Suudi Arabistan yeni yılda da Yemen’e yardımlara devam ediyor

Suudi Arabistan’ın yürüttüğü program, Aden’deki onlarca genci Yemen işgücü piyasasına uygun hale getiriyor

Yemenli bir kız Suudi destekli bir eğitim programını tamamladıktan sonra onurlandırılıyor (Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı)
Yemenli bir kız Suudi destekli bir eğitim programını tamamladıktan sonra onurlandırılıyor (Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı)
TT

Suudi Arabistan yeni yılda da Yemen’e yardımlara devam ediyor

Yemenli bir kız Suudi destekli bir eğitim programını tamamladıktan sonra onurlandırılıyor (Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı)
Yemenli bir kız Suudi destekli bir eğitim programını tamamladıktan sonra onurlandırılıyor (Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı)

Yemen’in geçici başkenti Aden’de 687 genç kadın ve erkek, Suudi Arabistan'ın yürüttüğü Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı altındaki bir eğitim programını tamamladı.
“Yemenli Gençler İçin Geleceği İnşa Etmek” adlı program, Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Programı ve Al-Velid İnsani Yardım Kuruluşu tarafından finanse edildi ve Yemen İstihdam Amaçlı Eğitim Vakfı tarafından uygulandı. Uygulama, istihdam amaçlı eğitim, serbest meslek ve çalışma yolları dahil olmak üzere 3 şekilde yapıldı.
Kapanış töreninde, erkek ve kadın mezunları onurlandırılarak onlara nihai sertifikaları verildi ve bunun yanında serbest meslek alanından mezun olanlara iklimlendirme, soğutma, güneş enerjisi bakımı ve ev elektriği alanlarında birçok uzmanlığı içeren profesyonel portföyleri teslim edildi.
Suudi Arabistan'ın Aden vilayetindeki Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı Ofisi Müdür Yardımcısı Muhammed el-Yahya, “Yemenli Gençler İçin Geleceği İnşa Etmek” programının, Suudi Arabistan'ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı’nın projeleri, girişimleri ve Yemen'de kapasite oluşturmak da dahil olmak üzere çeşitli sektör ve alanlardaki çabaları çerçevesinde düzenlendiğini belirtti. Program, deneyimlerin aktarılmasına, yeterliliklerin geliştirilmesine ve her iki cinsiyetten gençlerin daha iyi bir yaşam standardı ve daha yüksek bir kararlılık ve toplumsal istikrar kapasitesi elde etmelerine destek verilmesine katkıda bulundu.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı’ndan alınan bilgilere göre, “Yemenli Gençler için Geleceği İnşa Etmek” programı, iş arayan kadın ve erkek 687 kişiye fayda sağladı. Bunlardan 504'ü Aden Üniversitesi'nden işgücü piyasasına hazırlık programından mezun iken, 84'ü ise lise mezunu olup serbest meslek sahibi. 99 genç erkek ve kadın ise istihdam edilerek birçok özel sektör firmasında işyerlerine yerleştirilmeleri, faydalanıcıların iş imkanları ile bağlantı kurmaları ve kendi küçük projelerini başlatabilmeleri amacıyla rehabilite edildi ve eğitime tabi tutuldu.
Program, faydalanıcıların becerilerini geliştirmeye ve onları potansiyel işverenler için ideal bir seçim haline getirmeye katkıda bulunan birçok eğitim ve yeterlilik çalıştayını içeriyordu. Bu eğitimler arasında; psikolojik destek, işyerinde becerilerin geliştirilmesi, çıraklık, bilgi teknolojisi ve İngilizce yer alıyordu.
"Yemenli Gençler için Geleceği İnşa Etmek" programı, birinci aşama mezunlarının yaklaşık yüzde 85'inin özel sektördeki iş fırsatları veya profesyonel portföylere dayalı kendi işlerini kurarak gelir kaynakları ile bağlantı kurmasına katkıda bulundu.
Programın sorumluları programın, "Hedeflerin yer aldığı teorik ve uygulamalı eğitim programları ile öğrenciler için kişisel ve mesleki düzeyde etkili olduğunu kanıtladığını, mesleki boyutlara daha fazla ağırlık verdiğini ve iş yerlerine ulaşmalarına katkı sağladığını" kaydetti.
“Yemenli Gençler İçin Geleceği İnşa Etmek” programı aynı zamanda genç erkek ve kadınların kalifiye olmalarına ve çeşitli iş fırsatları elde etmek için verimliliklerini artırmalarına ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini sağlamalarına da katkıda bulundu. Ayrıca Yemen'deki çeşitli sektörlerin verimliliğini artırmak için onları en iyi profesyonel uygulamalar konusunda eğitti.
Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı’nın Yemen'deki kadroların ve kabiliyetlerin inşası için çaba sarf etmesi dikkat çekici. Ayrıca program, deneyimleri aktarma, yetkinlikleri geliştirmenin ve gençleri çeşitli şoklarla karşı karşıya kalma ve bu şokların etkilerini azaltma veya sınırlama konusunda daha iyi bir yaşam standardı ve daha yüksek bir dayanıklılık ve toplumsal istikrar kapasitesi elde etmeleri için destekledi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Suudi programı, kendilerine verilen rolleri uygulamak için, günlük yaşamı iyileştirmek ve Yemen'deki Yemen halkının geçimini iyileştirmek için çeşitli alanlarda Yemenli kapasitelerin ve kadroların verimliliğini ve etkinliğini artırmayı amaçlıyor.
Programın desteği, kurumsal ve teknik destek düzeyinde yeteneklerin oluşturulmasını ve geliştirilmesini içeriyor. Aden'de konut sektörü çalışanlarından 40 mühendis, proje yönetimi alanında verilen eğitimlerden ve uygun konut projesi kapsamında saha etütlerinden faydalandı. Elektrik tesisatı, soğutma ve iklimlendirme alanında çalışma karşılığı nakit girişiminden 200 kişi yararlandı. Küçük projeleri, el işlerini ve bilgisayarları yönetme alanında eğitim atölyelerinden ve danışmanlık hizmetlerinden 162 kişi faydalandı.
Ayrıca Suudi programı, Enerji ve Elektrik Bakanlığı çalışanlarının, her eğitim kursundan 45 mühendis ve teknisyenin yararlandığı 13 eğitim kursu uygulayarak eğitim ve kapasite geliştirme alanında destek sağladı. Bunun yanında, Aden Havalimanı'nda 15 itfaiye personeli eğitilirken, Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı'nda 15 uzman yetiştirildi ve tarımsal kalkınmanın önündeki engellerin belirlenmesi ve ele alınması için Cevf Valiliği'nde Tarım ve Sulama Dairesi ile Sosyal İşler Dairesi'nin 45 çalışanının yararlandığı bir çalıştay düzenlendi. Öte yandan Marib vilayetindeki üç hastanede tıbbi cihazların kullanımı ve periyodik bakımları konusunda 20 doktor ve hemşire eğitimlerden yararlanandı. Diyaliz merkezlerinde kapasite geliştirme programından da 17 doktor ve hemşire yararlandı. Doktor ve hemşireler, sağlık tesislerini işletmek, verimliliklerini ve etkinliklerini artırmak için eğitim aldılar.
"Yemenli Gençler İçin Geleceği İnşa Etmek" programı, Yemen'in çeşitli vilayetlerinde yedi temel sektörde Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılandırılma Programı tarafından uygulanan 224 kalkınma projesi ve girişimi arasında yer alıyor. Bu yedi sektör, kalkınma programlarına ek olarak eğitim, sağlık, su, enerji, ulaşım, tarım ve balıkçılık, devlet kurumlarının kapasite geliştirmesi.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.


Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
TT

Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)

İzzeddin Ebu Ayşe

İsrail, Gazze Şeridi'nde kimliği belirsiz saldırganlar tarafından Halk Güçleri olarak bilinen silahlı milis grubunun lideri Yaser Ebu Şebab'ın öldürüldüğünü duyurur duymaz, grubun birçok üyesi onlara af kapısını açan Gazze hükümetine teslim olmaya başladı.

İsrail'in Hamas’a karşı mücadele etmek için Gazze Şeridi'nde kurulmasını denetlediği silahlı bir milis grubun lideri olan Ebu Şebab, aralık ayı başında öldürüldü. Ölümü, grubunun üyeleri arasında iç anlaşmazlıklara yol açtı.

Af ve diğer girişimler

Gazze'de Hamas yönetimindeki İçişleri Bakanlığı bu durumdan yararlanarak, silahlı milis gruplar ile iş birliği yapanlara “af kapısını” açtı ve onlara af sözü verdi. Bu durum, Filistinli ailelerin ve aşiretlerin, Tel Aviv'in yönlendirmesiyle Gazze sakinlerine karşı suçlar işleyen çetelere katılan evlatlarına verdikleri desteklerini geri çekmeleriyle aynı zamana denk geldi. Hamas’a bağlı güvenlik güçleri de silahlı grupların üyelerine karşı çeşitli operasyonlar düzenledi.

sd
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan, Husam el-Astal'ın Hamas'ı tehdit ettiği bir görüntü (sosyal medya)

Tüm bu faktörler, silahlı milis grupların bir dizi üyesinin Gazze hükümetine teslim olmasına katkıda bulundu. Peki bu, İsrail ordusu tarafından korunan Gazze'deki çetelerin dağılmasını hızlandıracak mı? Mevcut bilgilere göre, İsrail destekli bir çetenin 60 üyesi, Gazze'deki güvenlik güçlerine gönüllü olarak teslim oldu ve güvenlik güçleri davalarını yasal çerçevede işleme koydu. Bu haber İsrail Yayın Kurumu tarafından da doğrulandı.

Teslim olma eylemi, aranan kişilerin ailelerinin doğrudan teması ve aşiret liderlerinin açık desteğiyle gönüllü olarak gerçekleşti. İçişleri Bakanlığı, davalarını ele almak ve yargılama süreçlerini kolaylaştırmak için çalışacağına dair söz verdi.

Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Siyasi analistler, Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından, yerel çeteleri savaşta alternatif araçlar olarak kullanmaya dayanan İsrail projesinde önemli bir değişimin yaşandığına inanıyor.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi Müdürü İsmail es-Sevabite, “Bu suç çetelerinin başarısızlığına katkıda bulunan faktörler her geçen gün artıyor ve İsrail'in hedeflerini gerçekleştirmekte başarılı olamayacaklar. Bu çeteler, sadece güvenlik güçleriyle değil, Filistin toplumunun tüm kesimleriyle çatışmaya giriyor. Bu da zamanla dağılan bu çetelerin zayıflamasına yol açtı. Güvenlik güçleri, teslim olan tüm üyelerle sorumlu bir şekilde ve hukuka uygun olarak ilgileniyor” dedi.

Aşiret denetimi

Gazze Şeridi'ndeki Yüksek Aşiret Komitesi Başkanı Hüsnü el-Muğni, “Halk Güçleri” grubuna mensup yaklaşık 60 silahlı kişinin Hamas'a teslim olduğunu belirtti. Teslim olma süreci, Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından birkaç aşamada gerçekleşti. Muğni, “Yüksek Aşiret Komitesi bu sürecin organizasyonunu denetledi, onlara af sağladı ve güvenliklerini garanti altına aldı. İsrail, sabıkalı bir grup kişiyi kullanarak onlara kabile veya aşiret temelli bir görünüm kazandırmaya çalıştı, ancak bu başarısız oldu” diye ekledi.

Muğni, “Aşiretler, bu çetelere katılanların tümünün aileleriyle iletişime geçti ve halklarına dönmek isteyenlere yardım teklif etti. Aileleri ve aşiretleri aracılığıyla birçoğunu geri getirmeyi başardılar” diye açıkladı.

Liderliğin ardından çöküş

Siyasi araştırmacı İlham Kreys, “Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesi bu çeteler için bir iç sarsıntı oluşturdu, ancak bu mutlaka tam bir dağılmanın başlangıcı anlamına gelmez. Bununla birlikte, bu, yapılarının kırılganlığının açık bir göstergesi çünkü doğaları gereği bir ideoloji veya gerçek bir örgütlenmeden yoksun gruplardır” diye ekliyor. “Bu çeteler kilit figürlere dayanır, bu nedenle ağırlık merkezini oluşturan liderin öldürülmesi içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açar. Birleşik bir vizyonun yokluğu da buna katkıda bulunurken, liderlik yapısının zayıflığı içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açarak bağların hızla çözülmesine neden olur.”

Kreys, “milislerin saflarındaki hızlanan çöküş, İsrail'in vekalet savaşlarına oynadığı bahsin sınırlarını ortaya koyuyor ve Filistin toplumunda sosyal bir temel veya destekleyici bir ortam oluşturmada yapısal bir başarısızlığı gösteriyor” diye açıklıyor. “Ebu Şebab'ın öldürülmesi, güvenlik ortamını yeniden şekillendiren ve sahada yeni bir gerçeklik yaratan, bu milislerin saflarında psikolojik bir çöküşe yol açan ve birçok üyesinin teslim olmasına neden olan çok önemli bir an oldu. Teslim olanların sayısının artması bekleniyor” diye ekliyor.

Kreys, “Ebu Şabab'ın öldürülmesine yönelik halkın tepkisi, bu gruplara yönelik toplumsal desteğin eksikliğini yansıtıyor. Bu durum da silahlı grup üyelerinin birçoğunun, genel ortamın kendilerine herhangi bir koruma sağlamayacağını fark ettikten sonra teslim olmalarına yol açtı” diye açıklıyor.

Silahlı gruplar güçlerini koruduklarını vurguluyorlar

Buna karşılık, “Halk Silahlı Gücü” Gassan el-Dahini'yi yeni lideri olarak atadığını duyurdu. Dahini, Hamas'a karşı grubunun mücadelesine devam edeceğine söz vererek, “Hamas'tan korkmuyorum. Halk ve özgür kimseler adına, onlarla savaşıyorum, evlatlarını tutukluyorum ve teçhizatlarına el koyuyorum. Liderinin ölümüne rağmen grup halen aktif. Yokluğu acı verici, ancak terörle mücadeleyi durdurmayacak” dedi.

Han Yunus'taki bir diğer silahlı grubun lideri Hussam el-Astal da Yaser Ebu Şebab'ın mezarı başında Dahini ile birlikte bir videoda göründü. Hamas'ı tehdit ederek, “Yaser Ebu Şebab'ın mezarından Hamas'a ve yandaşlarına mesajımızı gönderiyoruz: Mücadeleye devam edeceğiz ve Yaser'in ölümü bizi zayıflatmadı, aksine gücümüzü ve birliğimizi artırdı. Devam edeceğiz ve Hamas'ın sonu gelecek” dedi.

İsrail Ordusu Sözcüsü Nadav Şoşani ise, “Hamas'ın sözde İçişleri Bakanlığı, kendisine karşı çıkmaya cesaret eden her Gazzeliye işkence uyguluyor, infaz ediyor ve zorla kaybettiriyor. Tel Aviv, daha iyi bir gelecek isteyen ve Hamas'ın zulmünü reddeden Gazellilerle birlikte çalışacak. Uzun zamandır Hamas'ın baskıcı pençesinden kurtulmak isteyen birçok Filistinli var” dedi. Şoşani, “Hamas karşıtı grupların başarısız olduğu iddiaları, gerçekliği yeniden yazmaya çalışan çökmekte olan bir hareketin son çırpınışlarından ibarettir” diye de ekledi.