Rus askeri güçleri perşembe günü şafak vakti Ukrayna'ya karşı ‘özel bir askeri operasyon’ yapmaya hazırlanırken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ulusa seslenerek saldırının gerekçelerini açıkladı.
Kremlin’in efendisi, konuşmasında tarihsel arka plana odaklanarak, ‘Nazi ve Neo-Nazi' kelimelerini yedi defa tekrarladı. Savaşı bir seçenekten ziyade zorunluluk olarak resmeden Putin, Rus toplumuna, 1940'larda Sovyetler Birliği'ne milyonlarca cana mal olan ve stratejik bölgelerin kaybına sebebiyet veren ‘kanlı Nazi işgalini’ hatırlattı. Yurttaşlarına net bir mesaj vererek, "Böylesi bir hatanın tekrarlanmasına izin vermeyeceklerini’ vurguladı.
Savaş bahaneleri
Putin, Ukrayna’ya düzenlenen operasyonun gerekçeleri arasında, ‘Ukrayna'nın silahsızlandırılmasını ve Nazilerden arındırılmasını’ da zikretti. Putin, NATO devletlerinin kendi özel hedefleri uyarınca, Ukrayna’da aşırı milliyetçileri ve neo-Nazileri desteklediğini belirterek bu kişilerin, Kırım ve Sivastopol sakinlerini Rusya ile yeniden birleşme tercihlerinden dolayı affetmeyeceklerine işaret etti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Ukrayna’daki ayrılıkçı liderlerle birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında aynı gerekçeleri tekrar ettiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Hiç kimse Ukrayna’yı işgale hazırlanmıyor. Putin operasyonun amacını açıkça ilan etti. Amaç, ülkeyi militarizmden ve Nazizmden kurtarmaktır. Böylelikle Ukrayna halkı bağımsızlığına kavuşup geleceklerini özgürce tayin edebileceklerdir.”
Lavrov, Rusya’nın Ukrayna yönetiminin bağımsızlığını koruması ve toplumun farklı kesimlerini etkin bir şekilde temsil etmesi için elinden geleni yapacağını da sözlerine ekledi. Mevcut hükümetin, Batı etkisi altında ‘Nazizm felsefesini’ desteklediğini ve dış güçlerin esiri olduğunu vurguladı.
Nazizmin Ukrayna'da yayıldığı iddiaları, Kiev'i ve Batılı müttefikleri dehşete düşürdü. Putin'i eleştiren gözlemciler, bahsi geçen suçlamaları işgali haklı çıkarmak amacıyla uydurulmuş bahaneler olarak değerlendirdi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin Yahudi olduğunu ve Holokost'ta ailesinden üç kişiyi kaybettiği hatırlatıldı.
Zelenskiy perşembe günü Rusça yaptığı konuşmada, Rus televizyonlarında lanse edilen Ukrayna ile gerçek Ukrayna’nın farklı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Size bizim Nazi olduğumuz söyleniyor. Nazilere karşı savaşta sekiz milyon insanını yitiren bir halkın Nazizmi desteklemesi mümkün müdür? Ben nasıl Nazi olabilirim? Bu durumu, Sovyet ordusunun piyade güçlerinde Nazilere karşı savaşan ve bağımsız Ukrayna'da albay olarak ölen büyükbabama açıklayın.”
Kiev'in müttefikleri, Putin'in tarihi unsurları günümüz Ukrayna gerçeğiyle karıştırarak kasıtlı olarak kafa karışıklığı yaratmaya çalıştığına inanıyor. Her ne kadar Ukrayna milliyetçileri İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin yanında savaşıp Almanların Yahudi vatandaşları tutuklamasına yardım etmiş ve 1944 yazında Varşova Ayaklanması’nın bastırılmasına katkıda bulunmuşsa da bugün Ukraynalı yetkililerin ‘Nazi felsefesini’ desteklediğine dair herhangi bir kanıt yok. Lavrov'un bahsettiği gibi Kiev'deki karar vericiler arasında Nazilere sempati duyan aşırılıkçı ideolojinin yayıldığına dair herhangi bir emare de bulunmuyor.
ABD'nin eski Ukrayna büyükelçisi Michael McFaul, "(Putin) Nazilerin arındırılmasından bahsediyor ama Ukrayna’da Nazi yok’’ dedi. McFaul MSNBC'ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
" Ukrayna Devlet Başkanı bir Nazi değil, demokratik olarak seçilmiş bir liderdir. O bir Nazi değil Yahudidir. Ukrayna'yı eski Nazi hareketleriyle ilişkilendirmeye yönelik girişimler herhangi bir mantıklı gerekçeden yoksundur. Putin'e özgür ve demokratik Ukrayna devletine haksız bir şekilde saldıran irrasyonel ve kötü bir lider olarak davranmalıyız."
Şarku'l Avsat'a açıklamalarda bulunan Uluslararası Kriz Grubu (Crisis Group) Ukrayna analisti Simon Schlegel şunları söyledi:
“İkinci Dünya Savaşı, Rus kolektif hafızasında büyük önem taşıyor ve Naziler en görünür düşman. Bu nedenle bazılarını Nazilerle karşılaştırmak, düşmanı belirlemek için başvurulabilecek en iyi kriterdir. Ukraynalıları aşırılıkçı milliyetçiler olarak niteleyen ve günümüz Ukrayna'sıyla 20’inci yüzyılda Sovyetler Birliği'ne karşı düşmanlık sergileyen milliyetçi gruplar arasında ilinti kurulmasının, savaşın Ruslar nazarında mazur görülebilmesi için bahane üretmek dışında bir gerçekliği bulunmuyor.”
Associated Press haber ajansına göre bu yılın başında yüzlerce Ukraynalı, aşırı sağ bir parti tarafından Nazi Almanyası'nın güçlerinin yanında Sovyetler Birliği'ne karşı savaşan Ukraynalı bir milis liderini onurlandırmak için düzenlenen yürüyüşe katılmıştı. Bununla birlikte Ukrayna'da aşırı milliyetçi sağın varlığı bugün dar bir çerçeveyle sınırlı durumda. Aşırı sağcı Halk Cephesi Partisi 2019 seçimlerinde parlamentoda tek sandalye dahi alamamıştı. Ukrayna Ulusal Muhafızları'na bağlı olan ve aşırı sağcılar ile neo-Nazi sempatizanlarının hâkim olduğu Azak Taburu, olası bir Rus saldırısına hazırlık olarak bu ayın başında sivillere silah eğitimi vermeye başlamıştı.
Ukrayna’nın tutumu
Devlet Başkanı, Rusya'nın sivillere yönelik saldırısını Nazi Almanyası’nın saldırganlığıyla karşılaştırarak Kremlin'in iddialarını reddetti. Zelenskiy Rusça,"Bu gece sivil mahalleleri bombalamaya başladılar. Bu bize 1941'deki Nazi saldırısını hatırlatıyor" dedi. Rusya’nın Ukrayna’ya Nazilerin yaptığı gibi korkakça bir intihar saldırısı düzenlediğini iddia eden Ukraynalı lider, Rus halkına savaşa karşı seslerini yükseltmeleri çağrısında bulundu.
Chatham House araştırmacısı Ker Giles BBC'ye verdiği demeçte, Rusya'nın ‘Avrupa'daki muhaliflerini ve kurbanlarını Naziler olarak tanımlamayı alışkanlık haline getirdiğini’ belirtti. “Bunu sadece Ukrayna için değil, Moskova'nın Baltık devletlerini itibarsızlaştırma çabalarında da gördük" dedi.
BBC, yüzlerce Kremlin yanlısı sosyal medya hesabını izleyen teknoloji şirketi Logicale'nin ‘Ukrayna'yı Nazizm'e bağlayan hikayelerde büyük artışlar’ tespit ettiğini aktardı.





