa maruz kalanlara yasaya başvurmaları çağrısında bulundu. Çalışma Bakanlığı temsilcileri, Meclisteki Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyeleri ile olan görüşmeleri esnasında, “Şura Meclisi’nde mesele üzerine çalışırken görüştüğümüz bakanlık temsilcileri, Bakanlığın teftiş gezilerinde kurumun çalışanları yeterlik dışında bir ölçüte göre değerlendirdiğini tespit etmesi durumunda ağır cezalar öngördüğünü ifade etti” açıklamasında bulundu.
Şura Meclisi Üyesi Latife Şalan ise bu durumdan Çalışma Bakanlığı’nı sorumlu tuttu. Zira Meclis, bu boşluğun giderilmesi için Bakanlığın etkin bir rol oynamasını isteyen bir kararı onaylamıştı. Şalan, Bakanlıktan dosyaya ilişkin gelişmeler konusunda bilgilendirme yapmasını talep etti, ancak Bakanlık, buna duyarsız kaldı.  Üstelik bu yazının yayınlandığı tarihe kadar da konuya ilişkin olarak kendisine yönelttiğimiz soruları yanıtsız bıraktı.
Farklı biçimlerde ayrımcılık
Suudi Arabistan iş pazarında kadına yönelik ayrımcılık, ücret farkı ile sınırlı değil, her iki cinsiyet için yapılan yaşlılık tanımında da kendini gösteriyor. 60 yaşına ulaşan kadın çalışanın maaşı yarıdan daha fazla düşerek 11 bin 861 riyalden (3 bin 155 dolar) 5 bin 460 riyale (bin 443) dolara iniyor. Bir diğer deyişle işe yeni başlayan 19 yaşındaki bir meslektaşından daha az ücret alıyor.
60 yaşına basan erkeklerin maaşındaki düşüş ise daha kademeli bir şekilde gerçekleşiyor. Buna göre erkeğin maaşı 13 bin 240 riyal (3 bin 540 dolar) iken 10 bin 153 riyale (2 bin 714 dolar) düşmekte.
Yaş konusundaki ayrımcılığın bir başka çeşidi daha mevcut. Şöyle ki kadınlar 65 yaşında iş pazarından nihai olarak ayrılırlarken bu durum erkekler için geçerli değil. Zira erkekler bu yaşa vardığında eğer devam etmek isterse pazardaki varlığını sürdürebilir.
‘Diploma/eğitim düzeyi’ her zaman adalet getirmiyor
Ayrımcılığın en ilginç türü, aynı eğitim düzeyine sahip insanlar arasında bir kıyaslama yapıldığında karşımıza çıkıyor. Şöyle ki kadın ücret konusunda erkeğe yalnızca okuma-yazma bilmediğinde üstünlük sağlayabiliyor. İstatistik Kurumu’nun verilerine göre okuma-yazma becerisi olmayan kadın, 4 bin 358 riyal (bin 149 dolar) alırken erkek 4 bin 129 riyal (bin 69 dolar) alıyor.
Lise diplomasına sahip olan kadın ortalama 5 bin 355 riyal (bin 417 dolar) alırken, ilkokul diplomasına sahip olan erkek 6 bin 276 riyal (bin 657 dolar), ortaokul diplomasına sahip olan erkek ise 7 bin 956 riyal kazanıyor.
Daha düşük diplomaya sahip olanın taşıdığı bu ayrıcalık, yüksek seviyeli diplomalar arasındaki çekişmede de kadının peşini bırakmıyor. Nitekim yüksek okul diplomasına sahip olan bir erkek yüksek lisans diplomasına sahip bir kadından daha yüksek maaş alıyor. 
Doktora düzeyinde ise kadın, 4 bin 262 riyal (bin 139 dolar) farkla yüksek lisans diplomasına sahip erkeğe karşı üstünlük elde ediyor.
Bununla beraber cinsiyet düğümü, ona yapışıp kalmış durumda. Zira daha düşük diplomaya sahip erkeğe karşı üstünlük elde etmiş olsa da kendisini daha büyük bir zorluk, yani doktora diplomasına sahip erkek olgusu beklemektedir. Nitekim doktoralı erkek, 4 bin 899 riyallik bir farkla ücret konusunda doktoralı kadından üstündür.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.