Bu yıl Mekke’yi 2 milyon hacı ziyaret edecek

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Şarku’l Avsat’a: 57 İslam ülkesinden 2 milyon hacı gelecek

Mekke şehrinde Mescid-i Haram’de Kabe çevresindeki ibadet edenlerin arşiv fotoğrafı (AFP)
Mekke şehrinde Mescid-i Haram’de Kabe çevresindeki ibadet edenlerin arşiv fotoğrafı (AFP)
TT

Bu yıl Mekke’yi 2 milyon hacı ziyaret edecek

Mekke şehrinde Mescid-i Haram’de Kabe çevresindeki ibadet edenlerin arşiv fotoğrafı (AFP)
Mekke şehrinde Mescid-i Haram’de Kabe çevresindeki ibadet edenlerin arşiv fotoğrafı (AFP)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, halkı Müslüman ülkelerdeki yetkililerin, gönderecekleri hacı sayısının Kovid-19 pandemisinden önceki sayılara döndüğünü açıkladı. 2023 Hac mevsiminde yurt dışından gelecek hacı sayısının 57 ülkeden iki milyon hacı olduğunu açıkladı.

Taha, Şarku’l Avsat ile yaptığı bir röportajda Suudi Arabistan’ın bu yıl hacıları ağırlama hazırlıklarının bir parçası olarak çok büyük bir çaba sarf ettiğini belirtti. Hac ve Umre Bakanlığı’nın, daha fazla hacı ve umre yapan kişiyi barındırabilecek bir altyapı oluşturmak için entegre bir stratejik plan kapsamında burada yürütülen büyük imar projeleri aracılığıyla hacı sayısı ile kutsal yerleri barındırma kapasitesi arasında gerekli dengeyi oluşturmak için çalıştığını belirtti.

Mekke Yolu Projesi hakkında

Taha, projenin öncü bir uygulama olduğunu ve Suudi 2030 Vizyonu çerçevesinde yer alan Rahman Misafirlerine Hizmet Verme Programları kapsamında geldiğini belirtti.  6 ülkede kullanılan bu uygulamanın, elektronik ortamda vizelerinin verilmesi ve kalkış ülkesinin havaalanındaki pasaport işlemlerinin tamamlanmasının yanı sıra hac için gerekli işlemlerin tamamlanması için gereken sürenin kısaltılmasında çok iyi bir iş çıkardığını anlattı.

Taha, salı günü Suudi Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia ile yapılacak görüşmeyle ilgili olarak, toplantıya üye ülkelerin delege, temsilci ve konsoloslarının katılacağını ve bu toplantının Suudi Arabistan’ın hacılara hizmet vermek için gösterdiği muazzam çabaya ışık tutmayı ve hacılara en iyi koşulları sağlamak için uygulanan girişimleri ve önlemleri anlatmayı amaçladığını belirtti.

Salgınla mücadele

Hac ibadetinin dünyada en büyük ibadetlerden biri olduğunu belirten Taha, 2019 yılında yaklaşık 2,5 milyon hacının ağırlandığını ve ikametlerini kolaylaştırmak için gereken yoğun hazırlıklar, çabalar ve pandemi ile birlikte işlerin biraz karmaşıklaştığını belirtti. Artık yurt dışından gelen tüm hacıların aşılarını tam olarak yaptırmaları şartı olduğunu belirtirken, bu karar ile Krallık’a gelen ziyaretçilerin hayatlarının korunduğunu ve ziyaretçilerin virüsün olumsuz etkilerine maruz kalmamalarının sağlandığını vurguladı.  

Taha konuşmasına devam ederek, Suudi Arabistan, epidemiyolojik durumdaki iyileşmenin ardından pandemiyle ilgili kısıtlamaların çoğunu iptal ettiğini hatırlattı. Kovid-19 salgınının patlak vermesi nedeniyle hacı sayısının 3 yıl önemli sayıda azalmanın ardından, bu yıl hacı sayısı pandemi önceki haline döneceğini ve hac ibadetinin hacı sayısı ve yaş sınırlaması olmaksızın gerçekleştirilmesine izin vereceğini duyurdu.

Hacı dağılım payları

Taha’nın belirttiğine göre, Suudi Arabistan’ın bu yıl hacıları kabul etme hazırlıkları kapsamında büyük çaba sarf ettiği söylemek mümkün. Taha birçok İslam ülkesindeki yetkililerin, Kovid-19 salgınından önce olduğu gibi 2023 hac sezonunda yurtdışından gelen hacı sayısının 57 İslam ülkesinden iki milyon hacı ve Suudi Arabistan içinden yaklaşık 200 bin hacı olarak eski hacı dağılım oranının yeniden geçerli olacağını doğruladıklarını belirtti. 

İİT Genel Sekreteri hacı sayısındaki artışın onlara verilen hizmetlerin düzeyine bağlı olduğunu da sözlerine ekledi. Bu bağlamda Hac Bakanlığı’nın, daha fazla umre ve hacı yapan kişiyi barındırabilecek bir altyapı oluşturmak amacıyla entegre bir stratejik plan kapsamında, burada yürütülen büyük imar projeleri aracılığıyla hacı sayısı ile kutsal yerleri barındırma kapasitesi arasında gerekli dengeyi oluşturmaya çalıştığını belirtti.

Suudi rolü

Suudi Arabistan’ın tüm enerjisini hacılara hizmet için seferber etmesinin yanı sıra Taha, modern teknolojinin kullanılması ve hacıların ibadetlerini kolay ve rahat bir şekilde yapabilmeleri için büyük çaba sarf edildiğini vurguladı. Ayrıca prosedürlerin ve yapay zeka tekniklerinin dijitalleştirildiğini, bu teknolojilerin yazılımlar aracılığıyla herkesin tüm prosedürleri rahat ve basit bir şekilde gerçekleştirmesini kolaylaştırdığı belirtti. Taha’ya göre, teknolojilerin önemi ve Hac konusunda iyi bir şekilde kullanılması, bunların geliştirilmesine devam edilmesi gerekliliği ortaya çıkardı. Düzen sağlayan uygulamaların yanı sıra, hacıların güvenliğini ve sağlığını korumayı amaçlayan eğitim ve tıbbi programlar da kullanıma sunuldu.

Şeffaflık ve gözetim

Hac ve Umre Bakanlığı'nın akıllı sistemlerden oluşan bir paketi benimsediğini söyleyen Taha, bunun yurtdışındaki hacılar için barınma, ulaşım dahil olmak üzere zorunlu işlemlerin başlangıcından hacıların ülkeden ayrılışına kadar ele alan entegre bir sistem olan ‘elektronik yol’ sistemi aracılığıyla, hacıların ibadetlerini kolaylaştırmak için geldiğini vurguladı.

Taha Suudi Arabistan içinden gelen hacılar için elektronik yol programının, şirket ve kurumlar tarafından yurt içinden hacılar için sunulan çeşitli hizmet programlarını görüntülemek için gelişmiş bir elektronik portaldaki sistem ve veriler topluluğu olduğunu, yurt içinden gelenlerin çeşitli hizmetler için şirket ve kurumlarla elektronik olarak sözleşme yapmalarını sağladığını sözlerine ekledi. Bakanlık ayrıca hacıların haklarını korumak amacıyla, yapılan anlaşmaların bedelinin ödenmesi için elektronik bir sistem de sunuyor. Ayrıca, Bakanlığın elektronik portalı aracılığıyla, sözleşme yapıldıktan sonra Hac izni taleplerinin İçişleri Bakanlığı sistemlerine aktarılmasına olanak tanıdığını belirtti.

Taha, Dışişleri Bakanlığı’nın Kraliyet direktifleri kapsamında, hacılar ve umrecilerin kişisel bilgilerini kaydetmek için akıllı telefonlar aracılığıyla kendi kendine kayıt uygulamasını kullanmalarını amaçlayan elektronik programlar başlattığını, böylece Krallığın, vize başvurusunda bulunanların kişisel bilgilerinin akıllı telefonlar aracılığıyla kaydedilmesi yöntemini kullanan ilk ülke olacağını belirtti.

Akıllı uygulamalar

Taha, hacı adaylarına akıllı cihaz uygulamaları aracılığıyla hizmet veren birçok elektronik hizmet olduğuna inanıyor. Akıllı uygulamalar Apple ve Android uygulama satın alma mağazaları üzerinden indiriliyor ve bu uygulamalar arasında, hac hizmetleri, umre hizmetleri ve ibadetler, en yakın cami, restoran, hamam, alışveriş merkezi gibi genel ilgi alanlarını bulmak ve mümkün olan en kısa rotayı arama uygulamaları da bulunuyor. Ayrıca hacıların ve umre yapanlarını bilekliklerini okumak için bir uygulamanın yanı sıra, Arapça bilmeyen hacılar için internet kullanmadan talimat işaretlerinin tercümesi için bir uygulama da kullanılıyor.

Uygulamalar kutsal mekanların ve Medine’nin dijital haritalarına ek olarak, binalar, tesisler, kutsal alanlar, yollar, sokaklar, mahalleler, sitelerin sınırları, hizmetler, kamu hizmetleri ve önemli noktalar hakkında mekansal bilgileri içeriyor ve teknolojinin ve teknik programların akıllı kullanımı sayesinde etkin hale gelen diğer hizmetlere de yer veriliyor.

Sıkıntı çeken ülkeler

Ekonomik olarak sıkıntı çeken İslam ülkelerinde bu teknolojiden nasıl yararlanılacağı konusunda, zamandan ve emekten tasarruf sağlayan ve kullanıcıları belirli bir departmana geçme veya belirli bir tarafla iletişim kurma ihtiyacından kurtaran bu akıllı prosedürler ve uygulamalardan, kalkınma ve gelişme treninin gerisinde kalmamak için teknik yeteneklerini geliştirmek üzere iki kat çaba sarf etmek zorunda kalan ve ekonomik sıkıntı yaşayanlar da dahil olmak üzere tüm İslam ülkelerinin mutlaka yararlanacağını belirtti.

Mekke Yolu Projesi

Taha, Suudi hükümetinin 5 yıl önce başlattığı Hac projesini Kovid-19 pandemisi nedeniyle iki yıl askıya aldıktan sonra yeniden piyasaya sürmeye çalıştığını söyledi. Suudi Arabistan’ın hacıların kendi ülkelerinde işlemlerini tamamlamaya yönelik Mekke Yolu Projesi ile gerekli prosedürleri tamamlama süreci, önceden saatler sürerken şimdi sadece birkaç dakikaya indirildi. Bu yıl programa Türkiye, Pakistan, Malezya, Endonezya, Fas ve Bangladeş dahil edildi. Söz konusu projeden 225 bin hacının faydalanması bekleniyor. Proje, Suudi 2030 Vizyonu çerçevesinde yer alıyor ve ‘Rahman Misafirlerine Hizmet Programları’ kapsamında öncü bir girişim olarak tasarlandı.

Taha başlangıcından bu yana toplam 6 ülkenin faydalandığı Mekke Yolu Projesi’nin, hac yapmak için gerekli prosedürleri tamamlama süresini kısalttığını zira, elektronik ortamda vizelerinin verilmesi, sağlık gerekliliklerinin uygunluğunun doğrulanması ve kalkış ülkesinin havaalanındaki gidiş salonunda pasaport işlemlerinin tamamlanmasının yanı sıra Suudi Arabistan’da ulaşım ve barınma düzenlemelerine göre bagajların kodlanması ve ayrılması gibi işlemlerin bu uygulamadan yapıldığını belirtti. Varışlarının ardından ise doğrudan Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’deki özel şeritli ikametgahlarına hareket edeceklerini ve servis acentelerinin bagajlarını konakladıkları yerlere teslim edeceğinden de bahsetti.

İİT toplantısı

İİT Genel Sekreterliği, salı günü Hac ve Umre Bakanı Tevfik er-Rabia’nın yanı sıra üye devletlerin delegeleri, temsilcileri ve konsolosları ile İİT yetkililerini içeren genişletilmiş bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Taha toplantının, Suudi Arabistan’ın Mekke ve Medine’deki kutsal mekanları ziyaret edeceklere ve hacılara hizmet vermek üzere gösterdiği büyük çabaya ışık tutmayı ve bu bağlamda, dünyanın dört bir yanından ülkeye akın eden hacıların ibadetlerini rahat bir şekilde güvenlik, sakinlik ve güven ortamı içinde gerçekleştirmeleri için en iyi koşulları sağlamak üzere yapılacak girişimleri ve prosedürleri tanıtmayı amaçladığını vurguladı.

Toplantı, İİT Genel Sekreterliği’nin inisiyatifiyle gerçekleşiyor ve organizasyona ev sahipliği yapan Suudi Arabistan ile üye ülke temsilcileri arasında sürdürülebilir iletişim köprüleri kurulmasını, her iki tarafı da ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunulmasını hedefliyor.

Son olarak, İİT Genel Sekreteri, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’e ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a, Suudi hükümetine, Hac ve Umre Bakanlığına ve devletin tüm kesimlerine, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin misafirlerine gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkürlerini sundu.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.