Orta Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu, Gabon'un üyeliğini askıya aldı

Orta Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECCAS), Gabon'un üyeliğini, anayasal düzene dönene kadar askıya aldığını duyurdu

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Bayrağı (arşiv - Reuters)
Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Bayrağı (arşiv - Reuters)
TT

Orta Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu, Gabon'un üyeliğini askıya aldı

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Bayrağı (arşiv - Reuters)
Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Bayrağı (arşiv - Reuters)

Yerel basında çıkan haberlere göre, ECCAS ülkelerinin liderleri, Gabon'da 30 Ağustos'ta yapılan darbe gündemiyle Ekvator Ginesi'nde toplandı.

Zirvede alınan kararla, Gabon'un ECCAS üyeliği anayasal düzene dönene kadar askıya alındı.

Merkezi Gabon'un başkenti Librevil'de bulunan ECCAS, 1983'te kuruldu.

ECCAS üyeleri arasında Angola, Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Sao Tome ve Principe, Ekvator Ginesi, Gabon, ve Ruanda bulunuyor.

Gabon'da darbe

Gabon'da 30 Ağustos'ta ulusal televizyon binasına giren bir grup asker, yönetimi ele geçirdiklerini duyurmuştu.

"Kurumların Geçişi ve Restorasyonu Komitesi (CTRI)" isimli askeri yönetim, 26 Ağustos'ta yapılan seçimlerin iptal edildiğini ve ülke sınırlarının kapatıldığını açıklamıştı.

CTRI liderliğine de Cumhuriyet Muhafızları Komutanı General Brice Oligui Nguema'nın getirildiği bildirilmişti.

Mevcut Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba, 26 Ağustos'ta yapılan cumhurbaşkanı seçimlerini üçüncü kez kazanmış, oy verme işleminin son saatlerinde "şiddet" uygulandığı gerekçesiyle sokağa çıkma yasağı getirilmiş ve oy sayımı sürerken internet kısıtlanmıştı.

General Nguema, bugün düzenlenen törenle, Anayasa Mahkemesi önünde yemin ederek, resmen "geçiş hükümetinin cumhurbaşkanı" oldu.

Baba Omar Bongo ilk kez 1967'de cumhurbaşkanı seçilmiş, 2009'da hayatını kaybettiğinde koltuğuna oğlu Ali Bongo oturmuştu.

Bongo ailesi, 56 yıldır Gabon'u yönetiyordu.



Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 10 kişi öldü

Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)    
Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)   
TT

Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 10 kişi öldü

Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)    
Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)   

CBC News'in haberine göre Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde dün meydana gelen silahlı saldırıda, şüpheli saldırgan da dahil olmak üzere on kişi hayatını kaybetti.

Bir lisede 6 ceset, polis tarafından olayla bağlantılı olduğuna inanılan bir evde ise 2 ceset daha bulundu. CBC News'e göre, bir kişi de hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti; şüphelinin ölümü daha önce doğrulanmıştı. Polis kaynaklarına dayanan haberde, 25 kişinin de yerel bir tıp merkezinde yaralanmalar nedeniyle tedavi gördüğü belirtildi.


Akın Gürlek Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ise İçişleri Bakanlığına atandı

İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
TT

Akın Gürlek Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ise İçişleri Bakanlığına atandı

İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete'de yayımlanan bir kararnameyle İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek'i Adalet Bakanı olarak atadığını duyurdu.

İçişleri Bakanlığına Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin atanmasını da içeren kabine değişikliğinin ardındaki nedenler belirsizliğini koruyor. Resmi Gazete'de, bu görevleri yürüten önceki bakanların istifalarına dikkat çekildi.

Türkiye'nin en büyük şehrinin başsavcısı olan Gürlek, geçen yıl mart ayında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında gözaltı emri çıkarmıştı. Bu hamle, halk arasında geniş çapta tepkilere yol açmış ve siyasi amaçlı olarak değerlendirilmişti.

Erdoğan'a rakip olarak görülen İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri adayını açıklamasından sadece birkaç gün önce tutuklandı. Gürlek daha önce Adalet Bakan Yardımcılığı görevinde de bulundu ve eleştirenler tarafından Erdoğan'ın rakiplerini hedef almakla suçlanıyor.

Ekim 2024'te İstanbul Başsavcısı olarak atanmasından bu yana, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) 15'ten fazla belediye başkanı yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklandı; bunların çoğu suçlamaları reddediyor. Gürlek ayrıca, rüşvet, terör faaliyetlerine karışma ve cumhurbaşkanına hakaret suçlamalarıyla onlarca CHP üyesi hakkında soruşturma başlatılması emrini verdi.

54 yaşındaki İmamoğlu, Gürlek'in dürüstlüğünü sorgulamak da dahil olmak üzere bir dizi davayla karşı karşıya. Ayrıca, Gürlek'i tehdit ettiği ve hakaret ettiği iddiasıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel hakkında da soruşturma başlatıldı.

Gürlek, mevcut Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yerine geçerken, daha önce Ali Yerlikaya'nın yürüttüğü İçişleri Bakanlığı görevine ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.


ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
TT

ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)

ABD'deki bir federal temyiz mahkemesi, 60 bin göçmenin daha sınır dışı edilebilmesini sağlayacak bir karar verdi.

ABD 9. Temyiz Mahkemesi'nin pazartesi duyurduğu kararla, Kaliforniya eyaletindeki bir federal yargıcın Honduras, Nepal ve Nikaragua'dan gelen göçmenler için aralık ayında aldığı sınır dışına karşı koruma hükmü geçici olarak kaldırıldı. 

Mahkeme, Donald Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşları için Geçici Koruma Statüsü'nü (Temporary Protected Status/TPS) uygulamama kararının meşru sebepleri olabileceğini kanıtlayabileceğini belirtti. 

ABD 9. Temyiz Mahkemesi, geçen sene görülen benzer bir davada Yüksek Mahkeme'nin TPS'den faydalanan yüz binlerce Venezuelalı göçmenin bu korumalardan mahrum bırakılmasına izin verdiğini hatırlattı. 

Son kararı oybirliğiyle veren mahkemenin üç yargıcı Trump, Cumhuriyetçi George W. Bush ve Demokrat Partili Bill Clinton tarafından atanmıştı. 

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, kararı X hesabında şöyle yorumladı:

TPS hiçbir zaman kalıcı olacak şekilde tasarlanmamıştı ama önceki yönetimler onu on yıllardır fiili olarak bir af programı gibi kullandı. Bu ülkelerin her birinde durumun iyileştiği göz önünde bulundurulduğunda onun geçici olduğuna hükmediyoruz.

Reuters, 89 bin kişinin bu karardan etkilenebileceğini bildirirken New York Times; 50 bini Honduraslı, 7 bini Nepalli, 3 bini de Honduraslı olmak üzere 60 bin civarında kişinin Geçici Koruma Statüsü kapsamında olduğunu aktarıyor. 

TPS; doğal afet, silahlı çatışma ve diğer olağanüstü durumlar yaşayan ülkelerin yurttaşlarına sınır dışı edilmeme istisnası tanıyor ve çalışma izni sağlıyor. 

Trump yönetimi, TPS kapsamındaki kişilerin sayısını çok azaltmayı hedefliyor.

San Francisco'daki ABD Bölge Yargıcı Trina Thompson aralıkta aldığı kararda Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşlarının memleketlerine geri dönmelerini sağlayacak koşulların oluştuğuna dair yeterli kanıtları sunmadığını ifade etmişti.  

Thompson, Noem ve Trump'ın göçmenleri suçlu gibi lanse eden ve komplo teorilerini destekleyen açıklamalarını hatırlatarak TPS uygulamalarından vazgeçilmesinde ırkçılığın etkili olabileceğini öne sürmüştü.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters