Ramazan’ın ilk cuma gününde Mescid-i Aksa’da 70 bin, Harem-i İbrahim Camii’nde de 10 bin kişi namaz kıldı

Kudüs ve Batı Şeria’daki tutuklamalar sürerken yerleşimciler Filistinlilere ait bir sığınağı ele geçirdi.

Filistinliler dün Mescid-i Aksa’da Ramazan’ın ilk Cuma Namazı’nı kıldılar. (AFP)
Filistinliler dün Mescid-i Aksa’da Ramazan’ın ilk Cuma Namazı’nı kıldılar. (AFP)
TT

Ramazan’ın ilk cuma gününde Mescid-i Aksa’da 70 bin, Harem-i İbrahim Camii’nde de 10 bin kişi namaz kıldı

Filistinliler dün Mescid-i Aksa’da Ramazan’ın ilk Cuma Namazı’nı kıldılar. (AFP)
Filistinliler dün Mescid-i Aksa’da Ramazan’ın ilk Cuma Namazı’nı kıldılar. (AFP)

Baskıcı önlemler ve Filistinlilerin serbest dolaşımını engelleyen askeri bariyerlere rağmen bu yıl Ramazan’ın ilk cuma gününde yaklaşık 70 bin Filistinli Mescid-i Aksa’da, 10 bin Filistinli de el-Halil şehrindeki İbrahim Camii’nde Cuma Namazı kıldı. Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri bu durumu değerlerini savunan büyük bir halkın görüntüsü olarak nitelendirdi.
İsrail’in kuruluş yıl dönümü nedeniyle baskı uygulamalarına hız veren  işgalci güçler, sabit olanlara ek olarak birçok yeni kontrol noktası oluşturarak salgın bahanesiyle binlerce kişinin Kudüs ve el-Halil şehirlerine ulaşmasını engelledi. Filistinlilerin şu an aşı konusunda ciddi bir krizde olduğunu bilen İsrail, söz konusu bölgelere gitmek isteyen kişilerden aşı belgesi göstermelerini istedi. Ardından askerler ile siviller arasında çatışma çıktı. Birçok kişinin işgal güçleri tarafından tutuklandığı bildirildi. Çatışmalara rağmen on binlerce kişi camilere ulaşmayı başardı. Söz konusu kimseler arasında işgal altındaki Doğu Kudüs halkının yanı sıra diğer bölgelerden gelen Filistinliler de vardı.
İslami Vakıflar Dairesi Başkanı Azzam el-Hatib, Mescid-i Aksa’da ibadet edenlerin sayısının 70 bine ulaştığını ve insanların yakıcı güneşe rağmen namaz kıldığını aktardı.
Şeyh Sabri yaptığı açıklamada, Mescid-i Aksa’da namaz kılmak için bir çok noktadan zor şartlarda gelen Müslümanların, Aksa’nın önemini ve savunulma ihtiyacını hatırlattığını söyledi. “Bu manzara, Aksa’daki tüm aç gözlülere burayı Yahudileştiremeyeceklerine dair bir mesaj veriyor” diyen Sabri caminin ilahi bir kararla yalnızca ibadet edenlere has olduğunu vurguladı.
Sabri, işgalci güçler tarafından ezan, akşam ve teravih namazlarını engellemek için cami hoparlörlerinin devre dışı bırakıldığını  ve  Filistinlilerin işgalci güçler ve yerleşimciler tarafından saldırılara maruz kaldığını kaydetti. Ayrıca Kudüs’te gayrimenkul satmaya çalışan, ‘insanlığın şeytanları’ olarak nitelenen kişilere de uyarıda bulunarak, Darul İfta’nın 1935’te çıkardığı üzere bu durumu yasaklayan yasal fetvaya dikkat çekti.
Filistin Hükümeti Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, işgal devletinin Kudüs’e ve değerlerine, özellikle de kutsal Mescid-i Aksa Camii’ne karşı uyguladığı saldırıları kınadı. Kudüs ve halkını Yahudileştirmek için ilgili tüm BM kararlarını ihlal ederek düzenlenen saldırıları, uluslararası meşruiyete, kararlarına ve uluslararası hukuka açık bir meydan okuma olarak değerlendirdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve UNESCO’nun insan hakları ilkeleri ile ibadet yerlerine özgür bir şekilde girme hakkını her şeyin önünde tuttuğunu kaydetti.
Bakanlık dün yaptığı açıklamada, mübarek ayın ilk cuma gününde işgal güçlerinin ibadet edenlerin ulaşmasını engellemek için kutsal Mescid-i Aksa Camii’nin çevresini kuşatmasını kınadı. İşgalci güçler Mescid-i Aksa ve Eski Kudüs’ün çevresini askeri kışlaya çevirerek bölgeyi kontrol noktalarıyla ayırdı.
Bakanlık meydana gelen çatışmalardan, camideki mevcut hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeyi hedefleyen İsrail hükümetini sorumlu tuttu. Aynı zamanda bu durumun Vakıflar Bakanlığı’nın görev ve yetkilerini çalmak anlamına geldiğini bildirdi.
İsrail güçlerinin aldığı baskıcı önlemlere rağmen el-Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii’nde yaklaşık 10 bin vatandaşın Ramaza’nın ilk Cuma Namazı’nı kıldığı bilgisi paylaşıldı.
Harem-i İbrahim Camii İmamı ve Cami Hizmetleri Müdürü Şeyh Hıfzi Ebu Suneyne yaptığı açıklamada “İbrahim Camii’ne gitmek ve orada ibadet etmek, camiyi işgalci güçlerin saldırılarından koruma noktasında oldukça önemli” dedi. İşgalci güçlerin Ramazan Ayı dahil camiyi Müslümanlara sadece yılın on günü açtığına dikkat çekti.
Batı Şeria dün işgal güçlerinin barışçıl yürüyüşleri bastırdığı birçok olaya tanık oldu. Kafr Kaddum kentinde meydana gelen olayda, yaklaşık 18 yıldır kapalı olan köy sokağının açılması talebinde bulunulmasının ardından, genç bir Filistinliye plastik mermi isabet ettiği bildirildi. Ayrıca gaz bombası atılması sonucu bir çok kimsenin nefes alamadığı kaydedildi.
Bir diğer çatışma da Nablus’un doğusundaki Beyt Dajan’da yaşandı. Düzenlenen yürüyüşün bastırılması sonucu 3 kişinin plastik mermilerle vurulduğu, birçok kimsenin de gaz bombası atılması sonucu nefessiz kaldığı bildirildi.
El-Halil şehrinin güneyinde, Yata’nın doğusunda bulunan Maghair Al-Abeed bölgesinde de yerleşimcilerin dün bir sığınağı ele geçirdiği ve burada vatandaşlara ait tarımsal mahsulleri yağmaladıkları bilgisi paylaşıldı.
Koruma ve Dayanıklılık Komiteleri yetkilisi Fuad el-Umur, Davud ailesine ait bir sığınağın, Yata’nın doğusundaki vatandaşların, topraklarını zorla ele geçirerek buraya yerleşen Hafat Ma’on yerleşimcileri tarafından ele geçirildiğini duyurdu. Olayda grubun vatandaşların koyunlarını serbest bırakarak mahsullerine de zarar verdiği belirtildi.
Söz konusu saldırının, İsrail mahkemelerinin yerleşimcilerin  bölgeye girmesini engelleyen kararına rağmen gerçekleştiği vurgulandı. Vatandaşlar bölgeyi bir kaç yıl önce, yerleşimcilerin ele geçirmesinin ardından geri almışlardı.
Filistinli kaynaklar işgal güçlerinin dün Kudüs’ün kuzeyindeki Kalandiya kontrol noktasında bir kadını tutukladığını bildirdi. Ayrıca ibadet edenleri uzaklaştırmak için camilere düzenlenen baskınların ardından, perşembe akşamı ve dün sabah Mescid-i Aksa’da ibadet eden 8 gencin tutuklandığı kaydedildi.
İşgal güçleriyle çatışmalar, başta Eski Şehir olmak üzere Kudüs’ün birçok mahallesinde patlak verdi. Söz konusu çatışmalar işgalci güçlerin gençlere ses bombalarıyla saldırması, Kudüslülere yönelik provokasyonları ve Aksa Camii’ne yönelik ihlallerin ardından üst üste üçüncü günde de Şam Kapısı yakınlarında devam etti. Görgü tanıkları  Bab el-Amud bölgesinde bir gencin kaçırıldığını aktardı.
İşgal güçlerinin ayrıca Sahira yakınlarında bulunan gençlere saldırdığı ve darp ettiği bildirildi.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.