Irak Meclisi 3 yıllık bütçeyi onaylarken Kürtlerle anlaşmazlık ortaya çıktı

Hükümetin bütçeyi gözden geçirmesi beklenirken Başbakan Sudani zor tercihlerle karşı karşıya

Irak Meclisi federal bütçeyi pazartesi sabahı onayladı (Irak Meclisi – Reuters)
Irak Meclisi federal bütçeyi pazartesi sabahı onayladı (Irak Meclisi – Reuters)
TT

Irak Meclisi 3 yıllık bütçeyi onaylarken Kürtlerle anlaşmazlık ortaya çıktı

Irak Meclisi federal bütçeyi pazartesi sabahı onayladı (Irak Meclisi – Reuters)
Irak Meclisi federal bütçeyi pazartesi sabahı onayladı (Irak Meclisi – Reuters)

Irak Meclisi, 2003 yılından bu yana Irak en büyük bütçe tasarısıyla ilgili üç ay süren müzakerelerin ardından dün sabah yıllık 150 milyar doların üzerindeki harcamalar için 2023, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 3 yıllık federal genel bütçe tasarısını onayladı.

Ancak siyasi güçler, özellikle iktidardaki (Şii) Koordinasyon Çerçevesi güçleri, bu devasa bütçeyi kutlamayacak ve bu yılın sonlarında yapılması planlanan yerel seçimlerin hazırlıklarına başlayamayacak gibi görünüyorlar. Meclis, bütçe tasarısını büyük zorluklarla onayladı. Oylama süreci her an siyasi anlaşmalara yol açabilecek mayınlarla doluydu.

Şu an Meclis’in beş gün boyunca görüştüğü bütçenin formülü, Iraklı siyasetçilerin ve yetkililerin algılarına göre hükümetin üç kutbu; Şii, Kürt ve Sünni güçler arasındaki siyasi anlaşmazlıkları körükleyecek bir sürecin fitilini ateşledi. Her ne kadar başlıca anlaşmazlıklar Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile ilgili maddeler üzerinde yoğunlaşsa da iki Kürt bir de Şii milletvekilinin dediğine göre mesele kısa sürede Bağdat'taki etkili tarafların kulislerini kasıp kavuracak bir ‘siyasi kasırgaya’ dönüşebilir.

Aslında IKBY payları ve petrol ihraç mekanizması ile ilgili bütçe maddelerinden biri, (kuzeydeki) Süleymaniye şehrinde ağırlığa sahip Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (KYB) Bağdat'la çalışmasına ve bütçe payını IKBY üzerinden değil, doğrudan almasına izin veriyordu.  

Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP) birçok kişi, bu formülün ‘imtiyazlı siyaset’ olduğunu ve IKBY’nin her zamankinden daha hızlı bir şekilde iki yönetime bölünmesinin önünü açabileceğini düşünüyor.

Irak Meclisi federal bütçeyi dün sabah onayladı (Irak Meclisi - Reuters)
Irak Meclisi federal bütçeyi dün sabah onayladı (Irak Meclisi - Reuters)

KYB’nin önde gelen isimlerinden biri, IKBY’deki iç koşulların ve partinin bütçede uygulanan bu ender görülen formülü desteklemek zorunda kalmasının, şimdiden ikili yönetim formülünün önünü açtığını söyledi.

KDP lideri Mesud Barzani dün gece, ‘IKBY’nin bekasını baltalamaya yönelik her türlü girişimi’ reddettiğini vurguladığı öfkeli bir açıklamada bulundu.  Barzani, açıklamada, “IKBY, sadece bir kırmızı çizgi değil, aynı zamanda bir ölüm çizgisidir” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Süleymaniye'de görüştüğü KYB üyeleri, genel bütçenin nihai halinden duydukları memnuniyeti dile getirirken bazıları, “Yaşanan, KDP’nin bölgedeki güç tekelini azaltan ezici bir siyasi zaferdi” dedi.

Birçok kişi, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin ve İran çevrelerinin, KYB’nin nüfuzunu güçlendirerek Kürtler arasında bir hareketlenmeni başlaması için baskı yaptıklarını düşünüyorlar. Ancak bu düşünce, Şii tarafları böyle bir gidişatın Bağdat’taki genel denklem üzerindeki yansımalarına ilişkin endişelendiren siyasi bir varsayımdan öteye geçmiyor.

Kürt taraflar, bütçenin IKBY’nin çıkarlarına aykırı olarak siyasi bir dürtüyle formüle edildiğini ve mevcut bütçe müzakerelerinde daha önce eşi ve benzeri görülmemiş bir olgunun sonucu olduğunu düşünüyorlar. Bunun da Şii tarafların artık ‘Sünni ve Kürt tarafları dinleme ve onlarla çıkarları üzerinde müzakere etme ihtiyacının sona erdiği’ düşüncesiyle ‘gücü tekellerine alma arzularını’ yansıttığını belirttiler.

Iraklı milletvekilleri, pazar günü bütçe tasarısının görüşüldüğü ve federal bütçenin onaylandığı oturuma katıldılar (Irak Meclisi - Reuters)
Iraklı milletvekilleri, pazar günü bütçe tasarısının görüşüldüğü ve federal bütçenin onaylandığı oturuma katıldılar (Irak Meclisi - Reuters)

Bu durum, Asaib-i Ehli Hak ve Kanun Devleti Koalisyonu gibi etkili partiler karşı çıkması nedeniyle Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin tamamı tarafından desteklenmese de Şiilerin devletteki statüsünü güçlendirdiği sürece bu merkezi yaklaşımı benimsiyorlar.

Hadi el-Amiri liderliğindeki Bedir Örgütü'nün önde gelen isimlerinden biri, Şarku'l-Avsat'a yaptığı açıklamada, bütçe tasarısının bu mevcut atmosferde formüle edildiğini, Kürtler ve Sünnilerle bu şekilde müzakere edilmesinin onlara ortaklık konusunda iki adım geri çekilme fırsatı verdiğini söyledi.

Şii ve Kürt taraflar arasında geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen zorlu müzakerelere katılan kaynak, “Ortakların yüzündeki endişeyi görmek kolaydı. Bugünden sonra Sünnilerin ve Kürtlerin yapacağı katı tercihler göz ardı edilmeyecek” ifadelerini kullandı.

Aynı kaynaklar, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) yurtdışı kolu Kudüs Gücü’nün komutanı İsmail Kaani'nin geçtiğimiz hafta Irak'a yaptığı ziyaretin gündeminde birkaç ‘önemli ve acil’ dosyanın olduğunu ve ‘Iraklıların Koordinasyon Çerçevesi’nin müzakere yönteminin bütçe üzerindeki dolaylı zararına ilişkin endişelerini başkalarıyla paylaşmalarının’ da bunlar arasında yer aldığını söylediler.

Kaani’nin Iraklı liderlerle yaptığı toplantıya katılan Koordinasyon Çerçevesi güçlerinden bir kaynak, Kudüs Gücü Komutanı’nın Tahran'ın Koordinasyon Çerçevesi tarafından izlenen politikadaki stratejik dengesizliğe ilişkin endişesini iletti. Kaani’nin endişelerini dile getirdiği Tahran’a göre bu dengesizlik, orta vadede ortakların bölgelerini kontrol altına alınması zor gerilim yataklarına çevirebilir.

Koordinasyon Çerçevesi, şimdi bütçenin mevcut haliyle onaylanmasından kaynaklanan yasal ve siyasi darbeler nedeniyle ciddi bir sorunla karşı karşıya. Başbakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan çok sayıda itiraz ise bu darbelerin içinde en hafifi olarak kalıyor.

Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, bütçeyi onayladıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, hükümetin Meclis’in bütçede yaptığı değişikliklerin kendi vizyonuna uygun olup olmadığını teyit etmek için gözden geçireceğini söyledi. Başbakan Sudani, Irak Haber Ajansı'nın (INA) aktardığı açıklamasında, “Bakanlar Kurulu'nun geçtiğimiz 13 Mart'ta oyladığı bütçe, bireylerin, ailelerin ve vatandaşların temel ihtiyaçları ile ilgili öncelikleri dikkate alırken, hükümet hizmet projeleri, yeniden yapılanma ve ekonomik altyapıda hükümetten beklentilerini karşılamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Başbakan Sudani, sözlerini şöyle sürdürdü:

Hükümetimiz, üç yıllık bütçeyi sunarak, hükümet programında benimsediğimiz net reform vizyonun takip etmiştir. Bu, son yıllarda göreve gelen hükümetlerin tekrar eden ya da başarısızlıkla sonuçlanan projelerine çözüm getiren usule uygun ve bilimsel bir adımdır.

Bu vizyonun işletme harcamalarını azaltacağını, petrol dışı gelirleri artıracağını ve özel sektörü destekleyeceğini vurgulayan Başbakan Sudani, hükümetin bütçede değiştirilen maddeleri gözden geçireceğini ve bunların Meclis tarafından onaylanan bakanlar programında hükümetin vizyonu ve çeşitli hedefleriyle ne ölçüde uyumlu olduğunu inceleyeceğimi söyledi.

Bağdat'ta konuşlu Iraklı güvenlik güçleri, 5 Haziran (AFP)
Bağdat'ta konuşlu Iraklı güvenlik güçleri, 5 Haziran (AFP)

Başbakan Sudani, şu an Erbil hükümeti ve Devleti Yönetme İttifakı’ndaki müttefiki Mesud Barzani ile ‘krizin hafifletilmesine’ şiddetle ihtiyaç duyuyor ve bu bağlamda işi hiç kolay görünmüyor. Bunun yanında Koordinasyon Çerçevesi güçleriyle yeni bir gerilimin fitilini ateşlerken Kürtlerin öfkesini de dindirmeyi başaramayabilir.

Başbakan Sudani şimdi siyasi anlaşmalara karşı bir ‘Şii isyanı’ gibi bir durumla karşı karşıya. Nuri el-Maliki'nin lideri olduğu Kanun Devleti Koalisyonu tarafsız gibi görünse de aktif siyasetçilere göre ‘halen Kürtlerle çatışmayı körüklüyor’ ve Koordinasyon Çerçevesi içinde başka bir gerginlik başlatarak rakiplerinin yeteneklerini baltalamayı hedefliyor.

Bu yüzden hükümetin bütçeyle ilgili meydan okumaları, Koordinasyon Çerçevesi ve hükümetin birlikte karşı karşıya kalacakları en kötü mesele olamayacak. Daha ziyade Şii taraflar arasındaki bölünmelere her zamankinden daha fazla izin veren Koordinasyon Çerçevesi içindeki anlaşmazlıklara kapıyı aralayacak.

Öte yandan Koordinasyon Çerçevesi güçleri, ‘siyasi amaçlı bir bütçenin’ yansımalarını dizginlemek amacıyla ‘acil görüşmeler’ gerçekleştiriyor. Gelişmeleri izleyen Sadr Hareketi’nin baskısını hisseden Şii güçler, kafa karışıklığı yaşamamak için müdahalede bulunabilir ve bunun için Sünni ve Kürt ortaklarının duyduğu memnuniyetsizlikten faydalanabilirler.

Irak'ın gelirlerinin yüzde 90'ını petrol geliri oluşturuyor (Reuters)
Irak'ın gelirlerinin yüzde 90'ını petrol geliri oluşturuyor (Reuters)

Fransız Haber Ajansı (AFP), 2023, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 3 yıllık bütçenin 198 trilyon 910 milyar Irak dinarı (yaklaşık 153 milyar dolar) olduğunu bildirdi. IKBY’nin bütçe payı yüzde 12,67 olarak belirlendi. Bütçede Bağdat ile Erbil arasında nisan ayında yapılan ve IKBY’nin Türkiye üzerinden petrol ihracatına yeniden başlamasının önünü açan anlaşmaya ilişkin değişiklikler de yer alıyor. Paris merkezli Uluslararası Tahkim Mahkemesi, Irak yönetiminin başvurusu üzerine Türkiye'yi IKBY ile yaptığı petrol sevkiyatı anlaşmasından dolayı tazminat ödemesi kararı almış, bu karar sonrası petrol sevkiyatı mart ayından bu yana yapılamamıştı. Bütçe tasarısına göre IKBY’nin petrol ihracatı artık Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) tarafından denetlenecek. Ham petrol sevkiyatının gelirleri sadece IKBY’ye ait değil. Erbil hükümetinin Bağdat'a günde en az 400 bin varil petrol teslim etmesi gerekiyor. IKBY petrol ihracatından elde edilen gelirleri de Irak Maliye Bakanlığı tarafından Irak Merkez Bankası'nda açılan bir banka hesabına yatırılmak zorunda. Petrol gelirleri ülkenin toplam gelirinin yüzde 90'ını oluşturduğundan, toplam bütçe gelirleri petrolün varil fiyatı olarak 70 dolar baz alındığında 134,5 trilyon Irak dinarını (103,4 milyar dolar) buluyor.

AFP’ye göre bütçe açığının, 2021 yılında onaylanan son bütçeye kıyasla rekor bir rakama ulaşarak 49,5 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Irak, 2022 yılı bütçesini istikrarsızlık nedeniyle onaylayamamıştı. Irak’ın 2021 yılı bütçe açığı, 19,8 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

AFP, analistlerin Irak'ta kamu sektörünün bütçe üzerinde baskı oluşturabilecek önemli bir büyümeye tanık olmasını beklediklerini aktardı.

Iraklı ekonomist Ahmed el-Tabakcali, Irak'ın 600 binden fazla kişiye iş olanağı sunması beklenen kamu sektöründe çalışan ve emekli maaşlarının 58 milyar doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor. AFP'ye konuşan Tabakcali, “Irak’ın ekonomisi zayıf, çünkü petrol fiyatları düşerse bütçeyi kısmak zorunda kalacak. Ancak sabit giderleri kısamayacağımız için yatırım giderlerini kısmak zorunda kalacağız” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) geçen ay Irak'ın ‘petrol gelirlerine bel bağlamasına’ karşı uyararak, Bağdat’ı ‘daha katı bir maliye politikası tasarlamaya’ çağırdı.

Bütçedeki harcamaların 49 trilyon 350 milyar dinarı (37,9 milyar dolar) yatırıma ayrıldı. Bu payın, özellikle onlarca yıl süren savaşlar nedeniyle altyapısı bozulan Irak’ta Başbakan Sudani’nin ‘öncelik’ olarak gördüğü yolların, konut projelerinin, okulların ve hastanelerin inşasına harcanması planlanıyor.



Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
TT

Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)

Libya’nın batısındaki siyasi tablo içinde ertelenen seçimlere giden yol konusunda görüş ayrılığı derinleşti. Geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, “4+4” adlı küçük diyalog komitesinin yürüttüğü sürece destek verirken, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, anayasal sürece ve 2017’de hazırlanan anayasa taslağının referanduma sunulmasına bağlılığını yineledi.

Gözlemcilere göre bu iki tutum, seçimlerin teknik ayrıntılarının ötesine geçen daha geniş bir anlaşmazlığa işaret ediyor. Tartışmanın merkezinde, önümüzdeki dönemi şekillendirecek sıralamanın ne olması gerektiği sorusu bulunuyor: “4+4” anlaşmasının öngördüğü gibi önce seçimlerin yapılabilmesi için siyasi ve hukuki çerçevenin oluşturulması mı, yoksa kalıcı kurumlara geçilmeden önce anayasa taslağının Libyalıların onayına sunulmasıyla anayasal sürecin tamamlanması mı?

rgthy
Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, Anayasa Hazırlama Kurumu Başkanı ile görüşürken (Devlet Yüksek Konseyi)

Dibeybe, salı akşamı Misrata’dan etkili siyasi ve toplum önderleriyle gerçekleştirdiği görüşmede, Libya’nın doğusu ve batısındaki iki yönetici taraf arasındaki “4+4” anlaşmasına dolaylı olarak destek verdi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Dibeybe, anlaşmanın “hükümetinin seçimlere gitme, geçiş dönemlerine son verme ve istikrarlı ve kalıcı bir siyasi döneme geçme vizyonuyla örtüştüğünü” belirtti.

Dibeybe, “Kararın, bölünmüşlüğe son verecek ve kurumlara gerçek meşruiyetini vatandaşların iradesinden kazandıracak seçimler yoluyla Libya halkına ait olması gerektiği yönündeki vizyon nettir” dedi. Mevcut siyasi aşamaları ve kurumları yeniden üretecek düzenlemeleri reddettiğini vurguladı.

Dibeybe’nin bu tutumu, “4+4” komitesinin 30 Ağustos’ta Trablus’taki Birleşmiş Milletler misyonu merkezinde, Temsilciler Meclisi, Devlet Yüksek Konseyi ve Başkanlık Konseyi temsilcileri ile büyükelçilerin katılımıyla ve BM Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh’in himayesinde anlaşmayı imzalamasının ardından geldi.

Anlaşma; seçimlerin anayasal ve hukuki çerçevesindeki çözülememiş meselelerin ele alınmasını, Yüksek Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun yeniden yapılandırılmasını ve cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerinin en geç 24 ay içinde yapılmasına yönelik bir takvim oluşturulmasını öngörüyor. Ayrıca çifte vatandaşlığa sahip kişilerin ve askerlerin seçimlerde aday olup olamayacağı meselesinin de çözüme kavuşturulması planlanıyor.

Mareşal Halife Hafter liderliğindeki “Libya Ulusal Ordusu” daha önce anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı. Anlaşma, ABD Başkanı’nın Afrika işleri başdanışmanı ve kurumların birleştirilmesi ile seçim sürecinin ilerletilmesine odaklanan girişime öncülük eden Massad Boulos’un desteğini almıştı. Bu sırada Birleşmiş Milletler de anlaşma için daha geniş bir siyasi destek tabanı oluşturmaya ve diğer siyasi aktörlerle temas kurmaya çalışıyor.

Buna karşılık Tekale, salı akşamı Trablus’ta Anayasa Taslağı Hazırlama Kurumu Başkanı Murec Nooh ile yaptığı görüşmeyle anayasa konusunu yeniden siyasi gündemin merkezine taşıdı. Tekale, Konseyin anayasa hazırlamakla görevli ve halk tarafından seçilmiş kurumla iletişimi sürdürmeye önem verdiğini belirtti.

Tekale, anayasal sürecin gerektirdiği adımların tamamlanmasının ve Libyalıların özgür ve adil bir referandum yoluyla kendi anayasal sistemlerini seçme hakkını kullanmalarının önemini vurguladı. Görüşmede ayrıca siyasi tıkanıklığın aşılması ve ulusal seçimlerin yapılmasının önünü açacak, üzerinde uzlaşılmış bir anayasal temel oluşturulmasının yolları ele alındı.

Anayasa taslağını hazırlamak üzere kurulan kurum 2014’te seçilmiş, anayasa taslağını Temmuz 2017’de tamamlamıştı. Ancak taslak bugüne kadar referanduma sunulmadı. Böylece taslağın referanduma götürülmesinin mi, yoksa seçimlerin önünü açacak geçici bir anayasal temel oluşturulmasının mı öncelikli olması gerektiği konusundaki anlaşmazlık devam etti.

Tekale’nin tutumu, “4+4” anlaşmasına ilişkin daha önce yaşanan anlaşmazlığı da yeniden gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tekale o dönemde bu süreci, kendi değerlendirmesine göre yeterli kurumsal temele dayanmadığı gerekçesiyle reddetmiş ve anayasal-hukuki sürece bağlı kalınması ve Temsilciler Meclisi ile koordinasyon sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Dibeybe ve Tekale’nin tutumları arasındaki farklılık, Trablus’taki siyasi kurumlar içinde siyasi uzlaşıların uygulanabilir seçim sürecine nasıl dönüştürüleceği konusunda daha geniş bir görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koyuyor. İki taraf, ilke olarak geçiş dönemine son verilmesi ve seçimlerin yapılması konusunda hemfikir olsa da seçimlere götürecek siyasi ve hukuki çerçeve konusunda farklılaşıyor.


Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
TT

Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)

Yemen’in Taiz’in batısı, Lahic ve batı kıyısı cephelerinde askeri çatışmalar sürerken, askeri kaynaklar dağlık bölgelerdeki çatışmalar ile hava saldırılarının Husilerin kayıplarını artırdığını belirtti.

Hükümete bağlı güçler, Kahbub Dağları’nda Husilerin düzenlediği bir saldırının püskürtüldüğünü ve bazı mevzilerin geri alındığını açıkladı. Açıklamada ayrıca bölgede üç insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğü, Vaziye bölgesinde ise Husi unsurlarına ait toplanma alanları ve araçların hedef alındığı belirtildi.

Taiz’in güney kırsalında ise hükümet güçleri, Harad Cirdad bölgesindeki Karfan Dağı’nın kontrolünün tamamen sağlandığını duyurdu. Açıklamaya göre çatışmalarda 5’ten fazla Husi öldürüldü, yaklaşık 20 kişi de yaralandı.


 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
TT

 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)

ABD’li yetkililer dün, aralarında DEAŞ’ın Palmira antik kentini tahrip ettiği dönemde yasa dışı yollarla ülkeden çıkarılan bir taş heykelin de bulunduğu 36 çalıntı tarihi eseri Suriye’ye iade etti. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre eserler, ABD makamlarının yürüttüğü soruşturmalar kapsamında ele geçirildi.

Toplam değeri 5 milyon doların üzerinde olan eserler, New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin yanı sıra çeşitli antika koleksiyoncularından ele geçirildi.

Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, “Tarihi eserlerin iadesi, kültürel mirasın korunmasının sınırları ve ulusları aşan bir sorumluluk olduğunu güçlü biçimde hatırlatıyor” dedi.

Açıklamaya göre söz konusu heykel, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Palmira antik kentinden, DEAŞ mensuplarının 2015-2017 yılları arasında kentin büyük bölümünü tahrip etmesinden önce çıkarıldı.

Ağırlığı 450 kilogramdan fazla olan kireçtaşı heykelde, uzanmış durumdaki bir erkek ile etrafında bir kadın ve üç çocuk tasvir ediliyor.

ABD daha önce de Çin, Yunanistan ve İtalya dahil olmak üzere çeşitli ülkelere çalıntı tarihi eserler iade etmişti.

Suriye’nin Washington Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhammed Kanatiri yaptığı açıklamada, iade işleminin “kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak bağlılığın iki ülke arasında kalıcı köprüler kurabileceğini” gösterdiğini belirtti.

Kanatiri, “Suriye-Amerikan işbirliği sayesinde, Manhattan Bölge Savcılığı’nın çabalarıyla Suriye tarihinin bir parçası nihayet ülkesine dönüyor” ifadelerini kullandı.

İade edilen eserlerden dördü, Amerikalı antika koleksiyoncusu Michael Steinhardt’tan ele geçirildi. Steinhardt, 2021 yılında ABD hükümetiyle yaptığı anlaşma kapsamında dünyanın çeşitli bölgelerinden çalınan yaklaşık 180 eseri iade etmişti. Bu eserlerin toplam değerinin 70 milyon dolar olduğu belirtildi.

Manhattan Bölge Savcılığı, Metropolitan Sanat Müzesi’nden ele geçirilen 13 eserin, 2017’den bu yana kurumdan el konulan toplam 402 tarihi eser arasında bulunduğunu açıkladı. Bu eserlerin toplam değerinin 98,7 milyon dolar olduğu bildirildi.