Geleceğin Tarihi: Modernite ve gelenekle buluşan sanatlar

‘Misk Art Institute,Riyad'da yaratıcı vizyona sahip 17 sanatçıyı bir araya getiren bir sergi düzenleniyor.

Sanatçı Hamra Abbas ve ‘Dağ’ adlı eseri.
Sanatçı Hamra Abbas ve ‘Dağ’ adlı eseri.
TT

Geleceğin Tarihi: Modernite ve gelenekle buluşan sanatlar

Sanatçı Hamra Abbas ve ‘Dağ’ adlı eseri.
Sanatçı Hamra Abbas ve ‘Dağ’ adlı eseri.

Kültürel gelenekler ile yanayan gerçeklik arasındaki bağlantılar, sorularla dolu uçsuz bucaksız bir dünya gibi görünüyor. Bu durum dünya çapında 17 sanatçıya, konuya dair vizyonlarını ‘Geleceğin Tarihi’ sergisinde somutlaştırmaları için ilham verdi. Haziran ortasına kadar devam edecek olan sergi şu an Veliaht Prens Muhammed bin Selman Vakfı’na (Misk) bağlı ‘Misk Art Institute’ (Misk Sanat Enstitüsü) tarafından Riyad'daki Prens Faysal b. Fahd Salonu’nda düzenleniyor.
Günümüze dair anlayışımızı inovasyona ve gelişmeye yönlendirmede çağdaş sanatın rolünü somutlaştıran sergide, bir grup Suudi ve uluslararası sanatçı yer alıyor. Bu sanatçıların isimleri şöyle sıralanıyor:
 Ahmed Mater, Maha Malluh, Nasır el-Salim, Dana Avartani, Sare İbrahim, Pacita Abad, Hamra Abbas, Abraham Cruzvillegas, Derek Fordjour, Tarık el- Gussin, Joana Hadjithomas, Halil Joreige, Lotus Laurie Kang, Sofya el Maria, Ornaghi & Prestinari ve Varda Shabbir.


Sanatçı Maha Malluh’un ‘Düşüncenin Gıdası’ adlı eserinde 156 adet tencere kapağı kullanıldı. (Şarku’l Avsat)

Serginin küratörlüğünü yapmak için geçtiğimiz yıl boyunca Wassan Al-Khudhairi ve Cecilia Ruggeri bilrikte çalıştılar. Birbirleriyle konuştular ve sergiye dair tartışmaları sanatçılarla sanal ortamda ve yüz yüze gerçekleştirdiler. Cecilia Ruggeri konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
 “Enstitü her yıl belirli bir konuyu araştırır ve bu konudaki çıktılarını sunar. 2021'de kimliğin bağlamlarını keşfettik ve 2022'de nostaljiyi daha derinden araştırdık. Bu yıl da geleneklere değiniyor ve onun ötesine geçiyoruz. Değişim hızının, toplumların büyümesinin, insanların ve bireysel kimliklerin evriminin etkisini bilmek istedik, bu yüzden aklımıza bazı sorular geldi: Modernite geleneği nasıl etkiledi? Gelenek nasıl yaşam tarzımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi? Geleneği ilerlemeye ve gelecekteki gelişmeye giden bir yol olarak görebilir miyiz?”

Gelenek Kavramı
Küratör Wassan Al-Khudhairi, geleneklerle ilgilenen sanat sergisine dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Dürüst olmak gerekirse Misk Sanat Enstitüsü'nün gelenek konusunu seçmesine şaşırmadım. Çünkü kültür ve sanattaki hızlı gelişimin yanı sıra Suudi toplumunun yaşadığı tüm değişimlerle birlikte gelenekler, toplumların korumaya yönelebilecekleri ve aynı zamanda karşı koyabilecekleri bir şey haline geliyor. Taklit geniş bir kelime ve farklı anlamları var. Olumlu çağrışımları olabilir ve aynı zamanda olumsuz fikirler de taşıyabilir. Başlangıçta gelenekler üzerine bir sergi yapmak istemedim ama ‘Geleceğin Tarihi’ üzerine yaptığımız tartışmalardan sonra bunun çok ilginç olacağına ikna oldum. Özellikle Riyad ve Cidde'deki birçok sanatçıyla konuştuktan sonra gelenek fikrini karmaşıklaştırmanın ilginç olacağını düşündüm. ‘Gelenek’, genellikle geçmişten gelen bir şeye gönderme yapar. Ancak tam tersine o, sürekli olarak değişir ve gelişir.”


Küratör Cecilia Ruggeri

İnovasyon Perspektifi
Cecilia Ruggeri, bu sergiyle ilgili aklına gelen ilk sanatçıların kim olduğu sorusuna şu yanıtı verdi:
“Geleneği, inovasyon perspektifinden düşündüğümde, aklıma hemen Ornaghi & Prestinari'nin (Letargica-2018,) eseri geldi. Bu, gelenek ve yeniliğin yan yana gelmesinin açık bir örneği ve anlam zenginliği olan bir eser. Eser, yarı saydam taştan oyulmuş, bir kanepeye yaslanmış bir kafadan oluşuyor. Önünde, ışığı yüzünde parlayarak yapay bir hale oluşturan bir tablet var. Figür, bir uyuşukluk anında yakalanmış gibi görünüyor, ardından bir uyanış gelebilen bir uyku.Tablet ise parlak, maddi olmayan bir dünyaya bir ayna veya geçit görevi görüyor.”


Küratör Wassan Al-Khudhairi.

Ruggeri, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Sergideki sanatçıların çoğu, çeşitli kültürel eserleri, sözlü hikayeleri ve atalarının mirasıyla iletişim kurma yollarını birleştirme yönündeki süregelen bir akımı/hareketi temsil ediyor ve somutlaştırıyor. Pasita Abad, Hamra Abbas, Abraham Cruzvillegas ve Lotus Laurie Kang'ın hepsi yaşamlarında ve iş hayatlarında karşılaştıkları sanat yapma hikayelerini ve uygulamalarını araştırarak kültürel köklerine bakıyor.”

Maddi Kültür
Cecilia, serginin temsil ettiği maddi kültüre bakış açısını şöyle detaylandırdı:
“Maddi kültür, geleneğin yeniden düşünülmesinin merkezi bir yönü oldu. Bunun nedeni, insanın cansız nesnelerle olan ilişkisini somutlaştırması ve bu, sanatçı Hamra Abbas, Maha Malluh, Derek Fordjour, Ahmed Mater ve Tarık el- Gussin’in işlerinde belirgin. Çünkü bu sanatçılar kültürel cansız nesnelerin çağdaş üretim yöntemleriyle olan ilişkisini benimserler ve bunları yeni bir üslupla sergide sunuyorlar.”


Sanatçı Dana Avartani’nin ‘Aşk benim kanunum... ve aşk benim inancım’ adlı eseri.
Cecilia, sanatçı Maha el Malluh’un ‘Düşüncenin Gıdası’ serisinde geleneksel Suudi sofra takımlarını seçmesinde bunun açıkça görüldüğüne dikkat çekiyor. Ayrıca sanatçının, çalışmalarını bugün gördüğümüz cansız nesneler aracılığıyla insancıllaştırmak için maddi kültürü kullanmasının da bu durumun bir göstergesi olduğuna işaret ediyor. Sanatçı Ahmed Mater, Suudi kültür dünyasının arabalar ve beton binalar gibi Batı etkileriyle doymadan önceki halini inceliyor ve bu dünyayı ahşap bir slayt projektörü aracılığıyla sunuyor.
Sanatçı Nasır el-Salim’in ‘Sigara İçilmez’ adlı çalışması. (Şarku’l Avsat)

Başka bir açıdan, sanatçı Hamra Abbas, yerli Pakistan kültürünün yalnızca bir özelliğini seçti. O da ‘K2 Dağları’. Abbas, konunun çağdaş bir izleyici için ne anlama geldiğini yeniden hayal ederek kendini yeniden keşfetti. Derek Fordjour da benzer biçimde, canlı görüntüsü sergide somutlaşan akrilik boya gibi çağdaş araçlarla geleneksel Afro-Amerikan kültürünün unsurlarını ifade ediyor. Bu da kültürün geleceğe doğru ilerlediğini hayal etmenin bir yolu olan geleneksel bir yürüyüş niteliğinde.

Geleneği korumak
Wassan Al-Khudhairi açıklamasında ‘kendini inşa etme’ kavramına dikkat çekti:
“Abraham Cruzvillegas'ın çalışmasında bunun açıkça temsil edildiğini görüyorum. O, sanatını icra ederken, 2016 manifestosunda açıklığa kavuşturduğu ‘kendini inşa etme’ kavramını kullanıyor. Bu, bir yerde bulunan veya atılan yerel malzemeleri kullanarak nesneler yapmayı ifade eden doğaçlama bir kavram. Dolayısıyla bu kendini inşa etme yönteminin bir sonucu olarak eserlerinde, çağdaş dünya perspektifinden insanların etkileri görülür.”
Khudhairi, sanatçılarla sohbetleri sırasında geleneklerin sadece geçmişin bir sunumu olmadığını, aynı zamanda bugünü anlamanın ve geleceğe doğru hareket etmenin bir yolu olduğunu fark ettiklerini vurguladğı açıklamasına şöyle devam etti:
“Sanatçı Varda Shabbir’in eseri, geleneklerin aynı hızda ilerlemediğini yansıtıyor. O, kültürel gelenek ve uygulamaların nesilden nesile aktarılma aşamalarını gösteriyor.”

Dilin rolü
Gelenekleri yenilikçi kılmada dilin ve yazının rolü açık. Sergi tarafından seçilen birçok sanatçı bu uygulamaların önemini fark ediyor. Bu farkındalığa sahip sanatçılar arasında Dana Avartani, Joana Hadjithomas, Halil Joreige ve Nasır el-Salim yer alıyor. Cecilia Ruggeri açıklamasında, “Sanatçılar Nasır el-Salim ve Dana Avartani, geçmişle bugünü birbirine bağlamak için eski geometrik ve kaligrafik uygulamaları kullanıyorlar” dedi.
Ruggeri konuya dair şunları söyledi:
“Sanatçılar, çağdaş görsel çalışmalarına doku, şiir ve yazıyı da dahil ediyorlar. Joanna ve Halil, eserlerinde (Waiting for the Barbarians- 2019) yazılı tarihi sorguluyorlar. 1898'de yazılmış geleneksel bir şiiri çağdaş sahneler ve film teknikleriyle karşılaştırıyorlar.”
‘Geleceğin Tarihi’ sergisindeki fikirlerin bolluğuna rağmen bu fikirler bugün, dünyayı etkileyen değişimleri anlamaya yönelik sanat eserleri ile sanatçıların fikirleri ve algıları arasında gerçek bir diyalog yaratma yeteneklerinde birleşiyor. Bu da geleceği sanatsal bir bakış açısıyla keşfeden yenilikçi ve derin bir düzenleyerek bugüne ve geleceğe dair yaratıcı vizyonlar sunuyor.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.