Husiler eğitimi engelleyerek Yemen toplumunu cahil bırakmayı hedefliyor

Husiler, dolandırıcılığın kapılarını açtı, lise mezunlarını zorla silah altına almaya hazırlanıyor

Husi milisler, Yemenli çocukları zorla savaştırıyor (Reuters)
Husi milisler, Yemenli çocukları zorla savaştırıyor (Reuters)
TT

Husiler eğitimi engelleyerek Yemen toplumunu cahil bırakmayı hedefliyor

Husi milisler, Yemenli çocukları zorla savaştırıyor (Reuters)
Husi milisler, Yemenli çocukları zorla savaştırıyor (Reuters)

Yemen’in başkenti Sana’daki eğitim kaynakları, Husi milislerin para karşılığında sınavlarda öğrencilerin kopya çekmelerine izin vererek kontrol altında tuttukları bölgelerdeki eğitim sürecini baltalamak için sistematik yöntemlerini sürdürdüklerini ifade etti.
Husilerin bu adımı, lise mezunlarının zorunlu olarak silah altına alınmalarına hazırlık olarak bir önceki yılki notlarını hala ellerinde tuttukları bir zamanda geliyor.
Darbeci grubun kontrolü altında kalan eğitimciler ve öğretmenler geçtiğimiz hafta başında, Husi liderlerinin öğrencilere maske dağıtmak amacıyla büyük miktarda parayı ele geçirdikten sonra, milislerin kontörlündeki vilayetlerde 470 binden fazla öğrencinin ilk ve orta seviyeli okullardan diplomaları almak sınav merkezlerine gittiğini duyurdu.
Eğitim kaynakları konuyla ilgili olarak, sınavların ilk gününden itibaren, başkent Sanaa’daki çok sayıda okul, salon ve sınav merkezinde ve darbecilerin kontrolü altındaki diğer alanlarda sınav salonlarına cep telefonu girdirilmesi ve telefonlar aracılığıyla öğrenciler arasında soru ve cevapların paylaşılması gibi yolsuzluk olgusunun eşi görülmemiş bir şekilde yaygınlaştığını açıkladı.  
Kaynaklar, “yolsuzluk olgusunun esas olarak başkent Sana’daki onlarca erkek okulunda yoğunlaştığını, yapılan ahlaksızlığı görmezden gelmek karşılığında para alan gözetmenlerin demetimi altında öğrencilerin sınıf içerisinde sınav kağıtlarını aralarında dolaştırdıkları ve bu amaçla sosyal medya sitelerinde gruplar oluşturduklarını” ifade etti.
Kaynaklar, gözetmenlerin çoğunun ilköğretim okulu öğretmenlerinin asistanı olduğunu ve yine bunların büyük bir kısmının da darbeci grubun eğitim sahasındaki gönüllüleri olduğuna işaret etti. Sana’daki eğitimciler, sınav döneminin başlamasında önce, Husilerin öğretmenlerin çoğunu sınıf ve komitelerdeki izleme listesinde çıkardığını ve bunları, tek özellikleri milislere olan bağlılık olan diğerleriyle değiştirdiklerini belirtti.
Kaynaklar, özellikle Sana’daki sınav merkezlerinin, sınavın ilk günlerinde ilkokul öğretmeleri için büyük bir hoşnutsuzluğa tanık olduğunu, grubun kendilerine yönelik tacizlerinin bir sonucu olarak aralarında yaygın bir hoşnutsuzluk ortaya çıktığını, sınav dönemi başladıktan sonra her zaman olduğu gibi sınav ücretlerine el koyduklarını ifade etti.
Adını Ahmed S. olarak kodlayan Sana’daki bir öğretmen, Sana’daki sınav merkezlerinin, sınavların ilk gününden itibaren sınav öncesinde grup tarafından yapılan tehdit ve uyarılara rağmen 2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk ve orta dereceli okullarda sınavları izlemekle görevli olan öğretmenler ve eğitimcilerden neredeyse arındırılmış olduğunu belirtti.
Ahmed S. Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, milislerin kendilerine katılmayı reddeden öğretmenler yerine kendilerine sadık kişileri sınavları izlemekle görevlendirdiğini ifade etti. Ayrıca, sınavlarda ve sınav merkezlerinde gözetmenlik ödeneği olarak belirlenmiş ödeneklerine el koyduklarını, sınavları sistematik olarak manipüle ederek kendileriyle birlikte cephelerde savaşan öğrencilere sınavlarda kolaylık sağladıklarını ifade etti.
Şarku’l Avsat’a açıklamada bulunan ve isimlerinin açıklanmamasını isteyen bazı öğretmen ve eğitimciler, Husi gözetmenlerin öğrencilere şantaj yaparak sınav salonlarına cep telefonu girdirmelerine ve cevapları aralarında paylaşmalarına izin verme karşılığında para almak için sınav salonları içindeki öğrencilere baskı yapmaya devam ettiğini belirtti.
Husi gözetmenlerin, başkent Sana’daki birden fazla sınav merkezinde, soru başına 2 bin riyal (1 dolar yaklaşık 600 riyal) para alarak, öğrencilerin sınıflara ve sınav salonlarına cep telefonu girdirmelerini, aralarında soruların cevaplarını paylaşmalarına izin verdikleri ifade edildi.
Konuyla ilgili olarak Sana’daki öğrenci velileri, Husi davranışlarını “felaket ve yıkıcı” bir eylem olarak niteleyerek kınadılar. Şarku’l Avsat’a açıklamada bulunan veliler, Husilerin yapmakta olduğu şeyin eğitimi sistematik olarak yok ettiğini, bu politikalarının nihai hedefinin ise öğrencileri kontrol altına tutmayı kolaylaştırmak için yeni bir cahil nesil yaratmak, düşünce ve fikirlerini manipüle etmek, İran tarafından desteklenen mezhep projelerinde onlardan bir kısmını kendi saflarında savaşacak militanlar olarak yetiştirmek olduğunu ifade ettiler.
Veliler, Husilerin gözetmenleri aracılığıyla yaptıkları şeyin eğitime açık bir müdahale olduğunu, bu eğitim sisteminin tüm Yemenlilerin aradığı geleceği inşa edecek nesilleri yetiştiremeyen, kalem taşıyamayan başarısız bir nesil doğuracağını belirtti.
Öte yandan, başkent Sana’daki bazı öğrenciler, darbeci gurubun lideri, gözlemcilerinin desteği ve teşvikleri arasında birçok sınav merkezi ve salonunun tanık olduğu sahtekarlık, tahrif ve kaosun devam eden tezahürlerinden duydukların derin korkuyu dile getirdiler. Şarku’l Avsat’a kısa bir açıklama yapan öğrenciler, “bu kaostan, Husilerin kafalarımızı karıştırmasından, sınava kala süre içinde ve sınav esnasındaki performansımızı etkilemesinden korkuyoruz” ifadelerine yer verdiler.
Tahran yönetimi tarafından desteklenen terörist grubun liderleri, okul öğrencilerini kendi taraflarına çekmeye yönelik sistematik çabaları ve onları kendi saflarında savaşmaları için silah altına almaları bağlamında, geçen yılki sınav döneminin başlamasının hemen öncesinde kendilerine tabi olanlara talimatlar vererek, en fazla sayıda öğrenciyi silah altına almalarını sağlamak için kopya olgusuna göz yummaya çağırmıştı.
Husilerin darbesinin takip eden yıllarda ilk, orta ve lise sınavlarında yolsuzluğun yaygınlaşmasına rağmen, bu sınav döneminde, daha önce bireysel olarak veya gizlice yapılan yöntemler yerine, Husilerin hile yapmak için yeni yöntemler icat ettiklerini ortaya çıkardı.
Husilerin eğitim sürecini tekrar tekrar hedef alma serisinin devamıyla ilgili olarak Sana’daki haber kaynakları, terörist grubun liderlerinin Eğitim-Öğretim Bakanlığı üzerindeki kontrolü ellerine aldığını açıklayarak, yaklaşık yirmi yıl önceki Yemen hükümetleri tarafından dondurulduktan sonra, lise mezunları için zorunlu ulusal savunma hizmetini eski haline getirmede başarısız olduklarını ifade ettiler.
Kaynaklar, Husilerin genel lise mezunu öğrencilerin son öğretim döneminde aldıkları sınav notlarını, mezunlar için zorunlu ulusal savunma hizmeti olarak adlandırdıkları şeyi tatbik etmek amacıyla hala açıklamadıklarını ifade etti. Kaynaklar, zorunlu hizmet kararının uygulanmasına ilişkin Husi milislerin direktiflerinin öğrenciler, veliler ve eğitim sektörünün tüm çalışanları tarafından büyük ölçüde reddedildiğine dikkat çekti.
Eğitim gözlemcileri bu adımın, Mayıs 2001’den önce yürürlükte olan sözde “Ulusal Savunma Teşkilatı’nı” yeniden faaliyete geçirmeye yönelik yeni bir Husi girişiminin başlangıcı olduğu görüşündeler. Genel lise mezunlarını zorunlu olarak silah altına almayı dayatan askeri ve sivil unsurlar, gençleri Husi milislerin saflarına itmeye ve Yemen halkına karşı boşu boşuna savaşmalarına katkıda bulunmayı amaçlıyor.



Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
TT

Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)

Lübnan’ın başkenti Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'deki Kefaat bölgesinde dün öğleden sonra bir güvenlik gerilimi yaşandı. Dört kişinin cenaze töreni sırasında havaya yoğun bir şekilde ateş açılması nedeniyle birkaç kişi yaralandı.

Lübnan basını, büyük bir kalabalığın katıldığı cenaze töreninin silahlı kişilerin yoğun biçimde havaya ateş açmasıyla kargaşaya dönüştüğünü ve bazı kişilerin yaralanmasına yol açtığını bildirdi.

Sosyal medyada paylaşılan video görüntüleri, havaya ateş açıldığını gösterirken siviller arasında panik yaşandığı da görüntülere yansıdı.

Edinilen bilgilere göre Lübnan ordusu durumu kontrol altına almak amacıyla bölgeye ulaştı, ancak Hizbullah yanlıları ateş açanların tutuklanmasını engellemek için müdahale etti.

Bir süre sonra Lübnan ordusu araçları ve İstihbarat Müdürlüğü mensuplarının Kefaat Kavşağı çevresinde geniş çaplı konuşlandığı görüldü. Bu sırada çok sayıda silahlı unsur bölgeden çekildi.

Ayrıca ambulansların yaralıları taşımak üzere olay yerine yöneldiği bildirildi. Cenaze töreni boyunca gerginlik ve kalabalık yoğunluğu devam etti.

Bu gelişme, başkent Beyrut’ta silah dosyasına ilişkin artan tartışmalar gölgesinde yaşandı. Lübnan hükümeti daha önce güvenliği sağlamak ve silahları azaltmak amacıyla yürütülen çabalar çerçevesinde Beyrut'u ‘silahsızlandırılmış şehir’ ilan etme kararını açıklamıştı.

Ancak bu karar, Hizbullah'ın sert tepkisiyle karşılaştı. Örgüt, silahlarının güvenlik kaosunun değil ‘direnişin’ bir parçası olduğunu savunarak bu dosyaya ilişkin her türlü tartışmanın kapsamlı bir ulusal savunma stratejisi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Hizbullah ‘silahsızlandırma’ meselesinin bu şekilde gündeme taşınmasının iç gerginliklere yol açabileceği ve ülkedeki siyasi bölünmeyi derinleştirebileceği konusunda da uyardı.


Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
TT

Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, ABD’nin eşi ve benzeri görülmemiş desteğinin yanı sıra uluslararası ve yerel desteği arkasına alarak çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Zeydi, siyasi güçlerle ilişkisinin niteliğini sınayan ilk dosya olarak bakanlıkların dağılımına ilişkin yaşanan çekişmeyle yüzleşmek zorunda.

Siyasi bloklar ve güçler, Zeydi'yi belirli bakanlıkları talep ederek, başka bakanlıkları kendi çıkarları doğrultusunda döndürerek ya da yeni bakanlıklar ve başbakan yardımcılığı makamları oluşturarak köşeye sıkıştırmaya başladı. Böylece yetkileri olmasa bile bazı parti ve güç liderlerinin devlet kademelerinde mümkün olduğunca fazla yer edinmesini sağlamayı amaçlıyorlar.

Bağdat'taki siyasi gözlemcilere göre söz konusu güçlerin şartlarını dayatmakta ısrar etmesi halinde bu durum, silahlı gruplardan, şişirilmiş kadrolardan ve siyasi blokların dikte ettirdiği atamalardan arınmış bir hükümet kurmak isteyen Zeydi ile bu güçler arasındaki kopuşun başlangıcına dönüşebilir.


Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
TT

Tebbun'dan Fransa'ya mesajlar ve yurt dışındaki muhaliflere uyarılar

"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)
"Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, cumartesi akşamı gerçekleşen medya buluşmasında (Cezayir Televizyonu)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, medya kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği periyodik buluşmada pek çok kritik konuya değindi. Tebbun, açıklamalarında Fransa’ya imalı, yurt dışındaki muhaliflere ise doğrudan ve sert mesajlar gönderdi.

Cumartesi akşamı devlet televizyonunda yayınlanan mülakatta Tebbun; Papa 14. Leo’nun geçen ayki Cezayir ziyareti, ülkedeki siyasi ve ekonomik durum, dış ilişkiler, bölgesel meseleler ve yaklaşan parlamento seçimleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Papa’nın Ziyareti ve Fransa Göndermesi

Papa’nın 12-13 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiği ziyarete değinen Tebbun, bu ziyaretin pek çok belirsizliği ortadan kaldırdığını ve Cezayir’in Akdeniz havzasındaki konumunu tüm ilişkilere açık bir şekilde yeniden tahkim ettiğini belirtti.

dfvfdv
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı geçen ay Papa'yı havaalanında karşıladı (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Tebbun, "Papa ziyaretten çok memnun kaldı, kendisi Cezayir’i tanıyor ve daha önce iki kez ziyaret etmişti. Ancak bu durum 'herkesi' memnun etmedi" dedi. Cumhurbaşkanı, "herkes" ifadesiyle kimi kastettiğini açıkça belirtmese de bu sözlerin Fransız medyasının ziyareti ele alış biçimine yönelik olduğu değerlendirildi. Ziyaretin, Cezayir’in Paris ve Fas ile yaşadığı gerginlikler nedeniyle "izole olduğu" iddialarını boşa çıkardığını vurguladı.

Fransız basınında yer alan, Papa’nın "terörü övmek" suçundan 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Fransız gazeteci Christophe Galiz için arabuluculuk yaptığı iddialarına da değinen Tebbun, "Papa bana özel bir mesaj iletmedi" diyerek, bu iddiaları yalanladı. Ayrıca Papa’nın, Cezayir’in köklü tarihine vurgu yaparak "eski sömürgecinin Cezayir’in varoluşuna dair yarattığı efsaneleri yıktığını" ifade etti.

Muhaliflere "Beşinci Kol" Uyarısı

Özgürlükler konusundaki eleştirilere yanıt veren Tebbun, yurt dışındaki muhalifleri kastederek "beşinci kol" nitelendirmesinde bulundu. Tebbun, "Yabancı odakların koruması altında olduklarını sanan ve toplumu bölmek için kullanılanlar, sonunda hiçbir gücün kendilerini koruyamayacağını anladılar" dedi. Tebbun, bu sözleri ile çoğunluğu Fransa'da ikamet eden yurtdışındaki muhalif figürleri kastediyordu.

Ulusal birliği ve anayasal kimliği (İslam, Amazigh ve Arap kültürü) hedef alan her türlü girişimle mücadele edeceğine dair halka söz verdiğini hatırlatan Tebbun, "İfade özgürlüğü, cumhuriyet kanunlarına ve toplumsal değerlere saygı duyulduğu sürece güvence altındadır. Ancak fikirler dışarıdan dikte edilmemelidir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Cezayir’in 2019 öncesindeki kaos ortamına asla dönmeyeceğini vurguladı.

Tebbun ayrıca, "Cezayir'de ifade özgürlüğünün, Cumhuriyet yasalarına, ulusal kimliğin unsurlarına ve toplumun geleneklerine saygı gösterilmesi ve ifade edilen fikirlerin sahiplerinden kaynaklanması, başka taraflarca dikte edilmemesi koşuluyla garanti altına alındığını" yineledi; bu da Tebbun'un değerlendirmesine göre Cezayir'e düşman yabancı güçlerin etkisi altında olan yurtdışındaki muhalefete bir başka göndermeydi.

vfrbrt
Resim Cezayir Cumhurbaşkanı Abdelmecid Tebbun'un cumartesi akşamı verdiği basın röportajından (devlet televizyonunda)

Cumhurbaşkanı, "Anayasada, kanunda ve geleneklerde belirtilen ilkeleri ihlal eden herkes bedelini ödeyecektir, çünkü adalet özgürdür ve görevi hakaret ve iftirayı önlemektir" uyarısında bulunarak, "Cezayir, 22 Şubat 2019'da patlak veren ve merhum Cumhurbaşkanı Abdülaziz Bouteflika'nın iktidarını sona erdiren halk hareketinden önceki kaosa geri dönmeyecektir" dedi.

Askeri Üsse izin yok

Dış politikada ABD ile ilişkilere de değinen Tebbun, Washington’un Cezayir’e derin bir saygı duyduğunu ve Cezayir’in "Bağlantısızlar Hareketi"nin bir parçası olarak ABD, Rusya ve Çin ile eşit mesafede dostane ilişkiler yürüttüğünü belirtti. Tebbun, "Cezayir topraklarında yabancı bir askeri üs kurulmasına asla izin vermeyecektir" diyerek kırmızı çizgilerini belirtti.

Ekonomi ve "İhracat Mafyası" ile mücadele

Ülke ekonomisinin iyi durumda olduğunu savunan Cumhurbaşkanı, halkın temel gıda ihtiyaçlarıyla oynayan "fiyat manipülatörlerine" savaş açtı. Özellikle Kurban Bayramı öncesi fiyatları sebepsiz artıranların "ağır bedel ödeyeceğini" söyledi.

Ekonomik alandaki en sert eleştirisi ise "ihracat mafyası" olarak adlandırdığı yapıya oldu. Bazı ihracatçıların döviz gelirlerini ülkeye getirmemek için düşük fatura kestiğini belirten Tebbun, "Geri getirilmeyen yaklaşık 350 milyon dolarlık bir gelir tespit ettik. Şişirilmiş fatura dönemini bitirdik, şimdi düşük fatura şebekeleriyle mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde Şeffaflık Vurgusu

2 Temmuz’da yapılacak genel seçimlere de değinen Tebbun, idarenin seçim sürecine müdahalesinin kesinlikle yasak olduğunu ve "sahtecilik" teriminin Cezayir siyasi sözlüğünden silindiğini ifade etti. Bazı partilerin adaylık için imza satın aldığı iddialarına karşı ise sert uyarılarda bulunarak, bu suça karışanların dokunulmazlıklarının kaldırılacağını ve yargı önünde hesap vereceklerini belirtti.

Tebbun, kanunun "istisnasız herkese uygulanacağını" vurguladı.