Japonya Başbakanı Kişida, kabinesinde "Moon Tarikatı" bağlantılı isimleri değiştirdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Japonya Başbakanı Kişida, kabinesinde "Moon Tarikatı" bağlantılı isimleri değiştirdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Japonya Başbakanı Fumio Kişida, eski Japonya Başbakanı Şinzo Fumio suikastının ardından gündeme gelen ve siyasilerle "Moon Tarikatı" olarak da bilinen "Birleşme Kilisesi"nin ilişkisi olduğuna dair tartışmalar üzerine kabinesinde değişikliğe gitti.
Son değişim, Kişida'nın Ekim 2021'de göreve başlamasından bu yana ikinci kabine değişikliği oldu.
Eski Japonya Başbakanı Abe'nin 8 Temmuz'da seçim kampanyası sırasında öldürülmesinin ardından kamuoyunun Kişida'nın kabinesine ve hükümetine yönelik desteği zayıflamaya başladı.
Bakanlarına ve diğer üst düzey yetkililere, "Birleşme Kilisesi ile olan bağlantılarını gözden geçirmeleri" talimatı verdiği bilinen Kişida, değişikliğin asıl amacının Kovid-19 salgını, enflasyon, Çin ile Tayvan arasında artan gerilim ve Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş olduğunu söyledi.

Abe'nin kardeşi görevden alındı
Değişikliği açıklayan Kabine Baş Sekreteri Hirokazu Matsuno, kiliseyle bağlarını kabul eden 7 bakanın görevden alındığını açıkladı.
Abe'nin kardeşi Savunma Bakanı Nobuo Kişi ve Kamu Güvenliği Komisyonu Başkanı Satoshi Ninoyu görevden alındı.
Nobuo Kişi'nin yerine eski Savunma Bakanı Yasukazu Hamada geldi ve daha önce Dışişleri ve Savunma Bakanı olarak görev yapan Taro Kono ise Dijital Dönüşüm Bakanı olarak Kabine'ye geri döndü.
Ekonomi ve Ticaret Bakanı Koici Hagiuda'nun yerine ise Yasutoshi Nishimura getirildi. Katsunobu Kato ise Sağlık Bakanı olarak atandı.

Siyasilerin Moon Tarikatı ile ilişkileri
Eski Başbakan Abe Şinzo suikastının ardından ortaya atılan ve siyasilerle Moon Tarikatı'nın ilişkisi olduğuna dair iddialar tartışmalara yol açtı.
Abe'nin kardeşi Savunma Bakanı Nobuo Kişi, 26 Temmuz'da düzenlediği basın toplantısında, "Birleşme Kilisesi"nin birkaç üyesiyle bağının olduğunu ve önceki seçimlerde "gönüllü" üyelerden destek aldığını belirtmişti.
Nobuo Kişi, seçim için destekçi bulunmasının önemli olduğunu söylemiş, kilise üyelerinin gelecekteki seçimde desteğine dair soruyu, "Yalnızca gönüllü oldukları için gelecek seçimde ne olacağına cevap veremem" şeklinde yanıtlamıştı.
"Moon Tarikatı" olarak da bilinen "Birleşme Kilisesi"nin eski Başkanı Kwak Chung Hwan, suikast sonucu hayatını kaybeden Abe'nin babası ve büyükbabasının Moon Tarikatı'nın kurucusu Sun Myung Moon ile yakın ilişki içinde olduklarını iddia etmişti.
Abe suikastıyla ilgili soruşturmayı yürüten müfettişler, zanlı Yamagami Tetsuya'nın annesinin dini bir gruba bağış yaptığı için iflas ettiğini söylediğini aktarmıştı.
Eski Başbakan Abe, 8 Temmuz'da ülkenin Nara kentinde Liberal Demokrat Parti adayının seçim kampanyasına destek için açık hava etkinliğinde yaptığı konuşma sırasında vurularak öldürülmüştü.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.