Mekke’de bir araya gelen Iraklı dini mercilerden barış içinde bir arada yaşama adımı

Dünya İslam Birliği ve Irak’ın dini mercilerini bir araya getiren bir komite kuruldu.

Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa dün Mekke’de Iraklı dini mercilerin temsilcileri arasında arabuluculuk yaptı. (Şarku’l Avsat)
Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa dün Mekke’de Iraklı dini mercilerin temsilcileri arasında arabuluculuk yaptı. (Şarku’l Avsat)
TT

Mekke’de bir araya gelen Iraklı dini mercilerden barış içinde bir arada yaşama adımı

Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa dün Mekke’de Iraklı dini mercilerin temsilcileri arasında arabuluculuk yaptı. (Şarku’l Avsat)
Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa dün Mekke’de Iraklı dini mercilerin temsilcileri arasında arabuluculuk yaptı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde dün düzenlenen Iraklı Dini Merciler Forumu’nda, etkinliğin çıktılarını takip etmek amacıyla Irak’ın dini mercilerini ve Dünya İslam Birliği’ni (Rabıta) bir araya getiren ortak bir koordinasyon komitesinin kurulması ve önümüzdeki dönemde bir takım girişimlerin başlatılmasının yanı sıra dini merciler arası koordinasyonun sağlanması tavsiye edildi.
Forumun sonunda yayınlanan nihai bildiride, Müslüman toplumları oluşturan mezhepler ve dinler arasında medeni bir iletişim sağlayan bir yapı oluşturulması zorunluluğuyla birlikte İslami ve insani ortak noktaları koruyacak şekilde bireysel ve toplumsal düzeyde zaruret olan ‘din, can, akıl, namus ve malın’ korunmasında kanunları amaçlarına ulaştırmak için dini fetvaların doğru yolu göstermesine yönelik 11 madde yer aldı.
Dünya İslam Birliği (Rabıta) himayesinde düzenlenen forum kapsamında yapılan açıklamada ortaya çıkan sorunları ve yenilenen krizleri ele almak için alimler arasında yapıcı diyalog ve olumlu iletişim kanallarının açılması ve forumun bu konuların benimsenmesi için bir çekirdek olması şart koşuldu. Ayrıca Irak’ın bölgesel ve küresel denklemlere de katkı sağlayacak istikrarın ve refahının tesis edilmesi ihtiyacıyla birlikte dini ve basın söyleminde tevhide ve sözün birliğine vurgu yapılarak milli kimliğin korunması, terörün ve şiddetin her türlüsünün kınanması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, iyi bir toplum inşasına katkıda bulunmak için barış konusunda hassasiyet gösterilerek ulusu inşa etmek, vatandaşlığa ulaşmak, hoşgörü ruhunu yaymak, barış içinde bir arada yaşama, karşılıklı saygı, ılımlılık ve itidallilik ile taraftarlığa ve aşırılığa karşı durmak için İslam hukukunun (şeriat) getirdiği ortak değerleri yaymanın ve Mekke Bildirgesi'ni etkinleştirmenin önemi vurgulandı.
Forum katılımcıları, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a, başta Irak olmak üzere Arap ve İslam dünyasında barış içinde bir arada yaşamayı ve medeni diyalogu teşvik eden, aşırılık ve şiddete karşı çıkan girişimleri başlatma çabalarından dolayı teşekkür ettiler. Forumun sonunda katılımcılar, Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa’yı Irak'ı ziyaret etmeye davet ettiler.
Rabıta Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa, Sünniler ve Şiiler arasında, her birinin mezhep özgünlüğünün İslam dini çerçevesinde özümsenmesiyle birlikte samimi sevgi bağlamında kardeşlik anlayışı, bir arada yaşama, iş birliği ve bütünleşme dışında hiçbir şeyin olamayacağını vurguladı. El-İsa, dini kaynakların ikaz ettiği menfur mezhepçilik ortaya çıktığında olup bitenlerin ve tehlikesinin sonuçlarının herkes üzerinde oluşturduğu etkisinin bir nasihat ve hidayet olduğunu söyledi.
Mezhepçiliğin din ve millet değerlerine yabancılaşmaktan, gerçeği duymayı reddetmekten, yolu kapatmaktan ve özellikle mezhepçi düşünce ve ihtilaf labirentlerine düşmekten başka bir şey olmadığının altını çizen Rabıta Genel Sekreteri, ilim ve iman ehlinin, mezhepçiliğin hiçbir şekilde İslam dinin bir parçası olmadığının kesin ve tam olarak ifade ettiklerini vurguladı.
Genel Sekreter, forumun Araplık ile İslam’ın insanlığın Irak'ından, kök salmış bir ülkeden gelen kardeşlerin buluşması olduğuna dikkat çekti. Forum katılımcılarını ilmin yıldızları olarak niteleyen Dr. el-İsa amaçlarını asil bir şekilde sunduklarını ve forumu takdire şayan bir referans noktası haline getirdiklerini kaydetti.
Öte yandan foruma Irak Fıkıh Konseyi Başkanı ve Irak'ın en yüksek Sünni dinî otoritesi Şeyh Ahmet Hassan et-Taha adına katılan Dr. Hamid Abdulazis yaptığı konuşmada, özellikle Irak'ın birliğini ve kimliğini tehdit eden görüşleri yakınlaştırmak ve anlaşmazlıkları azaltmak için özel çaba gerektiren dini söylemlerde ve vaazlarda ortaklığı güçlendirmenin önemine vurgu yaptı. Dr. Abdulaziz, Irak'ın 20 yıl önce ortaya çıkan ve ‘düşman’ olarak nitelendirdiği, bazı kesimlerin benimsediği fikir ayrılıklarından habersiz bir şekilde hayatın her alanında uyum içinde yaşadığına dikkati çekti.
Irak’ın Şii mercileri adına foruma katılan El-İlmiyyin Lasansüstü Çalışmalar Enstitüsü Müdürü Seyid Muhammed Ali Bahr El-Ulum da konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Milletin en güzel tariflerinden biri, insanlığın gidişatında ölçülü olmanın gerektirdiği dengeyi sağlayabilecek bir inanca ve kanuna sahip bir millet olmasıdır. Ancak bu tanım, içe dönme ve kapalılık demek değildir.”
Genel olarak Müslümanların, özelde Irak'ta karşı karşıya kaldıkları zorlukların, İslam kisvesi altında şiddet tezahürlerinin önünde durabilmek için ılımlı ve itidalli olabilmek olduğunu belirten el-Ulum, “Bu nedenle, tüm alimler, diğerinin ötekileştirilmesine karşı durmak için birleşmelidir” dedi. El-Ulum, ılımlı bir duruş sergilerken, karar alırken ve söylemde bulunurken atılan adımların çaba, davranış, eylem ve cesaret gerektirdiğini vurguladı.
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Vakıflar ve Din İşleri Bakanı Piştivan Sadık Abdullah, video kaydı yoluyla foruma gönderdiği mesajında, IKBY hükümetinin yıllarca yeni Irak'ın inşasının yanı sıra Irak'taki çeşitli kesimlerin haklarını garanti altına alan ve ülkenin  bütünleşmesinin meşru ve yasal garantisi olan Irak anayasasının yazılmasına katkıda bulunduğunu belirtti. Abdullah, Suudi Arabistan'da bu tür forumların gerçekleşmesini gerçek barış inşa süreçlerine katkıda bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Şii Divanı Vakıf Başkanı Dr. Haydar eş-Şemeri de bu tür forumların iki tür olması çağrısında bulundu. Bunlardan birinin Müslüman ülkeleri uyumsuz mezheplere dönüştürmeye çalışan tüm mezhepsel ve etnik biçimleriyle anlaşmazlıkları ve krizleri içeren forumlar olarak niteleyen Şemeri, ikinci olarak da forumun dinin hayatın tüketicisi değil, yapıcısı olduğunu anlatan ve fitneyi önleyen bir bilinç oluşturmaya yönelik özelliğine dikkat çekti.
Dr. Şemeri, 2006 yılında imzalanan Mekke Bildirgesi’ni İslami söylemi birleştirmede kullanılan bir yöntem olarak niteleyerek İslam mezheplerinin alimleri arasında diyalog ve koordinasyon kanallarının açılması da dahil olmak üzere İslam birliği ilkesinin bazı mekanizmalarını ortaya koyduğunu söyledi. Dr. Şemeri, Mekke Bildirgesi’nin ayrıca camilerin ve dini mekanların kutsallığını vurgularken Müslümanların evlatlarını anlaşmazlıklardan ve bölünmelerden vazgeçirmeye çalıştığının da altını çizdi.
Sünni Vakfı Başkanı Dr. Said Kembeş de ılımlılık ve itidallilik meselesi ile İslam düşünce ekolleri ve mercileri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Bunun olumsuzlukları yenmeye karar vermiş bir ulus için önemli olduğunu ve her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Kembeş, bir bölünme halinin var olduğuna ve Irak'ı önemli bir kültürel ve ekonomik merkez olarak normal konumuna döndürecek birine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.
Son olarak IKBY İslam Alimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Abdullah Said Veysi, de yaşananların Irak'ı zayıf bir ülke haline getirmek amacıyla içeriyi karıştıran, açlığı ve katliamı yayan dış yönetimlerin yanlış politikaları ve çıkarları nedeniyle geçmişe göre daha zor olduğunu ve hayatın trajediye dönüştüğünü söyledi.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, pazartesi akşamı Birleşik Krallık Veliaht Prensi William’ı kabul ederek onu, “Suudi devletinin doğduğu yer ve Birinci Suudi Devleti’nin başkenti” olarak anılan Diriyye’de gezdirdi.

Ziyaret kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihî Tureyf semtindeki Nejdî mimari incelendi. Galler Prensi, Birinci Suudi Devleti’nin imam ve emirlerine ait sarayları gezdi; dönemin yönetim merkezi olan tarihî Salva Sarayı önünde hatıra fotoğrafı çektirildi. Tur ayrıca Diriyye Projesinin ana planına ilişkin bir sunumu da içerdi.

sdvfg
Prens Muhammed bin Selman ile Prens William, tarihî Tureyf semtindeki Salva Sarayı önünde (SPA)

Galler Prensi William, pazartesi akşamı Riyad’a ulaşarak Suudi Arabistan’a ilk resmî ziyaretini başlattı. Ziyaretin, iki ülke arasında 80 yılı aşkın süredir devam eden ve çeşitli alanları kapsayan ikili ilişkilerin güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Prens William’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan’ın Londra Büyükelçisi Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdülaziz, Birleşik Krallık’ın Riyad Büyükelçisi Stephen Charles Hitchen ve Kraliyet Protokolü Başkan Yardımcısı Fahd es-Suhayl karşıladı.

dfvbfg
Prens Muhammed bin Abdurrahman, pazartesi akşamı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Prens William’ı karşılarken (Riyad Emirliği)

Birleşik Krallık Büyükelçisi Hitchen, ziyaret öncesinde X platformundaki resmî hesabından paylaştığı kısa videoda duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Büyükelçilikte Veliaht Prens’in gelişini büyük bir heyecanla bekliyorduk. Sabırsızız” dedi. Hitchen, ziyaret programının sanat, kültür ve spor gibi birçok alanı kapsayacağını belirterek, “En önemlisi misafirperverliğinizi deneyimleyecek ve Krallık’taki ilham verici değişimleri görecek. Önümüzdeki günlerde bizimle kalın” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkiler, Kral Abdülaziz bin Abdurrahman ile dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in 17 Şubat 1945’teki tarihî görüşmesiyle temelleri atılan bir süreçte, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda tüm alanlarda istikrarlı biçimde gelişti.

dvfd
Prens Muhammed bin Selman, tarihî Diriyye’de Prens William ile gerçekleştirdiği ziyaret sırasında (SPA)

İki ülke; siyaset, güvenlik ve askerî alanların yanı sıra ticaret, yatırım ve finansal hizmetler, sağlık, eğitim, enerji, sanayi, çevre, kültür, spor ve turizm gibi birçok başlıkta köklü ve özel ilişkilere sahip. Bu ziyaretin de söz konusu iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.

İkili ilişkiler, Prens Muhammed bin Selman’ın 7 Mart 2018’de Londra’ya yaptığı ziyaret sırasında ilk toplantısını gerçekleştiren Suudi-İngiliz Stratejik Ortaklık Konseyinin kurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Konsey, tarafların daha derin bir stratejik ortaklığa bağlılığını yansıttı.

 dfv df
Ziyaret kapsamında Diriyye Projesi’nin ana planına ilişkin bir sunum yapıldı (SPA)

Üç gün sürmesi öngörülen Prens William’ın Suudi Arabistan ziyareti, Londra’nın Riyad’la ekonomik iş birliğini derinleştirme arayışlarının hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Kensington Sarayı’na göre ziyaret, ticaret, enerji ve yatırım başta olmak üzere gelişen ikili ilişkilerin öne çıkarılmasını amaçlıyor. Programda, kadın sporları, e-spor ve çevre koruma projelerinin yanı sıra Prens William’ın El-Ula’da yaban hayatı ve doğal mirasın korunmasına yönelik çalışmaları yerinde incelemesi bulunuyor.


BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
TT

BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, geçici başkent Aden’deki durumu “Artık jeneratör seslerini duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu, Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Ayrıca dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu da çok olumlu bir gelişme” sözleriyle değerlendirdi.

Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajda, Suudi Arabistan’ın kalkınma müdahalelerinin insani yardımlar kadar önemli olduğunu vurgulayan Harneis, “Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı kapsamında ülke genelinde pek çok proje yürütülüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve etkili bir şekilde hareket etti” dedi.

yu7
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis (Şarku’l Avsat)

Harneis, Husi güvenlik güçlerinin yaklaşık 73 BM çalışanını gözaltında tutmaya devam ettiğini ve BM’ye ait birçok ofisi kontrol altında bulundurduğunu açıkladı. Harneis, Husilerin yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipmana da el koyduğunu belirterek, durumun değişeceğine dair hiçbir işaret olmadığını ve bunun ‘son derece moral bozucu’ olduğunu ifade etti.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi

Harneis, Riyad ziyaretinin, küresel insani durumu ele almak üzere Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ile yapılan bir toplantıya katılmak amacıyla gerçekleştiğini açıkladı. Harneis, “Son on yılda KSRelief büyük bir gelişim kaydetti ve bugün insani yardım alanında küresel ölçekte önemli bir aktör konumunda” dedi.

Harneis, merkezin Yemen’de insani yardıma büyük önem verdiğini belirterek, “Bu ziyarette Yemen’deki insani durum üzerinde yoğunlaştım. Yaptığımız görüş alışverişi çok faydalı oldu. KSRelief ile ilişki ve iş birliği her zaman mükemmel oldu. BM ve insani yardıma güçlü bir şekilde destek verdiler. Bugün amacımız, teknik ve liderlik boyutlarını da kapsayan daha derin tartışmalarla bu ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak. İnsani yardımın nasıl organize edileceği konusu son derece kritik” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan en büyük bağışçılardan biri

Yemen’deki kalkınma çalışmalarına da değinen Harneis sözlerini şöyle sürdürdü: “KSRelief, son on yılda olağanüstü destek sağladı ve her zaman en büyük bağışçılardan biri oldu. Bu yıl muhtemelen en büyük bağışçı olacak. Rolü yalnızca finansmanla sınırlı değil; Yemen’deki durumu derinlemesine anlamaları, bu çalışmaları son derece önemli kılıyor.”

hyju
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insani yardım faaliyetlerine en büyük bağışçılardan biri olduğunu doğruladı. (BM)

Harneis, Suudi Arabistan’ın kalkınma alanındaki katkılarını da vurgulayarak, “Kalkınma çabaları insani yardımlar kadar, hatta belki daha da önemli. Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, ülke genelinde çeşitli projeler yürütüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve güçlü bir şekilde harekete geçti; bu oldukça belirgindi” dedi.

Elektrik altyapısını örnek gösteren Harneis sözlerine şöyle devam etti: “Bu sorun en az 15-20 yıldır var ve Yemenlilerin hayatında sürekli bir gerilim kaynağıydı. İnsanlar neredeyse tamamen jeneratörlere bağımlıydı. Ancak son bir hafta veya on gün içinde jeneratör seslerini artık duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu da Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu çok olumlu bir gelişme.”

Harneis ayrıca, “Hükümet kontrolündeki bölgelerde güçlü bir devletin kalkınmanın faydalarını, hukukun üstünlüğünü ve iyi idareyi vatandaşlara gösterebilmesi gerekiyor” dedi.

BM personelinin gözaltına alınması

Harneis, “Anlam veremediğimiz bir şekilde, fiili otorite olan Husiler Sana’da 73 meslektaşımızı gözaltına aldı; bunlardan biri gözaltı sırasında hayatını kaybetti. Ayrıca BM’nin eski çalışanları da gözaltına alındı. Bu tek seferlik bir olay değil; Aralık 2021, 2023 ve 2024’te ve 2025’te üç kez daha yaşandı; en son olay sadece üç hafta önce gerçekleşti” şeklinde konuştu.

cvfghy
2026 Yemen İnsani Yardım Planı için yaklaşık 2,16 milyar dolarlık bir kaynak gerekli. Bunun 1,6 milyar doları en acil ihtiyaçlar için ayrılmış durumda. (BM)

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Harneis, “Ofislerimize ve varlıklarımıza el konuldu; birçok ofis ya Husi güvenlik güçlerinin kontrolü altında ya da kapalı durumda. Yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipman da alınmış durumda. Sana’dan bu durumun değişeceğine dair hiçbir işaret yok; bu özellikle Yemen halkı için kritik bir dönemde son derece moral bozucu” ifadelerini kullandı.

Saada ziyaretleri

Harneis, Husilerin kalesi sayılan Saada vilayetine son yıllarda yaklaşık altı kez ziyaret gerçekleştirdiğini ve Yemen’in diğer bölgelerinde de insani yardım çalışmalarını güvence altına almak için diyalog yürüttüğünü belirtti. Harneis, “İlk kez 2013’te Saada’yı ziyaret ettim; 2014, 2015 ve 2016’da da oradaydım, ardından iki yıl önce ve geçen yıl tekrar ziyaret ettim. Yemen’in çoğu bölgesini gezdim; birçok bölgede yönetim silahlı grupların elinde. İnsani yardımın devam etmesi için bu gruplarla diyalog kurmak gerekiyor” dedi. Son ziyaretinde vilayet valisiyle görüştüğünü de bildirdi.

Husilere yönelik eleştiriler

Harneis, BM’nin Husilere yönelik eleştirilerini operasyonel kolaylıklar veya başka gerekçelerle yumuşatmadığını kesin bir dille vurguladı. Harneis, “Genel Sekreter bile personelimizin gözaltına alınması konusunda defalarca konuştu, ajans başkanları da konuştu, yüzlerce açıklama yapıldı; hiçbir zaman susmadık… Üzücü olan, yüzlerce, belki de binlerce Yemenlinin gözaltında olmasına rağmen seslerinin duyulmaması” ifadelerini kullandı.

İnsani yardım harcamalarının denetimi

Harneis, BM fonlarının Yemen’de nasıl kullanıldığına dair yöneltilen sorulara şöyle yanıt verdi: “Yaptığımız her şey şeffaftır ve halka açıktır; bunu ‘fts.un.org’ üzerinden takip edebilirsiniz. Burada finansman kaynakları ve yıllardır yürütülen projeler görülebilir. Ayrıca tüm BM ajansları, yıllık iç ve dış denetimlere tabidir; bunun yanında bağışçılar tarafından da gözden geçirilmektedir.”

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Aden’e taşınması

Harneis, BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Sana’dan Aden’e taşınması kararının BM Genel Sekreteri tarafından alındığını belirtti. Bu kararda etkili olan faktörlerden birinin ‘Yemen hükümetinin BM nezdinde resmi temsilci olması’ olduğunu söyleyen Harneis, diğer faktörün ise ‘Sana’daki yetkililerin BM’ye yönelik kötü muamelesi’ olduğunu vurguladı.

Hükümetle iyi ilişkiler

Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle ilişkilerin ‘iyi’ olduğunu vurgulayan Harneis, “Tüm düzeylerde sürekli koordinasyon halindeyiz” dedi. Harneis, BM’nin hedefini ise şöyle açıkladı: “Amacımız her zaman hükümetle yakın çalışmak; çıkarlarımız ortak. Bunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için net bir hükümet liderliği ve istikrarlı bir plan şart. Son iki yılda hükümeti bağışçılarla koordinasyon mekanizmalarına dahil etmeye çalıştık, kalkınma önceliklerini hükümetin öncelikleriyle ilişkilendirdik ve bu alanda somut ilerleme kaydettik.”

2026 için öncelikler

Harneis’e göre BM bu yıl Yemen’de, hükümetin kalkınma liderliğini ulusal öncelikler doğrultusunda desteklemeye odaklanıyor. İnsani alanda özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerde krizin etkilerini en aza indirmeye çalışacaklarını belirten Harneis, bu görevleri uluslararası sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürüteceklerini ve öncelikli alanların gıda güvenliği, sağlık ve beslenme olacağını vurguladı.

Harneis, 2026 Yemen İnsani Yardım Planı için gerekli bütçenin yaklaşık 2,16 milyar dolar olduğunu, bunun 1,6 milyar dolarının acil öncelikler için ayrıldığını açıkladı.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.