Tunus Seçim Komisyonu’ndan Cumhurbaşkanı Said’in siyasi rotasına yönelik adım

Tunus Cumhurbaşkanı Said, oyunu başkentte kullandı. (AFP)
Tunus Cumhurbaşkanı Said, oyunu başkentte kullandı. (AFP)
TT

Tunus Seçim Komisyonu’ndan Cumhurbaşkanı Said’in siyasi rotasına yönelik adım

Tunus Cumhurbaşkanı Said, oyunu başkentte kullandı. (AFP)
Tunus Cumhurbaşkanı Said, oyunu başkentte kullandı. (AFP)

Tunus Seçim Komisyonu, yerel seçim bölgelerinin kapsamını belirleme yönünde ulusal bir proje başlatıldığını duyurdu. Gelişme, seçmen kütüğünü güncelleme çabalarıyla aynı zamanda kaydedildi. Bu adım, yurtdışındaki yedi seçim dairesindeki kontenjanların doldurulması için yapılacak kısmi genel seçimlere hazırlık, ayrıca birinci meclise ek olarak Bölgeler ve İdareler Konseyi adlı ikinci bir meclis odası için seçimlerin yapılması çerçevesinde atıldı.

Tunus Yüksek Seçim Kurulu Sözcüsü Muhammed et-Tilili el-Mansuri, 140 çalışma grubunun oluşturulduğunu duyurdu. Bu grubun Seçim Komisyonu, İçişleri Bakanlığı, Ulusal Haritalama ve Uzaktan Algılama Merkezi, Ulusal İstatistik Enstitüsü, Yerel Seçim Bölgelerinin Bölgesel Tespiti için Ulusal Proje’nin uygulanmasıyla ilgili tüm bölgesel idarelerden temsilcileri içerdiğini de ekledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu projenin 2 bin 85 dekanlık (yerel bölge bölümü) dahilinde 2 bin 155 seçim bölgesinin oluşturulmasına yol açması bekleniyor. Sınırlarının idari ve bölgesel meclis seçimlerine hazırlanıldığı sırada resmi ve doğru bir şekilde belirlenmesi hedefleniyor.

Fotoğraf Altı: Tunus’ta önceki seçim kampanyası süresince ülkenin birçok yeri adayların posterleri ile kaplandı. (AFP)
Tunus’ta önceki seçim kampanyası süresince ülkenin birçok yeri adayların posterleri ile kaplandı. (AFP)

Mansuri, önceden belirlenmiş bir takvime göre bu ekiplerin saha çalışmalarının tüm eyaletlerde ve yerel bölgelerde eş zamanlı olarak başladığını bildirdi. Böylece yerel meclis seçimlerinin düzenlenmesine, bölge meclisleri ve il meclislerinin bileşimine hazırlık yapıldığını, Tunus'u siyasi krizinden, bir önceki rejimin kontrolünden çıkarmak için 2021'den beri Cumhurbaşkanı Kays Said tarafından önerilen siyasi gidişatın uygulanması için çaba gösterildiğini vurguladı.

Tunus Seçim Komisyonu Yurtdışı Seçim Operasyonları Direktörü Cihad el-Avadi ise birinci ve ikinci turlarda 154 milletvekili çıkaran Tunus Parlamentosu'ndaki boşluğu doldurmak ve seçim sürecini tamamlamak için yürütülen yoğun hazırlıklar kapsamında Paris'teki Tunus Büyükelçiliği temsilcileriyle bir araya geldi. Parlamento seçimlerine aday olma yolunda 400 tavsiyenin toplanması ihtiyacı başta olmak üzere çeşitli zorluklar nedeniyle bu seçim bölgelerinde hiçbir Tunuslunun yarışmaması nedeniyle yedi milletvekili eksik kalmıştı.

Terörle Mücadele Ulusal Komitesi bünyesinde Terör Finansmanının Önlenmesine İlişkin Birleşmiş Milletler Kararlarını Etkinleştirme Birimi Başkanı Zafir bin Hamide, terör suçlarıyla bağlantılı yerel kişi ve kuruluşlar listesinin 154 kişi sonrasında şu an 141 gerçek ve tüzel kişinin yer aldığını söyledi. Mali kredilerden dondurulan fonların değerinin ise 650 bin Tunus dinarı (yaklaşık 216 bin dolar) sınırına ulaştığını da sözlerine ekledi.

Hamide perşembe günü Sousse şehrindeki Gümrükler Genel İdaresi yöneticileri yararına düzenlenen bir eğitim kursunun oturum aralarında Tunus haber ajansı TAP’a yaptığı açıklamada, Ulusal Terörle Mücadele Komitesi'nin ölüm neticesinde 13 kişinin geçersiz sayılması kararı verdiğini açıkladı. Bu eğitimlerin finansal olan ve finansal olmayan kurumlara ve 2015 yılında çıkarılan terörle mücadele ve kara para aklanmasının önlenmesine ilişkin kanunun uygulanmasıyla ilgili tüm yapılara yönelik olduğunu açıklayan Hamide, bu kursların, Tunus'un Mali Eylem Görev Gücü tarafından 2025'te tabi tutulacağı karşılıklı değerlendirmeye hazır olunması çerçevesinde yer aldığını kaydetti.

Söz konusu kursların, Mali Eylem Görev Gücü'nün 40 tavsiyesinin tamamına uyulmasını sağlama çerçevesinde düzenlendiğini belirten Hamide, uygulamayla ilgili kişilerin kapasitelerine yönelik desteğin, Kasım 2018'de ulusal mali yaptırımlar sisteminin kurulması ardından başladığını belirtti.

Terör finansmanının ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesine ilişkin BM kararlarının uygulanmasını izleyen kanun koyucunun dayandığı Terörle Mücadele Komitesi tarafından verilen fonların dondurulmasına ilişkin ilk karar bu tarihte verilmişti.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.