Hartum’da mahalleler yoğun hava ve topçu bombardımanı altında

Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri lideri Halid Ömer Yusuf’tan Şarku'l Avsat'a: Sürgün hükümeti kurulmasını görüşmedik.

Sudan'ın başkenti Hartum'daki orduya ait askeri araçlar. 26 Haziran 2023 (AFP)
Sudan'ın başkenti Hartum'daki orduya ait askeri araçlar. 26 Haziran 2023 (AFP)
TT

Hartum’da mahalleler yoğun hava ve topçu bombardımanı altında

Sudan'ın başkenti Hartum'daki orduya ait askeri araçlar. 26 Haziran 2023 (AFP)
Sudan'ın başkenti Hartum'daki orduya ait askeri araçlar. 26 Haziran 2023 (AFP)

Sudan’ın başkenti Hartum’un doğusundaki bir dizi mahalle dün yoğun hava ve topçu bombardımanına maruz kaldı. Görgü tanıklarının aktardığına göre savaşan taraflar, yani Sudan Ordusu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında ağır silahlı çatışmalar yaşandı.

Sudan'da Aralık Devrimi’ne öncülük eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin (ÖDBG ) ileri gelen liderlerinden biri, siyasi güçlerin sürgün hükümeti kurma niyetine işaret eden haberleri yalanlarken ‘bu iddiaların asılsız olduğunu’ vurguladı.

Tanıklar Şarku'l Avsat'a, HDK’nin yoğun bir şekilde konuşlandığı Doğu Nil mahallelerinde yüksek sesli patlamaların gerçekleştiğini ve söz konusu patlamaların, iki savaşan güç arasında karşılıklı hava saldırıları ve top mermilerinden kaynaklandığının muhtemel olduğunu aktardı.

Omdurman'daki yerel kaynaklar, Sudan ordusuna ait savaş uçaklarının herhangi bir hava saldırısı gerçekleştirmeden kentin semalarında keşif amaçlı yoğun hava sortileri gerçekleştirdiğini bildirdi.

HDK tarafından dün yapılan açıklamada, Sudan ordusunun Kuzey Darfur eyaletindeki bir grubunun HDK saflarına katıldığı duyuruldu. HDK Sözcüsü tarafından resmi Facebook hesabı üzerinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“HDK, Kuzey Darfur eyaletine bağlı el-Faşir kentinde, Altıncı Piyade Tümeni'nden Üsteğmen Halid Abdurrahman liderliğindeki silahlı kuvvetlerin HDK’ye katılımını memnuniyetle karşılıyor. Onurlu silahlı kuvvetlerin ve diğer düzenli teşkilatların halkın tercihi olan HDK’nin yanında yer almaya devam etmesi, otuz yıldır zulüm ve adaletsizlik ile Sudan halkına boyun eğdirmeye çalışan bu çeteyi ortadan kaldırma kararlılığımızı iki katına çıkarıyor.”

Reuters haber ajansının Sudanlı kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre HDK'nin Darfur'un güneyindeki bir kasabayı kontrol altına alması, çatışmalara, yağmalara ve yeni bir göç dalgasının başlamasına neden oldu. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından yürütülen bir izleme sistemine göre, HDK ile ordu arasında Kass kasabası çevresinde meydana gelen çatışmalar, bazıları yerinden edilmiş kişilerin kamplarından olmak üzere yaklaşık beş bin ailenin kaçmasına neden oldu.

Darfur'daki çatışmalar

Görgü tanıklarından el-Fadıl Muhammed, Reuters'e Kass kasabasında şiddetli çatışmalar yaşandığını, bunun sonucunda en az üç kişinin yaşamını yitirdiğini ve bölge sakinlerinin doğu bölgelerine doğru yerinden edildiğini söyledi. ABD merkezli Sudan Çatışma Gözlemevi cuma günü yaptığı açıklamada, HDK ve onlara bağlı güçlerin Darfur bölgesindeki en az 26 aşiret topluluğunu yok etmeyi amaçlayan bir saldırı düzenlediğini ve nisan ayı ortasından bu yana en az 668 bin sivili kaçmaya zorladığını bildirdi. Gözlemevi, esas olarak Arap olmayan aşiret topluluklarına yönelik saldırı modelinin, Sudan hükümeti ve onun sadık Cancavid silahlı grupları tarafından 2003-2004'te başlatılan saldırılarla aynı olduğunu belirtti. HDK, Cancavid'den resmi statüye sahip büyük, iyi donanımlı bir savaş gücü olarak ortaya çıktı. Sudan’da iktidarın sivillere devredilmesi konusundaki anlaşmazlıklar arasında patlak veren mevcut savaş, 700 binden fazlası komşu ülkelere kaçan toplam üç milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı.

ferg
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri lideri Halid Ömer Yusuf. (Twitter hesabı)

Şu an Kenya'nın başkenti Nairobi'de bulunan Sudanlı siyasi ve sivil liderler heyetinin bir üyesi olan Halid Ömer Yusuf, heyetin komşu ülkelerden çok sayıda davet aldığını ancak şu anda ziyaretlerine devam etmek için görüşmeler yaptığını söyledi.

Parti, çeşitli meslek odaları ve sendika liderlerinden oluşan Sudanlı heyet geçtiğimiz dönemde Uganda ve Kenya'yı ziyaret ederek iki ülkenin liderleriyle Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi'nin (IGAD) Afrika ile ilgili önerdiği girişimleri görüştü. Söz konusu girişimler arasında Afrika Boynuzu'ndaki barış sürecinin yanı sıra Afrika Birliği (AfB) ve Cidde platformunun çatışmanın iki tarafını acil bir ateşkese zorlama ve krizi sona erdirmek için barışçıl, müzakere edilmiş bir çözüme doğru ilerleme çabaları yer alıyor.

Yusuf, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamalarda, Cidde platformunun şu anda silahlı kuvvetler ile HDK arasında Cidde Deklarasyonu'nda imzalanan taahhütlerin uygulanmasını tartıştığını ifade etti. Yusuf ayrıca arabulucuların (Suudi Arabistan ve ABD), iki taraf arasındaki müzakerelerin nasıl daha verimli bir şekilde yeniden başlatılacağını tartıştıklarını belirtti.

ÖDBG'nin önde gelen liderlerinden Halid Ömer Yusuf, Facebook sayfasında savaşın devamının ülkeyi çöküşün eşiğine getirdiği konusunda uyardı. Ancak mevcut göstergelerin ülkede devam eden savaşı durdurmak için siyasi bir çözüm seçeneğini desteklediğine dikkat çekti.

asdwfe
Sudan Ordusu Genel Komutanlığı karargahının bitişiğindeki Hartum Uluslararası Havalimanı yönünden yükselen yoğun dumanlar. (Reuters)

Bu bağlamda Yusuf, Suudi Arabistan ve ABD yönetimlerinin yakın gelecekte Cidde platformunu yeniden başlatmaya hazır olduğuna işaret etti.

Halid Ömer Yusuf, heyetin komşu ülkeleri ziyareti sırasında yaptığı görüşmelerde ‘sürgün hükümetinin kurulması konusunun hiçbir şekilde ele alınmadığını, bunun yerine, tartışmanın kalıcı bir ateşkese nasıl ulaşılacağına ve kapsamlı bir siyasi sürecin nasıl başlatılacağına odaklandığını’ vurguladı.

Siyasi çözüm şart

Yusuf, savaşın ülkenin karşı karşıya olduğu sorunların karmaşıklığını artırmasının ve son yıllarda ülkenin istikrarını ve güvenliğini alt üst etmesinin ardından siyasi çözümün kolay olmayacağını söyledi.

Sürdürülebilir bir çözüme ulaşmak için silahlı grupların çokluğunun durumunu ve siyasetten tamamen uzak bir milli profesyonel orduya nasıl ulaşılacağını tartışmak gerektiğini vurgulayan Yusuf, işlenen suçların mağdurları için bir adalet ve tazmin modeli oluşturmanın gerekliliğini kaydetti. Yusuf ayrıca, tahakküm veya dışlama olmaksızın iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesi kuralları üzerinde anlaşmaya ek olarak, sürdürülebilir bir demokratik medeni kural oluşturan anayasal kurallar üzerinde anlaşmanın sağlanması gerektiğini belirtti.

Diğer yandan Birleşmiş Milletler'in Sudan'daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS), Güney Kordofan eyaletindeki yeni gelişmelerden duyduğu kaygıyı dile getirdi.

UNITAMS tarafından dün yapılan açıklamada, ordu ve Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SPLM) durumu sakinleştirmek ve çatışmanın büyümesini önlemek için askeri operasyonları derhal durdurmaya ve müzakereleri yeniden başlatmaya çağrıldı. UNITAMS, Sudan'ın dört bir yanında devam eden çatışmalarda barışçıl bir çözüme ulaşma çabalarını destekleme taahhüdünü yineledi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.