Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Kuba Mescidi’nde genişletme çalışmalarının başladığını duyurdu

Kuba Mescisdi’nin tarihindeki bu en büyük genişletme projesine İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdülaziz’in adı verildi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Kuba Mescidi’nde genişletme çalışmalarının başladığını duyurdu
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Kuba Mescidi’nde genişletme çalışmalarının başladığını duyurdu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Kuba Mescidi’nde genişletme çalışmalarının başladığını duyurdu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Başbakan Yardımcısı ve Ekonomik ve Kalkınma İşleri Konseyi Başkanı Muhammed bin Selman yaptığı açıklamada, Kuba Mescidi'nde tarihindeki en büyük genişlemenin başladığını duyurdu. Projeye, İki Kutsal Cami'nin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz'in adının verildiğini kaydetti.
Kuba Mescidi’ni genişletme ve geliştirme projesi ile mescidin mevcut alanının 10 kat artırılması ve toplam alanının 50 bin metrekareye çıkarılarak 66 bin ziyaretçiyi ağırlaması hedefleniyor.
Bu proje ile hicretin ilk yılından bu yana Kuba Mescidi tarihindeki en büyük genişletme çalışması yürütülüyor.

Söz konusu açıklamalar, Suudi Veliaht Prensi'nin Medine ziyareti, Kuba Mescidi'nde kılınan namaz ve proje inceleme turunun akabinde yapıldı.
Veliaht Prens Selman, İki Kutsal Cami'nin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz'in İslam tarihindeki inşa edilen ilk mescid olan Kuba Mescidi’ne gösterdiği büyük özenden övgüyle söz etti. Ayrıca bu projenin, yoğun dönemlerde dahi en yüksek sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedeflemesine, Kuba’nın dini önemini vurgulayan ve tarihi özelliklerini belgeleyen, kentsel ve mimari üslubunun korunması ve caminin yakınındaki tarihi eserlerin yaşatılmasına olan desteğe dikkat çekti.

Veliaht Prens, projenin Suudi Arabistan Vizyon 2030 kapsamında, hacılara hizmet ve yaşam kalitesi sunan programının hedefleri çerçevesinde yapılacağını belirtti. Mescidin alanının 5 bin 35 metrekareden 50 bin metrekareye çıkaracak olan projenin aynı zamanda tarihi mekanlar aracılığıyla ziyaretçinin ibadet ve kültürel deneyimini zenginleştirmek amacıyla bu İslami tarihi simge yapının verimliliğini de artıracağını vurguladı. Veliaht Prens ayrıca projenin birçok kuyu, çiftlik ve meyve bahçesini içine alan, ulaşım yolarını birbirine bağlayan 57 bölgeyi kapsayacak şekilde tarihi alanların geliştirilmesini ve canlandırılmasını da kapsadığını söyledi.

Kuba Mescidi'nin genişletme ve geliştirme çalışmaları, mevcut durum ile artan talep arasındaki boşluğu doldurarak kapasitesini artırmayı amaçlıyor.
Proje ile mevcut mescit binasına yapısal olarak bağlı olmayan bağımsız mescitler ile işlevsel ve görsel olarak bağlantılı dört taraftan üstü kapalı avlularla mevcut Kuba Mescidi’ni çevrelemeye ve camiye ait gerekli tüm hizmetlerin sağlaması hedefleniyor.
Ayrıca mevcut mescit binasının verimliliği, hizmetlerin sistematikleştirilmesi, mescit ve avlularda yer alan bazı mekanların ve anıtların geliştirilmesi ve canlandırılmasının yanı sıra, ulaşım ağının ve çevre altyapısının iyileştirilmesi, mescide ulaşım kolaylığının sağlanması, aşırı kalabalığa çözümler bulunması ve çevre kalitesinin iyileştirilmesi ile artırılacak.

Kuba Mescidi, Hz. Peygamber ile başlayan Raşid halifelerden  Emeviler ve Abbasilere, Kral Abdulaziz bin Abdurrahman es-Suud ile başlayan Suudi dönemine kadar uzanan tarih boyunca önemli bir yere sahip. Mescit, bu tarihi süreçte, İslam mimarisinin medeniyetlerinin harmanlandığı, dini, kültürel, sosyal ve turizm değerlerini yansıtan ve ziyaretçilerin duygusal deneyimini zenginleştirmek için yerel ve küresel ölçekte ziyaretçilere gerekli hizmetleri sunan merkez özelliğini korudu.



İki devletli çözüm doğrultusunda Filistin Yönetimi'ni güçlendirmek için Suudi-İtalyan iş birliği

Bakan Antonio Tajani, dün Roma'da Prens Faysal bin Ferhan'ı kabul etti (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Bakan Antonio Tajani, dün Roma'da Prens Faysal bin Ferhan'ı kabul etti (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

İki devletli çözüm doğrultusunda Filistin Yönetimi'ni güçlendirmek için Suudi-İtalyan iş birliği

Bakan Antonio Tajani, dün Roma'da Prens Faysal bin Ferhan'ı kabul etti (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Bakan Antonio Tajani, dün Roma'da Prens Faysal bin Ferhan'ı kabul etti (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan ve İtalya dün, her iki ülkenin bölgeye ve ötesine barış ve güvenlik getirme vizyonu doğrultusunda, iki devletli çözüme dayalı olarak Filistin Yönetimi'ni güçlendirmek için etkili iş birliği alanlarını araştırdıklarını açıkladılar.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani, Roma'da düzenlenen resmi görüşmelerin ardından yaptıkları ortak açıklamada, Ortadoğu'da adil, güvenli, kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışın sağlanması konusundaki kararlılıklarını teyit ettiler.

İki bakan, Gazze'deki savaşın derhal sona erdirilmesini ve tüm rehinelerin acilen serbest bırakılmasını talep ederek, iki devletli çözümü baltalayacak Batı Şeria'daki tek taraflı eylemleri ve şiddet eylemlerini kınadılar.

Açıklamada ayrıca, Gazze Şeridi'nin tüm bölgelerine insani yardım ve hayati önem taşıyan malzemelerin sınırsız erişiminin sağlanması, Filistin'in gümrük gelirlerine uygulanan tüm kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulunuldu.

Bakanlar, herhangi bir gerekçeyle Filistin halkının yerinden edilmesini kategorik olarak reddettiklerini yineledi ve yerinden edilmeme ve sınır dışı edilmeme ilkesine tam olarak uyulması gerektiğini vurguladı.

 Bakan Antonio Tajani ve Prens Faysal bin Ferhan, dün Roma'da düzenlenen basın toplantısında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Bakan Antonio Tajani ve Prens Faysal bin Ferhan, dün Roma'da düzenlenen basın toplantısında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Açıklamada, savaş sonrası düzenlemelerin, işgali sona erdirecek ve adil ve kapsamlı bir barışa ulaşacak siyasi bir çözüme yol açacak net ve zamana bağlı bir uygulama ile yakından bağlantılı olması gerektiği vurgulandı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmelerde, tüm bölgesel ve uluslararası meselelerde çalışmaya ve koordinasyona devam etmenin, barışçıl çözümleri desteklemenin ve özellikle Gazze'deki çatışmaları sona erdirmenin önemi ile uluslararası mekanizmalarla tam iş birliği içinde Gazze Şeridi'ne yardım ve insani yardım ulaştırmak için tüm adımları ve önlemleri almanın önemi ele alındı.

Ortak basın toplantısında Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, iki devletli çözümün bölgede barışı sağlamanın tek yolu olduğunu belirterek, Riyad ve Roma arasında Gazze'de ateşkesin sağlanması ve siyasi diyalog için zemin hazırlanması konusunda mutabakat olduğunu, bunun da sivillerin acılarının sona ermesini ve kapsamlı bir çözümün önünü açacağını belirtti.

Tajani ise ülkesinin Gazze'de ateşkesin sağlanmasına yönelik Suudi Arabistan ve uluslararası girişimleri desteklediğini ve Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanması için temel seçenek olarak “iki devletli çözüm”e bağlılığını teyit etti. Tajani aynı zamanda, uluslararası insani hukuk kurallarına uyulması ve Gazze Şeridi'ndeki sivil nüfusa yardımların ulaştırılmasının sağlanması gerektiğini vurguladı.


Halid bin Selman ve Yermak, Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku’l Avsat)
TT

Halid bin Selman ve Yermak, Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ile Ukrayna krizindeki son gelişmeleri ve barış ve istikrarı sağlamak için krizin çözülmesine yönelik çabaları görüştü.

Dün Riyad'da gerçekleşen görüşmede Prens Halid bin Selman ve Yermak, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdi ve karşılıklı çıkarları içeren birçok konuyu ele aldı.

Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid Al-Ayban, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Fayyad Al-Ruwaili, İdari İşler Bakan Yardımcısı Dr. Halid Al-Bayari ve İstihbarat İşleri Bakanı Danışmanı Hişam bin Saif katıldı.

Ukrayna tarafında toplantıya Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rustem Umerov ve Konsey Sekreteri Danışmanı Albay Ali Bekirov katıldı.


Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri, Mısır'da düzenlenen “Parlayan Yıldız” tatbikatına katıldı

Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birliklerin Mısır'a geldi (SPA)
Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birliklerin Mısır'a geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri, Mısır'da düzenlenen “Parlayan Yıldız” tatbikatına katıldı

Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birliklerin Mısır'a geldi (SPA)
Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birliklerin Mısır'a geldi (SPA)

Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birlikler, Mısır’da düzenlenen ve birçok ülkenin katıldığı “Parlayan Yıldız 2025” tatbikatına katılmak üzere Mısır'a geldi. 

Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri Eğitim ve Geliştirme Kurumu Başkanı Tümgeneral Adil Al-Belavi, bu katılımın Krallık içinde ve dışında gerçekleştirilen müşterek ve birleşik tatbikatlara ilişkin Silahlı Kuvvetler eğitim direktifinin bir parçası olduğunu belirterek, tatbikatın çok uluslu müşterek kuvvetlerin operasyonel uyumluluğunu ve entegrasyonunu artırmayı ve Silahlı Kuvvetlerin hazırlık düzeyini yükseltmeyi amaçladığını ifade etti.

sdfrgtyu
Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri tatbikata ana birliklerinden gelen gerçek kuvvetlerle katılıyor. (Savunma Bakanlığı)

Al-Belavi, Suudi Silahlı Kuvvetlerinin kara, deniz, hava ve hava savunma kuvvetleri gibi ana kollarından gerçek kuvvetlerle tatbikata katıldığını belirterek, bu katılımın kardeş ve dost ülkelerle bir dizi ortak tatbikatın devamı niteliğinde olduğunu ve iş birliğinin güçlendirilmesine, operasyonel uyumun sağlanmasına ve ortak askeri harekatların geliştirilmesine katkıda bulunduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Parlayan Yıldız”, çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluşun katılımıyla bölgenin en büyük çok uluslu askeri tatbikatlarından biridir. Amacı, muharebe verimliliğini artırmak ve katılımcı ülkeler arasındaki askeri ortaklıkları güçlendirmektir.