Eski Lübnan Başbakanı Mikati temel sorulara cevap verilmesini talep ediyor

Lübnan’da hükümeti kurma süreci büyük sorunlarla karşı karşıya.

Eski Lübnan Başbakan Necib Mikati. (NNA)
Eski Lübnan Başbakan Necib Mikati. (NNA)
TT

Eski Lübnan Başbakanı Mikati temel sorulara cevap verilmesini talep ediyor

Eski Lübnan Başbakan Necib Mikati. (NNA)
Eski Lübnan Başbakan Necib Mikati. (NNA)

Eski Lübnan Başbakanı Necib Mikati’yi yeni hükümeti kurma görevini kabul etmeye ikna etme çabaları halen sürüyor. Mikati’nin yaklaşımına hakim olan bir kaynak, eski Başbakan’ın istifa eden Saad Hariri’nin şahit olduklarını yaşamamak için göreve başlamadan önce ‘temel soruların’ cevaplarını beklediğini söyledi. Hariri, hükümeti kurmakla görevlendirilmesinden aylar sonra, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile uzlaşma sağlayamaması nedeniyle  istifa etmişti.
Söz konusu kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, tavrı ‘sürekli pozitif’ olan Mikati’nin ‘kendisini ikna etme girişimleriyle olumlu bir şekilde ilgilendiğini’ söyledi. Ancak bu durumun Mikati’nin, Hariri’nin bilinen koşullar dolayısıyla başarısız olduğu görevin zorluklarını bilmediği anlamına da gelmediği vurguladı.
Kaynak, Mikati’nin Avn’ın başbakanlık makamının yetkilerinin dışına çıkma girişimini kabul etmediğini ve bu tavrının da henüz değişmediğini söyledi.
Mikati’nin kriz projesi değil, çözüm projesi olmak istediğini vurgulayan kaynak, bu nedenle ortaya attığı temel sorulara cevap almadan herhangi bir adım atmayacağını kaydetti. Kaynak, Mikati’nin sorularına yanıt beklediğini ve eski başbakanlar kulübündeki dostlarının oy birliğiyle ortaya koyduğu tavrın ötesine geçmeyeceğini bildirdi.
Aynı bağlamda Saad Hariri başkanlığındaki Müstakbel Hareket Genel Sekreteri Ahmed Hariri “Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın ana hedefi, Milletvekili Cibran Basil’in kurulacak hükümetteki çıkarlarını garanti altına almaktır” dedi. Hariri, hükümet oluşumunun ise hasta zihin değişmedikçe kolay olmayacağını vurguladı.
Parlamento bloğunun başbakan belirleme konusunda uygun kararı pazartesi gününden önce alacağını belirten Hariri, “Milletvekili Faysal Kerami, bize Milletvekili Necib Mikati’den daha yakın değil. Kendisiyle temasa geçmenin amacı anayasanın nasıl korunacağını tartışmaktı” dedi. Müstakbel Hareket Başkanı Saad Hariri’nin yeniden aday olarak gösterilme olasılığına ilişkin de  “Hariri’yi başbakanlığa yeniden aday göstermenin bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.
Ahmed Hariri açıklamasının devamında Basil’in Hizbullah’ın sorununu söylemesi için Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ı yetkilendirdiğini belirtti. Hariri, Lübnan’ın özde ve gelecekle ilgili bir diyaloga ihtiyacı olduğunu söylerken “Bu diyaloga devrim gruplarının katılımının yanındayız” dedi. Lübnan’ın çıkarlarının Arap sisteminin bir parçası olduğunu dile getiren Hariri, milletvekili seçimlerinde herhangi bir ittifaktan bahsetmek için henüz erken olduğuna dikkat çekti. Seçimlerin ertelenmesine veya yapılmamasına yönelik cevabın, Temsilciler Meclisi’nden istifaları olacağını vurguladı.
Milletvekili Mişel Daher de atamanın gerçekleşeceğini ve hükümetin kurulmayacağını söyledi. Daher, “Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Saad Hariri’ye vermediğini, Necib Mikati’ye de vermeyecek. Mikati, Hariri’nin talep ettiğinden daha azına razı olmayacak. Hızlı bir istifaya, ardından devletin tüm bileşenlerinin keskin bir çöküşüne tanık olacağız. Böylece hükümeti kurma sorunu, bir düzen sorununa ve bu noktada ülke ve halkında bir barış sorununa dönüşecek” ifadelerini kullandı.
Avn yanlısı Özgür Yurtsever Hareket milletvekillerini içeren Güçlü Lübnan Bloğu üyesi milletvekili Eddie Maaluf, bloğun yeni bir başbakan sunmak için tüm seçenekleri değerlendireceğini vurguladı. Hükümete başkanlık etmesi için aday Navaf Selam’ın isminin kabul edilme olasılığına atıfta bulunan Maaluf, henüz bir isimlerinin olmadığını belirttiği açıklamasında “Selam ismi geçen sefer önerildi. Biz, bu ismi reddetmedik. Hizbullah reddetse bile onunla aynı fikirde olmak zorunda değiliz” ifadesini kullandı.
İlerici Sosyalist Parti ve müttefiklerini içeren Demokratik Buluşma Bloğu üyesi olan milletvekili Vail Ebu Faur da hükümete başkanlık etmesi için önerilen isimlerin bazılarının ciddi, bazılarının ise gerçekçi olmadığını dile getirdi. Başbakan Mikati’nin ciddi ve ileri düzey isimlerden biri olduğunu vurgulayan Ebu Faur ancak kendisnin Başbakan Hariri’nin bulunduğu noktaya varma endişesinin halen gözünü korkuttuğunu kaydetti. Vail Ebu Faur, asgari düzeyde bir anlayışa ulaşmak için yerel ve dış tarafların katılımıyla gayri resmi istişarelerin devam ettiği bilgisini verdi. İlerici Sosyalist Parti’nin Mikati’nin aday gösterilmesine hiçbir itirazının bulunmadığını belirten milletvekili ancak temel fikrin hükümet şekline dair olduğunu, özellikle de Basil ile daha önceki deneyimlerin cesaret verici olmadığını vurguladı.
Ebu Faur, Navaf Selam isminin sivil toplumun talebi üzerine hükümeti kurmak için önerilenler arasında olabileceğine dikkat çekti.
Diğer yandan Güçlü Cumhuriyet Bloğu, Lübnan Kuvvetleri Başkanı Samir Caca liderliğinde olağanüstü bir toplantı düzenledi. Toplantının gündeminde başbakan adaylığına yönelik meclis istişareleri olduğu kaydedildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.