Yemen hükümeti ekonomik reformları hızlandırıyor

Yemen hükümeti, ekonomiyi ve para birimini korumak için reformların hızlandırılmasını vurguluyor

Yerinden edilen Yemenliler, ülkenin kuzeybatısındaki Hacca’da Birleşmiş Milletler’den gıda yardımı alıyor (AFP)
Yerinden edilen Yemenliler, ülkenin kuzeybatısındaki Hacca’da Birleşmiş Milletler’den gıda yardımı alıyor (AFP)
TT

Yemen hükümeti ekonomik reformları hızlandırıyor

Yerinden edilen Yemenliler, ülkenin kuzeybatısındaki Hacca’da Birleşmiş Milletler’den gıda yardımı alıyor (AFP)
Yerinden edilen Yemenliler, ülkenin kuzeybatısındaki Hacca’da Birleşmiş Milletler’den gıda yardımı alıyor (AFP)

Yemen hükümeti, harcamaları rasyonelleştirme, gelirleri artırmak için alınan önlemlerden halkın etkilenmemesini sağlama taahhüdü vererek ekonomiyi ve yerel para birimini korumak için benimsediği reform sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Muin Abdulmelik başkanlığında bir araya gelen Yemen hükümeti, darbeyi sona erdirmek ve devleti yeniden kurmak için Husi milislerle mücadele bağlamında olası herhangi bir değişikliğe karşı gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.
Hükümet, kaynakları artırma yönünde, temel olmayan ithal ürünler üzerindeki gümrük dolar fiyatının yüzde 50 artırılmasını onaylamıştı. Söz konusu karar, vatandaşların bu karardan zarar görmeyeceği taahhüdüne rağmen tartışmalara yol açmıştı.
Yemen hükümetinin bu kararı, Husilerin Hadramut ve Şabva'daki ihracat limanlarına yönelik insansız hava aracı saldırıları nedeniyle geçen Ekim ayından bu yana petrol ihracatı gelirlerinden mahrum kalması ardından kaydedildi.
Resmi kaynakların bildirdiğine göre, hükümet söz konusu online toplantıda genel siyasi ve ekonomik koşulları ele aldı. Aynı zamanda son iki yıldaki performansın değerlendirilmesi, cumhurbaşkanlığı direktiflerince ülke ekonomisinde istikrarının sağlanması için alınan ekonomik, mali ve parasal kararlar ve önlemler üzerine duruldu.
Şarku’l Avsat’ın SABA’dan aktardığı haberde şu ifadelere yer verildi:
“Toplantıda bu adımların vatandaşların hayatını ve geçimini etkilememesini sağlayacak düzenlemeler, gelir gelişimi için mevcut seçenekler, üretim, yatırım ve gelir sektörlerinin harekete geçirilmesi ihtiyacı konuşuldu. Bu konuda bakanlıklara ve ilgili makamlara yerel yönetimlerle koordineli bir şekilde piyasalar üzerindeki denetim tedbirlerinin yoğunlaştırılması, alınan kararların gümrük vergilerinden tamamen muaf olan temel malzeme fiyatlarında vatandaşa ekonomik açıdan yeni bir yük bindirmek için kullanılmaması talimatı verildi. Ekonomiyi pekiştirmek, gelir oluşturmak ve çeşitlendirmek, genel devlet hesabına erişimini sağlamak, harcamaları gerekli harcamalarla sınırlı olacak şekilde kontrol etmek ve rasyonelleştirmek için gerekli politikalar gözden geçirildi. Yemen hükümeti, 2014-2020 yılları için merkezi ve yerel düzeydeki tüm kamu hizmet birimleri ile ertelenen birimler için kamu çalışanlarına yıllık ikramiye ödemelerinin tamamlanması yönündeki işlemlerin hızlandırılması gerektiğine vurguda bulundu.”
Yemen hükümeti, Husi terör saldırılarının petrol tesislerine yönelik feci etkilerini azaltmak, insani ve ekonomik durum üzerindeki etkilerini hafifletmek için Başkanlık Konseyi ile koordineli çabalar dahilinde, alınan tedbirler üzerinde her türlü kontrolü uygulamaya, vatandaşların günlük yaşamının etkilenmemesini sağlamaya istekli olduğunu teyit etti.
Yemen Temsilciler Meclisi, dış burs listelerinin düzeltilmesi ve yurtdışı bursları için adalet ve fırsat eşitliği ilkesi kapsamında uygunluk sağlamayanların isimlerinin çıkarılması, diplomatik misyon ve ataşelik kadrolarının azaltılması, şeffaflığın artırılması, yolsuzlukla mücadele edilmesi dahil olmak üzere giderleri kısmaya, harcamaların vatandaşların hayatını ve geçimini etkileyen temel hizmetlere yönlendirilmesine yönelik tedbirlerin devam ettiğini onayladı.
Resmi kaynakların bildirdiğine göre, Başkanlık Konseyi'nin kalkınma ve kapsamlı ekonomik reformda ana ortak niteliğindeki özel sektör için gerekli kolaylıkları sağlamaya, bu sektörü korumaya yönelik direktifleri tartışan Yemen hükümeti, tüm egemen limanlardaki prosedürleri basitleştirme, kaçakçılıkla mücadele etme ve yasa dışı ücretlerin tahsil edilmesini önleme yönünde bir dizi politikayı onayladı.
Başbakan Muin Abdulmelik, hükümetin bu yöndeki çabalarının sürdürülmesinin, iki katına çıkarılmasının, acil ihtiyaçlar doğrultusunda öncelik verilmesinin, vatandaşların mevcut sıkıntılarının hafifletilmesinin, olası değişikliklerle başa çıkmaya hazırlıklı olunmasının, böylece devlet restorasyonunun tamamlanmasının ve darbenin sona erdirilmesinin önemini vurguladı.
Kaynakların bildirdiğine göre söz konusu toplantıda, Dışişleri Bakanı'nın ateşkesin uzatılması yönünde devam eden Birleşmiş Milletler’in hamleleri ve uluslararası düzeydeki hamleler, bu çabaların Husi milisler tarafından engellenmeye devam edilmesi gibi üzere siyasi gelişmeler hakkındaki raporuna değinildi. Bu yönde İran rejiminin desteklediği Husiler ile uzlaşmazlık ile başa çıkılması yönünde yeni bir yaklaşım bulma ihtiyacına dikkat çekildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.