Mısır'ın milyar dolarlık askeri harcamaları ve silahlanma stratejisi

(Arşiv)
(Arşiv)
TT

Mısır'ın milyar dolarlık askeri harcamaları ve silahlanma stratejisi

(Arşiv)
(Arşiv)

Ortadoğu'da peş peşe yaşanan ve giderek yoğunlaşan olayların yanı sıra karmaşık siyasi ve askeri dosyaların tüm olasılıklara açık olduğu ve Mısır’ın bölgedeki birçok denklemin içine çekildiği bir dönem yaşanıyor. 
Mısır’ın askeri yetenekleri ve gerektiğinde askeri kayıtlara girmesini sağlayan silahlanma alanındaki gelişmelere ne ölçüde ayak uyduğuna dair söylemler sürekli gündemde geliyor.
Mısır ordusu bu yılın başlarında, küresel ateş gücü (Global fire power) olarak sınıflandırıldı. 
Mısır ordusu aralarındaki barış anlaşmasına rağmen ezeli düşmanı olan İsrail ordusunun önüne geçerek dünyanın en güçlü dokuzuncu ve Ortadoğu'nun ise en güçlü ordusu seçildi.

Dünyadaki orduların silahlanma kapasitelerini izleme ve ölçme konusunda uzmanlaşmış uluslararası bir internet sitesi, bu ölçümleri, orduların silahlanmalarına, mevcut silahların sayısına ve kapasitesine dayanarak yapmakta.
Bu bağlamda gözlemcilerin de hemfikir olduğu üzere son yıllarda yapılan anlaşmalarla Mısır ordusunun arterlerine ve birimlerine pompalanan silahların miktarları ve türlerinin oldukça büyük ve çeşitli olduğuna dair bir görüş birliği söz konusu. 
Mısır'ın son sekiz yıl içinde yaptığı silah anlaşmalarının iki özelliği var. Birincisi, silahların Mısır ordusunun tüm birimlerine dağıtılmasından ötürü çok çeşitli olması, ikincisi ve en önemlisi, neredeyse sadece Amerikan silahlarına bağımlı olan Mısır ordusunun silahlanma klişesini kırması. 

Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Enver Sedat'ın Mısır ile eski Sovyetler Birliği arasındaki askeri bağı 1972 yılında Ekim 1973 savaşından önce Rus uzmanları sınır dışı etme kararı ile başlayan bir hareketle koparmasının ardından Mısır Rusya, Almanya, İtalya ve Fransa'dan çok miktarda silah satın aldı. Daha sonra 1977 yılına gelindiğinde Sovyetler Birliği'yle yapılan tüm silah satın alma sözleşmelerinin askıya alınması yönünde başka bir karar daha alındı. 
Sedat, söz konusu kararları, çeşitli vesilelerle ifade ettiği üzere Ortadoğu’daki siyasi oyun kartlarının yüzde 99’unu elinde tutan Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) siyasi ve askeri olarak yönelmesi bağlamında alırken 1979 yılında ABD sponsorluğunda İsrail ile imzaladığı barış anlaşmasıyla bu yaklaşım daha da güçlendi. Mısır yıllık 2,1 milyar dolar yardım alırken bu yardımın 1,3 milyar dolarlık kısmını sadece askeri yardımlar oluşturdu.
Sedat’ın yaklaşımını, halefi Hüsnü Mübarek de izledi. Ama neredeyse tamamen askeri yolda bu yaklaşımı takip etti. Mübarek Amerikan silahlarını tedarik etmeyi ve Mısırlı subayların Amerikalılardan aldıkları eğitimleri sürdürdü. 

Takvimler Ocak 2011 gösterdiğinde Mısırlılar, Hüsnü Mübarek yönetimine karşı ayaklandılar. Bunun üzerine Mübarek, iktidarı siyasi konularla ilgili askeri konseye bıraktı. Ardından Müslüman Kardeşler'den merhum Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi seçildi. Mursi, elbette idari ve siyasi olarak Mısır devletinin geleneksel bağlamının dışından geliyordu. Bu çerçevede Mursi’nin Mübarek’in görevden alınması sonrası geçiş dönemine liderlik eden Mısır Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi Başkanı Mareşal Muhammed Hüseyin Tantavi ve dönemin Genelkurmay Başkanı Sami Anan’ın görevden alınması kararı dışında, ordu işlerine önemli bir müdahalesi olmadı. 
Eski Cumhurbaşkanı Mursi, Tümgeneral Abdulfettah es-Sisi'yi Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı olarak atadı. Sisi, Tantavi'nin en yakın öğrencisiydi. Sisi önce tümgeneral ardından korgeneral rütbesine yükseldi.
Independent Türkçe'nin haberine göre, göreve geldiği ilk günlerden bu yana Sisi, Mısır ordusunu daha fazla geliştirme ve silahlandırma vizyonunu hayata geçirmeye çalıştı. Savunma Bakanı olarak atanmasından ve ardından Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye karşı darbesinden sonra Haziran 2014'te Mısır Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Sisi, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin tüm birimlerine çeşitli silahların tedarikine devam ediyor. Sisi'nin gerek Savunma Bakanı olduğu dönemde gerek Cumhurbaşkanlığı sırasında Mısır’ın silah anlaşmalarının ayrıntıları ise şöyle:

Hava Kuvvetleri
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından Mart 2019'da yayınlanan rapora göre Mısır, Suudi Arabistan ve Hindistan'dan sonra silah satın alma bakımından dünyada üçüncü sırada yer alıyor. 
SIPRI’nin Mart 2018'de yayınlanan bir önceki raporunda, Mısır'ın 2013-2017 yılları arasında yaptığı silah ithalatının, 2008-2012 dönemine kıyasla yüzde 225 arttığı vurgulandı. 
Mısır'ın son yedi yılda satın aldığı silahların özellikle hızlı bir şekilde göz atıldığında Hava Kuvvetleri’nin Mısır'ın yaptığı silah anlaşmalarından aslan payını aldığı söylenebilir. 
- Mısır Hava Kuvvetleri Çin’den 32 adet pilotsuz uçak satın alma sözleşme imzaladı. Söz konusu uçakların modeli, Hava Kuvvetleri’nin şuan envanterinde de bulunan en yeni nesil Wing Loong I Wing Loong’dur.
- Rusya merkezli Interfax gazetesinin 18 Mart 2010 tarihli haberine göre Mısır Hava Kuvvetleri, uçak ve gerekli ekipmanlar da dahil olmak üzere 2 milyar dolar değerinde Rus yapımı 24 adet Suhoy Su-35 savaş uçağı satın almak için sözleşme imzaladı.
- Mısır, 2014 yılında Rusya'dan 46 adet MiG-29 muharebe uçağı satın aldı.
- Aynı yıl Mısır, Rusya'dan 46 adet Kamov Ka-52 helikopteri de satın aldı.
- Mısır ayrıca Rusya'dan bir dizi ‘Mi-24’ model saldırı helikopteri satın aldı.
- Şubat 2015'te Mısır, Fransa'dan 24 adet Rafale savaş uçağı satın alırken aylar sonra 12 adet daha Rafale savaş uçağı satın almak için talepte bulundu.
- Mısır, ABD’nin eski Başkanı Barack Obama’nın Rabia (Adeviye) katliamından sonra Mısır'a silah satışını durdurma kararı nedeniyle Temmuz 2015’te 8 adet F-16C Block 52 model savaş uçağının teslim edilmek üzere satın alma anlaşmasını imzaladı.
 - Aynı şekilde Mısır Aralık 2014'te, ABD'den 10 adet Apache helikopteri satın almak üzere bir anlaşma imzalandı. Ancak teslimat, 3 Temmuz 2013'teki askeri darbenin ardından iki ülke arasında ilişkilerin gerilmesi nedeniyle ertelendi.
- Mısır, 2020 yılı başlarında, güçlendirilmiş beton yapıları dahi yok edebilen Cruise model füzeleri, AASM Hammer hassas güdümlü bombalar ve 300-400 SCALP-EG uzun menzilli füzeler teslim aldı. Bununla birlikte Mısır Hava Kuvvetleri’nin envanterinde bulunan MiG-29 savaş uçaklarında kullanılmak üzere diğer bomba türlerini ve süper ağır roketleri temin etti.
- Aynı şekilde Mısır Hava Kuvvetleri de Rafale savaş uçaklarını silahlandırmak için 50'den fazla cruise füzesi satın aldı. Mısır ayrıca bilinmeyen sayıda füze satın almak için Fransa ile görüşüyor.
- Bununla birlikte Mısır kısa bir süre önce, İtalya tarafından üretilen ve toplam değeri 370 ile 400 milyon euro arasında olan 24 adet M-346 eğitim uçağı satın almak için bir sözleşme imzaladı.
-  Mısır ayrıca İtalyan helikopter üreticisi AgustaWestland’dan 400 milyon euro değerinde 32 adet TUHP 149 model helikopter satın aldı.

Hava savunma sistemleri
- Mısır, 2018 yılı sonlarında Rusya’dan S-300VM model füze savunma sisteminden birkaç adet satın almak için talepte bulundu. 
- Bununla birlikte Mısır 2017'den bu yana S-400 hava savunma sistemi satın almak için Rusya ile görüşüyor.
- Mısır ayrıca, 45 kilometreye kadar menzile ulaşabilen ve 25 kilometreye kadar yüksekliğe çıkabilen, taktiksel balistik füzeleri, mobil füzeleri, radar karşıtı füzeleri ve savaş uçaklarını vurabilen Buk-M2E Orta Menzilli Hava Savunma Füze Sistemi (HSFS) satın aldı. 
- Bunun yanı sıra Mısır, 10 metreden 3,5 kilometreye kadar yüksekliğe çıkabilen, uçan her türlü uçağı vurabilen ve omuzdan ateşlenebilen en güçlü hava savunma füzelerinden biri olan uçaksavar ve füzelerini de satın aldı.

Deniz Kuvvetleri
Mısır donanması, Mısır Silahlı Kuvvetleri için ikinci sırada yer alıyor. 2013 yılından bu yana imzalanan silah anlaşmalarının büyük bir kısmı donanmanın ihtiyaçlarına ayrıldı. Bu anlaşmalardan en önemlileri ise şöyle:
- Mısır, 2015 yılı sonlarında Fransa ile 2016 yılı sonlarında teslim edilmek üzere iki Mistral sınıfı amfibi hücum gemisi satın alma anlaşması imzaladı.
- Bununla birlikte Fransız yapımı Fremm ffg-1001 fırkateyni, Temmuz 2015'te Mısır'a teslim edildi.
- Alman yapımı 4 adet MEKO-4 model genel maksat firkateyninin satın alınması için sözleşme imzalandı.
- Aynı şekilde 4 adet güdümlü füze fırlatabilen Fransız yapımı Gowind-2500 model genel maksat korvet gemisi satın alma sözleşmesi imzalandı.
- Yine 4 adet ABD yapımı Ambassador Mk III sınıfı hayalet hücum gemisi satın alma sözleşmesi imzalandı.
- Mısır, Ağustos 2015'te birkaç adet Rus yapımı Molniya sınıfı füze zanaat satın almak üzere bir sözleşme imzaladı. 
- Bununla birlikte Mısır kısa bir süre önce İtalya ile tarihi olarak nitelendirilen birkaç gemi satın almak için bir anlaşma imzaladı. Anlaşmada yer alan gemiler ise şöyle:
* İki adet Bergamini sınıfı firkateyn.
* Dört adet küçük deniz savaşları için uygun Korvet sınıfı firkateyn.
* Radarlar, silahlar ve modern elektronik sistemlerle donatılmış 22 adet hücum botu.
- Mısır, 2014 yılında Almanya ile 4 adet Type model denizaltı satın almak üzere bir sözleşme imzaladı.
- Mısır ayrıca Rusya'dan Akdeniz'deki kıyılarını ve doğalgaz alanlarını güvence altına almak için Bastion adlı kıyı savunma sistemi aldı.
Kıyıdan 600 kilometre açığa ve 100 bin kilometre kareye kadar deniz alanını koruma yeteneğine sahip olan Bastion kıyı savunma sistemi, toplam 36 füzelik dikey fırlatıcılarla donatılmıştır.

Kara Kuvvetleri
- Haziran 2020'de, 400 ila 500 adet T-90MS model tankın üretimine katılmak üzere Rusya ile çeşitli sözleşmeler imzalayan Mısır, ABD yapımı Abrams model tankların yanında T-90MS tanklarını da kullanacak. Böylece eski Sovyetlerden kalma T-55 ve T-62 tankları servis dışı bırakılacak ve yerlerini yeni model tanklar alacak. Öte yandan Mısır bu modern Rus yapımı tankı elde eden ilk Arap ülkesi olacak.
- Ayrıca Mısır şuanda Rusya ile en son geliştirilen T-14 Armata model tanklardan satın almak için görüşmeler yapıyor. 

Mısır Askeri Endüstrisi
Mısır'ın 2013'ten bugüne, dünyanın birçok ülkesi ile imzaladığı silah anlaşmalarının yanı sıra silah ve askeri teçhizat üretimi ve yabancı ülkelerle çeşitli silahların geliştirilmesine ilişkin ortak projelere katılma alanında uzun bir geçmişi bulunuyor. Buna ilişkin birkaç örnek ise şöyle:
- Mısır geçtiğimiz Şubat ayında, askeri mühimmat, tabanca ve makineli tüfek üretimi amacıyla ‘300 el-Harbi’ fabrikasını açtı.
- Aynı fabrika Şubat 2020'de, Mısır’ın ilk zırhlı aracı Sina 200'ün üretildiğini duyurdu.
- Aralık 2019'da Mısır Ulusal Askeri Üretim Kurumu ve Mısırlı şirket IMUT ile iki İspanyol şirket ESCRIBANO arasında askeri sanayi ve savunma sistemleri alanlarında bir anlaşma imzalandı.
- Öte yandan ‘Ebu Zabal’ fabrikasıyla ünlü Abrams M1A1 model tankları üreten Mısır, böylece dünyada bu tankı ABD dışında üreten tek ülke olmayı da başardı.



ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
TT

ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)

ABD Başsavcısı Pam Bondi, FBI'ın 2012'deki Bingazi'deki ABD konsolosluğuna yapılan saldırının kilit isimlerinden birinin gözaltında alındığını duyurdu.

Bondi, Zubeyr al-Bakouş'un ABD'ye iade edildiğini ve cinayet, kundaklama ve terörle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Bondi, " Bingazi' saldırısına karışan kilit isimlerden biri yakalandı. Zubeyr el-Bakouş bugün sabah saat 3:00'te Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi ve şu anda gözaltında" dedi.

FBI Direktörü Kash Patel, şüphelinin "on yıldan fazla süren bir takibin ardından Virginia'ya getirildiğini, şu anda gözaltında olduğunu ve bugün mahkemeye çıkarılacağını" söyledi.

Columbiya Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, el-Bakouş'un birinci derece cinayet, cinayete teşebbüs, kundaklama ve teröristleri destekleme de dahil olmak üzere sekiz suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirtti.

11 Eylül 2012 saldırısında Amerikan misyonunun dört üyesi öldürüldü; saldırının daha sonra Libyalı aşırılıkçılar tarafından gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olduğu belirlendi ve bu aşırılıkçılardan bazılarının el Kaide ile bağlantılı gruplarla ilişkisi olduğu ortaya çıktı.

El-Bakouş, saldırıyla ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalan üçüncü kişi. Diğer ikisi, Ahmed Abu Hattala ve Mustafa el-Imam, uzun hapis cezalarını çekiyor; bir diğer şüpheli Ali el-Avni el-Harzi ise 2015 yılında Irak'ta bir hava saldırısında öldürüldü.

ABD konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi Chris Stevens de dahil olmak üzere dört Amerikalı hayatını kaybetti ve bu olay, Ekim 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesinin ardından Libya'yı saran kaosun ortasında gerçekleşti.

Saldırı, Bingazi'deki ve genel olarak Libya'daki kaosun sembolü haline geldi. Bu olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir dizi soruşturmaya yol açtı ve bu soruşturmalar sırasında Kongre'deki Cumhuriyetçiler, 2016 başkanlık kampanyası öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile çatıştı.


Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.