Paris Kulübü Sudan’ın dış borçlarını sildi

Hartum yönetimi 22 Devletin üye olduğu Paris Kulübü’nün Sudan’ın dış borçlarını silmesini, tarihi bir başarı olarak nitelendirdi

Sudan Maliye Bakanı İbrahim Borçların anapara ve faizini ödemeyi bırakacağız dedi.
Sudan Maliye Bakanı İbrahim Borçların anapara ve faizini ödemeyi bırakacağız dedi.
TT

Paris Kulübü Sudan’ın dış borçlarını sildi

Sudan Maliye Bakanı İbrahim Borçların anapara ve faizini ödemeyi bırakacağız dedi.
Sudan Maliye Bakanı İbrahim Borçların anapara ve faizini ödemeyi bırakacağız dedi.

Sudan Maliye Bakanı Cibril İbrahim, “Paris Kulübü” ülkelerinin Sudan’ın dış borçlarından bir kısmını iptal etmesini, Ağır Borç Yükü Altındaki Yoksul Ülkeler (HIPC) girişimine dahil olan bir ülke olarak Sudan'ın borçlarının tamamının iptal edilmesini sağlayacak ‘başarı’ noktasına ulaşma yolunda önemli bir adım olarak nitelendirdi. 
Bakan İbrahim, Hartum'da düzenlediği basın toplantısında, geçiş hükümetinin geçtiğimiz dönemde uluslararası kurumlara cevaben uyguladığı sert ekonomik uygulamaların, Sudan'ın ciddi ve ekonomik reform sürecine istekli olduğuna uluslararası toplumu ikna etmesine yol açtığını belirtti.
Sudanlı Bakan, 22 devletin oluşturduğu Paris Kulübü’nün, Sudan’ın 14,1 milyar dolarlık dış borcunu iptal ettiğini, kalan 9,5 milyar dolarlık borcunu ise 6 yıl ödemesiz 16 yıl olarak planladığını duyurdu.
Bakan, karara göre Sudan'ın anapara ve faiz ödemeyi durduracağını ve bu fonları başta temel hizmetler sektörünün gelişimi olmak üzere çeşitli kalkınma alanlarına yönlendireceğini de sözlerine ekledi.
Bakan İbrahim, karar noktasına ulaşmanın kolay bir mesele olmadığını, ancak Sudan ekonomisinin ilerlemesinin önünü açan büyük bir başarı olduğunu söyledi.
Geçiş hükümetinin kredi veren diğer ülkelerden Suudi Arabistan ve Kuveyt ile temas kurma niyetini açıklayan İbrahim, önümüzdeki dönemde iki ülke ile Sudan'ın 30 milyar dolarlık borçlarının yüzde 60'ının affedilmesi için görüşmelerde bulunacağını da belirtti.
Ülkedeki ekonomik durumun iyileştirilmesi ve küresel toplumla entegrasyonun, iç yetenekleri ve kaynakları harekete geçirmesi gerektiğini vurgulayan İbrahim, uluslararası finans kuruluşlarının kalkınma alanlarında finansman sağlamaya hazır olduğunu kaydetti.
İbrahim ayrıca, Sudan'ın dış borçlarını muaf tutmanın ve fonları ülkedeki diğer sektörleri desteklemeye yönlendirmenin döviz talebini azaltacağını ve Sudan parasının değerinin güçlenmesine katkıda bulunacağını söyledi.
Borçların geri ödenmesine ilişkin bu tür kararların, ülkenin zamana ihtiyaç duyan ekonomik koşullarına hemen yansımayacağını belirten Maliye Bakanı, ancak bunun büyük bir adım olduğunu ve ardından ekonomik toparlanmaya yardımcı olan diğer adımların gelmesine katkıda bulunacağını açıkladı.
Sudan Merkez Bankası Başkanı Muhammed Fatih Zeynelabidin, karar noktasına ulaşmanın Sudan'ın küresel bankacılık sistemine dönmesini ve normalleşmesini sağlayacağını ve büyük yabancı yatırımlar, hibe ve krediler için daha fazla fırsat yaratacağını ifade etti. 
Zeynelabidin açıklamasında, “Borç fonlarını kalkınma projelerine, sağlık ve eğitimde altyapı reformuna yönlendireceğiz” dedi.
Sudan Dışişleri Bakanlığı ise, Paris Kulübü üyelerinin kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, kararı, geçen Haziran ayında karar noktasına girmesinin ardından Sudan'ın borçlarının affedilmesine yönelik kapsamlı bir iyileşme çerçevesinde ilk adım olarak değerlendirdi. 
Bakanlık, bu adımın kapsamlı ulusal ekonomik reform sürecinin yolunu güçlendirdiğine ve yabancı yatırım için ortamı hazırladığına dikkati çekti.
Sudan, Paris Kulübü'nde kalan borcunun yüzde 100'e kadar affını sağlayacak ve Paris Kulübü üyelerinden ek finansal kaynakların alınmasını sağlayacak 2024 yılında bu sürecin tamamlanma noktasına ulaşmayı hedefliyor.
Yatırım ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Hadi Muhammed İbrahim, Sudan'ın borçlarının muaf tutulmasının orta ve uzun vadede devlet bütçesi ve ödemeler dengesi üzerinde doğrudan bir etkisi olacağını vurguladı.
Sudan'ın uluslararası toplumla bütünleşmesinin, yaklaşık 50 milyar dolara ulaşan borcun büyük bir bölümünün affedilmesine yardımcı olduğunu belirten Yatırım Bakanı, ayrıca bu sayede kalkınmaya ve ulaşım, iletişim, elektrik ve diğer büyük geliştirme projeleri gibi altyapı alanlarında yeniden inşaya yönelik kredilerden yararlandığını söyledi. 
Maliye ve Ekonomik Planlama Bakanı Cibril İbrahim ve Sudan Merkez Bankası Başkanı Muhammed Fatih Zeynelabidin, 15 Temmuz'da Paris Kulübü ülkelerinin toplantılarına katılmıştı.
Paris Kulübü ülkeleri, Sudan hükümetinin devam eden ekonomik bozulmayı durdurmak için uyguladığı gerekli ekonomik reformlara ve bu reformların Sudan halkı üzerindeki ekonomik ve sosyal maliyetlerine övgüde bulunmuştu.
Paris Kulübü alacaklıları, tamamlanma noktasına ulaşıldığında kalan borçların yüzde 100'ünü iptal etme niyetlerini dile getirdiler.
1956’da kurulan Paris Kulübü’ne üye ülkeler arasında ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Hollanda, Kanada, Norveç ve Rusya yer alıyor.
Paris Kulübü, borçlu ülkeler tarafından yaşanan ödeme zorluklarına koordine edilmiş ve sürdürülebilir çözüm bulmak amacıyla büyük kreditör ülkelerinin oluşturduğu uluslararası bir grup. Paris Kulübü, Arjantin ile kamu kredi kuruluşları arasındaki ilk müzakerenin Paris'te gerçekleştiği 1956'da kademeli olarak oluşturuldu. Paris Kulübü, üyelerinin kamu sektörünün garantisi altında borçlu ülkelerin hükümetleri ve özel sektörün taleplerini karşılanmakta.
Sudan’ın, Paris Kulübü dışında en fazla borcu olduğu ülkeler arasında Kuveyt, Suudi Arabistan, Çin, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yer alıyor. Bu ülkelere toplam borcun 29,9 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.



Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği 10 günlük ortalamanın altında seyretmeye devam ediyor

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği 10 günlük ortalamanın altında seyretmeye devam ediyor

Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarındaki gemiler, 2 Eylül (Reuters)

Bugün yayımlanan öncü gemi takip verilerine göre, dün Hürmüz Boğazı'ndan temel emtia taşıyan 4 gemi geçti. Bu sayı, bir önceki gün boğazdan geçen 10 geminin ve son 10 gündeki yaklaşık 13 gemilik ortalamanın altında kaldı.

Gemi hareketlerini takip eden Kpler tarafından bugün yayımlanan ön verilere göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen 4 gemi; bir VLCC tipi ham petrol tankeri, bir Panamax, bir Kamsarmax ve bir orta ölçekli tankerden oluştu. Gemilerden biri boğaza giriş yaparken, üçü boğazdan ayrıldı.

Bazı gemilerin seyir sırasında otomatik tanımlama sistemlerini (AIS) kapatması nedeniyle bu rakamların değişebileceği belirtildi.

ABD, dün İran'a yönelik bir dizi hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Saldırılar, İran'ın karşılık vermesiyle birlikte iki ülke arasındaki çatışmanın haftalardır görülen en ciddi tırmanışına yol açtı.

İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, ABD saldırılarının Hürmüz Boğazı'nın “kapatılmasının sıkılaştırılmasına” yol açacağı belirtildi. Çatışma öncesinde dünya genelindeki petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip.

Öte yandan dün Ortadoğu'daki bir diğer önemli geçiş noktası olan Babülmendeb Boğazı'ndan temel emtia taşıyan 18 gemi geçti. Bunlardan 7'si boğaza giriş yaparken, 11'i boğazdan çıktı.

Bu rakam, Babülmendeb Boğazı'ndan son 10 günde geçen yaklaşık 24 gemilik ortalamanın altında kaldı.

Boğazdan geçen gemiler arasında iki Aframax tipi petrol tankeri ile bir Suezmax tipi petrol tankeri de yer aldı.


Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
TT

Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)

Lucid Motors, finansal baskılarla mücadele etme ve büyüme kapasitesini artırma çabalarını yoğunlaştırdığı bu dönemde; likiditeyi ve operasyonel disiplini iyileştirmeye, yeni ürünler sunmaya ve Suudi Arabistan’daki üretim faaliyetlerini genişletmeye odaklanan yeni bir aşamaya geçiyor. Şirket, bu adımlarla eş zamanlı olarak yeni pazarları hedefleyen teknoloji ve ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.

Bu süreç, şirketin ticari faaliyetlerindeki büyümenin devam ettiği bir döneme denk geliyor. İkinci çeyrek gelirleri yıllık bazda yüzde 56 artışla 405 milyon dolara ulaşan Lucid’in araç teslimatları ise yüzde 19’luk artışla 3 bin 953 adet olarak gerçekleşti.

Buna karşın Lucid; arzı taleple uyumlu hale getirmek, stokları azaltmak ve likiditeyi korumak amacıyla üretimi kasıtlı olarak düşürdü. Şirketin toplam likiditesi çeyrek sonunda yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde kaydedildi.

Lucid CEO’su Silvio Napoli, Şarku’l Avsat’a verdiği özel demeçte önümüzdeki dönem için dört temel öncelik belirlediklerini ifade etti. Napoli; bu önceliklerin 2026 yılına kadar 1,4 milyar dolar tasarruf sağlamak amacıyla nakit akışı ve maliyetlerin iyileştirilmesini, Uber ve Nuro iş birliğiyle otonom taksi programının geliştirilmesini, Suudi Arabistan’daki AMP-2 fabrikasının tam entegre üretime geçişinin tamamlanmasını ve orta boy araç programında lansman aşamasına gelinmesini kapsadığını belirtti.

cvfgbhyj
Lucid CEO’su Silvio Napoli (Şarku’l Avsat)

Napoli, Lucid’in öncü teknolojilere ve üstün ürünlere sahip olduğunu, finansal zorluklarını uygulama aşamasında likidite ve maliyetler, müşteriler ve kalite, kurumsal kültür ve ekip olmak üzere üç temel sütuna odaklanarak çözmeye çalıştığını vurguladı.

Napoli’nin Şarku’l Avsat’a yaptığı bu açıklamalar, Riyad’da ‘Yeni Dünyalar’ temasıyla kapılarını açan LEAP 2026 Konferansı’nın oturum aralarında gerçekleşti. Lucid, elektrikli araç üretim sektöründeki en son teknolojilerini tanıtmak amacıyla bu önemli etkinlikte yer alıyor.

Sözlerini sürdüren Napoli, şirketin bugünkü odağının Lucid’in sahip olduğu güçlü yönleri sürdürülebilir ve tutarlı bir performansa dönüştürmesini sağlayacak disiplinli bir operasyonel model inşa etmek olduğunu belirterek, bu yeni aşamada hedeflerine ulaşmaya kararlı olduklarını kaydetti.

PIF’ın yatırımları

Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile olan ilişkisini geleneksel bir yatırımcı-şirket ilişkisinin ötesinde tanımlayarak, PIF’ın önemli bir stratejik ortak olduğunu ve sağladığı desteğin şirketin potansiyeline ve uzun vadeli büyüme vizyonuna duyulan karşılıklı güveni yansıttığını ifade etti.

Şirket ile PIF’ın ulaşımın geleceğini şekillendirmek ve Vizyon 2030 hedeflerini desteklemek adına ortak bir vizyon paylaştığını belirten Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan’daki varlığının mühendislik yetkinliklerinden, araştırma imkanlarından ve gelişmiş hesaplama kaynaklarından yararlanma fırsatı sunduğunu kaydetti. Napoli, Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nde yer alan ve ülkenin tam entegre ilk araç üretim tesisi konumundaki AMP-2 fabrikasındaki genişlemenin kilit bir adım olduğunu vurgulayarak, bu çerçevedeki hedeflerin ve taahhütlerin yalnızca elektrikli araç üretimiyle sınırlı kalmayıp, Krallık’ta bu sektöre, teknolojilere ve gelişmiş sanayiye yönelik entegre bir ekosistemin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını sözlerine ekledi.

dvfgthy
Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki Lucid fabrikasının açılış töreninden (SPA)

Lucid’in gelişim yolculuğundaki kritik aşamalarda PIF’ın ana yatırımcı konumunda bulunduğunu belirten Napoli, PIF’ın stratejik ortak olarak kilit bir rol oynamayı sürdürdüğünü ifade etti. Napoli, “Büyümenin bir sonraki aşamasına doğru ilerlerken, dönüşüm planımızı uygulayıp uluslararası pazarlardaki varlığımızı genişletirken bu ortaklık bize daha fazla istikrar sağlıyor. Aynı zamanda Lucid’in stratejisine, teknolojilerine ve uzun vadeli büyüme potansiyeline olan karşılıklı güvenimizi yansıtıyor” dedi.

Otomotiv endüstrisinin yerelleştirilmesi

Lucid’in Suudi Arabistan’da araç parçalarının yarı monte olarak birleştirildiği ilk aşamadan, araç gövdeleri, boyama ve parça üretimini de kapsayan tam entegre üretime kademeli geçişine ilişkin soruya yanıt veren Napoli, iddiayı doğrulayarak şirketin bugün Krallık’ta tam entegre araç üretimi aşamasına geçiş için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Tesisin genişletilmesinin Lucid’in Krallık’taki endüstriyel varlığı ve yolculuğunda yeni bir sayfayı temsil ettiğini belirten Napoli, “1,36 milyon metrekarelik bir alanda araç gövde panellerinin preslenmesi ve tasarımı, ana gövde üretimi, boyama ve nihai montajın yanı sıra güç aktarma organlarının üretimi ve batarya paketlerinin montaj süreçleri entegre edilecek” dedi.

csdfvg
Suudi Arabistan’da üretilen Lucid marka bir araç (SPA)

Bu süreçlerin entegrasyonu için gerekli üretim sistemlerinin kurulumu ve devreye alınması çalışmalarının sürdüğünü açıklayan Napoli; fabrikanın, ürünlerin ve tedarikçi ekosisteminin hazır hale gelmesine paralel olarak üretimin planlı bir yaklaşımla artırılacağını kaydetti.

Napoli, şirketin hedefinin Krallık’ta uzun vadeli, entegre ve sürdürülebilir endüstriyel kabiliyetler inşa etmek, böylece elektrikli araç ekosisteminin ve gelişmiş sanayinin büyümesini desteklemek olduğunu sözlerine ekledi.

İş fırsatları

Napoli, AMP-2 üretim tesisinin operasyonları kademeli olarak büyüdükçe ve yıllık 150 bin araçlık hedef üretim kapasitesine ulaşıldıkça imalat, mühendislik, kalite güvence, lojistik ve tedarik zinciri alanlarındaki personel sayısında kayda değer bir artış öngörüldüğünü ifade etti.

Şirketin hedeflerinin yalnızca istihdam sağlamakla sınırlı kalmayıp Suudi Arabistan bünyesinde uzmanlaşmış kabiliyet ve deneyimlerin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını belirten Napoli, bu doğrultuda Lucid’in Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yaptığını kaydetti. Napoli, yerel yeteneklerin bu sektörün büyümesinde etkin rol almasını sağlamak amacıyla gelişmiş araç üretimi süreçleriyle doğrudan bağlantılı pratik eğitim programları ve planları sunulduğunu aktardı.

Napoli, şirketin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki ilgili makamlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını, ekonomi şehrinin daha geniş bir tedarikçi ve üretici ağıyla iletişim kurma çabalarına paralel olarak üretim ihtiyaçlarıyla bağlantılı tedarikçileri bölgeye çekmeye odaklandıklarını sözlerine ekledi.

Lucid’in ortak hedefinin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ni tedarikçiler için entegre bir merkeze dönüştürmek olduğunu belirten Napoli, şirketin bu stratejinin temel sütunlarından birini oluşturduğunu ve küresel ölçekteki 1. ve 2. Seviye lider tedarikçileri bölgeye çekmeyi amaçladıklarını vurguladı.

Napoli, Kral Selman Otomotiv Sanayi Kompleksi’ndeki tedarikçi merkezinin koltuklar, araç gövdeleri, preslenmiş parçalar, iç sistemler ve dış bileşenlerin imalatında uzmanlaşmış küresel şirketleri çekmede başarı sağladığını açıkladı. Napoli, “Yetkin tedarikçilerin merkeze yakın konumlanmalarını sağlayarak, Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yapıp yerli payı artırarak ve ekosistemin tüm unsurlarının küresel düzeyde rekabet için gerekli kalite ve ekonomik verimlilik standartlarına uyumunu güvence altına alarak bu modelin küresel ölçekte rekabet edebilir bir üretim ekosistemi inşa etmek için doğru temeli oluşturduğuna inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Tedarik zincirleri

Napoli, şirketin Krallık’taki hedeflerinin araç üretiminin ötesine geçtiğini belirterek; mühendislik, tedarik zinciri geliştirme, bilimsel araştırma ve ulusal yeteneklerin yetiştirilmesini destekleyen entegre bir altyapı inşa etmek üzere çalıştıklarını vurguladı.

Bu çerçevede Suudi Arabistan’daki faaliyetlerini yerelleştiren tedarikçilerle, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ve teknoloji ile inovasyon alanındaki diğer araştırma kurumlarıyla iş birliği yapıldığını ifade eden Napoli, İnsan Kaynaklarını Geliştirme Fonu (HADAF) ve Ulusal Otomotiv Akademisi ile de ortak çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Napoli sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kurumlar ve Suudi hükümeti ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde 450’den fazla Suudi yeteneğin elektrikli araç sektöründe ve AMP-2 tesisinde çalışmak üzere eğitilmesine ve nitelik kazanmasına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha fazla yerel yeteneğin bu programlardan ve fırsatlardan yararlanmasını hedefliyoruz.”


ABD-İran gerilimi petrolü yeniden yükseltti: Fiyatlar yüzde 3’ü aştı

Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
TT

ABD-İran gerilimi petrolü yeniden yükseltti: Fiyatlar yüzde 3’ü aştı

Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)

Petrol fiyatları, haftanın ilk işlem gününde yüzde 3’ün üzerinde arttı. Fiyatlardaki artış, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran’a ait Lark Adası’na saldırı düzenlemesi ve Tahran’ın buna karşılık vermesinin ardından geldi.

Brent ham petrolünün vadeli kontratları yüzde 3,1 yükselerek TSİ 10.04 itibarıyla varil başına 91,38 dolara çıktı. ABD Batı Teksas türü ham petrolünün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 3,2 artışla 86,28 dolara yükseldi.

ABD güçleri pazar günü Lark Adası’ndaki iki füze fırlatma platformunu vurdu. Bu, temmuz sonundan bu yana ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği bilinen ilk hava saldırısı oldu. Buna karşılık İran medyası pazartesi günü Tahran’ın Ürdün’deki iki ABD hava üssünü hedef aldığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı kısa bir paylaşımda İran’ın enerji merkezi Hark Adası’nın yerle bir edildiğini söyledi. Ancak adanın saldırıya uğradığını doğrulayan herhangi bir kanıt bulunmadı. Yapay zekâyla oluşturulmuş bir videonun da eşlik ettiği paylaşımda başka ayrıntıya yer verilmedi.

Savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakereler çıkmaza girerken, arabulucular Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için girişimlerini sürdürüyor. Savaşın şubat sonunda başlamasından önce dünya petrol arzının beşte biri bu stratejik su yolundan geçiyordu.

Pazartesi günü yayımlanan deniz taşımacılığı verileri, hafta başında boğazdan geçen ve takip edilebilen ticari gemilerin sayısının günde beş gemiye kadar gerilediğini gösterdi. Bu durum, gemilerinin saldırıya uğramasından endişe eden şirketlerin temkinli davrandığına işaret ediyor.

Brent ve WTI petrolünün ağustos ayını sınırlı kayıplarla tamamlaması bekleniyor. Her iki gösterge petrol de geçen hafta yüzde 4’ten fazla gerileyerek üç haftanın ardından ilk haftalık düşüşünü kaydetmişti.

Trump pazar günü, Venezuela ile kısa süre önce varılan anlaşma kapsamında temin edilecek petrolün, yaklaşık 44 yılın en düşük seviyesine gerileyen ABD Stratejik Petrol Rezervi'nin yeniden doldurulmasında kullanılacağını söyledi.