İran genelinde ‘geçim’ protestoları yeniden başladı

Protestolarda Cumhurbaşkanı Reisi’nin ekonomi politikasını eleştiren sloganlar atılıyor.

Tahran’da bir döviz bürosu önünde döviz fiyatlarındaki değişiklikleri takip eden bir İranlı (AFP)
Tahran’da bir döviz bürosu önünde döviz fiyatlarındaki değişiklikleri takip eden bir İranlı (AFP)
TT

İran genelinde ‘geçim’ protestoları yeniden başladı

Tahran’da bir döviz bürosu önünde döviz fiyatlarındaki değişiklikleri takip eden bir İranlı (AFP)
Tahran’da bir döviz bürosu önünde döviz fiyatlarındaki değişiklikleri takip eden bir İranlı (AFP)

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi başkanlığındaki hükümetin gıda fiyatlarını sübvanse etme programını durdurma kararında ısrar ettiği bir dönemde, kötü yaşam koşullarını ve ülkenin tanık olduğu en yüksek enflasyon oranlarını protesto için bazı sektörler grev kararı alırken ülke genelinde gösteriler yeniden başladı.
İran’ın çeşitli şehirlerinde emekliler hayat pahalılığını protesto etmek için dün (pazar) bir kez daha yürüyüş düzenledi. Kirmanşah kentindeki göstericiler boş bir sofra bezi ile sembolik cenaze töreni düzenledi. Ahvaz kentindeki emekliler de sorumluların görevden alınması yönünde sloganlar attı.
Birçok sosyal medya hesabı tarafından dün paylaşılan bir videoda göstericilerin hükümet ve İbrahim Reisi yönetimi karşıtı slogan attığı görülüyor. Bu gösteriler, İbrahim Reisi hükümetinin 1979 Devrimi’nden bu yana en düşük katılımlı seçimlerle iktidara gelmesinin birinci yıldönümünde geldi. Göstericiler Reisi’nin devlet yönetimi konusundaki liyakatini, yetkililerin sözlerine bağlı kalmamasını eleştiren ve hükümet ile Meclis’i halkın durumunu görmezden gelmekle suçlayan sloganlar attı.
Mart başında Viyana müzakerelerinin sekteye uğradığı bir ortamda Tahran’ın mayıs başında İran Devrim Muhafızları'nın terör örgütleri listesinden çıkarılmasını talep etmesi nedeniyle anlaşmaya varma umudu iyice zayıfladı. Nitekim ABD yönetimi bu talebi reddediyor. Umutların zayıflamasıyla birlikte İran’ı yeni bir protesto dalgası kasıp kavurmaya başladı.
Hükümetin ekonomi politikasına karşı başlayan yeni protesto dalgası, emekli maaşlarının enflasyon oranlarına göre düzenlenmesi talebiyle aylardır düzenlenen gösterilerin ardından geldi.
Gösterileri organize eden özel sendikaların aktardığına göre, güvenlik güçleri çok sayıda öğretmen ve işçiyi tutukladı. Tutuklulardan bazıları daha sonra kefalet karşılığında serbest kaldı.
Batı Azerbaycan eyaletinin Sakız kentinde dün 11 öğretmenin ailesi mahkeme binası önünde gösteri düzenledi. Tahran’da taşımacılık alanında faaliyet gösteren bir şirketin çalışanları dün, işçi aktivistlerin tutuklanmasını ve haklarında kovuşturma başlatılmasını protesto etti ve Reisi hükümetinin izlediği ekonomi politikasını eleştiren sloganlar attı.
İran’ın uzak pazarlara petrol ihraç etmeye dayanan ekonomisinin izole edilmesi ve dışarı ile ekonomik ilişkilerinin kesilmesi sebebiyle İranlılar yıllardır ciddi bir ekonomik kriz ve hayat pahalılığı ile karşı karşıya. Büyük enflasyon dalgalarından muzdarip olan İran’daki orta sınıf, 2017 Aralık ayı sonlarında Hasan Ruhani hükümetinin bütçe açığını kapatmak için yerel piyasalarda dolar kurunu yükseltme kararının ardından protestolar düzenlemeye başladı.
ABD’nin Mayıs 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yeniden yaptırım uygulamaya başlaması, yerel para biriminin döviz karşısında büyük değer kaybetmesine ve geçim krizini daha da kötüleşmesine yol açtı.
İran’ın yaklaşık 82 milyon nüfusunun yarısı yoksulluk seviyesinin altında yaşıyor. Resmi olmayan veriler işsizlik oranının yüzde 11’in çok üzerlerinde olduğunu söylüyor.
Bu yılın başındaki resmi enflasyon oranı yaklaşık yüzde 40 iken, bazı uzmanlar bunun yüzde 50’nin üzerinde olduğunu tahmin ediyor.
Hasan Ruhani ekibine yakınlığıyla bilinen ve İranlı cumhurbaşkanlarından birkaçına ekonomi konusunda danışmanlık yapan Said Leylaz AFP’ye verdiği demeçte, son 4 yıla ait söz konusu oranın eşi benzeri görülmediğini ve 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en yüksek enflasyon oranı olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi başkanlığındaki hükümet mayıs ayının ikinci yarısında sübvansiyon sisteminde yapılacak değişiklikler kapsamında un, et, yumurta ve yağ gibi temel malzemelerin fiyatlarını artırmasından bu yana enflasyon artışı daha da hızlanıyor.
Ekmeğin fiyatı on kat arttı. Reuters, İran’daki emtia fiyatlarının yüzde 300 yükseldiği değerlendirmesinde bulunurken, AFP kırmızı et fiyatlarının yüzde 50 civarında arttığını, tavuk eti ve süt fiyatlarının iki katına çıktığını, yağın ise dört katına çıktığını yazdı.
Ağustos 2021’de göreve başlayan Reisi, yeni tedbirlerin uygulanmaya başlamasıyla birlikte zamların ekmek, akaryakıt ve ilaç fiyatlarını etkilemeyeceği konusunda söz vermişti.
Hükümet sözcüsü Ali Bahadıri Cehromi’nin salı günü yaptığı açıklamaya göre, Çalışma Bakanı Huccetullah Abdulmaliki “hükümet içindeki koordinasyonun güçlendirilmesi ve halka yönelik hizmetlerin iyileştirilmesi” ümidiyle istifasını sundu.
İran’ın İtimad gazetesi, Abdulmaliki’nin hükümetin emekli maaşlarına sadece yüzde 10 oranında zam yapma kararını savunmasına işaret edilerek, söz konusu zam oranının enflasyon oranı karşısında yetersiz olduğunu söyleyen emeklilerin protestolar sırasındaki sert eleştirileri üzerine Abdulmaliki’nin istifa ettiğini yazdı.
İran’da şu anki fiyat artışlarının iki sebebi olduğunu söyleyen Leylaz, bu sebepleri “Rusya’nın Ukrayna işgali sonrasında enflasyondaki sert yükseliş ve İran’ın dev ekonomik reformlara başlaması” şeklinde açıkladı. Leylaz hükümetin buğday, yağ ve tıbbi malzeme gibi temel kalemlerde sübvansiyon uygulamaktan vazgeçtiğini söyledi.
ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesiyle eşzamanlı olarak 2018 ortalarında tercihli döviz uygulamasına geçilmeye başlandı. Bu fikir ilk kez, ABD’nin anlaşmadan çekilmesinden birkaç hafta önce 2018 Nisan başında dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı İshak Cihangiri tarafından dile getirildi. Fikir aynı zamanda “Cihangiri doları” ismiyle biliniyor. O dönem İran dolar kurunu 42 bin riyale sabitlerken, serbest piyasada doların satış fiyatı 300 bin riyalin üzerine çıkmıştı.
İran’ın yerel para birimi riyal son günlerde en düşük seviyelere geriledi. 12 Mayıs'ta 1 dolar 33 bin 700 riyal seviyesini gördü.
Leylaz, mevcut fiyat artışlarına rağmen, özellikle İran ile büyük güçler arasında nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik görüşmelerin henüz yaptırımların kaldırılmasını sağlayacak bir anlaşmayla sonuçlanmadığı için hükümetin bu kararının “zorunlu” olduğunu savunuyor. Leylaz, “İran önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da pervasız bir şekilde döviz harcamalarına devam etmek isteseydi, tercihli döviz için 22 milyar dolara ihtiyacımız olacağı tahmin ediliyor. Nükleer anlaşmanın canlandırılması kabul edilseydi bile hükümetin tercihli dövizi iptal etmekten başka seçeneği yoktu” dedi.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.