Hammadde fiyatlarının tüm dünyada yükselmesi, Türkiye'de zaten yüzde 102 pahalılaşan otomobil fiyatlarını nasıl etkileyecek?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hammadde fiyatlarının tüm dünyada yükselmesi, Türkiye'de zaten yüzde 102 pahalılaşan otomobil fiyatlarını nasıl etkileyecek?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Dünyanın en büyük elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın CEO'su Elon Musk, şirketinin satışlarının yüzde 90'ını oluşturan 3 ve Y modellerinin fiyatlarının, marttan mayısa kadar beş defa yükselmesiyle ilgili Twitter'dan şu açıklamayı yapmıştı: 
"Fiyatlar, endüstrinin genelinde oluşan arz zinciri baskısı nedeniyle yükseliyor. Özellikle hammaddelerde…"
Tesla'nın bataryaları için kullandığı lityumdan kauçuğa, çelikten, plastiğe kadar tüm dünyada büyük bir hammadde krizi mevcut. 
Çünkü pandemi boyunca bekleyen talep, zirve yapmış durumda. 
Hammaddedeki yükseliş, nihai ürüne de yansıyor.
Tüm dünyada hem sıfır araçların hem de ikinci el araçların fiyatı yükselişte. 
Yani otomobil fiyatlarının yükselmesi Türkiye'ye özgü değil.
Ancak Türkiye'yi diğer ülkelerden ayıran fark, bu artışın daha fazla hissedilmesinin ardındaki neden, her şeyin üzerine döviz maliyetinin de eklenmesi. 

Hammadde artışını tetikleyen üç neden
Birleşik Krallık Ticaret Bakanlığı danışmanlarından Dr Maurizio Bragagni, Linkedin'de kaleme aldığı makalesinde üreticilerin, iki önemli sorunla başa çıkmaya devam ettiklerini yazdı: "Tedariğin yavaşlaması ve işgücünün pandemi nedeniyle hâlâ çalışmaya müsait olup olmadığı." 
Bragagni'ye göre hammadde fiyatlarını etkileyen üç trend var: 
1- Çin ekonomisinin V şeklindeki toparlanmasının da etkisiyle küresel talebin güçlenmesi hammadde kıtlığına yol açtı. 
Çin tek başına tüm dünyadaki demir cevherinin yüzde 70'ini, bakır üretiminin de yüzde 50'den fazlasını tüketiyor. 
Bunun yanı sıra Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) tahminlerine göre küresel ekonomi 2021'de yüzde 5,5, 2022'de yüzde 4,2 büyüme kaydedebilir. 
2- Kasım 2020'den bu yana petrol fiyatları yüzde 60'a yakın yükseldi. 
3- Talebe yetişemeyen lojistik sektöründe konteynır sıkıntısı baş gösterdi. Bu da Asya'dan Avrupa'ya ulaşım maliyetlerini artırdı. Avrupa'da arz kesintilerine yol açtı 
Bakır, platinyum, çeliğin üretildiği demir cevheri, sac gibi endüstriyel maddelerin yanı sıra polimer ve mısır ve soya gibi tarımsal ürünlerin de fiyatının arttığını söyleyen Bragagni, "Son bir yılda fiyatı ikiye katlanan bakır, dokuz yılın en yüksek seviyesine çıkarken, 'sıcak çekilmiş çelik' fiyatı Avrupa'da 2008'den bu yana en yüksek seviyede. Üreticiler ayrıca yükselen petrol fiyatlarıyla enerji maliyetine de katlanıyor" dedi. 

Kauçuk fiyatlarında yüzde 70 yükseliş
Dünya Bankası analistleri Jinxin Wu ve John Baffes konuyla ilgili 17 Haziran'da bir yazı kaleme aldı. 
Hammadde Fiyatları Endeksi'nin bir yıl öncesine göre yüzde 18 yükseldiğini hatırlatan Wu ve Baffes, artışa pamuk ve kauçuğun öncülük ettiğini söyledi. 

Dünya Bankası'nın raporuna göre hammadde fiyatlarının 2021'de ortalama yüzde 10 yükselmesi, 2022'de istikrara kavuşması bekleniyor. 
Tüm dünyada üretilen kauçuğun üçte ikisinin lastik endüstrisinde kullanıldığını söyleyen Jinxin Wu ve John Baffes, bu yıl doğal kauçuk fiyatlarındaki yükselişin ortalama yüzde 30 olacağını belirtiyor. 
"Pandemi sonrası, 2020'nin son çeyreğinde otomotiv sektöründe başlayan toparlanma kauçuğa olan talebi çok artırdı" diyen ekonomistler, "Doğal kauçuk fiyatları mayıs ayında, 2020'nin aynı dönemine göre yüzde 70 yükselmişti" bilgisine yer verdi. 

Demirin ons fiyatı bir yılda yüzde 107 arttı
Demir cevherinin ons fiyatı (1 ons yaklaşık 30 gram), mayıs ortasında tarihin en yüksek seviyesine çıkarak 218 doları gördü.
Ancak Çin'den gelen haberlerle 212 dolar seviyesine kadar çekildi. 
Çin Ulusal Gıda ve Stratejik Rezervler İdaresi'nden geçen hafta yapılan açıklamada maliyetlerdeki artışın ardından ülkenin bakır, alüminyum ve çinko rezervlerinin piyasaya sürüleceği söylendi. Arzı serbest bırakılan maddeler arasında demir cevheri yoktu. 

Demir cevheri fiyatlarının bir yıllık değişimi/ Grafik: Financial Times
21 Haziran'da ülkenin en üst seviyedeki piyasa regülatörü ve planlama kurumu olan Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan (NDRC) yapılan açıklamada emtia fiyatlarını sabitlemek amacıyla demir cevheri fiyatları ve ticaret hacmi ile ilgili soruşturma başlatılacağı duyuruldu. 
NDRC ayrıca, olağandışı para transferleri ile spekülasyonları incelediklerini açıkladı. Münhasır anlaşmalar, fiyat artışı bilgisinin yayılması ve stokçuluğun incelemeler kapsamında olacağı ve ağır cezalandırmalara maruz kalacağı ifade edildi. 
Ons fiyatı bir yıl önce 102 dolar, sene başında 170 dolar olan demir cevheri, 210 dolar seviyesinin üzerinde seyretmeye devam ediyor. 

Türkiye çelik üretiminde ilk 10 ülke arasında 
Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Şube Müdürü Uygar Tatar'ın açıklamasına göre Türkiye'de çelik sektörü, 2020'yi miktar bazında yüzde 3,8 azalışla 20,3 milyon ton ve değer bazında yüzde 8,6 düşüşle 12,6 milyar dolar ihracatla tamamladı. Salgının yanı sıra farklı ülkelerdeki korumacılık önlemleri de ABD, AB ve diğer bölgelere olan ihracatı daralttı. 
"Türk çelik sektörü yine de 2020 yılını en az düzeyde kayıp yaşayarak geride bırakabilmek için büyük çaba sarf etti ve ihracat tecrübesiyle önüne çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendirmesini bildi" diyen Tatar, küresel çelik ihracatının neredeyse yarısına hakim olan Çin ile ihracatın 2020'de yeniden başladığını söyledi. 
Uzak Doğu pazarını geri kazanabildiklerini, Afrika ve Güney Amerika'ya olan ihracatın da arttığını söyleyen Uygar Tatar, Avrupa ve Amerika'da yaşanılan kayıpların bu şekilde bir miktar telafi edildiğini belirtti. 
Uygar Tatar'ın açıklamasına göre Türkiye, 2020'de çelik üretimini artıran birkaç ülkeden biriydi. Çin ve İran ile birlikte dünyanın en fazla üretim yapan ilk 10 ülkesi arasına giren Türkiye'de çelik üretimi yüzde 6 yükselişle 35,8 milyon ton oldu. 
Tatar, "Bu artış ile Almanya'yı geride bırakarak dünyanın yedinci büyük çelik üreticisi olduk. Böylesi zor bir yılda Avrupa'nın ise en büyük çelik üreticisi olma başarısını elde ettik" bilgisini paylaştı. 

"Dünyanın en büyük hurda ithalatçısı Türkiye"
Çelik üretimin en önemli girdi maliyetinin hammadde olduğunu hatırlatan Çelik İhracatçıları Birliği Şube Müdürü Tatar, "Sıvı çelik üretiminde kullanılan ana hammaddeler cevher ve hurdadır. Dünyanın en büyük cevher ithalatçısı Çin ve en büyük hurda ithalatçısı Türkiye'dir" dedi ve ekledi: 
"2020 yılının ilk çeyreğinden başlayıp, 2021 yılının ortalarına kadar olan fiyat eğilimini değerlendirdiğimizde; küresel pandeminin tetiklediği artış trendi neticesinde cevher fiyatlarının 100 dolar bandından 200 dolar seviyesinin üzerine ve hurda fiyatlarının ise 200-300 dolar bandından 500 dolar seviyesinin üzerine yükselmiş olduğunu görüyoruz. 
Tüm dünyada meydana gelen ham maddedeki fiyat artışları, çelik ürün fiyatlarına doğrudan üretim maliyetleri oranında yansımaktadır ve hatta ek finansman maliyetleri de doğurmaktadır. Fiyatlardaki değişimler her çelik üreticisini etkilediği gibi çelik tüketen sektörleri de beraberinde olumsuz etkilemektedir."

Otomobil fiyatları bir yılda yüzde 102 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), her enflasyon açıklamasında, belli bazı maddelerin ortalama fiyatlarını da açıklıyor. 
Buna göre 2018 Mayıs'ında 87 bin 698 lira olan ortalama otomobil fiyatları, 2019'un aynı ayında 108 bin 730 liraya çıktı. 
Bu miktar, Mayıs 2020'de 139 bin 204, tam bir yıl sonra ise 295 bin 732 lira oldu. 
2020'nin haziran ayında başlatılan düşük faizli kredi kampanyaları otomobile olan talebi ve fiyatları hızla yükseltmişti. Hal böyle olunca haziranda 145 bin seviyesinde olan ortalama otomobil fiyatı 2021'in mayıs ayına kadar yüzde 102 artarak 300 bin lira sınırına dayandı. 
Tatar'a göre çelik fiyatlarındaki artış, çelik tüketen tüm sektörleri etkileyebilir. Ancak, otomobil gibi karmaşık sektörlerde etkisi kısıtlı seviyede kalması muhtemel. Zira hammadde fiyatlarındaki artışların ana maliyet unsurlarının gerisinde kalmaya devam etmesi öngörülüyor. 

Sacdaki 250 dolarlık artış, bir otomobile 2500 lira ekliyor 
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan'a göre de hammaddenin pahalılaşması, otomobil fiyatlarındaki artışın nedenleri sıralamasında "dövizin etkisinin" gerisinde kalıyor. 
Sac gibi bir yassı ürün fiyatının 550-600 dolar seviyesinden Avrupa'da 1200-1300 dolara, ABD'de 1500 dolara çıktığını söyleyen Yayan, bu fiyatların Türkiye'de bir miktar daha ucuz olduğunu belirtti. 
Veysel Yayan, "Örneğin bir otomobil için 500 kilogram yassı ürün kullanılıyorsa, 250 dolarlık artış sadece sacdan gelir. Türkiye'de 250 dolarlık artış 2500 liralık artış anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. 
Yayan, "Bundan bir sene önce 100 bin lira olan otomobil fiyatı şimdi 300 bin lira. Otomobili satan, döviz, enerji gibi girdi maliyetlerini görüyor. Kâr marjını da koyuyor ve fiyat yükseltiyor" değerlendirmesinde bulundu. 

Hurda fiyatları 220 dolardan 530 dolara kadar yükseldi 
"Girdisi dolarla alınıp satılan bir şeyin fiyatının, dolarda yükseliş olduğunda artmaması mümkün mü?" sorusunu yönelten TÇÜD Genel Sekreteri, pandemide talebin daralmasıyla hurda fiyatlarının 220 dolara, demir cevherinin 80 dolara kadar gerilediğini hatırlattı. 
Yayan'ın açıklamasına göre talep, Haziran 2020 sonrası önce mütevazı bir şekilde artmaya başladı, yılın son çeyreğinde ise zirve yaptı. Hal böyle olunca demir cevheri üreticileri de hurda üreticileri de buna cevap veremedi. 
Talep, ocakta bir miktar yavaşlasa da şubat ayı geldiğinde girdi maliyetlerindeki yükseliş kendini göstermeye başladı. 
Hurdanın ton fiyatı önce 400 dolara daha sonra 525-530 dolara kadar yükseldi. 
Bu fiyat artışlarının üzerine bir de elektrik, personel gibi sabit masrafların da eklendiğini söyleyen Veysel Yayan, "Hurda fiyatının 526 dolar olduğu bir ortamda Türkiye'de demir fiyatları 700 küsur dolar. Eskiden beri de her halükârda 200 küsur dolarlık üretim maliyeti zaten vardı" diye konuştu. 

İnşaat demiri fiyatındaki yükseliş yüzde 50 oranında 
Hammaddedeki artış elbette ki yalnızca otomotivi etkilemiyor. İnşaat da yara alan sektörlerden. 
"İnşaat demirinin 500 dolardan 750 dolara çıktığı, yani yüzde 50 civarında arttığı iddiası doğru" yorumu yapan Veysel Yayan, sektörün girdilerinin dövizle alınıp satıldığını, Dolar/TL'nin şubatta 7 lira altına gerilediğini bugün ise 8 lira 78 kuruş ile rekor kırdığını hatırlattı. 
Yayan, "Döviz fiyatlarının ve girdi maliyetlerinin kontrol altına alınamadığı bir dönemde inşaat demiri fiyatlarını, yalnızca Türkiye'deki enflasyonla değerlendirmek makul mü?" diye sordu. 

Türkiye'de çelik ürünlerinin yüzde 70'i ithal 
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği'nin Türkiye'deki üretimin (inşaat demiri, yassı ürünler, vasıflı çelik ürünleri gibi) yüzde 95'ini temsil ettiğini söyleyen Veysel Yayan'ın açıklamasına göre bu girdilerin yüzde 70'i ithal, yüzde 30'u yurtiçinden temin ediliyor. 
Yurtiçindeki üreticiler de fiyatlarını belirlerken küresel piyasadan etkileniyor: 
"Diyelim ki ürün, yurtiçinde 200 dolara üretiliyor. Batı'da hurda fiyatları artınca Türkiye'deki üreticiye 'Sen bunu Türkiye'de Türk işçisini kullanarak üretiyorsun. Türkiye'de böyle bir artış olmadı. Sen neden bu kadar keskin şekilde artırma gayreti içerisindesin' diyemiyorsunuz.
Kendisi, 'Belçika'da, Rotterdam'da fiyatlar artıyor. Ben de bu sabah fiyatlara 100 dolar zam yaptım' diyebilir. 
Dünya küçük bir köy gibi. Belçika'da ne oluyorsa, Türkiye'deki üretici de kendini ona göre ayarlıyor. 
Orta vadeli biri inşaat işine girdiğinizde, demir fiyatlarının da diğer ürünler de olduğu gibi salt yurtiçi enflasyonla bağlantılı olmadığını dikkate alacaksınız. Ya önceden stok yapacaksınız ya önceden parasını ödeyip sağlama alacaksınız. Ki proje döneminde fiyatlardaki artış ya da düşüşlerle karşı karşıya kalmayalım."

"700-750 dolarlık saclarda, 400-450 dolarlık artış var"
Otomotiv Sanayii Derneği'nin (OSD) ve Ford Otosan'ın Yönetim Kurulu Başkanlıklarını yürüten Haydar Yenigün, nisan ayında Habertürk'e verdiği röportajda 2021'in ilk çeyreğinde sektörün toplam üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 1 yükseldiğini, artışta ticari araçların öncülük ettiğini söylemişti. 
Otomobil üretiminin ise yüzde 10 gerilediğini aktaran Yenigün, Türkiye'nin otomotiv genelinde Avrupa'da dördüncü olduğunu hatırlatmıştı. 
Küresel çapta konteyner bulmada sıkıntı yaşandığını, hammadde fiyatlarının inanılmaz seviyede arttığını söyleyen Yenigün, şöyle konuşmuştu: 
"Bazen, 'Araç fiyatları niye arttı?' gibi sorular geliyor. Bunun en önemli nedeni hammadde fiyat artışı. Örneğin 700-750 dolarlık saclarda, 400-450 dolarlık artışlar olmaya başlıyor. Ortalama rakam yüzde 80. Plastik hammaddesinde yüzde 100'lük artışlar var. Çok ciddi bir sıkıntılı süreç yaşıyoruz. Başka hiçbir değişiklik olmazsa, araçların fiyatlarının en azından enflasyon oranında artacağını öngörmemiz lazım."
Independent Türkçe



Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…


ABD verilerinin duraklamasıyla altın %3'ün üzerinde artışla toparlandı

Dubai'deki bir kuyumcu dükkanında bir kilogramlık altın külçe ve damgalı altın sikke sergileniyor (Reuters)
Dubai'deki bir kuyumcu dükkanında bir kilogramlık altın külçe ve damgalı altın sikke sergileniyor (Reuters)
TT

ABD verilerinin duraklamasıyla altın %3'ün üzerinde artışla toparlandı

Dubai'deki bir kuyumcu dükkanında bir kilogramlık altın külçe ve damgalı altın sikke sergileniyor (Reuters)
Dubai'deki bir kuyumcu dükkanında bir kilogramlık altın külçe ve damgalı altın sikke sergileniyor (Reuters)

Altın fiyatları, bugünkü işlemlerde güçlü bir toparlanma sergileyerek yüzde 3’ün üzerinde yükseldi. Böylece önceki seanslarda yaşanan sert kayıpların bir kısmını telafi eden altın, ABD hükümetindeki kısmi kapanmanın piyasalarda yarattığı belirsizlikten destek buldu.

Altın dengesini yeniden buldu

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 3,7 artışla 4.837,16 dolara yükselirken, bir önceki seansta son bir ayın en düşük seviyesini görmüştü. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 4,5 değer kazanarak 4.859,30 dolardan işlem gördü.

Bu toparlanma, değerli metalin geçen hafta 5 bin 594,82 dolarla tarihî zirvesini test etmesinin ardından sert bir düzeltme sürecine girdiği dalgalı dönemi izledi.

İstihdam verilerinin yokluğu etkili oldu

Analistler, yükselişi ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun, ocak ayına ilişkin ve cuma günü açıklanması beklenen aylık istihdam raporunun yayımlanmayacağını duyurmasına bağlıyor. Söz konusu durum, Kongre’nin bütçe paketini onaylayamaması nedeniyle federal hükümetteki kısmi kapanmanın sürmesinden kaynaklandı.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, kapanmanın birkaç gün içinde sona erebileceğine dair iyimser açıklamalarda bulunsa da temel ekonomik verilerin olmayışı yatırımcıları yeniden güvenli liman varlıklarına yöneltti.

Diğer metallerin performansı

Yükseliş yalnızca altınla sınırlı kalmadı. Spot piyasada gümüş yüzde 5,9 artarak ons başına 84,09 dolara yükseldi. Gümüş, geçen perşembe günü 121,64 dolarla rekor seviyeye ulaşmıştı. Platin yüzde 3, paladyum ise yüzde 2,7 oranında değer kazandı.

Dolar ve faiz etkisi

Dolar, ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikasına ilişkin değişen beklentilerle kazanımlarını korurken, altın fiyatları piyasalarda 2026 yılı içinde en az iki faiz indirimi beklentisinden destek buldu. Getiri sağlamayan altın, düşük faiz ortamlarında genellikle daha iyi performans gösteriyor.