Irak'ta göstericilerin vazgeçilmezi Facebook, Twitter ve Instagram

Iraklı iki öğrenci, Bağdat’ın güneyinde bulunan Divaniye şehrinde düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerde selfie çekerken (AFP)
Iraklı iki öğrenci, Bağdat’ın güneyinde bulunan Divaniye şehrinde düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerde selfie çekerken (AFP)
TT

Irak'ta göstericilerin vazgeçilmezi Facebook, Twitter ve Instagram

Iraklı iki öğrenci, Bağdat’ın güneyinde bulunan Divaniye şehrinde düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerde selfie çekerken (AFP)
Iraklı iki öğrenci, Bağdat’ın güneyinde bulunan Divaniye şehrinde düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerde selfie çekerken (AFP)

Irak’ın başkenti Bağdat’ta bulunan Tahrir Meydanı’ndaki göstericilerin ellerindeki diz üstü bilgisayarlar ve cep telefonları, devrimin vazgeçilmezi olurken, sosyal medya uygulamaları, göstericilerin kendi aralarındaki iletişim sağlamasını ve seslerini dünyaya duyurmasını sağlıyor.
Irak’taki bir üniversitede Sosyal Bilimler Fakültesi’nden mezun olan 28 yaşındaki Ali Casib, futbol videoları ve Avrupa futbol kulüplerinin bayrakları ile dolu olan Facebook sayfasını protesto gösterilerinin olduğu fotoğraf ve video sayfasına dönüştürdü. Facebook sayfasında, göz yaşartıcı bomba ile yaralanarak hastaneye kaldırılan göstericilerin görüntüsü de yer alıyor.
Iraklı yetkililerin iki hafta boyunca interneti kesmelerine rağmen protestocular, VPN uygulamaları ile sosyal medya hesaplarına ulaşım sağladılar. Iraklı Ali Casib de onlardan biri. Ali, sosyal medya hesaplarına girip Tahrir Meydanı’ndan protesto gösterilerine ait fotoğraf ve videoları yayınlıyor.
Ali Casip konu ile ilgili açıklamasında, etkilendiği olayları paylaştığını belirterek, insanların, yaptığı paylaşımlar ile doğrudan Irak’ta neler olup bittiğini gördüklerini söyledi. Olayları gerçek bir şekilde belgelemek istediğini söyleyen Casib, hükümet yetkililerinin gösteriler sırasında olup bitenleri çarpıttığını söyleyerek, eylemlere katılım sayısının azmış gibi gösterildiğini ifade etti. Iraklı birçok genç cep telefonlarını “muhabir” gibi kullanırken, olayları yakından belgelemek adına cep telefonlarını ambulanslardan ve polis araçlarından şarj ediyor.
Ali Casib, Irak’taki siyasi liderler ve İran aleyhindeki sert yorumları sebebiyle hedefte olduğunu söyledi. Casib açıklamasında, “Dün sabah 5’te beni sürekli durmadan arayan biri, eğer durmazsam annemi öldüreceğini söyledi. Bunun sebebini ise, İran ajanları ve hükümeti kontrol eden milislere karşı” olduğunu ifade etti.
Diş doktoru ve blog yazarı olan 29 yaşındaki Kasım el-Abadi, geleneksel medyanın haberleri çarpıttığı için kendilerinin gerçeği doğrudan yayınlama sorumluluğu taşıdıklarını söyledi. Polis tarafından göz yaşartıcı gaz atıldığı için maske takan bir genç ise, kimliği belli olmayan bazı kişilerin Tahrir Meydanı’nda asıl istenen şeyin önüne geçerek, olayları çarptırmaya çalıştıklarını ifade etti.
İngilizce yayın yaptığını belirten ve gösterilere destek veren Iraklı başka bir genç, yapılan canlı yayınlarla Iraklılara neler yapıldığını tüm dünyanın öğrendiğinin altını çizdi.
Birçok Iraklı genç, yerel TV kanalarının görmezden geldiği olayları, WhatsApp, Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya platformları aracılığıyla dünyaya duyuruyor.
Göstericiler, Twitter aracılığıyla önceki gün ABD Büyükelçiliği’nin yanına düşen rokete ait video görüntülerini paylaşırken, bazı kullanıcılar olayı son dakika olarak takipçilerine duyurdu.
Öte yandan göstericiler, sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşımlarla, Yeşil Bölge’ye giden iki köprüdeki engelleri kaldırma çağrısında bulundu.
Hükümet karşıtı gösterilere büyük destek veren Iraklılar, Başbakan Adil Abdulmehdi hükümetinin devrilmesini talep ediyor.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.