Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı. Meşşat, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Hac sezonu öncesinde pandeminin gidişatını izlemeye devam ediyoruz’

Ramazan Ayı’nda günde 400 bin kişi Umreci ibadetini gerçekleştirecek ve yurt dışından gelenler için belirli bir sayı sınırı olmayacak.

Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)
Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı. Meşşat, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Hac sezonu öncesinde pandeminin gidişatını izlemeye devam ediyoruz’

Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)
Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı Dr. Abdulfettah Meşşat, Ramazan Ayı boyunca Umre ibadetini gerçekleştirecek olanların sayısının günde yaklaşık 400 bine ulaşacağını ve bu sayının Mescid-i Haram’ın kapasitesi ile uyumlu olduğunu açıkladı.
Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı Meşşat, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda Umre’nin güvenli bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için yürürülüğe koyulan prosedürlere göre, günlük binlerce umreci kapasitesine ulaşıncaya kadar düzenleme ve kapasite konusunda kademeli olarak çalışıldığını belirtti. Bakan Yardımcısı, Şaban Ayı’nın geri kalanında ve Ramazan Ayı’nda da planlamanın devam edeceğini ve hazırlıkların tüm sektörlerdekileri kapsayacağını bildirdi. Umreci sayısının artacağını, tüm hacılar ve umreciler için güvenli bir ortam sağlanacağını vurguladı. Meşşat “Suudi toprakları dışından Umre’ye gelenler için belirli bir sayı olmayacak. Günlük umreci sayısı Mescid-i Haram’ın kapasitesi ile uyumlu olacak” ifadelerini kullandı.
Meşşat kısıtlamaların yapılan hesaplamalar ve detaylı incelemeler sonucu kaldırıldığını ve bu kararda temel etkenin salgının gidişatı olduğunu söyledi. Suudi Arabistan’daki mevcut durumu güven verici olarak niteleyen Meşşat, uygulanan yüksek sağlık hizmetleri sayesinde aşılama oranının yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Gelecekte salgına yönelik herhangi bir belirti olması halinde günlük sağlık göstergeleri doğrultusunda durumun yeniden ele alınacağını söyledi. Söz konusu standartları düzenli olarak inceleyen saha komiteleri, denetleme komiteleri ve diğer ilgili birimler olduğunu belirten Meşşat, bakanlığın dünyanın dört bir yanındaki Umre ziyaretleri konusund çalışan şirketler aracılığıyla, Eatmarna uygulamasını kullanıma sunduğu bilgisini paylaştı. Uygulama sayesinde, elektronik platformlar aracılığıyla tüm ülkelerden hacı adaylarına izin çıkarılabildiğini kaydetti. Meşşat ayrıca Suudi Arabistan dışından gelenler için bir sayı belirlenmediğini, Umre vizesi alabilen herkesin Suudi Arabistan’a kabul edileceğini vurguladı.
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı Dr. Abdulfettah Meşşat, Şarku’l Avsat’a bu yılki Hac ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Meşşat şu anda hacı sayısı hakkında konuşmanın zor olduğunu, bakanlığın ve ilgili yetkililerin hala pandeminin gidişatını ve etkisini izlediğini, Suudi Arabistan'daki durumun oldukça güven verici olduğunu belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Bunu tüm İslam aleminde inceliyoruz. Zamanı gelince hedeflenen hacı sayısı gündeme alınacak. Gelecek Hac için hazırlanan tüm sektörlerimiz, gerek tam gerekse kısmi ziyaretler düzenlenmesine yönelik olasılıklar üzerinde çalışıyor. Yurt dışından hacı kabul işlemleri de dahil olmak üzere yemek, barınma ve ulaşım hizmetleri için hazırlandık.”
Meşşat, kutsal mekanların geliştirilme çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada da Kidana şirketinin bir süre önce Mina’daki bölgeler için bir strateji geliştirmeye başladığını ve projenin yüzde 20’sinin şimdi, geri kalanının önümüzdeki yıllarda gündeme alınacağını bildirdi.

“Yeniliğe Doğru Dönüşüm”
Meşşat’ın açıklamaları, Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal’ın dün Hac ve Umre Bakanlığı’nın Rahman Misafirlerine Hizmet Programı ile iş birliği içinde düzenlenen “Yeniliğe Doğru Dönüşüm” başlıklı Hac ve Umre Hizmetleri Konferans ve Fuar etkinliklerini başlatmasının ardından geldi.
Hac ve Umre Bakanlığı, söz konusu konferansı Vizyon 2030 kapsamında düzenledi. Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er Rabia, 20’den fazla ülkeden bakanların katılımıyla düzenlenen konferansın, Vizyon 2030’a ulaşma çabaları kapsamında, bakanlığın dijital dönüşümüne ışık tutmayı amaçladığını belirtti. Bakan, tüm çalışmaların hedefinin, her zaman olduğu gibi hacıların ve umrecilerin ibadetlerini kolaylıkla, sükunet ve rahatlık içinde tamamlamaları olduğunu vurguladı.
Bakan son projelerin, krallığın kurucusu Kral Abdülaziz döneminden bu yana rahmanın misafirlerine hizmet etme yolculuğunda kurduğu güçlü ve sağlam yapıya bir katkı niteliğinde olduğunu da sözlerine ekledi. Ayıca Kral Selman bin Abdulaziz’in yönetiminde başlatılan Vizyon 2030 sürecinde hacılar ve umreciler için çeşitli alanlarda görülmemiş gelişimler kaydedildiğini altını çizdi.
Bakan Rabia, Rahman Misafirlerine Hizmet Programı’nın Vizyon 2030’un temel direklerinden biri olduğunu ve Mekke ve Medine’den gelen ziyaretçilerin deneyimini zenginleştirmeyi hedeflediğini söyledi. Bakanlığın kamu ve özel sektör ile iş birliği yaparak yenilikçi projeler üretmek için çalıştığını ifade eden Rabia bu bağlamda girişimcileri çekmek ve yaratıcı fikirleri toplamak ve uygulamaya koymak amacıyla Hac ve Umre Yarışması’nın başlatıldığını, 48 saate bin 500’den fazla kişinin başvuruda bulunduğunu belirtti.
Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Meşşat da konferansın gerek devlete bağlı gerekse özel kurumlardan umrecilere ve hacılara hizmet veren 30’un üzerinde sektörlere yönelik düzenlendiğini belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Konferans aracılığıyla Hac ve Umre Bakanlığı ile devlete bağlı sektörler arasında bir ortaklık platformu sağlamayı amaçlıyoruz. Konferans platformu ile Suudi gençler arasında girişimciliği ve yaratıcı fikirleri yaygınlaştırmaya çalışıyoruz, Bakanlık kendilerine destek olacak ve çalışmalarına imkan sağlayacak.” 
Konferansın ilk oturumunda bir dizi fikir ve tez sunuldu. Suudi Arabistan Pasaportlar Genel Müdürü Süleyman el-Yahya umrecilere ve hacılara hizmette imkansız diye bir şey olmadığını söyledi. Yahya, hacıların hizmet ve konforunu amaçlayan koordinasyonu sağlanmış bir çalışma ortaya çıkarmaya yönelik iş birliği sağlamak üzere tüm kurumlar arasında büyük bir dayanışma olduğunu, bu kapsamda cep telefonu aracılığıyla elektronik parmak izi uygulaması da dahil olmak üzere bir dizi adım atıldığını kaydetti.
Yahya pasaportlara ilişkin olarak Muharrem Ayı’nın başından Şevval Ayı’nın sonuna kadar hacılara hizmet etmek için önceden hazırlanmış koordinasyona dayalı bir plan bulunduğunu, ardından da bir Hac planı hazırlandığını söyledi. Yönetiminin Umre adaylarının işlemlerini tamamlama konusunda herhangi bir zorlukla karşılaşmadığını vurgulayarak her sezon sonunda uygulamalrın gözden geçirildiğine dikkati çekti ve günlük yaklaşık 100 bin kişişyi karşılama kapasitesinin bulunduğunu vurguladı.
Rahman Misafirlerine Hizmet Programı Başkanı Abdurrahman Addas da  Vizyon 2030’un Rahman Misafirlerine Hizmet Programı ve yaşam kalitesi programına odaklandığını söyledi. Önümüzdeki 5 yıl için programa 6 milyar riyal tahsis edildiğini ve bu destek için bir tavan meblağ olmadığını belirten Addas “Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından onaylanmış bulunan ve Program Komitesi Başkanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdulaziz’in gözetiminde uygulanan planlarımız var” dedi. Rahman Misafirlerine Hizmet Programı’nın bu sektörde çalışan 70’den fazla kuruluşun ulusal şemsiyesi olduğunu vurguladı.
Addas, Rahman Misafirlerine Hizmet Programı’nın Vizyon 2030 kapsamında Mekke ve Medine’de en az 40 tarihi mekanı faaliyete geçirmeyi hedeflediğini belirttiği açıklamasında ayrıca bu kapsamda Mekke ve Medine için yarı yarıya paylaştırılan bir bütçe olduğunu kaydetti.  

Suudi Arabistan Havayolları’ndan yeni atılımlar
Suudi Arabistan Havayolları Genel Müdürü İbrahim el-Ömer de kurumun 144 uçaktan oluşan filosunun kapasitesinin 38 yeni uçakla artırıldığını, koltuk kapasitesinin 38 milyona çıkacağını, üç yıl içerisinde yüzde 36’lık bir artışla 51 milyon koltuk kapasitesine ulaşmak için çalıştıklarını belirtti. Ayrıca Flyadeal’a 22 uçak daha sağlamak için çalışmaların sürdüğünü, bunun koltuk kapasitesini 23 milyonun üzerine çıkararak yüzde 100’ü aşan bir oranda artıracağını vurguladı.  
İbrahim el-Ömer, Flyadeal Havayolu şirketinin 110 destinasyona yönelik uçuşlara ek olarak Suudi Arabistan Havayolları’nın uçaklarının uçuş yaptığı destinasyonlara 10 tanesinin daha ekleneceğini bildirdi. Ardından 20 ek destinasyon ile toplam 131 doğrudan uçuş destinasyonuna ulaşılacağını ve bu uçuşların umrecilerin ulaşımını kolaylaştıracağını söyledi. Ömer, Suudi Arabistan Havayolları’nın mevcutta 105 olan kalkış noktasının 20’den fazla noktanın eklenmesi ile toplam 131’e çıkarılacağı bilgisini paylaştı.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.