Suriye rejimi güçleri, Dera'nın batı kırsalında askeri operasyona hazırlanıyor

Suriye rejimi güçleri, birkaç noktaya konuşlanarak bölgede kapsamlı tarama yaptı

Geçtiğimiz yaz operasyona hazırlanan Suriye rejimi güçleri (HoranFreeMedia)
Geçtiğimiz yaz operasyona hazırlanan Suriye rejimi güçleri (HoranFreeMedia)
TT

Suriye rejimi güçleri, Dera'nın batı kırsalında askeri operasyona hazırlanıyor

Geçtiğimiz yaz operasyona hazırlanan Suriye rejimi güçleri (HoranFreeMedia)
Geçtiğimiz yaz operasyona hazırlanan Suriye rejimi güçleri (HoranFreeMedia)

Dera'nın batı kırsalındaki yerel gruplardan askeri kaynaklar, Suriye rejim güçlerinin dün sabah Tafas, Dail, el-Yadude ve el-Muzeyrib'in dışındaki mahallelerde askeri operasyonlara hazırlık için askeri takviyelerde bulunduklarını belirttiler.

Kaynaklar, Suriye rejim güçlerinin dün sabah, Tafas-el-Muzeyrib yoluna ulaşmayı başardığını, bölgedeki çok sayıda noktaya konuşlandığını, makineli tüfekler ve sahra unsurlarını kullanarak bölgede kapsamlı tarama yaptığını ve Dera’nın batısında, Tafas şehrinin güneyinde tohum makinesi fabrikası ve Ebu Naim değirmeni gibi terk edilmiş bazı binalara baskın düzenlediğini bildirdi.

Önceki uzlaşı anlaşmaları sırasında Tafas'ta boy gösteren Rus askerleri (HoranFreeMedia)
Önceki uzlaşı anlaşmaları sırasında Tafas'ta boy gösteren Rus askerleri (HoranFreeMedia)

Dera’daki haberleri aktaran yerel ağ Daraa 24, ilin batı kırsalındaki askeri harekatın Tafas ile el-Muzeyrib ve el-Yadude ilçeleri arasında yer alan hırsızlık, eşkıyalık ve suikastların sıkça görüldüğü çiftlikleri, ovaları ve çevresini hedef aldığını bildirdi. DEAŞ’ın uyuyan hücreleri, Cesem ilçesinde, Tarık es-Saad mahallesinde ve Dera’daki kampta DEAŞ’a yönelik son askeri harekâtın ardından bu bölgeye yerleşirken bölgede bir grup uyuşturucu tacirinin olduğu da biliniyor.

Hedef gruplar

Şarku'l Avsat'a konuşan Tafas’taki yerel gruplardan birinin lideri, Dera'nın batısındaki son askeri operasyonlarda Suriye rejim güçlerinin gerek uyuşturucu tacirleri gerekse DEAŞ hücreleri olsun hedef aldığı grupların, kendilerine yönelik herhangi bir askeri operasyonun yapılacağını duyduklarında bulundukları bölgeleri boşaltmaya ve yerlerini hızla değiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Batı bölgesi, gizlenmek için uygun olan geniş ve düz bir alandır. Geçtiğimiz yıl aynı tarihlerde Suriye rejimi güçlerinin bu bölgede askeri operasyonlar düzenlediğine dikkati çeken kaynak, söz konusu bölgede ekili arazileri olan çiftçilerin hasat zamanı düzenlenen askeri operasyonlar sonucunda tahminen bir milyar Suriye lirasından fazla olan büyük kayıplara uğradıklarını söyledi.

Stratejik bölge

Kaynak, Suriye rejiminin Tafas, Dera, el-Muzeyrib ve el-Yadude arasında kalan bu stratejik bölgede yeni bir askeri kontrol sağlama çabalarının, Suriye rejiminin uyuşturucuyla mücadelede bölge ve Arap ülkeleriyle iş birliği yapma hedefi çerçevesinde olduğunu öne sürdü. Bu adım, birkaç gün önce Tafas-Dera yolu üzerindeki Sehliyye bölgesinde ve Dera'nın batısında, el-Yadude ile Atman ilçeleri arasındaki başka bir bölgede, uyuşturucu ticaretinde çalışan çok sayıda insanın çadırlarda yaşadığı bir yerleşim bölgesi yakınlarının savaş uçakları tarafından bombalandığı haberlerinden sonra atıldı.

2022'deki askeri operasyon sırasında neredeyse tamamen boşaltılan Tafas (Şarku’l Avsat)
2022'deki askeri operasyon sırasında neredeyse tamamen boşaltılan Tafas (Şarku’l Avsat)

Tarım arazileri zarar gördü

Tafas, el-Yadude ve el-Muzeyrib ilçeleri, Dera’daki tarım arazileri arasında yer alıyor. Söz konusu ilçelerde yaşayan çok sayıda çiftçi, geçtiğimiz yılki senaryonun tekrarlanmasından ve tarım arazilerinin zarar görmesinden çekiniyorlar. Bir çiftçi, rejim güçlerinin geçen yıl tarlalarına ve mahsullerine erişmelerini engellediğini söyledi. Çiftçi, operasyonun bir ayı aşkın bir süre devam etmesi, ekinlerin sulanamaması, bakım yapılamaması ve hasadın uzun süre gecikmesi nedeniyle ekinlerin kuraklığa, tahribata ve çürümeye maruz kaldığını ve askeri araçların tarım arazilerinde kullanılması nedeniyle zarar gördüğünü belirtti.

Dera'nın batı kırsalındaki son gelişmelerden bir hafta kadar önce el-Muzeyrib ilçesindeki el-Cumel Kavşağı'nda, Dera’daki sınav merkezlerine gitmek üzere yola çıkan dört polis memuru öldürülmüş, 3 gün önce ise Tafas-Dera yolu Atman-el-Yadude yolu arasındaki ovaları hedef almıştı.



Gazze ateşkesi: ‘Karşılık bulmayan teklifler’ ve müzakerelerde giderek kötüleşen çıkmaz

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da yıkılmış bir binanın yanına inşa edilmiş baraka (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da yıkılmış bir binanın yanına inşa edilmiş baraka (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: ‘Karşılık bulmayan teklifler’ ve müzakerelerde giderek kötüleşen çıkmaz

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da yıkılmış bir binanın yanına inşa edilmiş baraka (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Lahiya'da yıkılmış bir binanın yanına inşa edilmiş baraka (AFP)

Hamas'ın İsrail'in önerisini reddedip Mısır ve Katar'ın başka bir önerisinde ısrar etmesinin ardından Gazze Şeridi'nde ateşkesi yeniden başlatmaya yönelik teklifler, İsrail'in Gazze Şeridi'nin bazı bölgelerindeki kontrolünü genişleten operasyonlarının ortasında durgunluğunu koruyor. Diğer yandan Mısır, Arap ve Avrupa ülkeleri ateşkese giden yolu bulmak için görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre bu gerilim, müzakerelerdeki mevcut çıkmazı daha da kötüleştirecek. “Savaşın iki tarafının (Hamas ve İsrail) reddettiği mart ayı başındaki ateşkesin çöküşünden bu yana devam eden Mısır-Katar, İsrail ve ABD önerilerini birleştiren tek bir vizyon yok” diyen uzmanlar, İsrail operasyonlarının genişlemesi ve ABD'nin gerçek bir baskısı olmaması halinde, bu durumun 20 Nisan'daki Paskalya sonrasına kadar devam etmesini bekliyor.

Reuters'e göre İsrail güçleri, kontrol etmeyi amaçladıkları bir ‘güvenlik bölgesi’ ilan ettikleri Refah kentinde enkazın ortasında ilerlerken, yüz binlerce Gazzeli dün savaşın başlamasından bu yana en büyük kitlesel göçlerden birini yaşadı. Bu gelişme, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ordunun ‘Gazze Şeridi'ni bölümlere ayırdığını ve Hamas'a esirleri geri vermesi için baskıyı giderek arttırdığını’ doğrulamasından saatler sonra gerçekleşti. Netanyahu, ordunun güneydeki Han Yunus ve Refah vilayetleri arasındaki ‘Morag eksenini kontrol ettiğini’ vurguladı.

Refah'ı ele geçirmeye yönelik saldırı, İsrail'in ocak ayında yürürlüğe giren ateşkesi sona erdirerek 18 Mart'ta yeniden başlattığı savaşta, sonraki aşamalara ilişkin müzakerelerin ‘çıkmaza’ girmesinin ardından yaşanan büyük bir gerilimi temsil ediyor.

AFP'ye konuşan iki Hamas yetkilisi, gerilimin Hamas'ın İsrail tarafından arabuluculara sunulan bir teklifi reddetmesinden saatler sonra yaşandığını söyledi. Yetkililer, Hamas'tan bir yetkilinin çarşamba günü Reuters'a yaptığı açıklamada da doğruladığı üzere, hareketin ‘İsrail'in arabulucular aracılığıyla sunduğu son öneriyi ele almamaya karar verdiğini, çünkü işgalin Mısır-Katar önerisini bozmayı amaçladığını ve herhangi bir anlaşmayı bozmak istediğini’ bildirdiler.

rg
Yerlerinden edilen Filistinliler Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki evlerine dönüyor. (AP)

İsrail 29 Mart'ta, arabulucular Mısır ve Katar'ın önerisine karşılık, ABD ile tam bir koordinasyon içinde, Gazze Şeridi'nde halen hayatta olduğuna inanılan 24 esirin yarısının ve öldüğüne inanılan 35 esirin yaklaşık yarısının 40 ila 50 gün sürecek bir ateşkes sırasında geri dönmesini içeren bir öneriyi arabuluculara ilettiğini açıkladı.

Kahire daha önce İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardım girişine izin vermesi ve çatışmaların bir hafta süreyle durdurulması karşılığında, Hamas'ın, aralarında bir ABD vatandaşının da bulunduğu beş esiri serbest bırakmasını önermişti. Şarku’l Avsat’ın AP'den aktardığına göre buna karşılık İsrail de yüzlerce Filistinli mahkûmu serbest bırakacaktı. Bir Hamas yetkilisi o dönemde Hamas'ın ‘olumlu yanıt verdiğini’ söyledi.

Kahire'nin önerisi, Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un 13 Mart'ta ateşkesin 20 Nisan'a kadar uzatılmasını ve 10 esirin serbest bırakılmasını içeren bir öneri sunmasından iki haftadan kısa bir süre sonra geldi. Hamas ise sadece ABD vatandaşlığına sahip İsrailli esir Aidan Alexander'ın serbest bırakılmasını kabul etti.

İsrail ve Filistin konularında uzman Mısırlı akademisyen Prof. Dr. Tarık Fehmi'ye göre Gazze krizi, ‘biri Mısır-Katar, ikincisi İsrail ve üçüncüsü de ABD önerileri olmak üzere bir çatışma sahnesi teşkil ediyor. Bunlar arasında müzakere edilen tek bir yaklaşım ya da vizyon yok. Bu durum, İsrail'in kara harekâtını hızlandırdığı, yeni bir eksen oluşturduğu, kendi şartlarını ve kazanımlarını iyileştirmeyi amaçlayan sıfır toplamlı seçeneklere doğru meseleleri zorladığı bir döneme denk geliyor.’

Fehmi, müzakerelerdeki mevcut çıkmazın İsrail tarafından, en azından Hamursuz (Pesah) Bayramı'ndan önce kırılmasını beklemiyor. Fehmi'ye göre söz konusu gerilim sürerken İsrail'in mahkûmları serbest bırakmaya niyeti yok. Hamas'ın da Mısır-Katar önerisini kabul ettikten sonra, yeni gelişmeler olmadığı sürece kabul edeceği bir şey yok.

dfrgty6u7
İsrail'in Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yerlerinden edilmiş insanların barındığı bir sığınağa düzenlediği hava saldırısında yaralanan kişiyi taşıyan Filistinli siviller (Reuters)

Filistin'in eski Mısır Büyükelçisi Berakat el-Ferra, İsrail'in gerilimi artırmak, yeni saldırılar düzenlemek ve Gazze Şeridi'ndeki diğer bölgeleri kontrol etmekle ilgilenmesi, Hamas'ın ise kabiliyetlerinin azalması ve şu anda İsrail'i caydıracak hiçbir şeyi olmaması nedeniyle müzakerelerdeki çıkmazın daha fazla zaman alacağına inanıyor.

Öte yandan Gazze'deki ateşkes sürecine ivme kazandırmak amacıyla Mısır'ın arabuluculuk çabaları devam ediyor. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati dün, Avusturyalı mevkidaşı Beata Meinl-Reisinger ile yaptığı telefon görüşmesinde, ‘krizi sona erdirmenin yollarını ve Mısır'ın ateşkes anlaşmasına geri dönme çabalarının yanı sıra İsrail'in devam eden tırmanışı ışığında çatışmaya sürdürülebilir çözümler bulma çabalarını’ gözden geçirdi. Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Abdulati, ‘derhal ateşkes sağlanması ve Gazze Şeridi'ne insani yardımların hızla ulaştırılması için İsrail hükümetine baskı yapılması gerektiğini’ vurguladı.

Çarşamba günü Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi ile bir telefon görüşmesi yapan Abdulati, ‘kötüleşen insani durum çerçevesinde, Gazze Şeridi'ndeki ateşkesi sakinleştirmek ve istikrara kavuşturmak için Mısır-Katar çabalarını’ ele aldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısırlı mevkidaşı Abdulfettah Sisi de salı günü telefonda ‘Gazze Şeridi'ndeki olası çözümleri’ görüştü.

Fehmi, ‘Mısır'ın bu krizi sona erdirmek, mevcut gerilimi kontrol altına almak ve ciddi ateşkes sağlayacak bir yaklaşıma ulaşmak için çabalarının durmadan devam edeceğine’ inanıyor.

El-Ferra ise ‘Trump yönetiminin Netanyahu üzerinde gerçek ve ciddi bir baskısı olmadan ateşkesin yeniden başlaması konusunda yakın çözümlere ulaşılamayacağına’ inanıyor. El-Ferra ayrıca, ‘Mısır'ın savaşın başından beri gösterdiği çabaların takdire şayan olduğunu ve sürekli çaba sarf ettiğini’ belirtti.