Koronavirüsün yeniden odak noktası olma yolunda Avrupa… Önlemler artırılacak mı?

Paris’te dün sokaklarda maske takmak zorunlu hale getirildi. (AFP)
Paris’te dün sokaklarda maske takmak zorunlu hale getirildi. (AFP)
TT

Koronavirüsün yeniden odak noktası olma yolunda Avrupa… Önlemler artırılacak mı?

Paris’te dün sokaklarda maske takmak zorunlu hale getirildi. (AFP)
Paris’te dün sokaklarda maske takmak zorunlu hale getirildi. (AFP)

İtalya Sağlık Bakanı Roberto Speranza, ülkede Salı günü 878 vakanın kaydedilmesinin ardından vaka sayılarının bir sonraki gün bin 367'ye sıçraması ve Perşembe günü bin 500, dün ise bin 714'e ulaşan günlük vaka sayısındaki istikrarlı artışın ardından ülkesinin yeni bir genel izolasyon aşamasının eşiğinde olduğuna yönelik iddiaları yalanladı. Sardinya Adası’ndaki ünlü gece kulüplerinden birinde yoğun bir şekilde yeni vakaların kaydedilmesi, gelecek günlerde çok sayıda vakanın ortaya çıkacağı endişesine yol açtı. 
Speranza konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Sağlık durumu kontrol altında ve hastanelerde yoğun bir baskı söz konusu değil” ifadesini kullandı. Ayrıca, Eylül ayının ortasında planlandığı gibi okullardaki faaliyetlerin yeniden başlayacağı ve bölge ve belediye seçimlerinin zamanında yapılacağının altını çizdi. 
İtalya’nın Milano şehri dün yeni güne, bölgedeki bir yaşlı bakım evinde yeni bir salgın odağı haberi ile uyandı. Yaşlı bakım evinde kalan 27 kişiye koronavirüs bulaştığı kaydedildi. Bu durum, salgının en yoğun olduğu Mart ayındaki dönemde İtalya'nın kuzeyinde yaşlı bakım evlerinin yaşadığı trajik durumu akıllara getirdi. 
Yeni vakaların hızla artmasıyla birlikte İtalya'da Kovid-19 ile enfekte olanların yaş ortalaması 30 yaşın altına düşerken, hükümet salgın durumunun kötüleşmesi durumunda hastaneler üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla önümüzdeki ayın ilk yarısında nüfusun dörtte birini influenzaya karşı aşılama planını açıkladı. 

Yeni bir izolasyon dönemi mi? 
Fransa, önceki gün 3 bin 304'e kıyasla Çarşamba günü 5 bin 429 yeni vaka kaydederken dün 5 bin 500'ün üzerinde vaka bildirdi. Fransa hükümeti, gelecek ayın başında başlayacak olan öğretim yılının başından itibaren tüm öğretmenlere ve 11 yaşını aşan öğrencilere koruyucu maske takılmasını zorunlu kıldığını duyururken, başkent Paris’teki yetkililer de Cuma gününden itibaren tüm halka açık yerlerde ve sokaklarda maske kullanımının zorunlu hale geldiğini bildirdi. 
Fransa Başbakanı Jean Castex, 21 Fransız vilayetini salgın durumunun ciddiyeti nedeniyle kırmızı bölge ilan ettikten sonra devletin tam izolasyon önlemlerine başvurmaktan kaçınmak için elinden gelen her şeyi yapacağını belirtti. Ancak bunun için vatandaşları davranışlarına ve halka açık yerlerde önleyici tedbirlere uymaları gerektiği konusunda uyararak, "Tam veya kısmi izolasyon planları hazır ve sağlık sistemi de yeni bir salgın dalgası durumu için hazır. Ancak umarım bu duruma gelmeyiz” diye konuştu.
İspanya'da ise günlük vaka sayısı artmaya devam ediyor. İspanya dün yaklaşık 10 bin vakayla yeni bir rekora ulaştı ve ülkede 24 ölüm kaydedildi. Madrid'in ilk sıralarda yer aldığı birçok bölge, Milli Eğitim Bakanı’nın okullara yeniden dönme tarihinden önce olağanüstü hal ilan etmeye hazırlanıyor.
Brüksel'den bir AB Komisyonu sözcüsü konuyla alakalı yaptığı açıklamada, "Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkelerde okul faaliyetlerinin yeniden başlamasına kadar olan sürenin, salgın durumunun ana hatlarını ve bunun üzerine önümüzdeki haftalarda alınacak önlemleri belirlemek için çok önemli olacağı" uyarısında bulundu. Sözcü, tam izolasyon önlemlerine geri dönülme ihtimalinin uzak olduğunu belirtirken ülkelerin uyguladığı karantina tedbirleri ve bazı yerlere seyahat etmekten kaçınmaya yönelik tavsiyelerin, AB ülkeleri arasında iç hareketin engellenmesine ve normal idari faaliyetlerin yeniden başlama sürelerinin ve hala yarıdan az olan ticari alışverişlerin ertelenmesine yol açacağını ifade etti.
Cenevre'de ise Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, son verilerle kanıtlandığı üzere koronavirüsün yayılması ve vakaların ciddiyetindeki belirgin düşüşe rağmen birçok ülkeden yeni vakalarla ilgili alınan bilgilere yönelik endişesini dile getirdi. 
Arjantin, bir önceki gün 7 bini aştıktan sonra 10 bin 550'ye ulaşan yeni günlük vaka sayısında dün rekor kırdı. Arjantin’in Latin Amerika'da tam izolasyon önlemleri uygulayan ilk ülke olduğu bilinmesine rağmen başkent Buenos Aires, dün 6 bin 628 vaka kaydederek salgının merkez üssü haline geldi. 
Hindistan'da sağlık yetkilileri, geçtiğimiz Perşembe günü 75 bini aşan günlük vaka sayısında yeni bir rekor kırarak vaka sayısının dün 3 milyon 31 bine çıktığını bildirdi. Ayrıca Hindistan'ın vaka oranlarında Asya'da birinci, dünya çapında ise ABD ve Brezilya'dan sonra üçüncü sırada olduğu belirtildi. Hindistan’da son 24 saat içinde ölenlerin sayısı bini aşmıştı. 
Güney Kore'de günlük vaka sayısının dini gruplardan birinin üyeleri arasında yoğun bir salgın odağının ortaya çıktığı Mart ayı başından bu yana en yüksek rakam olan 441'e ulaşması WHO yetkilileri arasında da endişeye neden oldu. 

İki dozlu aşılar 
WHO kayıtlarına göre en gelişmiş aşılardan birini üreten ABD şirketi Moderna'nın Tıbbi Direktörü Tal Zaks, geliştirilmekte olan aşıların özellikleri ve salgına karşı etkinliği konusundaki tartışmalar bağlamında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Aşı dünyasındaki mevcut hiçbir aşıda yüzde 100 etkinlik söz konusu değil. Bazı durumlarda aşının etkisizliğine yol açan nedenleri bilmek kolay değil. Ancak aşının etkinliğini sağlamak için mümkün olan tüm deneyleri yapmak ve etkisizliğin nedenlerini açıklamaya yardımcı olan bilgileri toplamak bizim görevimiz.”
Moderna Şirketi, deneysel bir aşının tasarımını belirleyerek 13 Ocak’ta, yani Çin sağlık yetkililerinin yeni tip koronavirüsün (Kovid-19)  bilimsel kimliğini yayınlamasından sadece iki gün sonra aşıyı geliştirmeye başladı. Üçüncü ve son klinik deney aşamasına ulaşan aşının şu anda uluslararası düzeyde 30 bin gönüllü arasında test edildiğini belirten Zaks, şu ana kadar 55 yaşın üzerindeki kişiler üzerinde yapılan testlerin sonuçlarının umut verici olduğunu ve kendisinin de aşıyı yaptıranlardan biri olduğunu söyledi.
Zaks, söz konusu aşıyı üreten şirketin karar verdiği iki doz sistemini  benimseme nedenleriyle ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“İkinci doz bağışıklık tepkisini harekete geçiriyor. Tek bir doz yeterli olabilir, ancak bu virüsün ciddiyeti göz önüne alındığında risklerden kaçınmak ve mümkün olan en yüksek güvenlik derecelerini sağlamak için iki dozu test etmeye karar verdik.”
İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nde geliştirilen diğer gelişmiş aşının da iki dozda olacağı biliniyor. WHO uzmanlarının bildirdiğine göre bu durum, salgını tamamen ortadan kaldırmak için iki doz aşı ihtiyacının doğrulanması durumunda dolaşımının büyük lojistik kaynaklar gerektireceği anlamına geliyor.
Zaks açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın talep ettiği üzere ABD başkanlık seçimlerinden önce aşıyı kullanmaya başlama fikrini reddetti. Deneylerin üçüncü aşamasının başarısının ve tamamlanmasının virüsün bu aşamada üzerinde denenecek 30 bini aşan gönüllüden en az yarısına bulaşmasına ve gözlemlenmesine bağlı olduğunu belirten Zaks sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Gelecek yılın başına kadar beklesek bile elimizdeki bilgiler bugünkü bilinmeyenleri belirlemek için yeterli olmayacak ve ayrıca bu arada yaşanacak beklenmedik gelişmeleri de göz ardı edemeyiz. Önemli olan, bireylerin uygun kararı vermesine imkan verecek yeterli bilgiyi sağlamak ve hükümetlerin vatandaşlar için böylesine temel bir karar alabilmesini sağlamaktır.”



İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.


ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi koalisyonunun seçim zaferinden dolayı tebrik etti ve ‘iktidar yoluyla barışa dayalı muhafazakar programını uygulamada büyük başarılar’ diledi.

Japonya'nın ilk kadın başbakanı olan Takaiçi, pazar günü yapılan seçimlerde ezici bir zafer elde ederek, finansal piyasaları tedirgin eden vergi indirimleri ve Çin'e karşı askeri harcamaları artırma vaatlerini yerine getirmesinin önünü açtı.

Gönderisinde “Sizi desteklemekten onur duyuyorum” diye yazan Trump, cuma günü Takaiçi’ye desteğini açıklamıştı.

ABD Başkanı, söz konusu paylaşımda şunları da yazdı:

“O (Takaiçi) çok saygın ve popüler bir lider ve seçim çağrısı yapma konusundaki cesur ve akıllıca kararı büyük bir başarıya ulaştı.”


Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
TT

Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yayınlanan bir röportajda, yıl sonuna doğru Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayacağını ve başta ticaret olmak üzere çeşitli konuları görüşeceğini söyledi.

NBC ile yaptığı ve dün yayımlanan röportajda Trump, "(Şi) yıl sonuna doğru Beyaz Saray'a gelecek (...) Bu iki ülke (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin) dünyanın en güçlüleri ve çok iyi bir ilişkimiz var" diyerek nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini doğruladı.