Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği görüşmelerini bloke etmesi dünya basınına nasıl yansıdı?

Analizlerde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın seçimlere yönelik hamleler yaptığı savunulurken, F-35 ve S-400 meselelerinin de gündeme geleceği iddia edildi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, belirttiği şartlar yerine getirilmeden İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine izin vermeyeceğini ifade etmişti (Reuters)
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, belirttiği şartlar yerine getirilmeden İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine izin vermeyeceğini ifade etmişti (Reuters)
TT

Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği görüşmelerini bloke etmesi dünya basınına nasıl yansıdı?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, belirttiği şartlar yerine getirilmeden İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine izin vermeyeceğini ifade etmişti (Reuters)
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, belirttiği şartlar yerine getirilmeden İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine izin vermeyeceğini ifade etmişti (Reuters)

Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılmasına ilişkin görüşmeleri bloke etmesi dünya basınına farklı şekillerde yansıdı.
Rusya - Ukrayna savaşı 85. gününde de tüm şiddetiyle sürerken, Belçika'nın başkenti Brüksel'de dün yapılan görüşmelerde Türkiye, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya hızlı katılım sürecinin ilk adımını bloke etmişti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, her iki ülkeyi de "terörist misafirhanesi" diye niteleyerek, FETÖ ve PKK üyelerini barındırdıkları ve terörizme destek oldukları gerekçesiyle üyeliklerini kabul etmeyeceğini söylemişti.
Gelişmeler dış basında da geniş yankı buldu.

"Oy artırmaya çalışıyor"
Birleşik Krallık'ın önde gelen gazetelerinden Guardian'daki analizde, "yüzde 66,9'a yükselen enflasyon ve gelecek yaz düzenlenecek seçimler karşısında Erdoğan'ın oylarını artırmaya çalıştığı" savunuldu.
Analizde, Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü'nden (Royal United Services Institute -RUSI) Jonathan Eyal'ın görüşlerine de yer verildi.

"F-35 ve S-400 tartışılabilir"
Eyal, Erdoğan'ın İsveç ve Finlandiya'nın yanı sıra ABD'den de talepleri olduğunu savunarak, Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sisteminin yarattığı diplomatik kriz ve bunun ardından Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasının da bu süreçte tartışılabileceğini iddia etti.
Almanya'nın prestijli medya kuruluşlarından Deutsche Welle'nin (DW) internet sitesindeki haberde, kimliğini paylaşmayan diplomatik kaynaklardan edilen bilgilere göre, sorunun büyükelçiler arasında değil daha yüksek kademedeki yetkililerin görüşmeleriyle çözülebileceği belirtildi.

"NATO'ya şantaj"
İsrail'deki Jerusalem Post gazetesindeki analizdeyse "Türkiye'nin NATO'ya şantaj uygulamaya çalıştığı ve asıl isteğinin Finlandiya'yla İsveç'teki muhalif sesleri susturmak olduğu" iddia edildi.

"Açık kapı bırakıldı"
ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post'ta yer alan değerlendirmede, "İsveç ve Finlandiya'nın Erdoğan'ın taleplerini yerine getirmesi karşılığında Ankara'nın iki ülkenin üyeliği için açık kapı bıraktığı" belirtildi.
Haberde, Demokratik Parti'den Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Robert Menendez'in Türkiye'nin söz konusu hamleyi F-16 savaş uçağı almayı planladığı bir dönemde gerçekleştirdiğini ifade ederek, ABD Başkanı Joe Biden'ın bunu göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.

"Tehlikeli oyun"
Japonya'nın ulusal gazetelerinden Nikkei Asia'daki haberde ise, son gelişmelerin "Türkiye'nin güvenlik endişelerini ve F-16 satın alınması gibi zorlu konularda ABD'den beklediği imtiyazları yansıttığı fakat Erdoğan'ın tehlikeli bir siyasi oyun oynadığı" savunuldu.

Türkiye'nin talepleri
ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından Bloomberg'e konuşan üç Türk yetkilinin paylaştığı bilgilere göre Ankara, Finlandiya ve İsveç'in açık şekilde PKK'yı kınamasını istiyor.
Ayrıca Türkiye, 2019'da Suriye'ye girilmesinin ardından Finlandiya ve İsveç'in Ankara'ya uyguladığı silah ambargosunu da kaldırmasını talep ediyor.
Bunların yanı sıra yetkililere göre Ankara, Rusya'dan S-400 füze savunma sistemleri satın aldıktan sonra çıkarıldığı F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olmak istiyor.
Türkiye, ABD'den F-16 savaş uçağı satın almak için taleplerinin karşılık bulmasını ve Washington'ın S-400 yaptırımlarını kaldırmasını da talep ediyor.
Independent Türkçe, Washington Post, Guardian, Jerusalem Post, Deutsche Welle, Nikkei Asia, Bloomberg
 



Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
TT

Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)

Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde, PKK kalıntılarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, PKK militanlarının "artık tamamen Irak sorunu haline geldiğini" belirterek, "Egemen bir devlet, topraklarının yasaklı bir grup tarafından işgal edilmesine nasıl izin verebilir?" diye sordu.

Fidan, Haşdi Şabi Güçleri'nin karadan ilerlemesi ve Türk hava desteğini içeren "basit" bir operasyonun iki veya üç gün içinde gerçekleştirilebileceği ihtimaline işaret etti.

Fidan, "Suriye'deki Kürt sorununun Irak boyutu da var" diyerek, "Irak'ın Suriye'de yaşananlardan (SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi anlaşması) ders çıkaracağını ve oradaki geçişi kolaylaştıracak daha akıllı kararlar alacağını" umduğunu ifade ederek, Kürdistan PKK militanlarına atıfta bulundu.


Erdoğan: Önümüzdeki günlerde Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya'yı ziyaret edeceğim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)
TT

Erdoğan: Önümüzdeki günlerde Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya'yı ziyaret edeceğim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önümüzdeki günlerde hem Birleşik Arap Emirlikleri'ni hem de Etiyopya'yı ziyaret etme niyetini açıkladı.

Ayrı bir açıklamada Erdoğan, Suriye'de kalıcı barışa ulaşmak için bir yol haritası oluşturulduğunu belirterek, tüm tarafların yanlış hesaplamalardan kaçınması ve geçmişteki hataları tekrarlamaması gerektiğinin altını çizdi.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.