Darbe, Nijer'deki ekonomik reformu sekteye uğratır mı?

Cumhurbaşkanı Bazoum, Batı desteğini kazanıp ülkesini geliştirmeye çalıştı ve geniş önlemler aldı. Ancak ülke halen durdurulma tehlikesi bulunan yardımlara bağlı

Nijer, sürekli ekonomik ve insani krizlerle yüzleşiyor / Fotoğraf: AFP
Nijer, sürekli ekonomik ve insani krizlerle yüzleşiyor / Fotoğraf: AFP
TT

Darbe, Nijer'deki ekonomik reformu sekteye uğratır mı?

Nijer, sürekli ekonomik ve insani krizlerle yüzleşiyor / Fotoğraf: AFP
Nijer, sürekli ekonomik ve insani krizlerle yüzleşiyor / Fotoğraf: AFP

Ahmed Mustafa 

Dünkü askeri darbe girişiminin ardından Nijer Cumhuriyeti'ndeki durum halen belirsizliğini koruyor.

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı, Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'u başkent Niamey'de yer alan Cumhuriyet Sarayı'ndaki konutunda alıkoyuyor ve dışarıyla bağlantısını kesiyor.

Perşembe sabahı Nijer'in başkentinde endişeli bir sakinlik hali hüküm sürse de komşu ülkeler Mali ile Burkina Faso'da faaliyet gösteren aşırılık taraftarı silahlı grupların terör saldırılarına karşı direnişiyle şiddetlenen ekonomik krizlerden mustarip ülkede durum, halen çok gergin.

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nın bir sözcüsü, çarşamba günü devlet televizyonuna çıkarak güçlerin, 1960 yılında bağımsızlaşan ülkenin 2021'de demokratik olarak seçilen ilk cumhurbaşkanının görevden alındığını duyurdu.

Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum, Nijer'deki Arap azınlıklara mensup. Seçildiğinden bu yana, ülke yönetimindeki konumunun direklerini sağlamlaştırmak için iktidardaki ve güvenlik teşkilatlarındaki liderleri sessizce değiştirmeye çalışıyor.

Özellikle de Sahel bölgesinde terörle mücadele politikasıyla, iki komşu ülkeden, yani son iki yılda askeri darbelere de tanık olan Mali ile Burkina Faso'dan farklılık gösteriyor.

İki ülkedeki darbe liderleri, Batı karşıtı tutumlar benimsemiş ve Mali'nin yeni lideri, DEAŞ yanlısı gruplardan ve diğerlerinden kaynaklanan terörle mücadele için ülkede bulunan Fransız güçlerini kovmuş iken Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum, Nijer'de Fransız güçlerini kabul etti.

Cumhurbaşkanı Bazoum'un ayrıca, bu hafta St. Petersburg'da düzenlenen Rusya-Afrika zirvesine katılmaktan kaçınan Batı yanlısı birkaç Afrikalı lider arasında yer aldığı belirtiliyor. Bununla birlikte Batı medyasına konuşan, Niamey'deki çoğu gözlemci ve analiste göre darbe girişiminin doğrudan sebebi, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Başkanı General Omar Tchiani'nin değiştirilmesi kararıdır.

Batılı yardımlar

Nijer'de ordu başta seçilmiş cumhurbaşkanına sadık kaldı. Çarşamba günü yaptıkları açıklamada ordu komutanları, Cumhurbaşkanı Bazoum'u alıkoyup darbe yapan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nı, darbeye son verip cumhurbaşkanını serbest bırakmadıkları takdirde meşruiyeti geri almak için Cumhuriyet Sarayı'nda kanlı bir mücadele vermekle tehdit etti.

Bununla birlikte silahlı kuvvetler saflarında çarpışmaktan kaçınmak adına çarşamba günü, Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'u deviren savunma ve güvenlik güçlerine bağlılığını ilan etti.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abduh Sıddık İsa tarafından perşembe günü imzalanan açıklamada, darbeci askerlerin Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı tarafından alıkonan Cumhurbaşkanı Bazoum rejimine son verme amaçlı ‘bildirisine destek' ifadesi yer aldı.

Nijer Dışişleri Bakanı Hassoumi Massaoudou'nun perşembe sabahı France 24 kanalına yaptığı açıklamaya göre cumhurbaşkanı halen dışarıyla bağlantısı kesilmiş bir vaziyette konutunda bulunuyor.

Bakan, dünyadaki tüm demokratik güçlere, meşruiyetin geri alınması için müdahale çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum ise sosyal medya hesabında, kendisini iktidara getiren seçim meşruiyetine ve makamına bağlı olduğunu söyleyerek dışarıya bir direniş mesajı verdi.

Seçilmiş cumhurbaşkanı, askeri donanım, eğitim ve diğer alanlarda, çoğu Amerikan ve Batı yardımlarıyla olmak üzere orduyu modernleştirme operasyonları gerçekleştirmişti.

Bu yardımların en sonuncusu, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in mart ayında Nijer'in başkenti Niamey'e yaptığı ziyarette Cumhurbaşkanı Bazoum ile görüşmesi esnasında duyuruldu. Buna göre Washington; Sahel ülkeleri ile Nijer'e yaklaşık 150 milyon dolarlık yardım sağlayacaktı.

ABD, son on yılda bağışlar ve yardımlar yoluyla Nijer ordusunun modernleştirilmesine yaklaşık 500 milyon dolar harcadı. Ekonomisi esasen tarıma ve avcılığa dayanan ve sürekli ekonomik ve insani krizlerle karşı karşıya kalan Nijer'e Avrupa Birliği (AB) de bağış ve insani yardımlar sunuyor.

Cumhurbaşkanı Bazoum seçildiğinden bu yana, Batı'nın daha fazla desteğini kazanma ve ülkesinin ekonomisini geliştirmeye çalışma politikası kapsamında, ekonomiyi kısmen liberalleştirmekten medeni kanunlarda kadın haklarını güçlendirmeye kadar geniş bir yelpazede reform faaliyetleri yürüttü. Ancak darbeyi ilan eden güçlerin, hava kuvvetlerinde Albay Amado Abdurrahman tarafından çarşamba günü televizyonda okunan açıklamasında cumhurbaşkanının görevden alınıp kontrolün Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı tarafından ele geçirilmesine, ‘güvenlik durumunun bozulması ve ülkenin kötü yönetilmesi' sebep gösterildi. 

Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'a yönelik darbeye, Bazoum'un Batı yanlısı tutumu mu yoksa Fransız ve Batılı güçleri kovup terörle mücadelede Rus Wagner Grup güçlerinin aracılığına bağımlı hale gelen komşu ülkelerdeki darbe girişimlerine yönelik tutumu mu sebep oldu, belli değil.

Ekonomik önemi

Nijer kapalı bir ülke, yani sınırları herhangi bir deniz kıyısına bakmayıp tarıma, avcılığa ve ormancılık faaliyetlerine dayanan bir ülke olmakla birlikte dünyanın en büyük uranyum rezervlerinden birine sahip. Mali ve Burkina Faso gibi diğer kıyı ülkeleri, bol miktarda altın çıkarmaya bağlı olsa da Nijer'in önemi, doğal uranyum kaynaklarından ileri gelmektedir.

Bununla beraber tarım sektörü, Nijer'deki GSYİH'nin en büyük bileşeni olma özelliğini koruyor. Nitekim hasılanın yaklaşık yarısını (ekonominin yüzde 45'ini) oluşturuyor. Tarım ve hayvancılık, Nijer'in 24 milyonu aşan nüfusunun en büyük kısmı için temel gelir kaynağı.

İki yıllık bozulmanın ardından Nijer ekonomisi, tarım verimlerinin iyileşmesi ve Dünya Bankası'nın tarifine göre güçlü reform faaliyetleri sonucunda 2022 yılında iyi bir büyümeye tanık oldu. O kadar ki Dünya Bankası, Nijer'deki büyümenin bu yıl yüzde 6,9'a ve 2024'te de ikiye katlayarak GSYİH'nin yüzde 12,5'ine ulaşmasını bekliyordu. Ayrıca bütçedeki mali açığın da bu yıl yüzde 5,3'e düşmesini öngörüyordu.

Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum, iktidara geldiği günden itibaren tarım sektöründe ekonomik reform uygulamaları başlattı. Bu uygulamalar, sektörün geliştirilmesine matuf mikrofinans işlemleri ile diğer düzenlemeleri de içeriyordu.

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.