Kuveyt’te seçim süreci başladı

Ulusal Meclisi’nin kararname ile feshedilmesinin ardından seçim kararı alındı.

Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)
Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)
TT

Kuveyt’te seçim süreci başladı

Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)
Kuveyt’te dün kabine toplantısı düzenlendi. (KUNA)

Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah dün, Anayasa Mahkemesi kararıyla yayınladığı kararname ile 19 Mart'ta göreve geri dönen meclisi feshetme ve birkaç ay içinde yeni bir seçime gitme kararı aldı.
Kararname, emirin bazı yetkilerini üstlenen Veliaht Prens Şeyh Meşal el-Ahmed adına yayınlandı. Emirlik kararnamesinde şu ifadelere yer verildi:
“Anayasaya güvenmek, halkın iradesine saygı duymak, ülkenin üstün çıkarlarını gözetmek, içinde bulunduğumuz dönemde uluslararası ve bölgesel ekonomik değişimlerin ortasında istikrarı korumak ve daha iyi bir yarın hedefine ulaşmak için vatandaşları refah ve ilerleme düzeyinde gelişmiş milletler saflarına yerleştirmek ve otorite kaynağı olarak Ulusal Meclis’e başvurmak gerekir.” 
Kararname meclisin ‘Başbakan'ın teklifi üzerine ve Bakanlar Kurulu'nun onayından sonra’ feshedilmesini öngörüyor.
Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, 17 Nisan’da Anayasa Mahkemesi kararıyla 2020 Ulusal Meclisi’nin feshedildiğini ve ilerleyen aylar için genel seçim çağrısı yapıldığını duyurdu.
19 Mart’ta Anayasa Mahkemesi’nin 2022 Ulusal Meclis seçimlerini hükümsüz kılan bir karar vermesiyle eski Ulusal Meclis Başkanı’nın ve tüm üyelerinin geri dönmesini öngören bir karar yayınladı (2020 Meclisi).
Mahkeme kararıyla dönen meclis, en başta seçilen üyelerin yarısından fazlasını temsil eden 28'den fazla milletvekilinin boykot edilmesi ve hükümetin meclis oturumlarını boykot etmesi gibi engellere tanık oldu.
Meclisi feshetme kararı, Ulusal Meclis Başkanlığı koltuğuna oturan Merzuk el-Ganim'in meclis oturumu için çağrıda bulunduğu tarihten bir gün önce geldi. Bazı milletvekillerinin parlamento yarışına katılma konusundaki isteksizliklerini açıkladıkları Kuveyt'te siyasi huzursuzluğa rağmen, bazı milletvekilleri dün fesih kararnamesinin yayınlanmasının hemen ardından parlamentoda milletvekili olmak için aday olma niyetlerini duyurdular.
Veliaht Prens Şeyh Meşal el-Ahmed, Ramazan Ayı’nda yaptığı konuşmada, ‘bir dizi siyasi ve yasal reformlar yaparak anlaşmazlıkları önlemek için devleti yeni bir disiplin ve yasal başvuru aşamasına geçirmek, yasama ve yürütme erklerinin her türlü yetki suiistimalini önlemek, yönetişim sistemini bileşimi ve görev tanımı bakımından güçlendirerek yargının tarafsızlığını ve bütünlüğünü sağlamak” konularına değindi.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre anayasanın 107’inci maddesi, özellikle yasama ve yürütme erkleri arasındaki ilişkilerde, genellikle siyasi blokajı aşmak için devreye giriyor. Bu maddede şu ifadeler yer alıyor:
 “Emir, Ulusal Meclisi fesih sebeplerini belirten bir kararname ile feshedebilir. Meclisin feshedilmesi halinde fesih tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere yeni meclis için seçim yapılması zorunludur.”
Ulusal Meclis, 29 Eylül 2020'de Kuveyt'te iktidara gelen Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah döneminde ikinci kez feshediliyor. Daha önce 2 Ağustos 2022'de, Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah başbakanlığı devralmasının ardından Ulusal Meclisi fesheden bir emirlik kararnamesi yayınlanmıştı.
Kuveytliler, Şeyh Abdullah Es-Salim es-Sabah'ı Kuveyt'te demokratik deneyimi tesis eden bağımsızlık insanı olarak görüyor. Hükümdarlığı sırasında, Körfez'de türünün ilk belgesi olan anayasa onaylandı ve mevcut Kuveyt anayasası, 11 Kasım 1962'de bağımsızlıktan sonra ilan edildi. Resmi olarak 29 Ocak 1963'te yürürlüğe girdi. Kuveyt anayasası demokratik sistemi benimsiyor. 6’ıncı madde, ‘Kuveyt'teki hükümet sisteminin demokratik olduğunu ve egemenliğin tüm güçlerin kaynağı olan ulusa ait olduğunu’ vurguluyor.
Bağımsızlık ve anayasanın ilanından sonra 1963'te Ulusal Meclisi'nin ilk oluşumundan bu yana Ulusal Meclis yaklaşık 11 kez feshedilmeye maruz kaldı. Bu fesihler ya bir emirlik kararnamesiyle ya da iki anayasaya aykırı fesih vakası (1976 ve 1986) da dahil olmak üzere yargı kararlarıyla gerçekleşti. 1976 ve 1986’da Meclis anayasaya aykırı olarak feshedildi ve anayasanın bazı maddelerinin çalışması askıya alındı.
1975 Ulusal Meclisi, Kuveyt Eski Emiri Şeyh Sabah es-Salim'in 29 Ağustos 1976'da anayasanın bazı maddelerinin uygulanmasını askıya alan bir Emirlik kararnamesi yayınlamasının ardından Ulusal Meclis feshedildi. Hükümet ile Ulusal Meclis arasındaki anlaşmazlık ve iki taraf arasındaki suçlama alışverişi bu fesih kararı için gerekçe gösterildi. Kuveyt'te parlamento hayatı yaklaşık dört yıl durdu. Bir sonraki seçimler 23 Şubat 1981'de yapıldı.
1985 Ulusal Meclisi ülkede ikinci kez feshedilen meclis olarak kayıtlara geçti. 9 Mart 1985'te göreve başlayan Ulusal Meclis 3 Temmuz 1986'da feshedilmişti. Ülkenin Eski Emiri Şeyh Cabir el-Ahmad ise iklim krizi nedeniyle parlamento ile hükümet arasında yaşanan çatışmaların ardından anayasanın bazı maddelerinin çalışmasını durduran bir emirlik kararnamesi çıkardı. Kuveyt'te parlamento hayatı yaklaşık 4 yıl durdu. Bir sonraki seçimler 23 Şubat 1981'de yapıldı.
Üçüncü fesih, Şeyh Cabir el-Ahmed döneminde 1999’da gerçekleşti. Bu fesih Milletvekili Abbas el-Hudari'nin Kur'an-ı Kerim'in basımındaki hatalar nedeniyle Adalet Bakanı ve Evkaf ve İslami İşler Bakanı Ahmed el-Küleyb hakkında gensoru önergesi vermesi nedeniyle oldu.
2003 Ulusal Meclisi, Şeyh Sabah el-Ahmed döneminde ‘seçim bölgesi krizi’ olarak bilinen olay nedeniyle dördüncü feshe maruz kalan meclis oldu. 
Beşinci fesih ise vatandaşlığa kabul sorunları ve Başbakanlık giderleri nedeniyle Şeyh Sabah el-Ahmed'in imzasıyla feshedilen 2006 Ulusal Meclisi üzerinde gerçekleşti.
2008 Ulusal Meclisi 290 günlük çalışmadan sonra altıncı feshe maruz kalan meclis oldu. 1 Haziran 2008'de çalışmaya başlayan bu meclis 18 Mart 2009'da Şeyh Sabah el-Ahmed döneminde feshedildi.
Yedinci ve sekizinci fesihler iki kere feshedilen 2009 Ulusal Meclisi üzerinde gerçekleşti. Anayasa Mahkemesi 2012’de Haziran ve Şubat aylarında iki kez meclisin feshine karar verdi. Bunun nedeni, 2009 Konseyi'nin feshinde kararnamede ortaya çıkan usul hatasıydı. Bu nedenle mahkeme yeni meclisin geçersizliğine hükmetti.
2013 Ulusal Meclisi, Şeyh Sabah el-Ahmed tarafından 16 Ekim 2016'da anayasal olarak feshedilmesi üzerine dokuzuncu feshe tanık oldu.
2020 Ulusal Meclisi, parlamenter yaşam tarihindeki onuncu feshe tanık oldu. Bu, Şeyh Ahmed Nevvaf el-Ahmed es-Sabah dönemindeki ilk fesih vakası olarak kayıtlara geçti.
2020 Meclisi’nin feshi de ise dün kararname ile açıklandı. Bu da Kuveyt'te Parlamento'nun feshedilmesi tarihindeki 11'inci vaka oldu.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.