Mossad’da neler oluyor? 2021’de siyasi ağırlığını koruyacak mı?

Önceliklerin sırası, güvenlik, stratejik ve siyasi görevlerin belirlenmesi, hükümetin zayıflığı ve istikrarsızlık konusunda çatışan iki akım rolünü artırıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
TT

Mossad’da neler oluyor? 2021’de siyasi ağırlığını koruyacak mı?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)

Tarık Fehmi
Mossad’a İsrail içerisinde karar alma konusunda büyük bir rol verilmesiyle birlikte önümüzdeki dönemde siyasi ağırlığının nasıl olacağına ilişkin kafalarda bazı soru işaretleri oluşmaya başladı. Özellikle de bu rol, yalnızca İsrail’de değil, dünya ülkelerinin pek çoğunun yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizinin yanı sıra kendilerine zarar veren pek çok engeller, sıkıntılar ve tehlikelerle mücadele etmek için istihbarat servislerine ve ordularına güvenmesi açısından siyasi ve istihbarat tartışma konusu olarak karşımıza çıkıyor.

Kulislerin arkası
Şu anda Mossad’ın içerisinde liderlik pozisyonlarını kapsayan çok büyük değişimler yaşanıyor ve bunun bir kısmı da bir dizi ülkede hayati öneme sahip bazı istasyonların görevlerini değiştirmeyle ilgili. Mesele istihbarat birimi başkanı Yossi Cohen’in varlığı ya da duyuru yapılmadan başka bir pozisyonda kalmaya devam etmesi ihtimalleri ışığında resmi olarak emekliye ayrılmasından ibaret değil. Zira Cohen’in emekliye ayrılma ihtimali temelde uzun yıllar onunla birlikte çalışan ve etkilediği diğer liderlerle ilişkili başka değişiklikleri de beraberinde getirebilir.
Bölgedeki en önemli dosya ve sektörlerde Mossad uzmanlarının siyaset ve diplomasi uzmanlarından daha önemli bir rolü olduğu açık bir şekilde görüldü. Bunun bir sonucu olarak hedef, birimin liderlerinin ve operasyonlardan sorumlu olan subayların rollerinin kapsamını genişletmekti. Bu da dışarısı ile birlikte İsrail’deki siyasi düzeyde meydana gelecek bir çatışmayı temsil ediyor. Nitekim İsrail diplomasi temsilciliği son yıllarda bir temizleme operasyonuna maruz kaldı. Ulusal Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nin yanı sıra Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi ile Herzliya Kamu Siyaseti Merkezi’ne katılan pek çok uzman ihraç edildi ve siyasi-stratejik analizler yapmaya başladı.
Aynı zamanda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bilgi servislerinin rolünü artırmaya yöneliyor ancak “güvenlik” askeri istihbarat liderleri ile Netanyahu arasında siyasi bağ yok. İstihbarat liderleri siyasi arenadan uzak durmaya ve İsrail’deki bütün bilgi servislerinin yaşadığı krizin ortasında son zamanlarda yaşanan büyük çatışmalara rağmen istihbarat birimlerinin tipik rolünü oynamaya özen gösterdi. Nitekim bilgi servisleri şu an kendi içlerinde bölünmüş durumda ve her birim kendi başına hareket etmeye çalışıyor. Bu da örneğin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) dosyasının yönetilmesini etkiledi. Bunun sonuçları barış anlaşmaları dosyasına ve bölgede gerçek başarılara ulaşma hedefine yansıyacak. Özellikle de İsrail’deki istikrarsızlık durumu ve dördüncü kez seçimlere gidilmesi siyasi karar alma mekanizması üzerinde daha olumsuz yansımalara yol açacak. Aslında bu, Arap ülkeleriyle yeni anlaşmalar imzalama konusundaki başarı adımlarını engelleyebilir.
İsrail Genel İstihbarat Kompleksi "Mossad Lee", tüm birimlerin en tepesinde bulunduğu için neler olup bittiğini izliyor, koordine ediyor ve takip ediyor. Ancak İsrail Başbakanı Netanyahu, bu birimin liderleri ile açıklanmayan tartışmalara girmiş ve henüz çözüme kavuşmamış çatışmacı bir strateji izlemeye çalışmıştı. Yapılacak herhangi bir değişiklik sadece Mossad’ı değil aynı zamanda Netanyahu’yu görevi devralmaya ve devam etmeye layık birisi olarak görmeyen, yolsuzluk ile suçlandığını ve yargılanmasına rağmen İsrail’in onun hükümetinin dairesi içinde kalmak zorunda olmadığını düşünen diğer tüm birimleri de etkileyecek. Sonuç olarak, birimlerin liderleri maruz kaldıkları tüm baskılara rağmen büyük seçeneklerden oluşan dairenin içinde hareket ediyor ve Netanyahu bunlara yatırım yapmaya çalışıyor.

Çatışan iki akım
Mossad’ın içerisinde istikrarı sağlamak için iki akımın varlığına dayanan mevcut sahnenin çözülmesi gerekiyor. İlk akım başta Mossad olmak üzere istihbarat birimlerinin rolünün övülmesi, dünyaya açılınması, duyurulan rollerin yerine getirilmesi, gölgede kalmaması ve her cephede savaşan, İsrail güvenliğinin korunmasına hizmet etme rolünü oynayan, silah ve ilaç anlaşmaları imzalayan ve her türlü görevi yerine getiren Mossad’ın rolünü yücelten hikayelerin ve dizilerin üretilmesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle Mossad liderlerinin isimlerini duyurmak, istikrarsızlıktan musdarip olan, siyasi ve ekonomi alanlarında büyük çatlaklar yaşayan İsrail halkının moralini yükseltmek için önemli sayılıyor. Zira hükümet, sahada elde edemediği gerçek başarılarla halka hitap ediyor. Bu nedenle istihbarat servisleri, hükümetin zayıf performansı ve partilerin devam eden mücadelesinin gölgesinde kaybolan siyasi ve ekonomik boşluğu yönetmek ve doldurmak için çeşitli görevlerde yer alıyor.
İkinci akım fiili olarak duvarların içine geri dönmeyi, siyasi alanda üzerine yüklenen dahili rolü oynamaktan vazgeçmeyi ve özellikle de birimin karar alma merkezlerindeki rolünü yeniden tanımlarken öncelikler konusunda çatışmak yerine karar verirken meseleleri siyasi düzeye bırakmayı savunuyor. Bu nedenle isimlerin ortaya atılması ya da liderliklerin değiştirilmesinin üzerinde durulması gerekmiyor çünkü bu yeni çatışmaları sürdürmek Mossad’ın yararına değil.
Ancak bu akım, İran ile yaşanan en büyük çatışmanın devam etmesi ve İsrail’in kısa vadede ulusal güvenliği tehlikeye atabilecek yeni tehlikelere maruz kalma ihtimalinin ışığında birimin her seviyede karşıt tarafları caydırmak için daimi galip rolünü geri alarak medyatik ve siyasal açıdan övülmeye devam edilmesinde bir sorun görmüyor.
Bu yüzden mesele, geçtiğimiz yıllarda gerçek krizlere, isyanlara, ayaklanmalara ve siyasi düzeyde çatışmalara girilmesine tanıklık eden birimin içerisindeki sorunlar, krizler, çatışmalardan ziyade Mossad’ın önümüzdeki dönemde yapacağı çalışmalar, İsrail’in karşı karşıya olduğu zorluklar ve bunlara derhal cevap verilmesini öncelikleri arasına koyacak olmasıdır.

2021 görevleri
Mossad her yıl İsrail’in güvenliğine yönelik en önemli tehlikeleri gözlemlediği pozisyonu değerlendiriyor. Bu da birimin liderlerinin kısa ve uzun vadede nasıl düşündüklerinin anlaşılmasına katkı sağlayabiliyor. Bu yüzden orta menzilli füze savunma sistemi olan Davud Sapanı ve Demir Kubbe dönemi sona erdikten sonra Kızıl Gökyüzü adıyla bilinen tam savunma sistemine erişene kadar Gazze Şeridi ile sukuneti koruma ve Filistinli gruplarla çatışmama seçeneğinin izlenmeye devam edilmesi bekleniyor.
Bu sisteme ulaşana dek sükunet devam ediyor. Ayrıca İsrail ile barış ve uzlaşma anlaşmaları imzalayan ülkelerle birlikte başta doğalgaz hatları, limanların birbirine bağlanması, Hayfa’da sıvılaştırma tesisi kurulması, Arap ülkeleri ile İsrail arasında tıbbi ve bilimsel kuruluşların birbirine bağlanması, barış yolunun hızla tamamlanması, yatırım anlaşmalarının uygulanmaya başlanması ve önümüzdeki dönemde Fas’ın rolünün sadece ikili düzeyde değil tüm bölgede etkinleştirilmesi olmak üzere uzlaşma sağlanan noktalar geliştirilmeye ve uygulanmaya devam ediyor. Aynı zamanda Mossad tarafından olayların merkez noktasında Fas’ın olacağına işaret eden güvenlik ve stratejik öneriler geliyor.
Bu da 2021 yılının Mossad adına mevcut durumda yaşananları atlatacağı ve belki de Arap medyasını belirli basın ayrıntıları ile boğmaya çalışıp olup bitenler karşısında Arapların verdiği tepkiyi inceleyeceği başarılarla dolu bir yıl olacağını gösteriyor.
Öyleyse, Mossad’ın ve hatta diğer bilgi servislerinin içerisinde var olan bölünmenin devam etmesi ya da bir bütün olarak İsrail’deki istikrarsızlık durumu ışığında devam etmemesi önemli değil. Önemli olan şey Mossad liderlerinin devleti dize getirip boyun eğdirmek ve yalnızca İsrail’in güvenliğine tehdit oluşturan ülkelere karşı değil, aynı zamanda bölgedeki tüm ülkelere yönelik güvenlik, siyasi ve stratejik başarılar elde etmeye çalışmak için nasıl plan yaptığı. Bu da Arap ülkelerine karşı gerçekte yapılan planların tekrar takip edilmesini ve her şeyden önce İsrail’in çıkarlarının dayatılmaya çalışılmasını gerektiriyor.

Sonuç
Neyin geldiğini görmek için birden çok öngörü ile ortaya atılan Mossad’ın siyasi ve stratejik değerlendirmeleri, şu anki bilim servisleri krizi çıkmazından kurtulmak için krizi dışarı göndermek ve Mossad’ı daha büyük bir şekilde tekrar gösterecek olan başarılara doğru yönelmek gerektiğini gösteriyor.
Bu yüzden Mossad, dikkatleri aslında yeni yılda hedeflenen başarılara yönelik planlardan başka bir yöne çekmek için elinden geldiği kadar daha büyük “renkli” haberler yayınlamaya yönelebilir ki bu da, Mossad’ın kolayca çözülemeyecek ihtilaflara aldırmaksızın sahnenin ön saflarında kalacağını gösteriyor. Tüm bunlara rağmen bunun birimin lehine olacağına şüphe yok. Ancak bu, bir bütün olarak İsrail’e son derece pahalıya patlayacak ve siyasi alandan tutun güvenliğe ve stratejik alanlara kadar etkisini gösterecektir.

* Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan tercüme edilmiştir.



Avustralya sahillerindeki "uzay topları"nın sırrı çözüldü

Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi
Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi
TT

Avustralya sahillerindeki "uzay topları"nın sırrı çözüldü

Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi
Fotoğraf: Queensland İtfaiyesi

Avustralya Uzay Ajansı, hafta sonu Queensland sahilinde karaya vuran küre biçimindeki 6 gizemli cismin muhtemel kaynağını belirledi.

Ajans bugün yaptığı açıklamada cisimlerin yakın zamanda yörüngeden atmosfere yeniden giren yabancı bir uzay fırlatma aracının basınçlı kapları gibi göründüğünü söyledi.

Cisimler, Townsville'in kuzeyindeki Forrest Plajı'nda bulunmuştu.

Ajans, hangi fırlatma aracından geldiklerini resmen doğrulamak için uluslararası yetkililerle birlikte çalıştığını belirtti.

Ajans yaptığı açıklamada, "Cisimlerin konumu ve özellikleri, yakın zamanda yörüngeden atmosfere yeniden giren yabancı bir roket gövdesinin enkazıyla uyuşuyor" dedi.

Basınçlı kaplar, uzay araçlarında ve roketlerde gazları veya yakıtları yüksek basınç altında depolamak için kullanılan küre biçimli tanklardır. Genellikle titanyum alaşımlarından yapılırlar ve bir fırlatma aracının yapısal açıdan en dayanıklı bileşenleri arasında yer alırlar. Bu nedenle atmosfere yeniden girişten sağlam çıkabilir ve yanıp kül olmak yerine sağlam bir şekilde karaya veya okyanusa ulaşabilirler.

Koruyucu kıyafetler giymiş ekiplerin, polis gözetimi altında tehlikeli madde kalıntıları içerebileceği endişesiyle nesneleri tehlikeli madde varillerine yerleştirdiği görülmüştü.

Queensland İtfaiyesi, bölge çevresinde 50 metrelik yasak bölgenin hâlâ yürürlükte olduğunu ve şüpheli bir nesne bulanların ona dokunmaması gerektiğini belirtti.

"Bölgede şüpheli herhangi bir nesneyle karşılaşırsanız, ona dokunmayın. Uzaklaşın ve hemen acil servisi arayın" dendi.

dcfergthyju
Queensland sahilinde bulunan tuhaf siyah top (Queensland İtfaiyesi/X)

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin yaşadığı küçük sahil kasabası Forrest Beach, hafta sonu boyunca teyakkuzdaydı.

Forrest Beach Takeaway'in sahibi Lisa Scobie, kamu yayıncısı ABC'ye, "Burası çok sessiz, pek bir şey olmuyor. Bu yüzden ekstra bir hareketlilik olması kesinlikle biraz heyecan yarattı" diye konuştu.

Uzay enkazı Avustralya kıyılarına daha önce de ulaşmıştı. 2023'te Hindistan, Perth yakınlarındaki Batı Avustralya sahilinde bulunan büyük metal kubbenin, kutup uydu fırlatma araçlarından birine ait olduğunu doğrulamıştı.

2022'de Yeni Güney Galler'de bir SpaceX'in Dragon uzay aracının kargo modülü bulunmuş ve 1979'da Batı Avustralya'ya Skylab uzay istasyonundan parçalar düşmüştü. Ayrıca 2011'de Namibya'daki ıssız bir otlakta insansız bir roketin yakıt tankı olduğuna inanılan küresel bir cisim bulunmuştu.

Uzay enkazı, özellikle ısıya dayanıklı malzemelerden yapılmış parçalar söz konusu olduğunda, Dünya atmosferine yeniden girerken her zaman tamamen yanmaz. Avustralya Uzay Ajansı, şüpheli enkaz bulan herkesin yetkililere haber vermesini tavsiye ediyor. Yetkililerin yabancı meslektaşları ve operatörlerle iletişime geçip anlaşma yükümlülükleri konusunda tavsiyelerde bulunabileceğini belirtiyor.

Independent Türkçe


İran'ın Dini Lideri Hamaney, Ejei’yi yeniden Yargı Erki Başkanı olarak atadı

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)
TT

İran'ın Dini Lideri Hamaney, Ejei’yi yeniden Yargı Erki Başkanı olarak atadı

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei, Ali Hamaney’in cuma günü düzenlenen cenaze töreninde (İran Şura Meclisi)

İran'ın Dini Lideri Mücteba Hamaney dün, Gulam Hüseyin Muhseni Ejei’yi yeni bir beş yıllık dönem için Yargı Erki Başkanlığı görevine yeniden atadı. Yargı Erkine bağlı Mizan Haber Ajansı'nın yayımladığı kararnameye ait görüntüye göre karar 4 Temmuz tarihini taşıyordu.

Kararnameye göre Hamaney, İran Anayasası'nın 157. maddesine dayanarak Ejei'yi yeniden atadı ve ‘değerli ve özverili çabaları’ için takdirlerini ifade etti.

Ejei, Yargı Erki Başkanlığı görevini ilk kez 2021 yılının temmuz ayı başlarında eski Dini Lider Ali Hamaney'in kararnamesiyle üstlenmişti. Beş yıllık ilk görev süresi sona eren Ejei’yi bu göreve yeniden atandı.

Geçtiğimiz hafta boyunca Mücteba Hamaney'in Ejei'nin görev süresini yenilemeyerek kendi çevresine daha yakın bir isim atayabileceğine ilişkin spekülasyonlar gündeme geldi. Ancak yeni kararname ile Ejei, ikinci bir dönem için görevde kaldı Bu adım, sistemin önde gelen kurumlarından birinde süreklilik mesajı olarak değerlendirildi.

Mücteba Hamaney, kararname metninde Ali Hamaney'in ortaya koyduğu ‘tüm taleplerin’ ve 28 Haziran tarihli mektubunda yer alan hususların ‘arzu edilen Yargı Erkine dönüşüm, refah ve ulaşma hedefi için temel’ oluşturduğunu belirtti.

dfgr
Pezeşkiyan, geçtiğimiz hafta Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhseni Ejei ile üçlü bir toplantıda bir araya geldi (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ejei'yi yeniden atanması dolayısıyla tebrik ederek kararın Dini Lider'in onun kararlılığına, deneyimine ve yargı alanındaki hizmetlerine duyduğu ‘güveni’ yansıttığını söyledi. Pezeşkiyan, ‘adaletin tesisi, halkın haklarının korunması ve hukukun üstünlüğünün’ mevcut koşullarda sosyal sermayeyi güçlendirmenin, kamuoyunda umut ve güveni artırmanın ve ülkeyi ileriye taşımanın temeli olduğunu da vurguladı.

Pezeşkiyan, üç erkin (Cumhurbaşkanlığı, Meclis ve Yargı) yakın iş birliğinin ülkenin pek çok sorununu çözmede yardımcı olabileceğini belirterek ‘Ulusal Uzlaşı Hükümeti’nin anayasa çerçevesinde ve Yargı Erki ile yapıcı bir etkileşim içinde sosyal adalet, kamu haklarının gözetilmesi ve hukukun üstünlüğünün pekiştirilmesi için çalışmaya hazır olduğunu teyit etti.

Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığına göre Ejei'yi görevde kalması dolayısıyla tebrik ederek yönetiminin sürmesinin Yargı Erki'nin ‘yüce hedeflerini’ hayata geçirmenin zeminini hazırlayabileceğini söyledi. Kalibaf, İcei'nin yargısal dönüşüm belgesinin uygulanması, davaların hızlandırılması, süreçlerin dijitalleştirilmesi, yolsuzlukla mücadele ile üretim ve yatırımın desteklenmesi konusundaki çabalarına da değindi. Parlamentonun sosyal adaleti güçlendirme ve yolsuzlukla mücadelede Yargı Erki ile iş birliğini sürdürmeye hazır olduğunu ifade etti.

Ejei'nin görevde bırakılması kararı, babası mart ayında ABD ve İsrail saldırılarının ilk gününde hayatını kaybetmesinin ardından İran'ın Dini Lideri seçilen Mücteba Hamaney'in imzasıyla çıkan en önemli kurumsal atamalar arasında yer aldı.

Mücteba Hamaney, seçilmesinden bu yana kamuoyu önüne hiç çıkmadı. Yetkililer de kendisine ait herhangi bir ses veya video kaydı yayımlamadı. Yaklaşık dört aydır ona atfedilen mesajlar yalnızca yazılı bildirgelerden ibaret kaldı.

Pazar günü Tahran'da babası için düzenlenen cenaze namazında bulunmaması da medyanın ilgisini çekti. Özellikle törende devletin üst düzey yetkililerinin, askeri komutanların ve Ali Hamaney'in diğer çocuklarının hazır bulunduğu göz önüne alındığında bu yokluk daha da dikkat çekiciydi.


Şi Cinping, Çin-Kuzey Kore ilişkilerini geliştirmek için Kim Jong-un ile çalışmaya hazır olduğunu vurguladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)
TT

Şi Cinping, Çin-Kuzey Kore ilişkilerini geliştirmek için Kim Jong-un ile çalışmaya hazır olduğunu vurguladı

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Kang Kon destroyerindeki silah testlerini denetlerken (Reuters)

Kuzey Kore devlet medyasının dün aktardığına göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile ikili ilişkileri ‘uzun vadeli, sağlıklı ve istikrarlı’ bir şekilde geliştirmek için birlikte çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. Bu gelişme, Şi Cinping’in geçen ay Kuzey Kore’ye gerçekleştirdiği ve nadir görülen ziyaretin ardından geldi. Söz konusu ziyarette iki lider, Kore Yarımadası’nda gerilimin tırmandığı ve Pyongyang’ın Rusya ile askerî iş birliğini genişlettiği bir dönemde ikili ilişkileri güçlendirme taahhüdünde bulunmuştu.

Sosyalizm davası

Şarku’l Avsat’ın Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı’ndan (KCNA) aktardığına göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 1 Temmuz tarihli mektubunda, Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 105’inci yıl dönümü dolayısıyla gönderdiği kutlama mesajı nedeniyle Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a teşekkür etti. Şi, Kim’in mesajının, iktidardaki İşçi Partisi ve Kuzey Kore halkının Çin’e duyduğu ‘derin ve içten duyguları’ yansıttığını belirtti.

fdefg
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 8 Haziran’da Pyongyang’da Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile tokalaşırken (Reuters)

AFP’nin aktardığına göre Şi, “Çin Komünist Partisi ile Kore İşçi Partisi, iktidardaki iki Marksist partidir” ifadesini kullanarak, iki ülkenin nesiller boyunca sosyalizm davasını ilerletmek için omuz omuza çalıştığını söyledi. Şi, “İki tarafın ilgili kurum ve birimlerini, üzerinde mutabakata vardığımız önemli ortak anlayışları eksiksiz şekilde hayata geçirmeye yönlendirmeye ve Çin ile Kuzey Kore arasındaki ilişkileri uzun vadeli, sağlıklı ve istikrarlı bir gelişim çizgisine taşımaya hazırım” dedi.

Şi ayrıca, Pyongyang’a gerçekleştirdiği son resmî ziyarete atıfta bulunarak, Kim’e ziyaret sırasında gösterilen ‘samimi ve sıcak misafirperverlik’ dolayısıyla teşekkür etti. Söz konusu mektup, Kim Jong-un’un iki liderin Pyongyang’daki zirvesini ‘tarihi’ olarak nitelendirdiği ve Kuzey Kore’nin Pekin ile ilişkilerini güçlendirmeyi sürdürme konusundaki ‘kararlı tutumunu’ vurguladığı mesajına yanıt olarak kaleme alındı.

Yeni savaş gemisi

Bu arada Kim Jong-un, 5 bin tonluk Kang Kon muhribinde gerçekleştirilen silah testlerini bizzat denetledi. Resmî medya, testler kapsamında seyir füzelerinin ateşlendiğini ve ‘elektronik harp sistemlerinin’ denendiğini bildirdi. AFP’nin aktardığına göre, söz konusu savaş gemisi geçen yıl denize indirilmesi sırasında kısmen alabora olmuş, daha sonra ise onarılarak yeniden hizmete hazır hale getirilmişti.

t87ıl9
Kuzey Kore destroyerinden bir seyir füzesinin fırlatılması anı (Reuters)

KCNA, testlerin cuma günü gerçekleştirildiğini duyurdu. Denemeler, yine 5 bin tonluk Choe Hyon muhribinin yaklaşık iki hafta önce resmen hizmete girmesinin ardından yapıldı.

Kim Jong-un, Choe Hyon muhribinin hizmete alınması töreninde donanmayı nükleer silahlarla donatma ve 10 bin tonluk yeni savaş gemileri geliştirme sözü vermişti. KCNA’ın haberine göre Kim, cuma günkü silah testlerinin ardından Kang Kon muhribinin iki ay içinde donanma envanterine katılması talimatını verdi. KCNA’nın yayımladığı fotoğraflardan birinde Kim Jong-un’un, üst düzey yetkililerle birlikte kıyıdaki bir gözlem noktasından testleri takip ettiği görüldü.

Askeri caydırıcılık

KCNA’nın aktardığına göre Kim Jong-un, ülkesinin ‘askeri caydırıcılığını’ hızla güçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, Kuzey Kore’nin ‘mutlak askerî güce’ sahip olma kararlılığını yineledi. Kang Kon muhribi, mayıs ayında düzenlenen denize indirme töreni sırasında Kim’in de katıldığı etkinlikte kısmen alabora olmuş ve hasar görmüştü. Kim, olayı ‘tam bir ihmalin yol açtığı suç teşkil eden bir eylem’ olarak nitelendirmiş ve sorumluların hesap vermesi talimatını vermişti. Analistler ise Kim’in geminin iki ay içinde hizmete alınması yönündeki talimatının siyasi takvimle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.

ertyh
Kang Kon destroyerinin savaş sistemlerinin test edilmesi sırasında, stratejik seyir füzesinin deneme fırlatılışını da içeren bir tatbikat gerçekleştiriliyor. (Reuters)

Seul’deki Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü’nden Hong Min, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Kuzey Kore’nin siyasi takvimi dikkate alındığında, en güçlü ihtimal geminin ülkenin kuruluşunun 78’inci yıl dönümü olan 9 Eylül’de hizmete alınmasıdır” ifadesini kullandı.

Hong, savaş gemisinin hizmete girmesinin ardından Kore Yarımadası’nın doğu kıyısında konuşlandırılmasının beklendiğini belirterek, “İlk aşamada önceliğin, düşük riskli kıyı operasyonlarına yönelik kabiliyetlerin geliştirilmesi olması muhtemel” değerlendirmesinde bulundu. Pyongyang yönetimi, 2019’da Kim Jong-un ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Hanoi’de gerçekleştirilen zirvenin, nükleer silahsızlanmanın kapsamı ve yaptırımların hafifletilmesi konusundaki anlaşmazlık nedeniyle sonuçsuz kalmasının ardından nükleer silahlardan vazgeçmeyeceğini sürekli vurguluyor. Resmî olarak hâlâ savaş hâlinde bulunan Kuzey ve Güney Kore arasındaki 1950-1953 Kore Savaşı, bir barış anlaşmasıyla değil ateşkesle sona ermişti. Güney Kore donanmasının 5 bin tonun üzerinde deplasmana sahip 10’dan fazla savaş gemisi bulunurken, Kuzey Kore envanterinde bu sınıfta yalnızca iki gemi yer alıyor.