Hartum’da hükümet destekçileri ve muhalifler karşı karşıya geldi

Polis köprüleri kapatarak göstericileri gaz bombaları ile dağıttı

Dün Hartum’da yapılan protestolardan bir kare (AFP)
Dün Hartum’da yapılan protestolardan bir kare (AFP)
TT

Hartum’da hükümet destekçileri ve muhalifler karşı karşıya geldi

Dün Hartum’da yapılan protestolardan bir kare (AFP)
Dün Hartum’da yapılan protestolardan bir kare (AFP)

Sudan polisi, protestolara katılan yüzlerce kişiyi göz yaşartıcı gazla dağıttı ve geçiş hükümetine destek verenler, devrimin gidişatını düzeltme ve hedeflerini uygulama taleplerinin yerine getirilmesi için çağrıda bulunarak zorlu yaşam koşullarını kınadı. Aynı zamanda Sudan’ın devrik cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir rejiminin destekçilerinin organize ettiği başka bir grup daha sokaklara dökülerek geçiş hükümetini vatandaşların ihtiyaçlarını yerine getirememekle suçladı ve hükümetin istifa etmesini istedi. Protestolar, Sudan’da 1964’te askeri rejime karşı gerçekleştirilen ilk ayaklanmanın -Ekim Devrimi- yıldönümüne denk geldi.
Yetkililer protestoların yapılacağını öngörerek salı günü gece yarısından itibaren başkent Hartum’un merkezine giden köprüleri kapatarak plastiklerden ve çimentolardan bariyerler oluşturdu. Sokakların ve köprülerin kapatılmasının vatandaşlara verebileceği rahatsızlıktan dolayı özür dilemeyen yetkililerin bu adımı, başkentte trafiğin neredeyse tamamen felç olmasına yol açtı. Başkentin “Hartum, Bahri ve Umm Durman” şehirleri arasında araçların ve vatandaşların geçişine izin vermeyen ordu, polis ve bir dizi askeri araçtan oluşan ortak kuvvetler konuşlandırıldı, şehir merkezindeki ordu komutanlığı çevresinde sıkı güvenlik önlemleri alındı ve buraya açılan yollar kapatıldı.
Sudan Meslek Odaları Birliği’nin (SPA) bir kanadı ülkedeki ekonomik durumları eleştiren protestolar yapılması için çağrıda bulunarak geçiş hükümetinin bir yılı geride bıraktığını ancak buna rağmen hükümetin performansının düşüklüğü sebebiyle krizlerin şiddetlendiğini belirtti. Sudan Komünist Partisi ve Sosyalist Arap Baas Partisi dahil olmak üzere Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ittifakından unsurlar SPA’nın bu açıklamalarını destekledi. Unsurlar geçiş hükümetini devlet kurumlarında reform yapmaya ve adaleti sağlamaya teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.
Buna karşılık, devrik rejimi destekleyen bir grup İslamcı, halkın memnuniyetsizliğinden ve hayat pahalılığı durumundan istifade etmeye çalışarak protesto çağrılarında bulundu. Grup geçiş hükümetini devirmek amacıyla vatandaşları kışkırtarak bu protestolara etkin olarak katılmaya çağırdı. Hartum Valisi konuya ilişkin yaptığı açıklamada alınan olağanüstü tedbirlerin gerekli olduğuna işaret ederek “Devrik cumhurbaşkanının destekçileri, yıkılmış iktidarlarının geri dönmesi umarak ya da barışın saflığını bozan şiddet olayları için umutsuz bir girişimde bulunarak özgürlük ve barışçıl ifade atmosferini kullanıyorlar” dedi.

Yüzlerce kişi sloganlar atarak şehir merkezine ulaşmaya çalıştı
Başbakan Abdullah Hamduk’un hükümetini destekleyen göstericiler Hartum vilayetinin bazı bölgelerinde “Hamduk sana ne oluyor? Hayır, hayır el-Kizan (Ömer el-Beşir rejimine ve İhvan üyelerine verilen isim)” gibi sloganlar attılar. Bu da İslamcıların Hamduk hükümetine duyduğu öfkenin onları siyasi toplumdan uzaklaştırıp liderlerini hapse atmasından kaynaklandığını gösteriyor. Hükümet yanlıları “Hamduk, ey Hamduk annen ile baban iyi ki seni doğurmuş” diye bağırırken buna karşılık geçiş hükümetine karşı olan el-Beşir rejiminin destekçileri “Ey Hamduk caddeleri ve köprüleri kapatsanda sana doğru geleceğiz” ve “Sadece casusların hükümeti düşer” şeklinde sloganlar attı.
Görgü tanıklarına göre yüzlerce kişi Bahri, Umm Durman ve Hartum’da gösteri düzenleyerek şehir merkezine, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ve Bakanlar Kurulu’na ulaşmaya çalıştı. Ancak güvenlik güçleri kontrolleri sıkılaştırarak aralarında gazeteciler de dahil olmak üzere göstericilerin Hartum’a girmesine müsaade etmedi.
Görgü tanıkları polisin, Umm Durman tarafından el-Fetihab ile Beyaz Nil köprülerini ve Kuzey Hartum tarafından El Mek Nimir köprüsünü geçmeye çalışan göstericilere göz yaşartıcı gaz bombaları ile müdahale ettiğini belirtti. Hartum’un güneyinden gelen göstericiler de aynı şekilde dağıtıldı. Birden fazla taraftan yapılan çağrılara ve örtüşen gerekçelere rağmen, gösteriler önceki protestolar kadar büyük değildi. Yine de yetkililer sıkı güvenlik önlemleri alarak başkent Hartum ve içerisindeki üç şehrin çeşitli yerlerine çok sayıda güvenlik gücü yerleştirdiler.
Analistler, protestoya katılımın düşük olmasının, Müslüman Kardeşler Örgütü ve devrik rejimin destekçilerinin uygun fırsatı kollayarak geçiş hükümetini zayıflatıp devirmek amacıyla protestoları kullanmak için daha önceden yaptıkları ve böylece geniş bir halk kitlesine ulaştıkları eğitimden kaynaklanabileceğini söylediler. Başkaları ise düşük katılımın sebebini ABD Başkanı Donald Trump’ın Sudan’ın adını teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarmaya ilişkin attığı Twitter mesajına ve böylece Sudan’daki kötü hayat koşullarını eleştiren çok sayıda kişinin umutlarının tekrar yeşermesine bağlıyor. Sudanlılar, General İbrahim Abbud yönetimindeki askeri hükümetini sona erdiren ilk Sudan devrimi ve sonraki Sudan devrimlerinin simgesi olarak kabul edilen şehitlerinin anısına her yıl 1964 Ekim Devrimi’nin yıldönümü münasebetiyle sokaklarda protestolar düzenleyip sloganlar atıyor.
Sivil ve askeri gücün ortak olarak paylaştığı geçiş hükümeti, ekonomik zorluklarla, buğday, yakıt ve tıbbi malzemeler gibi temel malzemelerin eksikliğiyle, yabancı para birimleri karşısında Sudan lirasının sürekli değer kaybetmesiyle ve geçtiğimiz eylül ayından itibaren yüzde 222’yi aşan bir enflasyon oranı ile mücadele ediyor.

Sudan Komünist Partisi, üyelerine gösterilere katılma çağrısında bulundu
Sudan Komünist Partisi, ekim ayının başlarında hükümet ile silahlı hareketler arasında imzalanan barış anlaşmasını gözden geçirmek üzere üyelerine gösterilere katılma çağrısında bulundu. Parti yaptığı açıklamada anlaşmazlığa neden olan ve bölgesel ve ırksal çatışmaların fitilini ateşleyen kuzey, merkez ve doğu yollarının iptal edilmesi ve hükümeti anayasa belgesinin üzerinde değişiklik yapmayı bırakması için zorlama talebinde bulundu.
Parti Juba Anlaşmasının yasallaştırılmasını ve bu anlaşmanın değişiklik yapan güçlere alternatif olarak silahla mücadele güçleri tarafından dayatılmasını kabul etmediğini duyurdu. Açıklamada, devrimin talepleri tamamen yerine getirilinceye kadar, hareketin hükümete ve Egemenlik Konseyi’ne baskı yapmaya devam edeceği vurgulandı.
Diğer taraftan Ömer ed-Dakir liderliğindeki Sudan Kongre Partisi yaptığı açıklamada eksiklere dikkat çekmeyi, hataları düzeltmeyi ve devrim hedeflerine ulaşılmasına teşvik etmeyi amaçlayan her barışçıl halk hareketinin yanında olduğunu duyurdu. Parti yaptığı açıklamada Yasama Konseyi ve Anayasa Mahkemesi oluşturarak geçiş hükümetinin yapılarını tamamlama ve reformlar ile ekonominin iyileştirilmesine yönelik hareketlerin hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Sudan Kongre Partisi geçiş dönemini baltalamaya çalışan devrik rejimin destekçilerinin fırsatı kaçırmasını sağlamayı isteğini vurgulayarak güvenlik hizmetlerine konvoyları ihlallerden koruyup kollama çağrısında bulundu.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.