Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı

Tören, Suudi Arabistan Kralı ve Mekke Valisi’nin katılımıyla gerçekleşti.

Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı
TT

Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı

Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı

Suudi Arabistan’ın en köklü gazetelerinden, merkezi Mekke’de olan Ummu'l Kura dün Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Kral’ın Danışmanı Prens Halid bin Selman, Mekke Valisi ile önde gelen birçok prens, bakan, çok sayıda edebiyatçı ve mütefekkirin katılımıyla 100’üncü yılını kutladı.
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanlığı tarafından düzenlenen kutlamada gazetenin yayın hayatı ve tarihi gözler önüne serildi.  Geçmişinin en önemli özelliği, Kurucu Kral Abdulaziz'in 1924 yılında Mekke-i Mükerreme'ye girişinden sonra, bizzat verdiği emirle  kurulmuş olması gösterildi. Söz konusu tarihten yeni milenyuma kadar yaşanan dönüşüm ve değişimler karşısında, sayfaları arasında stratejik bir bilgi birikimi ve sağlam bir hafızaya sahip gazetelerden biri olarak kaldı.
Ummu'l Kura farklı yer ve zamanlarda, gerçek bilgiye ulaşımda gerçek bir referans olarak nitelendirildi. Bir zamanlar hükümet ve sosyal alanda yapılan duyurularla sınırlı başlangıca rağmen hızla gelişerek yerel ve uluslararası haberler yayınlamaya başlayan gazete önemli bir yayın haline geldi. Medya uzmanları, Ummu'l Kura'nın lansmanının başlangıçta şiir, yönetmelikler, kararlar, anlaşmalar ve uluslararası uzlaşılar, iş ilanları, ithalat ve ihracat ile ilgili haberler yayınladığına dikkat çekiyorlar.
Gazete, 87 yıl önce, özellikle 1356'da yayınlanan 655’inci sayısının başyazısında, basının ilke ve görevlerine dikkat çekti. Medyanın ve gazeteciliğin çekirdeğinin yanı sıra bölgedeki emsalleri arasında lider bir biçimde, yerel düzeydeki konumu güçlendiren öncü rolünün önemi vurgulandı.

 Kağıt krizi ve İkinci Dünya Savaşı
Gazete daha sonra söz konusu yaklaşımı zarif sunumuyla sürdürdü, 40 yıl boyunca içeriğinde pek çok kültürel materyal, bilimsel ve edebi araştırma, şiir ve ticari reklam içerecek şekilde geliştirmeye devam etti. Ancak 1942 yılına gelindiğinde, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle dünyayı kasıp kavuran kağıt krizi sebebiyle gazetelerin yayını durdurması sonucunda gerçek dönüşüm olarak nitelenen bir aşamadan geçti. Ancak Ummu'l Kura gazetesi, Suudi hükümetinin de desteğiyle sayfalarını azaltmasına ve boyutunu küçültmesine rağmen yerel ve uluslararası olayları aktarmayı sürdürdü.

Kurucu Kral’ın Dakota yolculuğunu aktardı
Ummu'l Kura gazetesinin başlıca özelliklerinden biri de önemli bir olay söz konusu olduğunda buna özel ekler yayınlamasıdır. Bu eklerden belki de en önemlisi, 1950 yılında 1320’inci sayısında Kral Abdulaziz’in Riyad’a girişinin 50’inci yıl dönümü vesilesiyle yayınlanandı. Bunun yanı sıra ‘Suudi Arabistan Hava Yolları'nın kuruluşunun tohumunun atılması’ olarak nitelenen ve 75 yıl önce Kral Abdulaziz'in ünlü Dakota uçağıyla yaptığı uçuşla ilgili yayınlanan haber de büyük öneme sahipti. 1945 yılında çıkarılan 1073’üncü sayısının ekinde bu haberle ilgili belgelere yer vermişti. Ayrıca başlangıçta sarıya dönük sayfalarıyla yayın yapan gazete beyaz kağıda geçti ve 2012 yılında tamamen renkli yayına başladı. Bununla birlikte haber içerikleri ve sunuş şeklini korudu.
Ummu'l Kura gazetesinin ilk sayfası kendine has bir şekil aldı. Yayınlanan haberin öneminin öne çıkarılması ve ön sayfada manşet olması gereken bazı durumlar haricinde ilk sayfanın sağındaki bir başyazı ve sayfanın geri kalanına yayılan haberler veya birkaç haberden alıntılardan oluşan bu şekli zaman içinde korudu. 4183’üncü sayısında, 95 yıllık bir aradan sonra ilk kez Genel Yayın Yönetmeni’nin ismine yer verildi. Gazete ayrıca gazetecilik çizgisinde ve yazı tasarımında da değişikliğe tanık oldu ve bu durum 2012 yılının başına kadar devam etti. Gazete çalışanları, 2012 yılında yaşanan dönüşümü teknolojiye, üretime, renklere ve editöryel yazı tipine bağlı olarak iş dinamizminde niteliksel ve fiili bir değişim olarak tanımlıyor.

Gelişime ayak uydurmak
Ummu'l Kura 2008 yılında dijital yapısını güncelledi. Departmanları arasında dijital olarak iletişim sağlayıp niteliksel bir hareket ile önemli teknik adımlar attı. Bu aşama, 2021 yılına kadar birkaç güncellemeden geçen bir internet sitesinin lansmanını da kapsıyordu. Bu aşamalar ayrıca dijital altyapının daha geniş bir modernizasyonu aşamasına da aracılık etti.
Gazetenin gelişim hamleleri arasında matbaa teknolojisi olarak bilinen; en modern ofset baskı cihazlarını ve baskı plakaları (ctp) cihazları da bulunuyor. Ummu'l Kura daha sonra baskı kalitesine, kapasitesine ve ürünlerinin çeşitliliğine katkıda bulunmak için bünyesine en son dijital yazıcıları eklediği 2019 yılına kadar baskı tekniklerinde güncellemeler yaptı. Gazete optimal bir şekilde ilerlemek ve teknik gelişmelere ayak uydurmak için geliştirmeye devam etti.

Araştırmacılar ve akademisyenler için referans
Suudi Arabistan’ın Eski Enformasyon Bakanı Dr. Abdulaziz el-Huca, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ummu'l Kura’nın kurucu Kral Abdulaziz tarafından çıkarılan ilk gazete olduğuna dikkat çekti. Gazete söz konusu dönemden itibaren çeşitli haberlere ve raporlara kaynak oldu. Huca’ya gör gazete, Bakanlar Kurulu'nun çıkardığı Kraliyet emir ve kararlarını yayınlamak ve Şura Meclisi'nin tavsiyelerini takip etmekle sınırlı kalmadı, ülkenin kültürel ve edebi zevkini oluşturdu ve o dönemde popüler olan birçok edebi konuya yer verdi.
Huca açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sawt Al-Hicaz’ın (Hicaz’ın Sesi) gazetesinin yayınlanmasından önceki ilk otuz yılda Ummu'l Kura gazetesinin gerçekliği incelenirse, gazetenin medya tahtına çıktığı ve Suudi Arabistan'daki kültürel ve edebi hareketin tek kaynağı olduğunu görülecektir. Aynı zamanda, alınan tüm kararları ve diğerlerini belgelemedeki önemine ek olarak o dönem için de tarihi referanstır. Ummu'l Kura gazetesinde, kuruluşundan, yani 100 yıldan bu yana Suudi Arabistan tarihini görüyoruz. Aslında büyük bir milletin Kral Abdulaziz döneminden günümüze kadar olan tarihinin küçük bir kaydıdır. Gazete, Suudi Arabistan'da gerçekleştirilen rönesansı en ince ayrıntılarına kadar takip etti. Gazetenin, araştırmacıların ve uzmanların farklı zamanlarda verilen bilgileri ve kararları araştırmaları için önemli bir referans ve kaynak olduğuna inanıyorum. Gazete ekibiyle birlikte, geleneksel halinden çıkarıp 2012'de meydana gelen değişikliklere uygun yeni bir kıyafet giymeye karar verdiğinde, mevcut renkli şekle ulaşana kadar değişiklikleri yakalamak için hızlı ve güçlü bir tempoda çalışıyorduk. Medya ve Kültür Hareketi Bakanı olduğum dönemde, gazetedeki tüm arkadaşlarımın çabalarıyla bu dönüşümün gerçekleşmesi beni çok mutlu etti.”
Huca açıklamasında ayrıca gelişime ve dönüşüme ayak uydurmak için gazetenin bu aşamada kağıt ve elektronik gazete yerine dijital bir yayına dönüşmesi için gelişimini sürdürmesi ve yeni bir yön alması gerektiğini vurguladı.

Resmi karar kaynağı
Kral Suud Üniversitesi'nde Siyasi Medya Profesörü olan Dr. Fahad el-Hureyci, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Ummu'l Kura gazetesi Suudi Arabistan medyasının gerçeklerini takip eden herkesin sevdiği bir yayındır. Farklı aşamalardan geçmiş ve bazı fırsatları kaçırmış olabilir. Ancak son yıllarda gazete büyük bir gelişmeye ve iyi bir performansa tanık oldu. Resmi kararların ve Kraliyet emirlerinin kaynağı olmasının yanı sıra makale ve analizlere verdiği önem oldukça netti. Suudi basınına güzel bir katkı ve ulusal sağduyulu bir basın modeli sunarak yerel medyaya öncülük edebileceğine inanıyorum. Bu gerçekleşirse varlığının gerçek amacına ulaşmış olacaktır.”
Hureyci, kendilerini spor ve ekonomi de dahil olmak üzere belirli açılarla sınırlayan gazeteler gibi geleneksel şablondan çıkaran gazetenin önemine dikkat çekerek, Ummu'l Kura’nın bir sonraki aşamada ihtiyaç duyduğu başlıklara dikkat çekti.ç Bunları dengeli olmak, kararları ve bütçe analizini basitleştirilmiş bir şekilde, sayılardan uzak açıklamak ve okuyucunun kolayca anlayabileceği çoklu şablonlarda netleştirmek olduğunu vurguladı. Bunun bir sonraki aşamada gazetenin gücünü ve sağlamlığını artıracağının altını çizdi.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.