Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Salı günü İnsan Hakları Eylem Planı'nı milletimizle paylaşacağız'

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (İHA)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (İHA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Salı günü İnsan Hakları Eylem Planı'nı milletimizle paylaşacağız'

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (İHA)
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (İHA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Hukukta ve ekonomide yeni hayata geçireceğimiz bu reformlarla bu süreci hızlandıracağız. Önümüzdeki Salı günü uzun süredir üzerinde çalıştığımız ve tüm kesimlerin beklentileri doğrultusunda hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nı milletimizle paylaşacağız. Bir sonraki haftada Ekonomik Reform Paketimizi kamuoyuna açıklayarak ülkemizi istikrar ve güven temelinde büyütme kararlılığımız bir kez daha ortaya koyacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen AK Parti İstanbul 7. Olağan İl Kongresine katıldı.

“Türkiye'nin ve Türk milletinin kaderiyle partimizin kaderi adeta iç içe geçmiştir”
Kongre kapsamında konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti partilerden bir partilerin olmanın ötesinde sorumluluklara sahiptir. Türkiye'nin ve Türk milletinin kaderiyle partimizin kaderi adeta iç içe geçmiştir. Biz sizi seviyoruz. Biz bu millete aşığız, biz dertliyiz dertli. Ülkemize saldıranların birinci hedefi hep AK Parti onun temsilcisi olan şahsım ile bütün kadrolarımızdır.
AK Parti'ye saldıranların gayesi Türkiye'nin kazanımlarıdır. Bu gerçeği bilmeden atacağımız her adım bizi yanlış yola çıkartır. AK Parti gündem takip etmez, gündem belirler. Farkımız bu. Gündem belirleme konusunda en büyük görev İstanbul il teşkilatımıza düşüyor. Şayet İstanbul'un gündemine iyi hakim olursak, Türkiye'nin nabzını tutmuş oluruz. Biz milletimize verdiğimiz hiçbir sözü kulak arkası etmedik. Ne dediysek, eninde sonunda hepsini yaptık. Şimdi hep birlikte söz vereceğiz. Bu aziz şehri 1994 yılında teslim aldığımızda, nasıl kısa sürede sorunlarını çözüme kavuşturduysak, inşallah bir sonraki seçimde aynısını yapmaya hazır mıyız? Çöp dağlarını nasıl temizlediysek, hava kirliğini ortadan kaldırdıysak, İstanbul'u 25 yıl geriye götürenlerin yol açtığı tahribatını hızla gidereceğiz. Unutmayın, Ümraniye çöplüğünün hadisesini biz unutmuyoruz. CHP, o Ümraniye çöplüğünde bizim vatandaşlarımızın ölümüne neden olmadı mı? O çöplük patladı ve orada 40'a yakın vatandaşımız maalesef öldü. Ama ne oldu? Biz geldik o çöplüğü kaldırdık, oraya spor tesisi yaptık. Farkımız bu, kim çevrece? Biz çevreciyiz. Çünkü, CHP deyince akla çöp, çukur, çamur gelir” dedi.

“Bu şehre acı çektiren herkese sandıkta hesap soracağız”
İzmir kongresiyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir'de son yağmurlarda ne oldu? Hatta bir hanımefendi bay kemale, ‘35 yıldır şu İzmir'i siz yönetiyorsunuz, biz her yağmurda her karda kışta evlerimiz dükkanlarımız bu hale geliyor.' O da kuzu kuzu dinliyor. Yok. Bu iş öyle lafla olmuyor. İşte İzmir'deydik geçen hafta İzmir Kongresini yaptık. Ben bu defa İzmirlileri çok farklı gördüm, hesabı soracak öyle anladım. İstanbul'u çöp dağlarına, kokuya, yokluğa maruz bırakanlarla 2023'te sandıkta hesaplaşacağız. Batı için Türk, yani İslam, doğu içinde Türk yani kızıl elma olan İstanbul'un kutlu kimliğini elinden almak isteyenleri sandığa gömeceğiz. İstanbul'a tuğla üstüne tuğla koyan herkese Allah razı olsun diyeceğiz, bu şehre acı çektiren herkese sandıkta hesap soracağız.
Dünyada sahip olduğu 16 milyonluk nüfusa nazaran hayat standardı yaşaması en kolay İstanbul'a bu özelliğini zehir etmeye çalışanları sandıkta sigaya çekeceğiz. İstanbul'u karanlık ve sapkına ajandalarına aparat yapmaya kalkanları, bu uğurda gerekiyorsa şeytanla işbirliğine girenleri sandıkta muhakkak ifşa edeceğiz. Bunlar teröristlerle beraber değil mi? Bunlar şeytanla işbirliğinde değil mi? Biz bunlara Cudi'yi, Gabar'ı, Tendürek'i buraları mezar yaptık, yapmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Bunun için il teşkilatı ve ilçe teşkilatı, belediyelerimizle, STK'larla birlikte çok çalışacağız” diye konuştu.

“Seçim gününe kadar her günü seçim günüymüş gibi çalışacağız”
“Kadın kollarımız kapı kapı dolaşacağız” diyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Kale içerden fetih edilir. Kaleyi içerden inşallah hanım kardeşlerim fetih edecekler. Gençler sizde gönülleri fetih edeceksiniz, ben gençlerimize çok güveniyorum. Bizim gençlerimiz tinerci değil, eli bıçaklı, silahlı gençler değil, bizim gençlerimizi bilgisayarı ve kitabıyla okuyan, düşünen ve buna inanan bir gençlik. Gençler kendimizi parti binalarına, ofislere lobilere çok konuşulan az işi yapılan mekanlara hapis etmeyeceğiz. Sokaklarda evde çarşıda pazarda her yerde olacağız. Çalışanlara emeklilere ulaşacağız. İnsanımızın sevincinden üzüntüsünde yanında olacağız. Derdine derman olduğumuza olacağız, olamadığımıza da dert ortağı olacağız. Ben burada teşkilatımın Sinan Erdem Salonunda olan veya ekranları başında bizi izleyen kardeşlerimize sesleniyorum. Sizden bir şey rica ediyorum. Makam mevki bunların hepsi geçici ne olur mütevazi olalım ve kimseye gurur ve kibir satmayalım. Kim darda kalmış onlara biz ulaşacağız, onlara yardım elimizi uzatacağız.
Önümüzde Ramazan var, Ramazan'ı çok iyi değerlendirmemiz lazım. Mübarek Ramazan'dan hep birlikte istifade edeceğiz. Seçim gününe kadar her günü seçim günüymüş gibi çalışacağız. 2019 seçimlerinde birleştirme tutanaklarında çekilmeye çalışılan numaraları unutmadık. İl ve ilçe teşkilatlarımız ile geçmişteki seçimlerde görev yapmış kadın ve gençlik kollarımızın sandıklara sahip çıkacak ilave organizasyonlar yapılmasını istiyorum. Özellikle şimdi hanımlara sesleniyorum. Sizin sahip çıktığınız bir sandıkta Allah'ın izniyle hiçbir yanlışın olmayacağına inanıyorum. Bugünden itibaren seçim tarihine kadar boşa geçirecek tek bir günümüz yoktur. İnsan için ancak çalıştığı kadarı vardır, emri ilahisini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayacağız. Unutmayın kader gayrete aşıktır inancıyla var gücüyle çalışmaktır” diye konuştu.

“Önümüzdeki Salı günü İnsan Hakları Eylem Planını milletimizle paylaşacağız”
Nereden geldiğimizi, nereden durduğumuzun unutulmaması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlik kolları başkanlığı, il başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği, Başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak bu muhasebeyi yaptığımda ilk çıkardığım ders Allah'ın rızasını ve milletini desteğini gözetmeyen hiçbir işin hayırla neticelenmiyor. Buradan altını çizerek söylüyorum, millete küsülmez, milletle inatlaşılmaz, millete rağmen iş yapılmaz. Bu temel hakikatleri kabul etmeden siyaset yapmaya kalkanların sonu hüsran olur. Bu ilkeleri kendine rehber edinmeden yola çıkanın akıbeti felaket olur. Bunun için AK Parti'yi milletin kurduğunu, yolunun millet olduğunu, AK Parti'nin istikametini milletin gösterdiğini tekrarlıyoruz.
Girdiğiniz 15 Genel seçim, mahalli seçim, halk oylaması ve cumhurbaşkanlığı seçiminde partimizi birinci yapan milletimiz bunun karşılığında bizden sadece hizmet bekliyor. AK Parti olarak bu güne kadar ki başarımızı milletimize borçlu olduğumuzu biliyoruz. Eksikliklerimizin sebebini de kendimizde arıyoruz. Yaptığımız muhasebe bizi reform gündemimize daha sıkı sahip çıkmaya yöneltti. Siyaseti ve ekonomisi 2013 yılından itibaren sürekli saldırı altında olan ülkemizin çıkış yolunu hep bu şekilde bulduk. Şimdide aynı istikamette ilerleyeceğiz. Cumhur ittifakıyla başlattığımız büyük ve güçlü Türkiye inşasını sürdüreceğiz. Hukukta ve ekonomide yeni hayata geçireceğimiz bu reformlarla bu süreci hızlandıracağız. Yeni sivil bir anayasayı milletimizle birlikte hazırlayarak bu ülkeyi hem darbe dönemi anayasasıyla yönetilme ayıbından kurtaracak hem de 2053 vizyonumuzun rehberine kavuşmuş olacağız. Önümüzdeki Salı günü uzun süredir üzerinde çalıştığımız ve tüm kesimlerin beklentileri doğrultusunda hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planını milletimizle paylaşacağız. Bir sonraki haftada Ekonomik Reform Paketimizi kamuoyuna açıklayarak ülkemizi istikrar ve güven temelinde büyütme kararlılığımız bir kez daha ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı.

“Ege'de Akdeniz'de bizler bütün gücümüzle, imkanlarımızla varız, bundan sonrada var olacağız”
“Milletimizin salgınla birlikte hızlanan küresel, siyasi ve ekonomik düzendeki yeniden yapılanma arayışlarından azami karla çıkması için gayret göstereceğiz” diyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sınırlarımız içinde ve dışında tek bir terörist bırakamayarak ülkemizin güvenliğine, milletimizin huzura, insanlarımızın refahına yönelik en büyük tehdidi ortadan kaldıracağız. Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e ve eskilerin adalar denizi dediği Ege'ye çevrelimizdeki sulardaki haklarımızı sağlama alacağız. Hani bir şeyler söylüyorlar hiç kafanıza takmayın. Ege'de Akdeniz'de evvel Allah bizler bütün gücümüzle, bütün imkanlarımızla varız, bundan sonrada var olacağız. Kim ne derse desin, bunların hepsi maalesef provokasyon. Balkanlardan Kafkasya'ya, Orta Asya'dan Afrika'ya kadar bütün medeniyle ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizle her alanda bağlantımızı güçlendireceğiz. Milletimizle birlikte nice yıllar çalışmayı sürdüreceğiz. Bu vizyonun ilhamını İstanbul'dan alıyoruz. İstanbul ne kadar çalışırsa, ne kadar kazanırsa Türkiye'de o kadar büyük mesafe kat edecektir” dedi.

“Biz dertliyiz, dertli. Onların böyle bir derdi yok”
Yakın zamanda hayatını kaybeden Emin Saraç Hoca ve Kadir Topbaş'tan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler ölümlü bir hayatı yaşıyoruz. Unutmayın bu ölümlü hayat içerisinde bir çok dostlarımız bir çok büyüklerimiz bu gün yanımızda yok. Onlar hakka yürüdüler. Ebedi alemdeler. Bakıyorsunuz, işte daha yeni büyük bir hadis alimi, aynı zamanda tefsir alimi, Emin Saraç hocamızı 92 yaşında daha yeni hakka uğurladık. Ondan birkaç gün önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızı, Beyoğlu Belediye Başkanlığımızı uzun süre yapmış olan Kadir Topbaş ağabeyimiz aynı şekilde hakka uğurladık. Buna benzer birçok kardeşimiz büyüklerimizi hakka uğurladık uğurluyoruz, eninde sonunda bizimde gideceğimiz yer orası ve temennimiz odur ki rabbim bizleri sevgili habibinin sancağı altında haşr-ü cem eylesin. Baki kalan bu kubbede hoş bir sedaymış diyorsak bu hizmetler çok önemli.
Emin Saraç hocamız öğrencileriyle, Kadir Topbaş ağabeyimiz yaptığı eserlerle anılacak. Boğazın sularını Haliç'e bağlarken verilen emek, orada emeği var. Şu andaki İstanbul Belediye Başkanı bu işlerden anlar mı? Bunlar tam aksine İstanbul batak içerisinde onlar da Bodrum'da seyahatte. Biz dertliyiz, dertli. Onların böyle bir derdi yok. Ben bütün geçmişlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ümmeti Muhammed'in tüm ölmüşlerine rahmet diliyorum. Bu yolda yapacağımız daha çok işler var. Bizim davamız çok farklı bir dava. Gençler bende sizlere aşığım” şeklinde konuştu.



Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (Salı) Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmeler ile bu konularda yürütülen çalışmalar ele alındı. Ayrıca liderler, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin durumu ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmenin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılarken, Erdoğan da ziyaretten ve Suudi yetkililerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Erdoğan, Riyad’a gelişinde El-Yemame Sarayı’nda resmi törenle karşılandı.

fedvfedv
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafında Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki bin Faysal, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bandar, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Kültür Bakanı Prens Badr bin Abdullah bin Farhan, Devlet Bakanı ve Güvenlik Danışmanı Dr. Musaad el-‘Aiban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Maliye Bakanı Muhammed el-Ced’an, Yatırım Bakanı Müh. Halid el-Falih, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Müh. Saleh el-Casser ile Türkiye Büyükelçisi Fahd Ebü’n-Nasr katıldı.

bgtbhgt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda tokalaştı. (SPA)

Türk tarafında ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı Efkan Ala, milletvekili İsmet Büyükataman, Türkiye’nin Riyad  Büyükelçisi Emrullah İşler, Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.

dcdc
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’a ulaştığında bölge valisi yardımcısı tarafından karşılandı. (SPA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad’a resmi ziyaret kapsamında bugün (Salı) geldi. Havalimanında kendisini Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdulaziz bin Ayaf, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Türkiye Büyükelçisi Emrullah İşler  ve Suudi yetkililer karşıladı.


Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)

Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin bölgesel barış, istikrar ve refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını belirterek, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik mekanizmaları önerisi

Erdoğan, krizlerin önlenmesine yönelik bölgesel güvenlik mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu. Ziyaretinin gündeminde, başta Gazze’deki ateşkes ve Suriye’deki durum olmak üzere bölgesel meselelerin görüşülmesi, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve somut adımlar atılması hedeflerinin bulunduğunu aktardı.

Türkiye-Suudi Arabistan İşbirliği

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve Suudi Arabistan’ın tarihi ve köklü ilişkilere sahip iki dost ülke olduğunu belirterek, savunma sanayii işbirliğinin güven tesis etmeyi, kapasiteyi artırmayı ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, “Bu ilişkiyi yalnızca ikili gündemle sınırlı görmedik; bu değerli dostluk, bölgemizde barış, istikrar ve refah için stratejik öneme sahiptir” dedi.

fergb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2022’de Ankara’daki görüşmeleri sırasında (SPA)

Erdoğan, ekonomik ilişkilerin ötesinde, koordinasyon ve ortak akılla istikrar sağlayacak bir yaklaşımın benimsendiğini ifade ederek, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile önceki görüşmelerde bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığını ve ortak çalışmanın artırılmasına yönelik kararlılığın teyit edildiğini söyledi.

İkili ve bölgesel gündem

Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının bölgesel konularla ilgili istişareleri derinleştirmek ve ikili ilişkileri ileriye taşımak olduğunu belirtti. Ziyaret kapsamında iş dünyasıyla toplantıların da yapılacağı, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve zorunlu göçlerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ikinci aşama barış planının başarısının ateşkesin güçlendirilmesine ve yeniden imar çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu süreçte aktif rol oynayacağını belirtti.

efgthju
Erdoğan, geçen ekim ayında Gazze’de barış için Şarm El-Şeyh Anlaşması’na katılmıştı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yerinden edilmeleri sona erdirmeden herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını vurguladı. Ateşkesin güçlendirilmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imarın acilen başlatılması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak İsrail’in Gazze’den kademeli şekilde çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik ve insanî önlemler

Erdoğan, barış gücü veya uluslararası misyon tartışmalarına ilişkin olarak, bu tür mekanizmaların yalnızca sivilleri koruma, insani yardımları ulaştırma ve kalıcı barışı sağlama amacıyla anlamlı olacağını ifade etti. Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözümün tek bir ülkenin veya tarafın varlığıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, barış planının doğru koşullar, doğru otorite ve doğru hedefler üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, çözümün meşruiyet kaynağının yalnızca Filistin halkının iradesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin rolünün, kalıcı ateşkes, adil barış, insani yardımlara erişim ve yeniden imar ile siyasi çözümü desteklemek olduğunu söyledi.

Suriye’de barış ve birlik

Erdoğan, Suriye’de hükümet ile “Suriye Demokratik Güçleri” arasındaki uzlaşma çabalarına değinerek, ülkenin savaş ve bölünme yıllarının ağır bedellerini ödediğini belirtti. Türkiye’nin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, ulusal birliği güçlendirmek ve devlet otoritesini tüm ülkeye yaymak olduğunu vurguladı.

evfedrv
Erdoğan, 24 Mayıs 2025’te Dolmabahçe Sarayı’nda Şara’yi kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı, çatışma bölgelerinin daraltılması ve sağlanan anlaşmaların ilerleme kaydettiğini, ancak saha gelişmelerinin tek başına kalıcı kazanımlar için yeterli olmadığını ifade etti. Toplumsal uzlaşının sağlanması ve merkezi hükümete destek verilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, bunun kuzeydoğu Suriye’den güneyine, sahil bölgelerinden tüm ülkeye uygulanması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye’nin komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine alan açmayan ve tüm toplumsal bileşenlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir ülke olmasının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu sürece Suudi Arabistan ve diğer dost ülkelerle birlikte aktif destek sağlayacağını belirtti.

Sudan’da barış çabaları

Sudan’daki savaşın bininci gününe yaklaşılırken Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik çabalarla barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Sudan’da güvenilir bir dış aktör olarak mevcut çabaları güçlendirdiğini belirten Erdoğan, TİKA ofisinin ve Türk Ziraat Bankası şubesinin açılması, THY seferleri ile bölgesel bağlantının artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Sudan’a 12 bin 600 ton malzeme ve 30 bin çadır gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, tarım, madencilik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin sürdüğünü ve yeniden imar çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, ABD ve Mısır ile iş birliğine de önem verdiğini belirtti.

Somali ve İsrail’in tanıma kararı

Erdoğan, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının meşruiyetinin olmadığını ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin Afrika Boynuzu’nda istikrarı tehdit ettiğini ve bu adımların tüm Afrika kıtasına risk oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, bölgesel aktörlerin ve uluslararası kuruluşların bu karara karşı tavır almasını desteklediklerini ifade etti.

İran ve bölgesel arabuluculuk

Erdoğan, ABD-İran geriliminin önlenmesine yönelik olarak Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle yürüttüğü istişare ve koordinasyon girişimlerine değindi. Türkiye’nin herhangi bir savaşın çıkmasına izin vermeyeceğini, diplomasi ve ortak akılla çözüm üretme ilkesini benimsediğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve istikrarın sağlanmasına önem verdiğini belirtti.