Efsanevi Ümmü Gülsüm müzikali Suudi Arabistan’da

“Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ” müzikali ilk kez Suudi Arabistan'da sergileniyor

Londra’da sergilenmesi esnasında "Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ" adlı tiyatro gösterisinden bir kesit (Şarku’l Avsat)
Londra’da sergilenmesi esnasında "Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ" adlı tiyatro gösterisinden bir kesit (Şarku’l Avsat)
TT

Efsanevi Ümmü Gülsüm müzikali Suudi Arabistan’da

Londra’da sergilenmesi esnasında "Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ" adlı tiyatro gösterisinden bir kesit (Şarku’l Avsat)
Londra’da sergilenmesi esnasında "Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ" adlı tiyatro gösterisinden bir kesit (Şarku’l Avsat)

Londra'nın West End bölgesindeki Palladium tiyatro sahnesi 2020’de olağanüstü bir Arap gecesine, muazzam etkileşim sağlayan bir müzikale şahit olmuştu. O gece salon, Suudi yapımcı Mona Khashoggi’nin (Muna Kaşıkçı) rüyası olan "Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ" müzikalinin doğuşuna tanık oldu. Londra'nın en prestijli tiyatrolarından birinde müzikal performansın yalnız bir gece sahnelenmesi, gösterinin başarısını ortaya koymak için yeterliydi. Bu başarı Kaşıkçı’yı, oyunu Arap dünyasında göstermek için çabalamaya sevk etti. Bu çaba neticesinde geçen yıl Dubai Operası'nda Ramazan Bayramı'nda müzikal sergilendi.
Bu hafta Kaşıkçı’nın bir başka hayali daha gerçek oluyor; müzikalin ülkesi Suudi Arabistan'da sergilenmesi. Dahran’daki Kral Abdülaziz Dünya Kültürü Merkezi (İsra), 7 Mart'tan 17 Mart'a kadar yeni görünümüyle gösteriye ev sahipliği yapacak.


Muna Kaşıkçı (en solda) Londra'daki provalar sırasında "Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ" oyununun oyuncu kadrosuyla (Yapımcı)

Yeni elbise
Kaşıkçı ile bir Londra gecesini Ümmü Gülsüm gecesine çeviren gösteri hakkında  kendisine yeni müzikali, kahramanları ve müzikalde ne gibi değişiklikler olacağını sordum. Gösteri için provalar ve hazırlıklar yapan Kaşıkçı, "kelimenin tam anlamıyla bir müze" olarak gördüğü İsra’daki gösteri için heyecanlı görünüyordu ve gösteriyi ilk kez Suudi halkına sunacak olan çalışma ekibini övdü. Ayrıca Suudi Arabistan’daki tiyatronun "herhangi bir tiyatro oyununa tamamen hazır olduğunu" da sözlerine ekledi.
Kaşıkçı, gösterisi ve hayali hakkında konuştu. Yapımcı, Dubai'deki ve Suudi Arabistan’daki gösterimi için müzikalde farklı farklı değişiklikler yaptığını belirtti. Müzikalin Suudi Arabistan’daki sunumu için yapılan en önemli değişiklikler arasında, Ümmü Gülsüm’ün olgunluk dönemini tanıtan şarkıcıdaki değişiklik yer alıyor.  Daha önce ana şarkıcı rolünü Lubana Kantar üstlenmişti. Kaşıkçı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Ancak bu sefer ekip farklı. Ümmü Gülsüm’ün olgunluk dönemini Mısırlı şarkıcı Acfan Afifi canlandıracak. Ayrıca Kur’ân tilaveti ve klasik Arapça eğitimi almış ABD’li Müslüman şarkıcı Jennifer Grout, daha önce şarkıcı Münira el-Mehdiyye’nin canlandırdığı rolü alacak ve Ümmü Gülsün’ün bazı şarkılarını seslendirecek. Maha Halifi, Ümmü Gülsüm’ün annesi rolünü canlandırmak üzere ekibe katılıyor.” Ürdünlü aktör Hani Dehşan ise Muhammed el-Kasabcı, Ümmü Gülsüm’ün kocası Doktor el-Hafnavi ve müzisyen Muhammed Abdulvehhab rollerini canlandırmak için ekipte yer alacak. Aktör Velid Hamad da Ahmet Rami ve Şeyh Ebu el-Ala Muhammed rollerini canlandıracak.
Kaşıkçı, çeşitli detayların doğruluğunu ve bunların tarihi dönemlere uygunluğunu belirlemeye gayret eden yönetmeni ve yardımcısını övdü. Bununla ilgili olarak şunları söyledi: “Yönetmen ve yardımcısı, müzikalin tarihi yönüne çok dikkat ettiler ve karakterlerin, kıyafetlerin ve birçok detayın tarihe uygun olması için çaba gösterdiler. Her şey düşünülmüş, hareket, kıyafet, şiir, dans… her şey.”
Kaşıkçı, bazı karakterleri birleştirmekten, birden çok karakteri canlandırma işini tek bir oyuncuya vermekten bahsetti. “Londra prömiyeri ile bir sonraki şov olan Dahran’daki şov arasındaki farklar” sorusuna ise Kaşıkçı şöyle yanıt verdi: “İsra’daki gösteri daha küçük bir ekiple olacak. Londra'da şarkıcılar, dansçılar ve aktörler dahil yaklaşık 25 kişiydik. Dubai'de ise 10 kişiydik ancak, özellikle müzikal doğası gereği gösterişli olduğu ve şarkıcılara, dansçılara ve oyunculara ihtiyaç duyulduğu için İsra’da daha büyük bir sayıya ihtiyacımız olacağını gördük ve bu nedenle ekibe iki profesyonel oyuncu ekledik. Orkestra hususunda ise Londra şovunda 14 müzisyen varken şu anda on müzisyenimiz var. Sahneler ve dekorasyon konusunda ise Kaşıkçı, İsra’da yapılacak olan gösteride devasa ekranlarda sahnelerin arka planlarının ve olayların geçtiği yerlerin gösterileceğini ve bunun gibi bazı eklemeler olduğunu belirtti. Kaşıkçı, "Dekor biraz değişti ve bence bu daha iyi, bana daha güzel görünüyor" açıklamasında bulundu.
Kaşıkçı’ya, daha önceki gösterilerde yer alan, Ümmü Gülsüm’ün kız kardeşinin torunu, şarkıcı Sana Nebil sorulduğunda kendisi şöyle yanıtladı: “Bu sefer bizimle gelemeyecek. Konuk olarak şovun bir bölümünde yer alıyordu ve Ümmü Gülsüm'ün birkaç şarkısını seslendirdi. Ama üniversite eğitimi nedeniyle affını istedi ve onun yerine Jennifer Grout ve Maha Halifi’yi koyduk. Londra ve Dubai gösterilerinde Ümmü Gülsüm’ün olgunluk dönemini canlandıran Lubana Kantar da aynı durumda. O da meşgul olduğu için özür diledi.”
Daha önce gösteride sunulan şarkılar ile Dahran’da sunulacak olanlar aynı. Bunlar, Ümmü Gülsüm'ün ünlü şarkılarından oluşan bir seçki. Ümmü Gülsüm'ün, mevlitlerde babasına şarkı söylemek için eşlik eden bir çocuktan ‘Arap Divası’na dönüşmesine kadarki yükselişini konu alan hikayesinin ayrıntıları ise değişmeyecek.


Oyun afişi – Dahran’daki İsra Tiyatrosu'ndaki provalar sırasında Ümmü Gülsüm'ü canlandıran şarkıcı Acfan (yapımcı) FDahran’daki İsra Tiyatrosu'ndaki provalardan bir kesit (yapımcı)

Klasik bir başarı hikayesi
Kaşıkçı konuşmasında, yazdığı gösterinin sadece zamansız müzik ve şarkılar içermediğinin altını çizerek şunları söyledi: “Gösteriye Ümmü Gülsüm ve Altın Çağ adını vermemin önemli bir nedeni var. Müzikal aracılığıyla Muhammed el-Kasabcı, Muhammed Abdulvehhab ve döneminin sosyal ve politik hayatında rolü olan güçlü bir kadın olarak karşımıza çıkan Tahiyye Karioka gibi devleri kutlamak istedim. Aynı şekilde şarkıcı Münira el-Mehdiyye’ye de yer verdim. O sadece bir şarkıcı değil, aynı zamanda güçlü bir kişiliğe sahip, kendi tiyatrosunu kurdu ve evinde politikacılar, önemli şahsiyetler ve gazeteciler için bir meclis vardı. Onlar güçlü kadınlar ve benim için o dönemin ilham verici ve güçlü olan kadınlarına gösteride yer verdim. Tahiyye Karioka bir aktris ve aktivistti. Mısır'ın kamusal yaşamında önemli bir rolü vardı. Müzikalin kadınların güçlenmesinden ve büyük kadınların mücadelesinden de bahsettiğini düşünüyorum.” Kaşıkçı, Londra ve Dahran arasındaki farka geri dönerek şunları söyledi: “Bir sonraki şovda, tüm karakterleri elimde tutamayacağım. Örneğin Riyad es-Sunbati ve Zekeriya Ahmed karakterlerini daha önce canlandıran oyunculardan vazgeçmek zorunda kaldık. Ancak bestelediğimiz şarkıları koruduk ve o dönemin büyük bestecilerine bir tür saygı duruşu niteliğinde şarkılar sunduk. Esas olarak iki şahsiyet üzerine odaklandım: Müzik hayatının başlangıcında Ümmü Gülsüm’e yardım eden Muhammed el-Kasabcı ve Sorbonne'daki Fransızca çalışmalarında ona fayda sağlayan şair Ahmed Rami.”

Daha uzak bir etki
Ümmü Gülsüm'ün kendi döneminde, giyim ve zarafet tarzıyla ilgili kadınlar üzerinde başka bir etkisi vardı. Bununla ilgili Kaşıkçı, “O çok zarifti ve hanımlar onun elbisesinden ve tavrından büyük ölçüde etkilendiler. Konuşma, giyim ve Ümmü Gülsüm'ün zamanının kadınlarının onu taklit ettiği benzersiz tarzı açısından tüm bu tiyatralliği vurgulamak istiyordum. Ümmü Gülsüm'ün hikayesi, zamanının en büyük kadını olduğu için sıfırdan zirveye klasik bir başarı öyküsü ve elbette bu, erkeklerin yardımıyla oldu. Ama asıl faktör zekasıydı. Güçlü bir kişiliği ve güçlü katkıları vardı. Müzisyenler Sendikası'nın başkanlığını üstlendi. Uygun sözleri ve melodileri seçebilen maharetli bir kulağı vardı. Kendine özel bir yer edindiğini ve saygın biri olarak görüldüğünü de belirtmeliyiz. Gittiği her ülkede önemli şahsiyetler tarafından karşılandı, krallar ve cumhurbaşkanları onu kutladı.”
Kaşıkçı sözlerine şöyle devam etti: “Çalıştığım yabancıların çoğu bana şunu söyledi ‘Batı dünyasında Diva olarak kabul edilen ve müziği hala sevilen benzer bir şahsiyet yok.’ Dünya çapında belirlenen 200 efsane arasından 53. sırada seçildi ve uluslararası müzisyenler tarafından övüldü.” Kaşıkçı geçen yıl Al-Ula'da konser veren Amerikalı şarkıcı Alicia Keys ile tanışmıştı. Onunla müzikal hakkında konuştu ve Ümmü Gülsüm adı, şarkıcı Keys ve kocasının hayranlığını uyandırdı. Çift, "Ümmü Gülsüm'e ve dinleyicilerini kontrol etme yeteneğine olan hayranlıklarını dile getirdiler ve dinleyicilerini büyülediğini söyleyerek güçlü sesini övdüler."



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.