Doğu'nun prensi, ulusun umudu ve erdemli bir devletin kurucusu: Muhammed bin Selman

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ni etkili bir küresel simge yapan özellikleri.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman.
TT

Doğu'nun prensi, ulusun umudu ve erdemli bir devletin kurucusu: Muhammed bin Selman

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, adını küresel çapta en etkin iismler ve semboller listesine yazdırdı. Ülkesinde her alanda etki bırakan bir ‘devrime’ önderlik edip Suudi Arabistan'ı dünyada siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda söz sahibi bir ülke haline getirdi. Onunla birlikte Riyad, adını herkesin takip edeceği erdemli devletin başkenti için bir model olarak belirlendi. Siyasi, ekonomik ve kalkınma sorunlarını çözemeyen ülkelerinde ve kronikleşmiş özgürlük ve insana yakışır yaşam arayışlarına karşı birçok ülkenin vatandaşlarının gösterilerinde Veliaht Prens’in adını ‘Muhammed bin Selman gibi bir yönetici istiyoruz’ diyerek tekrar etmesine ve onun fotoğraflarını yükseltmesine neden olan da budur.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, ülkesindeki ikinci isim olduğundan beri her türlü yolsuzluğun, çağın belası ve kalkınmanın önünde bir engel olduğu gerçeğinden hareketle, yolsuzlukla (finansal, entelektüel ve kültürel biçimleriyle) mücadeleyi önceliklerinden biri haline getirdi. Bunu dünyada başka hiçbir ülkenin sahip olmadığı belgelere sahip bir ülkede, gün boyu milyarlarca kişinin ziyaret ettiği Müslümanların kıblesinin, Haremeyn-i Şerîfeyn’in varlığıyla, petrol ve minerallerden oluşan çeşitli doğal kaynakları topraklarında barındırmasıyla ve binlerce yıllık bir kültürel mirasa ve hazinelere sahip olmasıyla güçlendirdi.
Genç Veliaht Prens, başkent Riyad'daki ‘laboratuvarında’ ve Suudi Arabistan’ın diğer şehir ve bölgelerindeki şubelerinde ‘gizli bir karışım’ buldu. Hâkim olana, alışılmışa ve sabit olana karşı değişimin özelliklerini taşıyan, her yöne giden hızlı bir trene bindi. Ülkesinin elindeki verilerden yararlanarak geleceğin devletinin inşası için bir plan çizdi, bölgesel ve uluslararası sahneleri izledi, sahaya çıktı ve etkili bir oyuncu oldu. Ayrıca yerel, bölgesel ve uluslararası ‘arşivleri’ ziyaret etti. Eski ve yeni dosyaları gözden geçirdi ve onları dikkatli bir şekilde okudu, birçoğunun mevcut koşulların gerektirdiği şekilde yeniden gözden geçirilmesi ve ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Kendisinden önce ülkesinin, bölgesinin ve milletinin çıkarlarını gözeterek ve bu amacı gerçekleştirmeye çalışıp okuyarak niyetini anlama yeteneğine sahip, yurt içinden ve yurt dışından bakanlar ve danışmanlardan oluşan bir heyet oluşturdu. Dosyaları onlara dağıttı ve onlar da doğrudan onun gözetiminde, başta ülkenin kapsamlı kalkınması ve tek gelir kaynağı olarak petrole bağlı olmayan yeni gelir arayışları konusu olmak üzere dosyaları incelediler. Veliaht Prens, bu meselenin meşruiyete ve belirleyicilere ihtiyaç duyduğunu dirayeti ve ileri görüşlülüğü ile anladı ve böylece  ülkenin her yönüyle kalkınma yolunu belirleyen ‘Vizyon 2030’ oldu. Suudi Arabistan, kalkınmanın tüm yönlerini kapsayan bir atölyeye dönüşürken, dünya gerçeklerin yüzeyinde ulaştığı hedefleri gördü.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın, ülkelerin tek taraflı olarak kalkınma hedef ve gereksinimlerine siyasi ve ekonomik olarak ulaşamayacaklarına olan inancı nedeniyle mesele İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan ekonomik bloğun uygulanmasını gerektiriyor. Veliaht Prens, ülkeler arasındaki ticari alışverişi teşvik etmeyi, malî ve parasal politikaları koordine etmeyi, ürünlerin korunmasını sağlamayı, acil ve ani ekonomik sorunlar ve krizlerle yüzleşmeyi hedefliyor. Kendisi, bu talebi önüne koydu. Çünkü bunun çok önemli siyasi, ekonomik ve kültürel hedeflere ulaşacağına inanıyor. Bu amaçla bu yönde akan girişimlere odaklandı ve ülkesinin sahip olduğu imkânlardan yararlanarak geleceğin devletini inşa etti. Herkes, Veliaht Prens'in bir tür önemli blok olan yeni bir Ortadoğu'nun kurulması için yaptığı ilk çağrıyı ve ardından saygın ülkelerle ittifaklar kurmak ve ekonomik ve ticari anlaşmalar imzalamak suretiyle temsil ettiği başka bir girişimi hatırlıyor.
Kararın bağımsızlığı konusu, türü ne olursa olsun her ülke için temel bir dayanak olarak kabul edildiği gibi, Suudi Arabistan kararının bağımsızlığı da tarihsel evreleri boyunca ülkedeki yönetimin en önemli hedefi oldu. Ancak yerel, bölgesel ve uluslararası mevcut koşullar ışığında daha da önemli hale gelmiştir. Prens Muhammed bin Selman, Suudi siyasi kararının tam bağımsızlığını elde etmeyi başardı ve ülkesini yükselen bir Arap gücü ve her alanda hesaba katılması gereken uluslararası bir güç haline getirdi.
Bu doğrultuda Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, onlarca yıldır Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve diğer Arap ülkeleri için tehdit oluşturan, belki de en önemlisi komşu meselesi olan çetrefilli konuları ele aldı. Kendisi, diyalog yoluyla siyasi bir çözümün kesin çözüm olduğuna inanıyordu. Zira İran gibi bir ülkenin kadim bir tarihe ve medeniyete sahip olduğu düşünülürse, doğrudan askeri çatışmalarla söz konusu ihtilaflar çözülemez. Bu çözümün bir tür pervasızlık ve maceracılık olduğuna ve savaşın galibi olmadığına ikna olarak, masada çözülebilecek sorunlarla devletlerin haritadan silinemeyeceğini vurguladı. Veliaht Prens, ABD ve İsrail'in İran'ı vurma tehditlerine aldırış etmedi ve bunun siyasi bir şantaj ve onlarca yıl önce ortaya atılan, adeta çocukları korkutmak için söylenen bir ‘öcü’ olduğuna ikna oldu. İki ülke (Suudi Arabistan ve İran) arasındaki barışma ve yıllar önce kopan ilişkilerin yeniden tesis edilmesi, onun dirayeti ve ileri görüşlülüğü ile gerçekleşti. Veliaht Prens ayrıca Suriye'yi ve ondan önce de Irak'ı Arap dünyasına geri döndürmeyi başardı.
Küresel yansımaları olan önemli bir yerel boyutta, Prens Muhammed bin Selman'ın yıllardır uygulanan kanunların yerini alacak bir kişisel hal ve ceza kanunları sistemini onaylamak için çıkış noktası, Kur'an-ı Kerim'in her zaman ve her yerde geçerli olduğuna ve ülkesinin hukuki yönden Kur'an-ı Kerim ve mütevatir hadis metinlerini uygulamakla yükümlü olduğuna olan inancından kaynaklanıyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı, ortaya koyduğu vizyonun hedeflerine ve başarıya ulaşması için açık dini sabitelere halel getirmeksizin, dini söylem de dahil olmak üzere mevzuatın gözden geçirilmesi gerektiğini öngördü.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin tamamlayıp kapattığı tüm bu çalışmalar, kazanımlar ve dosyalar, yalnızca değişim ve inisiyatif karizmasına sahip seçkin bir liderin, ender niteliklere sahipken üstesinden gelebileceği ciddi başarılar, büyük işler ve sıcak dosyalardır. Bununla ilgili olarak Sosyoloji ve Suudi Tarihi araştırmacısı olan ve bu doğrultuda onlarca kitap yazan Dr. İsmail es-Selamat, Şarku’l Avsat'a şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bilinmektedir ki insan, Allah'ın kendisi için takdir ettiği yeteneklerle doğar ve bu yetenekleri kendisine fayda sağlayacak bir alana yatırabilir veya bu nimetlerden yararlanmadan, etrafındakilere fayda vermeden olduğu gibi ‘hammadde’ olarak bırakır. Allah'ın bu millete lütuflarından biri de onu olağanüstü nitelik ve yeteneklerle doğmuş genç bir prens ve seçkin bir lidere emanet etmesidir. İyi terbiye, hünerlerinin çokluğu, dengeli şahsiyeti ve kuvveti, kendisini geliştirmesine ve en güzel şekilde sergilemesine vesile olmuştur. Ayrıca olumlu kişisel hırs, başarı arzusu, iyilik sevgisi ve halkı için umut verici bir gelecek inşa etme güdüsüyle hareket ettiği için, fayda ve iyilik ona nüfuz etti. Suudi Arabistan Veliaht Prensi, bugün Arap insanının ‘erdemli şehirde’ yaşama hayalini gerçekleştirmesinde en büyük rolü oynayan iyi huylu niteliklere ve benzersiz özelliklere sahipti. Veliaht Prens, yıllarca parçalanmışlık, bölünmüşlük, kayıp ve zayıflık yaşayan ulustaki her bir bireyin umudu olarak geldi. Çevresindeki küresel güçler tarafından kendisine zorbalık edildi ve hafife alındı. Arap vatandaşlarının bugün çoğu ülkede cehalet, yoksulluk, fakirlik, adaletsizlik, yerinden edilme ve evsizlikten mustarip olduğu yerde, Veliaht Prens'in elde ettiği başarılar, bu milletin evlatlarını kendi şahsında bir ışık ve mevcut acı gerçeklikten kurtuluşları için bir umut haline getirdi.”
Arap insanının elde etmek istediği her şeyi onun şahsında bulduk. Bu, buzdağının görünen kısmıdır, çünkü büyükler tam anlamıyla tarif edilemez. İşte milletin ilerlemesinde büyük rolü olan, önemli noktalarla temsil edilen özelliklerle kemal ve fazilet yoluna el koyan başlıklardan bazıları:
Birincisi sorumlu hükümdarın niteliği. Genç bir prensi diğerlerinden ayırt edebilecek, onu çalışmaya, çabalamaya, sebat etmeye ve istediğini elde etmeye teşvik edebilecek en önemli şeylerden biri sorumluluk ve özen duygusudur. Dürüstlüğüne ve bağlılığına güvenmek, ilkelerine, sorumluluklarına ve değerlerine olan bağlılığının boyutunu görmek, ekip çalışmasını motive etmek, çabalarının ve vizyonunun nelere yol açacağına güvenmek anlamına gelen dürüstlüğün reçetesi budur.
Başarılı ve ilham verici bir lider ne istediğini ve nereye gittiğini bildiği için Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın güvenilirliğini Vizyon 2030'u takip eden proje ve planlarda görüyoruz. Yücelik, gelişme ve refah yolunda yürümek… Başarılı bir liderin sözlüğünde şans kelimesi bulunmaz. Aksine çalışkandır ve dikkatli bir planlamayla çalışır. Veliaht Prens planlanandan, uygulanandan ve takip edilenden daha iyidir. Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin sahip olduğu prestij, onun öncü niteliklerinden biridir. Çünkü kişiliği hürmet, saygı ve yüce bir konumla karakterize edilir. Halkı ve dostları ona saygı duyarken, düşmanları ondan çekinir.
Prens Muhammed bin Selman, doğru adamı doğru yere yerleştirir; yetkinlikleri seçer ve adaleti gerçekleştirir. Başkalarıyla anlamlı ve etkili iletişim kurma konusundaki keskinliğine ek olarak Veliaht Prens iyi bir dinleyicidir. Bu nedenle aldığı kararlar doğru ve beyan ettiği görüşler akıllıcadır.
Empati, modern geleneğimizde duygusal zekâ olarak adlandırılabilecek şeydir ve bir liderin zafere giden yolunda ve toplumu ile destekçilerinin ilerlemesinde ihtiyaç duyduğu en önemli şeydir. Böylece başkaları gibi hissedebilir ve onlarla en iyi şekilde iletişim kurabilir. Satır aralarını okuma, sonuçları ve sorunları tahmin etme, olumlulara odaklanma ve olumsuzluklardan uzak durma konusunda geniş beceriye sahip olan Veliaht Prens’in azmi yüksektir ve onun kişiliğini diğerlerinden ayıran bu özelliğidir. Azminin sınırı yoktur. Onun kendini geliştirmesi de hiçbir zaman durmaz ve durmayacaktır. Üstesinden gelip onları aşana kadar zorlukları çekmeye devam edecektir. Suudi Arabistan Veliaht Prensi ilham verici bir insan olarak nitelendiriliyor.
Başarılı bir lider, kendi yeteneğinin ve ilhamının yanı sıra her biri kendi yetenek ve becerisine göre başkalarına ellerinden gelenin en iyisini yapmalarını sağlayarak, onları cesaretlendirip motive ederek ve onlara en iyi fırsatları sunarak ilham verebilir Bunun ilk adımı, enerjileri ve potansiyelleri patlatmak için uygun koşulları sağlamaktır. Veliaht Prens'in, yetenekleri, koşulları ve enerjileri ne olursa olsun, tüm halkına fırsatlar sağlamayı ve onları çeşitlendirmeyi amaçlayan planlarında gördüğümüz buydu.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, zorlukları engel olarak görmediği için risk alma becerisine de sahiptir. Daha ziyade gerekli olanı elde etmek için adımlar atılması gerekir ve görev ne kadar zorlaşırsa, o kadar yaratıcı ve kararlı olur. Bu tür bir liderin ana özelliği hırsıdır. Kendi başına risk almayı sevmez ancak hedeflerine ulaşmak için konfor alanından çıkmak ister. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, bir ekibin çalışmasına olan ilgisi, sorumluluk ve iyi yönetimin tamamlayıcılarından biri olmasıyla öne çıktı. Zira bir ekibi yöneten ve terfi ettiren en iyi kişi oydu. O, halkı arasındaki fikri bağları kuvvetlendirmiş, doğrudan veya dolaylı olarak tüm kurum ve kuruluşları ve bunların çalışma metodolojisini takip etmişti. Kurum ve kuruluşlarda çalışanlar arasında sevgi, iş birliği ve motivasyon ruhunu, ödül verme ve adalet yasası aracılığıyla yaydı. Bu da başarılı bir hükümete ve organlarının sonsuz bir gelişme içinde olmasına neden oldu.
Prens Muhammed bin Selman açıklığı kendine motto edinmiştir. Ülkesini kalkındırmak için izlediği yapıcı politika ve vizyon, ötekini kabul etmek, vizyonları çeşitlendirmek, halkının ve dininin temel sabitelerini koruyarak ve gelişme sürecine katkı sağlayan her şeyden faydalanmak anlamına gelen açıklığın ana direğidir. Veliaht Prens'in sahip olduğu nitelikler ve yetenekler, tarihteki büyük isimlerden herhangi birinde nadiren bulunur. Bu dengeli, düşünceli ve bilge bir açıklıkla onu açık fikirli ve kendi halkının, daha doğrusu tüm ulusun umudunu temsil eden biri yapar.
Eğitim, herhangi bir toplumun kurulmasında, gelişmesinde ilk yapı taşı ve kişisel, entelektüel, uluslararası gelişmeye ve parlak, müreffeh bir geleceğe ulaşmanın ilk yolu olduğundan Prens Muhammed bin Selman, bireyin, ailenin ve toplumun gelişmesinde bu yönün gerekliliğine inandığı için ülkedeki bilimsel sürecin gelişmesine engel olmayan planları ve dev projeleri onayladı. Dev projeleri rehabilite edip organize ederek, hayalleri ve özlemleri gerçeğe dönüştürerek turizmi de ülke ekonomisinin kollarından biri haline getirdi. Hayallerin ve projelerin tutsağı olmaz ve hayata geçirilebilmesi için cesur bir lider olması gerekir.
Araştırmacı Selamat konuya dair şunları vurguladı:
“Arap uygarlığımıza veya Ortadoğu denilen, Biladu'ş-Şam, Arap Yarımadası, Anadolu, Mısır, İran ve Irak'ı içine alan bölgemize bakmak ve modern uygarlığın başarılarını övmek istersek, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın yıldızını doğuda dolunay gibi parlarken buluruz. ‘Prens’ unvanını tüm anlam standartları ile ölçersek, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın prensliğin tüm niteliklerine sahip olduğunu görürüz. Coşku ve yaratıcılıkla fışkıran muazzam bir enerjiye, hayallerin ve özlemlerin ufuklarında uçma yeteneğine sahip azimli bir genç adam, ‘Doğu’nun Prensi’ unvanını almayı hak ediyor.”



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.