Cidde’de sağlık önlemleri yeniden sıkılaştırıldı

Yoğun bakım ünitelerinde görülen yüksek doluluk oranının ardından, saat 15.00 ila sabah saat 06.00 arasında sonra sokağa çıkma yasağı getirildi

Vatandaşların ülkeye dönmeleri için düzenlenen özel seferler kapsamındaki yolcular dün Riyad havaalanına ulaştı (SPA)
Vatandaşların ülkeye dönmeleri için düzenlenen özel seferler kapsamındaki yolcular dün Riyad havaalanına ulaştı (SPA)
TT

Cidde’de sağlık önlemleri yeniden sıkılaştırıldı

Vatandaşların ülkeye dönmeleri için düzenlenen özel seferler kapsamındaki yolcular dün Riyad havaalanına ulaştı (SPA)
Vatandaşların ülkeye dönmeleri için düzenlenen özel seferler kapsamındaki yolcular dün Riyad havaalanına ulaştı (SPA)

Suudi yetkililer, Krallığın batısındaki Cidde şehrinde alınan ihtiyati tedbirleri yeniden sıkılaştırdı. Bu bağlamda 15 günlüğüne saat 15.00’dan sabah saat 06.00’a kadar sokağa çıkma yasağı getirildi. Alınan bu karar, sağlık durumunun değerlendirilmesi ve yoğun bakım ünitelerinde doluluk oranının yüksek olmasına dayandırıldı. Alınan karar doğrultusunda ayrıca, camilerde namaz kılınması, hükümet ve özel sektöre ait işyerlerine gidilmesi, kafe ve restoranlarda kurum içi hizmetlerin karşılanması askıya alındı.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı’ndaki resmi bir kaynak, yetkili sağlık otoriteleri tarafından, salgın durumu ve yoğun bakım ünitelerindeki yüksek doluluk oranının değerlendirilmesine dayanarak, Cidde’deki sağlık önlemlerinin bugünden (Cumartesi) itibaren 15 gün süreyle yeniden sıkılaştırılmasının kararlaştırıldığını belirtti. Cidde’de uygulanan sağlık önlemleri kapsamında, saat 15.00’dan sabah 06.00’a kadar şehirde sokağa çıkılma yasaklandı. Ayrıca camilerde ibadetlerin askıya alınması, bakanlıklarda, hükümet kurumlarında ve özel şirketlerde işe gidişlerin durdurulması, kafe ve restoranlarda verilen mağaza içi hizmetlerin askıya alınması kararlaştırılırken, 5’ten fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklandı.
Kaynak, iç hat uçuşları, karayolu ve tren yoluyla yapılan seferlerin dün (Cuma) açıklanan kısıtlamaların dışında bırakıldığını, yine sokağa çıkmanın yasak olduğu saatler dışında şehre giriş ve çıkışların serbest olduğunu belirtti. İlgili makam tarafından belirlenen prosedürlere ve kontrollere göre, önceki kararlardan muaf tutulan grupların faaliyetlerini en dar çerçevede sürdürmelerine müsaade edildi.
Kaynak, son günlerde vaka sayılarında sürekli bir artışa tanık olan Riyad şehrindeki kritik durumun sürekli olarak izlendiğini ve bu artışın devam etmesi halinde uygun önlemler almaya hazırlanıldığını vurguladı. Halihazırda, Krallığın diğer şehirleri ve eyaletlerinde devam eden uygulamalarda bir değişikliğin olmadığını belirtti. Herhangi bir bölge, eyalet, şehir veya mahallede yeni bir karar alınması ve değişiklik yapılması gerektiğine dair işaretlerin ortaya çıkması durumunda, bunun derhal ilan edileceğini vurguladı.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı son 24 saat içinde 2 bin 591 yeni vaka ve 31 ölüm kaydedildiğini, ayrıca bin 651 kişinin iyileştiğini duyurdu. 719 vaka ile Riyad, yeni vakaların içinde en yüksek sayıyı kaydederken, Riyad’ı 459 vaka ile Cidde, 254 vaka ile Mekke ve 129 vaka ile Medine takip etti. Vakaların geriye kalan kısmı Krallığın çeşitli şehirlerine dağılmış durumda.

Körfez ülkelerinde binlerce yeni vaka
Kuveyt Sağlık Bakanlığı dün (Cuma) yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde 723 kişide yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edildiğini, böylece ülke genelindeki toplam vaka sayısının 30 bin 644’e yükseldiğini duyurdu. Bakanlık, salgın sebebiyle 8 kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, bin 54 kişinin ise iyileştiğini duyurdu. Kuveyt Sağlık Bakanlığı resmi sözcüsü Dr. Abdullah Sened, yaptığı bir basın açıklamasında, salgın teşhisi konulmuş önceki vakaların tamamının, “enfekte olduğu teyit edilen vakalarla temasta bulunanlarla, enfeksiyon nedenleri üzerinde araştırma yapan ve temasta bulunanları inceleyenlerin” oluşturduğunu söyledi.
Öte yandan, Umman Sultanlığı Sağlık Bakanlığı, 770 kişide koronavirüs tespit edildiğini, son vakalarla birlikte ülke genelindeki toplam vaka sayısının 15 bin 86’ya yükseldiğini, buna karşın 3 bin 451 kişinin iyileştiğini duyurdu. Bakanlık ayrıca, Kovid-19 kaynaklı toplam vefat sayısının 72’ye yükseldiğine işaret etti.
Buna ek olarak, Bahreyn’de dün (Cuma), 437 yeni vaka kaydedildi. Bahreyn Sağlık Bakanlığı, kaydedilen vakaların toplumsal gruplara dağılımı hakkında, bunların 182’sinin göçmen işçi, 247’sinin mevcut vakalarla temasta bulunanlar ve 8’inin ise yurtdışından gelenler olduğunu açıkladı. Bakanlık, 743 kişinin iyileştiğini, son sayılarla birlikte iyileşen hasta sayısının toplamda 8 bin 471’e ulaştığını vurguladı.
Katar Sağlık Bakanlığı ise, son 24 saat içinde bin 754 kişide yeni tip koronavirüs (Kovid-19) enfeksiyonu tespit edildiğini ve bin 467 kişinin iyileştiğini duyurdu. Bakanlık, farklı bölgelerdeki işçi grupları arasında yeni vakalar kaydetmenin yanı sıra, yeni vakaların daha önce hastalık teşhisi konulan kişilerle temas etmesi sonucunda enfeksiyon kapmış göçmen işçilerden kaynaklandığını ifade etti.



Lübnan ordusunun ihtiyaçlarına yanıt vermek, Litani Nehri’nin kuzeyinde ‘silahları devletin elinde toplama’ planına bağlı

Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
TT

Lübnan ordusunun ihtiyaçlarına yanıt vermek, Litani Nehri’nin kuzeyinde ‘silahları devletin elinde toplama’ planına bağlı

Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)

Katar’ın başkenti Doha, Lübnan ordusu ve İç Güvenlik Güçleri için düzenlenecek destek konferansının hazırlık toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Toplantı, bu ayın 15’inde gerçekleştirilecek ve beş sponsor ülke -Fransa, ABD, Suudi Arabistan, Katar ve Mısır- ile diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşların katılımıyla yapılacak. Toplantının amacı, konferans öncesi zemin hazırlığı yapmak, ülkelerin tutumlarını koordine etmek, Lübnan ordusunun ihtiyaçlarını yakından incelemek ve askeri destek mekanizmalarını geliştirmek olarak açıklandı. Konferansın 5 Mart’ta Paris’te düzenlenmesi planlanıyor; Fransız yetkililer yaklaşık 50 ülke ve 10 kuruluşun katılımını bekliyor. Fransa kaynaklarına göre, Lübnan ordusunun mevcut görevleri ve ülkenin egemenliğinin korunmasındaki rolü göz önüne alındığında, hem hazırlık toplantısı hem de konferans, orduya önemli bir siyasi destek sağlayacak. Toplantı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından açılacak ve tüm oturumlar tek bir gün içinde gerçekleştirilecek.

Doha toplantısından neler bekleniyor?

Paris, hazırlık toplantısı ve konferansın düzenlenmesinde merkezi bir rol oynuyor. Bu iki etkinliğe ilişkin hazırlıklar, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın geçen hafta sonu iki gün süren Beyrut ziyaretinde ele alınan başlıca konulardan biriydi. Ziyaret, Lübnan ordusunun uluslararası toplumun beklediği silah envanteri çalışmasının ikinci aşamasına hazırlanmasına denk geldi. Bu aşama, Sayda’nın kuzeyinde, Litani Nehri’nden Avali Nehri’ne uzanan bölgeyi kapsıyor. Paris’te konuyla ilgilenen birkaç Batılı kaynak, ordunun ihtiyaçlarına yanıt verilmesinin büyük ölçüde ordunun önümüzdeki haftalarda sunması beklenen planına bağlı olduğunu belirtti. Planın, konferans öncesinde Lübnan Bakanlar Kurulu’na sunularak onaylanması öngörülüyor. Fransız yetkililer iki temel noktaya odaklanıyor: Birincisi, 1701 sayılı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararı uyarınca ordunun yürüttüğü silah envanteri sürecinin devam etmesi gerekliliği. İkincisi ise, konferansa katılacak ülkelerin Lübnan ordusunun ihtiyaçlarını tam olarak anlaması ve bu ihtiyaçların, destek vermek isteyen uluslararası aktörler arasında koordinasyon sağlanarak ve bunun için bir ‘uluslararası mekanizma’ oluşturularak karşılanması gerekliliği.

gthy
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başkanlığındaki haftalık kabine toplantısının ardından Kültür Bakanı Rachida Dati ile birlikte Elysee Sarayı’ndan ayrılıyor. (AFP)

Paris, konferansta açıklanacak yardım miktarını belirlemeye yönelik tartışmalara girmeyi reddediyor. Fransız yetkililer, desteğin yalnızca mali yardım ile sınırlı olmayacağını, aynı zamanda askeri kapasitenin güçlendirilmesi (silah sistemleri), lojistik imkanlar ve eğitim gibi alanları da kapsayacağını vurguluyor. Paris, Lübnan ordusunun yıllık ihtiyaçlarını 1 milyar doların üzerinde olarak değerlendiriyor, ancak bu desteğin sadece dış yardımlarla sağlanamayacağını, bir kısmının Lübnan devlet bütçesine de yansıtılması gerektiğini belirtiyor. Fransa, Lübnan Ordu Komutanı Rudolf Heykel’in Washington’da aldığı güvenceyle de rahat bir tablo çiziyor. Bu güvenceye göre ABD, Heykel ile Senatör Lindsey Graham arasındaki sert görüşmeye rağmen Lübnan ordusuna desteğini sürdürecek.

Paris ve diğer dört sponsor ülke, Doha’daki toplantıdan ordunun ihtiyaçlarını ayrıntılı şekilde sunmasını bekliyor. Daha önce de Lübnan ordusuna destek amaçlı toplantılar yapılmış olsa da, bu kez sürecin belirli bir hedefe -silah envanteri- bağlı olması öne çıkıyor.

Sınırlar ve Suriyeli mülteciler

Paris, Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın Beyrut ziyaretinden dönerken elde ettiği sonuçlardan memnuniyetini gizlemiyor. Özellikle Lübnan’ın komşusu Suriye ile ilişkilerine dair sağlanan ilerlemeler Fransız yetkililer tarafından olumlu karşılanıyor. Fransa, Lübnan’daki bazı Suriyeli tutukluların ülkelerine geri gönderilmesi anlaşmasının iki önemli alanda etkili olacağını düşünüyor. Birincisi, iki ülke arasındaki kara sınırının belirlenmesi ve sınır bölgelerinde güvenliğin sağlanması. Fransa, manda dönemine ait haritaları kullanarak sınır çiziminde destek sunmayı teklif ediyor. İkincisi, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşü, Lübnan için stratejik açıdan birçok düzeyde önem taşıyor. Buna karşılık Paris, Lübnan’ın İsrail ile yaşadığı zorlukların farkında. Fransız kaynaklar, bunun gerek İsrail’in neredeyse günlük devam eden askeri operasyonları gerekse halen Lübnan topraklarında işgal ettiği beş bölgeden çekilmeyi reddetmesi nedeniyle ciddi bir sorun teşkil ettiğini vurguluyor.

dsecd
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, 6 Şubat'ta Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi. (EPA)

Paris, başka bir bağlamda ise Ateşkesi Denetleme Komitesi (Mekanizma) çerçevesinde siviller arasında yürütülen dolaylı görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor ve Le Drian’ın bu görüşmeleri teşvik ettiğini vurguluyor. Paris, sahadaki etkisi sınırlı olsa da, Lübnan’ın bu mekanizmaya bağlılığını desteklemeye devam ediyor. Fransız yetkililer, İsrail’in Lübnan ordusu hakkında yaptığı açık açıklamalar ile kapalı kapılar ardında söylediklerinin farklı olduğunu belirtiyor. Paris’e göre Tel Aviv’in amacı, Lübnan’daki askeri hareket özgürlüğünü sürdürmek ve bunu meşrulaştırmak. İsrail tarafı, Hizbullah tehdidinin Litani Nehri güneyinde önemli ölçüde azaldığını söylerken, kuzeydeki durumu halen sorunlu görüyor. Fransız kaynaklar, Lübnan’a iletilen tavsiyelerin iki temel noktaya odaklandığını belirtiyor: Silah envanteri sürecinin devam ettirilmesi ve bölgedeki olası bir savaşta, ister ABD-İran ikili çatışması, ister İsrail’in katılımı olsun, Lübnan’ın uzak durması gerektiği.

Görüşmelerin bir diğer önemli başlığı ise mali ve ekonomik konular oldu. Paris, Le Drian’ın görüşmelerinde yasanın Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın bahar toplantıları öncesinde Meclis’te oylanmasının önemini vurguladığını belirtiyor. Fransız yetkililere göre, yasanın kabulü, Lübnan makamlarının konuyu ciddiyetle ele aldığını gösterecek ve iç tartışmalara rağmen olumlu bir sinyal sağlayacak. Paris ayrıca, yasanın parlamentodan geçmesinin, Fransa’nın ev sahipliğini üstleneceğini açıkladığı Lübnan ekonomisine destek konferansı üzerinde doğrudan etkisi olacağını vurguluyor.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararnameleriyle bazı prensler ve yetkililer görevden alındı, yenileri atandı

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararnameleriyle bazı prensler ve yetkililer görevden alındı, yenileri atandı

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz bugün bir dizi kraliyet emri yayımlayarak, bazı prenslerin ve üst düzey yetkililerin görevden alınmasını, bazılarının ise atanmasını ve terfi ettirilmesini kararlaştırdı.

Emirler arasında, Taif Valisi Prens Suud bin Nehar bin Suud’un görevden alınarak Medine Bölgesi Vali Yardımcısı olarak atanması, yerine Prens Favaz bin Sultan bin Abdulaziz’in getirilmesi ve Kuzey Sınırları Bölgesi Vali Yardımcısı olarak Prens Muhammed bin Abdullah bin Abdulaziz’in atanması yer aldı.

Ayrıca, Diriye Valisi Prens Fahd bin Saad bin Abdullah bin Turki’nin görevden alınması ve el-Baha Bölgesi Vali Yardımcısı olarak atanması, yerine Prens Rakan bin Selman bin Abdulaziz’in getirilmesi kararlaştırıldı. Turizm Bakan Yardımcısı Prenses Hayfa bint Muhammed bin Suud bin Halid görevinden alınarak Başbakanlık Genel Sekreterliği’nde danışman olarak atandı, yerine Abdulmuhsin el-Mezid getirildi. Bunun yanı sıra, Prens Dr. Saad bin Suud bin Muhammed bin Abdulaziz Şura Meclisi üyeliğine atanırken, İçişleri Bakanlığı Teknoloji İşleri Yardımcısı Prens Dr. Bendar bin Abdullah el-Mişari görevden alınarak Bakan Danışmanı olarak atandı; yerine Mühendis Samir el-Harbi getirildi.

Emirlere göre, Yatırım Bakanı Halid el-Falih görevden alınarak Devlet Bakanı olarak atandı; yerine Fahd Al Seyf getirildi. Başsavcı eş-Şeyh Suud el-Muceb görevden alınarak Kraliyet Divanı’nda danışman oldu. Adalet Divanı Başkanı Dr. Halid el-Yusuf görevden alınarak Başsavcı olarak atandı; yerine Şeyh Dr. Ali el-Ehaydib getirildi. Adalet Bakanı Yardımcısı Dr. Necm ez-Zeyd görevden alınarak Kraliyet Divanı’nda danışman oldu. İçişleri Bakanlığı Güvenlik İşleri Müsteşarı Muhammed el-Muhanna görevden alınarak İçişleri Bakan Yardımcısı olarak atandı; yerine Abdullah bin Faris getirildi.

Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği Danışmanı Abdulaziz el-Arifi görevden alınarak Ulusal Kalkınma Fonu Başkanı olarak atandı. İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakan Yardımcısı Mühendis Heysem el-Avheli Telekomünikasyon ve Uzay Teknolojileri Kurumu Başkanı olarak atandı. Genel Soruşturma Müdürü Ahmed el-İsa, sağlık gerekçesiyle görevden alındı; yerine Fayhan es-Sehli atandı.

Kraliyet Divanı’na Süleyman el-Gannas ve İsaf Ebu Senin danışman olarak atandı. Genel Ulaştırma Kurumu Başkanı Fevvaz es-Sehli, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı Yardımcısı Bedr es-Suveylem, Eğitim Bakanı Yardımcısı Dr. Saad el-Harbi, Devlet Güvenliği Ofisi danışmanı Saad el-Luheydan oldı. Kraliyet Muhafızları Başkan Yardımcılığı’na Tümgeneral Halid ez-Zuveybi terfi ettirilirken, Tümgeneral Süleyman el-Miman da terfi aldı.


Kral Selman ve Veliaht Prens, okulda yaşanan silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi'ne başsağlığı dileklerini ilettiler

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Kral Selman ve Veliaht Prens, okulda yaşanan silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi'ne başsağlığı dileklerini ilettiler

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)

Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz, Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen, ölü ve yaralıların olduğu silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi Mary May Simon'a taziye ve başsağlığı telgrafı gönderdi.

Kral Selman mesajında, “Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırı ve bunun sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmaları öğrendik. Bu iğrenç suç eylemini kınıyor ve Ekselansları, ölenlerin aileleri ve dost Kanada halkına en derin taziyelerimizi ve içten başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Yaralıların bir an önce iyileşmesini diliyoruz.”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman da benzer bir taziye ve başsağlığı mesajı göndererek şunları söyledi: “Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırı ve bunun sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar hakkında bilgilendirildim. Ekselanslarına bu suç eylemini kınadığımı belirtirken, Ekselanslarına ve dost halkına en derin taziyelerimi ve içten başsağlığı dileklerimi sunuyor, yaralılara acil şifalar diliyorum.”