Suudi Arabistan: Çölleşmeye karşı yeşillendirme projeleri

Suudi Arabistan’da çölleşmeyi durdurmak için iki iddialı proje yürütülüyor

KAUST, bitki örtüsünün yenilenmesi alanında çığır açan araştırmalara öncülük ediyor
KAUST, bitki örtüsünün yenilenmesi alanında çığır açan araştırmalara öncülük ediyor
TT

Suudi Arabistan: Çölleşmeye karşı yeşillendirme projeleri

KAUST, bitki örtüsünün yenilenmesi alanında çığır açan araştırmalara öncülük ediyor
KAUST, bitki örtüsünün yenilenmesi alanında çığır açan araştırmalara öncülük ediyor

Çölleşme olgusunu azaltma ve bitki örtüsünü yenileme çabaları, Suudi Arabistan’daki iddialı kalkınma çabaları arasında yer alıyor. Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden (KAUST) Botanik Uzmanı Prof. Dr. Heribert Hirt, bilimsel araştırma ve gerçek bir iş birliği ruhuyla bu hedeflerin gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu düşünüyor.
Bu bağlamda, iki iddialı KAUST Projesi, çöldeki bitkiler, ağaçlar ve toprağı destekleyen mikrobiyal topluluklar hakkında son derece önemli yeni bilgiler sağlıyor. Bu çalışmalar, Yeşil Suudi Arabistan girişimi hedeflerini gerçekleştirmek ve ülkenin 2060 yılına kadar sıfır karbon emisyonu hedeflerine ulaşma çabaları kapsamında geliyor.
Çölleştirmeyi durdurma
Yeşil Suudi Arabistan Girişimi, çölleşmeyi tersine çevirme ve bu olguyla mücadele amacıyla ülkenin dört bir yanında 10 milyar ağaç dikmeyi hedefliyor. Bu nedenle, üniversitedeki botanik uzmanları bu girişime özel bir sürdürülebilirlik stratejisi hazırlamak için çalışıyor.
Hirt “Doğru bitkileri doğru ortama dikmek çok önemli, yoksa basit bir şekilde ölürler. Zira pek çok yeşillendirme çalışması, yanlış ağaç dikimi nedeniyle başarısız oluyor ya da toprak gübreyle o kadar kuruyor ki bitkiler artık büyüyemiyor” ifadelerini kullandı.
Botanik uzmanı Hirt ve ekibi, genel olarak ağaç dikme, özel olarak ise ithal ağaç dikmenin çöl yeşillendirme projesi için ‘en iyi seçenek’ anlamına gelmediğine inanıyor. Araştırmacılar, çalıların -en azından başlangıçta- toprağı stabilize etmek ve yenilemek için çalıştığına ayrıca daha az suya ihtiyaç duymaları sebebiyle hayatta kalma şanslarının daha yüksek olduğuna inanıyor.
Çölleşme, basitçe dinamik ve sürekli bir süreçtir. Çiftlik hayvanlarının aşırı otlatılmasından kaynaklanır. Otlatma bitkilerin büyüme döngüsünü kesintiye uğratıyor zira tohumlar üremeden yenilince çimlenme olmuyor.
Hirt “Bitki toprağı besler. Bu nedenle, herhangi bir yerde bitki örtüsünün olmadığı bir durumda, topraktan gıda çıkmaz ve topraktaki mikrobiyal yaşam da ölür, bu da sorunu şiddetlendirir. Oldukça kurak bölgelerdeki toprak özellikleri ve mikrobiyal topluluklar hakkında görece az şey biliyoruz zira toprak bilimi araştırmalarının çoğu ılıman bölgelerde yapılıyor. Bu nedenle, kurak bölgelerdeki toprak bilimi şu anda daha fazla araştırmanın yürütülmesi için zengin bir alanı teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.
Hirt ve ekibi, geniş bir alanına sahip olması, farklı toprak türlerinin bulunması ve çok çeşitli ekosistemleri ve iklim bölgelerini içermesi nedeniyle, Krallık’ta toprak haritaları dizini hazırlamak için çalışıyor.
Hirt “Bitkileri ayrı bir şekilde inceleyemeyiz zira çevrelerinde mikroplarla birlikte büyürler ve hayatta kalabilmek için bu tür ortak yaşamlara ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, Suudi Yeşil Girişimi’nin başarılı olmasını sağlamak için hem toprak hem de mikrobiyal bileşimler hakkında bilgi sahibi olmak son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.
Toprağın yenilenmesi
Araştırma ekibi dünyanın en büyük çöl mikropları biyobankasını kurdu, ardından her bir mikrobun genomlarını haritalamasını yaptı. Hirt, bu biyobankanın, toprakta bulunması gereken ancak tükenmiş veya eksik olan mikropları yenilemek için kullanılmasını umuyor.
Botanik uzmanı, “Bu strateji, eksik elementleri tamamlayarak doğal toprak yenilenmesinin yolunu açıyor, ancak bu elementleri etkili bir şekilde tamamlamak için yapay zekanın yardımını kullanmalıyız. İnsan aklının ustalığı hakkında hiç şüphe yok ancak makine öğrenimi algoritmaları kadar hıza veya doğru hesaplar yapamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Hirt’e göre, her bitki yaklaşık 25 bin gen içerir, yaklaşık bin çeşit farklı mikrobiyal ortamı barındırır. Her mikrobiyal tür ise, bitki büyümesine katkıda bulunabilecek yaklaşık 4 bin gene sahiptir. Bu da, bitki başına 425 binden fazla genin olduğu ve her genin farklı bir rol oynadığı olduğu anlamına gelir.
Ekibin tasarladığı yapay zeka algoritması, her bir holobiontun (Bitki ve mikropların birlikte ele alınması) metabolik bir haritasını oluşturmayı ve her bir genin işlevini tahmin etmeyi, ardından belirli bir bitkinin yeniden büyümesine yardımcı olmak için belirli bir topraktan eksik elementlerini tamamlamayı hedefliyor.
Karbon deposu mangrovlar
Suudi Arabistan, 2021’de tarihi bir adımla, ülkenin kalkınma ve ekonomik çeşitlendirme planları ile uyumlu olarak, döngüsel karbon ekonomisi yaklaşımı yoluyla 2060 yılına kadar sıfır karbon hedefine ulaşma planını duyurdu.
Mangrovlar, Suudi Arabistan’da sera gazı emisyonlarını azaltmadaki rollerinin yanı sıra karbon deposu sayılabilecek önemli ekosistemlerden birini oluşturur.
Bilim insanları, gelgit bölgesinde çok benzersiz ve çeşitli bir ekosistem oluşturan mangrov bataklıklarının yenilenmesi gerektiğini zira insanların kıyıda yaşaması ve çalışması sebebiyle yol açma çalışmalarıyla büyük bir kısmı yok edildiğini belirtti.
Hirt “Mangrovların varlığı olmadan, bu kıyı bölgesindeki mikrobiyal topluluklar büyük miktarlarda nitrojen oksit ve metan üretecektir. Bunlar en kötü sera gazı emisyonlarındandır. Mangrovlar karbondioksiti uzaklaştırmada harika olsa da, mikropların atmosfere metan salmasını önleme konusunda daha iyi bir yeteneğe sahiptirler” ifadelerini kullandı.
Mangrovlar ayrıca deniz ve kara florasının bir parçasıdır, bu özelliği onları, sel gibi dünya genelinde iklim değişikliklerinin etkisiyle oluşan olaylara direnmek için kullanılabilecek zengin ve eşsiz bir mikrop kaynağı yapar.
Hirt, mangrovların bitkilerin sellerden kurtulmasına yardımcı olabildiği mikrobiyal topluluklara ev sahipliği yaptığını açıkladı. Botanikçi bu bağlamda KAUST’ta yaptıkları pirinç deneylerinde zaten bu yönde harika sonuçlar elde ettiklerine dikkat çekti. Öte yandan, üniversitedeki bilim insanları, mikrobiyal simbiyotik toplulukları destekleyerek pirinci daha hızlı büyümesini teşvik edebileceklerini ve böylece tropik iklimlerde verimin yıllık olarak artırılabileceğini keşfetti. Bu durumda, bu stratejinin küresel gıda arzının şeklini anlamlı bir şekilde değiştirebileceğini düşünmek de mümkün hale geldi.
Hirt ve ekibi tarafından yapılan bir başka yeni keşifte, çöl bitkilerinin ve onların yüzyıllardır karbonu tutabilen mikropları ile ilgili beklenmedik bir metabolik özelliği olduğu tespit edildi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Hirt “Bitkiler, fotosentez yoluyla havadan sınırlı miktarda karbon alır ve bunun bir kısmı toprak mikroplarına süzülür. Bu bitkilerle birlikte yaşayan bazı mikroplar, karbonun bir kısmını kalsiyum karbonata çevirebilir ki bu, karbonu onlarca, hatta yüzyıllarca tutmanın çok dengeli ve güvenli bir yoludur” ifadelerini kullandı.
Ayrıca “Dünyanın kurak ülkelerini, doğru mikropları içeren doğru toprakta, doğru bitkileri yetiştirmeye yatırım yapmaya ikna etmeyi başarırsak, her şey tamamen değişecek” ifadelerini kullandı.
Hirt, özellikle dünyanın kurak bölgelerinin çoğunun aynı zamanda da en fakir bölgeler olması sebebiyle, ağır karbondioksit üreticilerine uygulanan vergilerin bu sistemin tüm maliyetini karşılayabileceğini düşünüyor.
Son olarak Hirt “Bu fikrin uygulanması ve geliştirilmesi için tüm faktörler mevcut, sadece bulmacalarını nasıl çözeceğimizi anlamamız gerekiyor. Sıkı bir şekilde birleşip dünyanın en zor krizlerinden birini çözmek için çalışmanın zamanı geldi” ifadelerini kullandı.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.