Körfez ülkelerinde günlük koronavirüs vaka sayıları artışı devam ediyor

Suudi Arabistan’da önlemlere uymayan 6 bin ihlali tespit edildi... Abu Dabi bazı kısıtlamaları geri getiriyor ve işyerlerinde çalışan sayısını azaltıyor

Tüm sağlık gereksinimlerinin karşılandığından emin olunması için yoğun denetimler (SPA)
Tüm sağlık gereksinimlerinin karşılandığından emin olunması için yoğun denetimler (SPA)
TT

Körfez ülkelerinde günlük koronavirüs vaka sayıları artışı devam ediyor

Tüm sağlık gereksinimlerinin karşılandığından emin olunması için yoğun denetimler (SPA)
Tüm sağlık gereksinimlerinin karşılandığından emin olunması için yoğun denetimler (SPA)

Bazı Körfez ülkeleri, koronavirüse karşı alınan önlemleri sıkılaştırarak, tedbirlere uymayanlara karşı yaptırımların uygulanması için kapsamlı güvenlik ve izleme kampanyaları uygulanırken, son 24 saat içinde yüksek günlük vaka sayıları kaydetmeye devam edildi.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı son 24 saate 386 yeni vakanın tespit edildiğini böylece ülkede ilk vakanın kaydedilmesinden bu yana kaydedilen toplam vaka sayısının 369 bin 961’e yükseldiğini açıkladı. Ülkede 401’inin sağlık durumu kritik olmak üzere toplam 2 bin 327 kişi halen tedavi görüyor.
Bakanlık tarafından yayınlanan verilere göre, 283 kişinin daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen hasta sayısı 361 bin 237 kişiye yükselirken, 4 kişinin hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybının 6 bin 397 kişiye ulaştı. Açıklamada ayrıca 45 bin 874 laboratuvar testi gerçekleştirildiği belirtildi.
Sağlık Bakanlığı dün “İhmal değil iş birliği yapıyoruz” sloganı altında toplumun tüm üyelerini, vatandaşları ve ülke sakinlerini ihtiyati tedbirlere uymaya devam etme ve tedbirlere uymanın önemi konusunda bilinçlendirme kampanyası başlattı.
Belediye Köy İşleri ve İskân Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Bakanlığın halkın güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmaları ve görevleri çerçevesinde, koronavirüs salgınını kontrol altına alma çalışmalarının bir parçası olarak, tüm bölgelerinde, vilayetlerinde ve şehirlerinde faaliyetleri halk sağlığı ile ilgili olan, gıda ürünü pazarları, ticaret merkezleri, satış noktaları ve dükkanlarda yapılan takip ve denetimler sonucunda 6 bin 200 ihlalin tespit edildiğini belirtti.
Bakanlık, koronavirüse karşı tüm sağlık gereksinimlerinin ve önleyici tedbirlerin karşılanmasını sağlamak, alışveriş yapanlar ve çalışanlar için güvenli bir ortam oluşturulması, halka en üst düzeyde koruma sağlanması, halk ve gıda sağlığı seviyesinin yükseltilmesi için, bu yıl 3-5 Şubat tarihleri arasında 27 bin 428 denetim yapıldığını belirtti.
Bakanlık, takip ve denetim turlarının uygulanmaya devam edildiğini vurguladı. Vatandaşlara ve ülke sakinlerine herhangi bir gözlem veya şikâyetin rapor edilmesi çağrısında bulunuldu. Ayrıca takip ve denetim ekiplerinin, işletmelerin, kendileri ve yetkili makamlar tarafından verilen talimatlara riayet ettiğini doğrulamak için günün her saati çalıştığını belirtti.

- BAE: İşyerlerine kısıtlamalar getirildi
BAE’nin başkenti Abu Dabi’de, işyerlerinin çalışma kapasitesi ve eğlence faaliyetlerine yönelik bazı kısıtlamalar yeniden getirilirken, koronavirüs vakalarındaki artışı azaltmak için sinemaların kapatıldığı duyuruldu. Abu Dabi’de alınan bu önlemler, Dubai’nin geçtiğimiz birkaç hafta içinde getirdiği bir dizi kısıtlamanın hemen ardından geldi.
Abu Dabi Hükümeti Medya Ofisi dün yaptığı açıklamada, hükümet ve hükümete yarı bağlı kurumlarda çalışanların yüzde 30’unun işyerlerine gitmesine izin verileceğini, geri kalan çalışanların ise uzaktan çalışacağını belirtti. Söz konusu önlemin, koronavirüse karşı korunmak için uygulanan önlemleri desteklemenin yanı sıra çalışanların ve ailelerinin sağlığını korunması için olduğu belirtildi.
Abu Dabi hükümeti ayrıca, aşıları yapılmayan tüm çalışanların haftalık olarak enfekte olup olmadıklarının tespit edilmesi için bir PCR incelemesine tabi tutulmalarını onayladı. İşini uzaktan yapabilen, 60 yaş üstü veya sağlık sorunları olan kişilerin evden çalışmaları gerektiği belirtildi.

Son 24 saatte 3 bin 276 yeni vaka
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı, son 24 saatte 3 bin 276 yeni vakanın kaydedilmesi ile toplam vaka sayısının 323 bin 402’ye çıktığını ayrıca 12 kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybetmesi ile can kaybının 914’e yükseldiğini duyurdu. Ülkede 4 bin 41 kişinin daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen hasta sayısı 301 bin 81 kişiye yükseldi.
Bakanlık aşılama ile kazanılacak bağışıklığa ulaşmak için belirlenen aşı sağlama planı doğrultusunda, 193 bin 187 doz aşı daha yapılması ile toplam 4 milyon 201 bin 347 doz aşı yapıldığını açıkladı.

- Kuveyt: Aşılama için 15 sağlık merkezi açtı
Kuveyt Sağlık Bakanlığı dün, koronavirüse karşı aşılamalar için ülkenin çeşitli valiliklerinde 15 sağlık merkezi açtı. Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Abdullah es-Sened, merkezlerin dağılımının her bir sağlık bölgesinde 3 tane olacak şekilde planlandığını ayrıca al-Nasem ve al-Masayel’deki merkezlerin çalışmalarının bugün başlayacağını açıkladı. Bakanlık sözcüsü bu adımın aşı alan grubun genişletmesini amaçlayan ulusal eylem planı çerçevesinde geldiğini sözlerine ekledi.

- Bahreyn: Toplam can kaybı 378’e yükseldi
Bahreyn Sağlık Bakanlığı salgın dün bir kişinin salgın sebebiyle hayatını kaybetmesinin ardından ülkede kaydedilen toplam can kaybının 378’e yükseldiğini duyurdu. Sağlık Bakanlığı’nın Twitter hesabı üzerinden yapılan açıklamada 702 vakanın daha tespit edildiği ve 424 kişinin daha sağlığına kavuşması ile şu ana kadar iyileşen vaka sayısının 100 bin 363’e yükseldiği belirtildi. Açıklamada ayrıca hala tedavi görmekte olan hasta sayısının 5 bin 458 kişiye yükseldiği bildirildi.

- Katar: Son 24 saatte 394 yeni vaka kaydedildi
Katar Sağlık Bakanlığı son 24 saatte 394 yeni vakanın kaydedilmesi ile toplam vaka sayısının 153 bin 690’a yükseldiğini duyurdu. Haber ajanslarının aktardığına göre Bakanlık, 132 kişinin daha sağlığına kavuşması ile toplam iyileşen vaka sayısının 146 bin 754’e yükseldiğini ve virüse bağlı herhangi bir ölümün kaydedilmemesi ile toplam can kaybının 250 kişide sabit kaldığını açıkladı.



Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.


Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’dan İran’a sert uyarı: Vatan her şeyin üzerindedir

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, İran’a ülkesinin ve Körfez ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi durdurma çağrısında bulunarak, "Vatan her şeyin üzerindedir ve tüm evlatlarının omuzlarında bir emanettir" mesajını verdi.

Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kral Hamed bin İsa, "Zorlukların vatanların üzerine çullandığı ve insanların karakterinin sınandığı anlarda, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar," dedi. Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan menfur İran saldırganlığının, vicdanını düşmana satanların sahteliğini ifşa ettiğini vurgulayan Kral Hamed, vatanın geçtiği bu sınavın bütün maskeleri düşürdüğünü belirtti.

İhanetin telafisi yoktur

Kral Hamed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Kahraman silahlı kuvvetlerimiz her türlü kalleş saldırıyı püskürtmek için sınırlarda teyakkuzda beklerken; vicdanını düşmana satmış az sayıda kişi, vatanın egemenliğini hiçe sayanlarla iş birliği içine girmiştir. Bu, ihanetlerin en büyüğü ve halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suçtur.

Yaşananlara karşı duyduğu büyük öfkenin tüm Bahreyn halkının öfkesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Kral, "Vatanın kaderinin emanet edildiği kişilerin vatanı sırtından bıçaklaması ve halkın kendisini temsil etmesi için seçtiği isimlerin, kamuoyu tarafından dışlanmış hainlerin yanında durması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık bir ahittir

"Kamuoyunun bugün tek yürek olduğunu ve saldırganlarla iş birliği yapanların uzaklaştırılmasını talep ettiğini belirten Hamed bin İsa, "Vatanına ihanet edenler, bu topraklarda yaşama onurunu hak etmiyor. Vatandaşlık sadece bir kâğıt parçası değil, bir ahit ve sözleşmedir. Bu sözleşmeyi bozan, hakkını kendi eliyle kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Bazı milletvekillerinin, vatanın kalkanı olmak yerine hainlerin safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Kral Hamed, "Vatana saldıranların yanında durmayı tercih edenler, gidip onlara katılsınlar. Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur" dedi.

Caydırıcı tedbirler ve ordu mesajı

Bütün Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) halklarının; hainler hakkında verilen hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve pasaport iptali kararlarını güçlü bir şekilde desteklediğini, hatta daha fazlasını talep ettiğini savunan Kral, bu caydırıcı önlemlerin bir "intikam" değil, sadık vatandaşları korumak için bir "emniyet supabı" olduğunu söyledi. Kral, bu adımların atılmaması durumunda, silahlı kuvvetlerin savunma zarureti gereği askeri kurallar çerçevesinde yönetime el koymak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Milletvekillerine iki yol: Ya özür ya sürgün

Söz konusu milletvekilleri önünde iki yol olduğunu vurgulayan Kral Hamed bin İsa şunları kaydetti: "Önlerinde üçüncü bir yol yok; ya Bahreyn halkından açıkça özür dileyip güven köprülerini yeniden kuracaklar ya da ihanetleri nedeniyle yargı kararıyla ülkeden sürülenlerin yanına gidecekler. Meclis bir emanettir ve temsil yetkisi, eli vatan ihanetine bulaşmış kişilerin taşıyabileceği bir şeref değildir."

Hürriyet kaos değildir

Ülkenin bugün her zamankinden daha fazla özgür ve sorumlu görüşlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kral Hamed, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özgürlük kaos demek değildir, değerlere dil uzatmak veya vatana ihanet etmek hiç değildir. Vatan her şeyin üzerindedir ve Bahreyn’in bir karış toprağından dahi vazgeçmeyeceğiz. Herkes vatan sevgisini öğrenmelidir; gerçek vatandaş, vatanını dilinde değil, kalbinde taşıyan ve gerekirse onun için canını feda edendir."


Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)
TT

Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)

Birkaç yıl öncesine kadar hac yolculuğu, başkentlerden birinde küçük bir ofisten başlar ve uzun bir acente ve aracı ağı üzerinden tamamlanırdı. Bugün ise bu yolculuk, merkezi bir sistemde, dünya çapında hac pazarını tamamen yeniden şekillendiren bir platforma indirgenmiş durumda.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı’nın öncülük ettiği bu dönüşüm, sektörü çok taraflı açık bir modelden, dijital platformlar ve hassas operasyonel düzenlemelerle yönetilen bir sisteme taşıdı. Bu değişiklik, hac hizmetleri tarihindeki en geniş yeniden yapılandırma operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

Bu reformlardan önce, hac organizasyonu büyük ölçüde farklı ülkelerdeki yerel acentelere dayanıyordu. Bu acenteler, Suudi Arabistan içindeki hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyonu sağlarken, bu durum hizmet kalitesinde farklılıklara, fiyat dengesizliklerine ve denetim zorluklarına yol açıyordu.

Ancak, yurt dışı hacı hizmet sağlayıcıları sistemi devreye alındığında, sektör yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, pazarı düzenlemeyi ve lisanslama, işletme ve değerlendirme için net bir çerçeve belirlemeyi amaçlıyor. Bu sayede hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor; bu adımlar, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenleyici belgelerle destekleniyor.

2022... Kademeli dönüşümün başlangıcı

2022 yılı, düzenleyici yönetmeliğin uygulanması ve dijital platformların kullanımının artırılmasıyla gerçek bir dönüm noktası oldu. Aynı dönemde, Nusuk platformu üzerinden doğrudan rezervasyon modelinin hayata geçirilmesi, geleneksel acentelerin rolünü azaltarak karar alma merkezini Suudi Arabistan’a taşıdı.

Bu dönüşüm anlık bir değişim değil, aşamalı bir süreçti. Süreç, pazarı yeniden yapılandırma ile başladı ve sonraki yıllarda dijital çözümler üzerine daha fazla odaklanarak lisanslı şirketler modelinin güçlendirilmesine kadar genişledi. Sonraki hac sezonlarında ise daha olgun bir aşamaya geçildi ve bu aşama, hacı adaylarının deneyimlerini iyileştirmeye ve hizmet kalitesini artırmaya odaklandı.

Bu dönüşümün en önemli sonuçlarından biri, pazarda faaliyet gösteren kuruluş sayısının azaltılması oldu. Artık yalnızca belirli lisanslı şirketler faaliyet gösterebiliyor ve bu şirketler, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan operasyonel ve denetimsel standartlara tabi.

Eski Hac ve Umre Komitesi Danışmanı Saad el-Kurşi, bu dönüşümün ‘nitelikli bir sıçrama’ olduğunu belirterek, acente modelinden organize şirketlere geçişin hizmet seviyelerinin artmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

El-Kurşi, “Hac ile ilgili tüm hizmetler, konaklama, yönlendirme ve karşılama gibi, öncekine kıyasla çok daha düzenli ve kaliteli hale geldi” dedi.

Hizmeti yeniden tanımlayan bir operasyonel kılavuz

Bu dönüşüm, hizmet kalitesini, kalite standartlarını ve değerlendirme mekanizmalarını net bir şekilde belirleyen ayrıntılı operasyonel kılavuzların yayımlanmasıyla pekiştirildi. Bu sayede, hacı adaylarının deneyimi, genel bir şekilde sunulmak yerine, ölçülebilir ve hesaplanabilir birimlere dönüştürüldü.

Ancak bu dönüşüm, bazı zorluklardan muaf değildi. Bunların başında, yeni modeller doğrultusunda çalışacak insan kaynağının eğitilmesi yer alıyordu.

El-Kurşi, bu zorlukların ‘büyük ölçüde aşıldığını’ belirterek, çalışanların hazırlık seviyesinin arttığını ve işletme verimliliğinin iyileştiğini vurguladı. El-Kurşi, mevcut sistemin ‘bugün daha yüksek bir verimlilikle ve daha iyi bir organizasyonla çalıştığını’ ifade etti.

Artan talep... Düzenleyici sınırlar

Artan talebe rağmen, hacı sayıları belirli düzenleyici çerçevelere tabi ve bu da sayılara bir sınırlama getiriyor.

El-Kurşi, “Her ülkeye tahsis edilen kontenjanların sınırlı olması, sayılarda bir üst sınır oluşturuyor, ancak organize şirketlere olan talep artıyor” diyerek, sektörün gelecekteki kapasite artışıyla daha fazla genişleme yaşayacağı öngörüsünde bulundu.

Ayrıca, düzenleme sayesinde fiyatlar daha kontrollü hale geldi. Önceden acentelerin inisiyatifine bırakılan fiyatlandırmalar, bu düzenlemelerle farklılıkları azaltarak maliyetlerde daha yüksek bir şeffaflık sağladı.

Temsilciden platforma

Dijital dönüşüm, bu sistemin temel direğini oluşturdu; çünkü sözleşme süreçleri ve hizmet seçimi artık Nusuk gibi dijital platformlarla bağlantılı hale geldi.

Bu dönüşüm sadece zaman ve çabayı kısaltmakla kalmadı, aynı zamanda pazardaki rollerin yeniden dağıtılmasını sağladı. Böylece hac yolculuğunun yönetimi daha merkezi ve düzenli hale geldi.

Sarah şirketi Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi Mühendis İmad Sami Kari, bu dönüşümün geleneksel işletme modellerinden entegre bir dijital sisteme geçişi kapsadığını belirtti.

Kari, bu dönüşümün ‘havayolu şirketleri, Hac ve Umre Bakanlığı, Nusuk platformu ve hizmet sağlayıcı şirketler arasındaki elektronik bağlantıya dayandığını’ ve bunun hac yolculuğu yönetiminin verimliliğini artırdığını vurguladı.

Ayrıca, ‘QR kodu’ gibi teknolojilerin ve Nusuk kartlarının kullanımının, hacı adaylarının deneyimine doğrudan olumlu etkiler sağladığını, özellikle kaygıları azalttığını ve işlemleri hızlandırdığını ifade etti.

Kari, artık sadece kalabalıkların yönetimi değil, aynı zamanda entegre bir deneyim sunmaya odaklanıldığını belirterek, ‘Bagajsız Hac’ gibi yeni girişimlere dikkat çekti. Bu girişim, hacı adaylarının hareketliliğini kolaylaştırmayı ve yolculuklarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Son yıllarda hac sektöründe yaşananlar, yalnızca şirket sayısının azaltılmasından ibaret olmayıp, tamamen küresel bir pazarın yeniden şekillendirilmesine kadar uzanıyor.

Bugün hac, geleneksel ağlara dayalı bir yapıdan ziyade, yönetimsel düzenlemelerle ve teknolojiyle desteklenen bir sektöre dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, dünyanın en büyük insan topluluklarından birinin daha verimli yönetilmesine yönelik daha geniş bir yaklaşımın yansıması olarak görülüyor.