Gazze'deki Kedi Kafe... Yumuşak tüyler ağrıları giderir

Psikolojik rahatlama amaçlı evcil hayvanlarla oynayabileceğiniz küçük bir alan. "Baskıların ortasında mutluluğu arıyoruz."

Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)
Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)
TT

Gazze'deki Kedi Kafe... Yumuşak tüyler ağrıları giderir

Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)
Kafe sahibinin tek isteği Gazze halkının endişelerini hafifletmek (Meryem Ebu Dikka -Independent Arabia)

İzzeddin Ebu Ayşe

Naima, kedisi Beyaz'ı o kadar çok seviyor ki, 10 yıldır yanında. Onunla oynuyor ve kedisi, refakatçi olarak tüm gezilerinde ona eşlik ediyor.

Evcil hayvanlara olan güçlü bağlılığı nedeniyle Gazze Şeridi'nde kediler için özel bir kafe açtı.

Naima, kedi besleme konusunda iyi ve onları insanlarla sosyalleşmeleri, hareketlerini ve seslerini anlamaları konusunda eğitme konusunda da yetenekli.

Hayatını bu hayvanlara bakmakla geçirdiğini ve evinde 10'dan fazla kedinin yaşadığını ifade eden Naima, "Bu evcil hayvanların neşe ve huzur kaynağı olduğunu, onlarla oynarken kişinin psikolojik baskıdan kurtulduğunu" belirtti.

Kedi severler için

Bu esasa dayanarak her cins ve şekilden kedinin yer aldığı, bu alandaki ilk kafe Gazze'de açıldı. Bu kafe heveslilerine, kedilerle okşama ve oynama fırsatı sağladı.

Kedi Kafe fikri, evcil hayvanların kapalı mekanlarda gözetim ve kontrol altında kiralanması üzerine kurulu ve Naima'nın da yaptığı bu.

Kafe, ziyaretçilerin oynayabileceği çok sayıda kedinin bulunduğu donanımlı bir salon sağladı.

Yanında ziyaretçiler için alkolsüz içeceklerin hazırlandığı küçük bir bar bulunmakta ve misafirler bir fincan kahve aldıktan sonra doğrudan kedi köşesine gidip tüylü hayvanlarla oynayabilir.

Naima, Arap ülkelerindeki ve uluslararası ülkelerdeki benzer deneyimlerden yola çıkarak Kedi Kafe fikrinden ilham aldı ve projesi Gazze'de bir ilk olma özelliğini taşıyor.

Ancak bu tür kafe 2015 yılından bu yana dünya ülkelerinde resmi olarak tanınmaya başlarken, dünyada buna benzer ilk kafe 1998 yılında Tayvan'da açıldı.

Naima'nın projesi evde kedi besleyemeyen kedi severlerin ilgisini çekiyor.

Naima, dost canlısı hayvanlarla uyumlu bir şekilde hazırlanmış bir mekanda onlara oynayabilecekleri bir alan sağlayarak, hayatın baskılarından uzak, mutlu anlar geçirmelerine olanak tanıyor.

Kullanışlı bir mekan

Naima, kedi köşesine kedilerin tırmanıp oynayabileceği yeşil suni çim parçalarıyla süslenmiş ahşap köprüler ve çocuklarla kedilerin birlikte kullanabilecekleri salıncaklar astı. Bunların parlak renkleri mekana neşeli bir hava katıyor.

Evcil hayvan aksesuarları kedilerin boyunlarına asıldı ve isimleri, kendilerine seslenilmesi için bir kolyeye takıldı.

Kedilerin her birine görünüşlerine göre farklı lakaplar verildi. Örneğin nokta gibi küçük olan bir kediye "Nokta" ismi verilirken, bir hastalığa yakalanan ve ölmek üzere olan bir kediye "anka kuşu" anlamına gelen "Phoenix" ismi verildi. Çünkü o, sanki dirilmiş gibi mucizevi bir şekilde ölümden kurtuldu.

Naima'nın ifadesine göre o, kediler için bir barınak kurup sokaklardan sokak kedilerini toplayıp oyun köşesine yerleştirmeyi düşünüyordu.

Ancak insanları rahatsız edebileceğinden korktuğu için bu fikri sakin, oyuncu, güvenli ve sağlıklı kedileri barındırmaya dönüştürdü.

Kafenin fikri, evcil hayvanların gözetim ve kontrol altında kiralanması üzerine kurulu (Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia)
Kafenin fikri, evcil hayvanların gözetim ve kontrol altında kiralanması üzerine kurulu (Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia)

Sıkı kontroller

Kedi Kafe'de ziyaretçilerin ayakkabılarının plastikle kaplanması da dahil olmak üzere oyun öncesi sıkı kontroller uygulanıyor.

Ayrıca halk sağlığının korunması amacıyla ziyaretçilerin kedileri kucaklamadan önce ellerini yıkaması da gerekiyor.

Bunun yanında mekanın sahibinin hayvanlarına hastalık bulaşmasından endişe etmesi nedeniyle dışarıdan kedi alınması da yasak.

Naima, ziyaretçileri izlediğini ve onlara kedilerle nasıl başa çıkılacağı ve bu hayvanları yakalamanın doğru yöntemleri konusunda sürekli talimatlar verdiğini belirtiyor.

Naima, yavru kedinin sağlığının korunması için özel bir veteriner hekim eşliğinde periyodik takipler yapılarak güvenlik ve sağlık standartlarına uyulduğunu da ifade etti.

Kedi Kafe'de oyun öncesi el yıkama da dahil olmak üzere sıkı kontroller uygulanıyor / Fotoğraf: Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia
Kedi Kafe'de oyun öncesi el yıkama da dahil olmak üzere sıkı kontroller uygulanıyor (Meryem Ebu Dikka-Independent Arabia)

Naima'nın kedi kafesi modasını Gazze'ye taşıması kolay olmadı. Naima, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

Gazze'deki sosyal ve ekonomik koşullar nedeniyle proje fikri hem cesaret verici hem de korkutucuydu. Gazze zor şartlardan geçtiği için eleştiriden korkuyordum ama hayatın baskıları arasında neşeyi ve mutluluğu aramamız gerektiği için cesaretlendirildim.

Kendini deşarj etme

Naima'nın kafeyi açmasındaki asıl amacı kedilerin onun hobisi olması değildi.

Ancak arzuladığı tek şey insanların endişelerini hafifletmek ve onlara rahat bir alan sağlamaktı.

Naima, "Gazze'de her zaman baskı altındayız. Bu durum psikolojik gerginlik şeklinde içimizde birikir ve sağlık sorunlarına neden olur. Dolayısıyla Filistin toplumunda oldukça popüler olan kedilerle oynamanın keyif, eğlence ve psikolojik stresten arınma kaynağı olduğunu düşündüm. Suçlamaları ortadan kaldırmanın yanı sıra çocukları evcil hayvanların bakımıyla tanıştırmak ve onlara nezaket, yardımseverlik ve merhametle davranmayı öğretmek için çalışıyoruz" açıklamasında bulundu.

Kedi Kafe fikri Gazze halkını şaşırttığı için bu kafe büyük ilgi gördü.

Psikiyatri alanında uzman Behzad el Ahras şunları söyledi:

Burası, Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşlardan ve diğer zorluklardan muzdarip olanlar için bir sanatoryum olarak düşünülebilir, çünkü psikolojik deşarj için insanlarla konuşmaktan daha iyi bir fırsat sağlıyor.

Ahras, açıklamalarına şöyle devam etti:

Hayvanlarla etkileşimin insanlar üzerinde güçlü bir psikolojik etkisi var. Bu rahatlıkla görülebilir, eğer bir insan kedilerle oynuyorsa yüzünde bir gülümseme oluşacaktır. Bunu bitirdiğinde eve gider ve tatlı macerasını anlatır. Bu, hafızada sıkışıp kalan, acı ve sıkıntıları silen psikolojik deşarjın küçük bir kısmı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Hamas hükümetini feshederken, Şaas tek bir otorite çağrısında bulundu

Filistinliler, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi'nde Daghmuş ailesine ait evi hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Muhammed Daghmuş ile eşi için dün cenaze töreni düzenledi. (DPA)
Filistinliler, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi'nde Daghmuş ailesine ait evi hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Muhammed Daghmuş ile eşi için dün cenaze töreni düzenledi. (DPA)
TT

Hamas hükümetini feshederken, Şaas tek bir otorite çağrısında bulundu

Filistinliler, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi'nde Daghmuş ailesine ait evi hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Muhammed Daghmuş ile eşi için dün cenaze töreni düzenledi. (DPA)
Filistinliler, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi'nde Daghmuş ailesine ait evi hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Muhammed Daghmuş ile eşi için dün cenaze töreni düzenledi. (DPA)

Hamas, yaklaşık yirmi yıldır Gazze Şeridi'nin yönetiminde fiili hükümet işlevi gören "Hükümet Acil Durum Komitesi"ni feshettiğini açıkladı.

Gazze'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Acil Durum Komitesi Başkanı Muhammed el-Ferra, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Hamas'ın bu adımla, Gazze'nin yönetiminin geçen ocak ayında "Barış Konseyi" tarafından oluşturulan ve "Gazze Ulusal Yönetim Komitesi" ya da "Teknokratlar Komitesi" olarak bilinen yapıya devredilmesini kolaylaştırmayı hedeflediği belirtiliyor.

Gazze Ulusal Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ise yayımladığı açıklamada, komitenin gerekli imkân ve koşulların sağlanması hâlinde ulusal sorumluluklarını üstlenmeye tamamen hazır olduğunu ifade etti.

Şaas, komitenin başarılı şekilde görev yapabilmesi için temel şartların; "tek bir otoritenin, açık hukuki referansa sahip tek bir yasal düzenin ve bu otoriteye bağlı tek bir silahlı gücün varlığı" olduğunu vurguladı.

Öte yandan Şarku'l Avsat, pazar günü Hamas kaynaklarına dayandırdığı özel haberinde, hareketin hükümet komitesini feshetmeyi planladığını ve kararın açıklanacağı tarihi önceden duyurmuştu.


Sudan'da altın madeninde meydana gelen çökme sonucu 15 kişi hayatını kaybetti

Sudan'ın Nil Nehri Eyaletindeki el-Ubeydiye bölgesindeki yerel bir madenden altın işçileri çıkıyor (Reuters)
Sudan'ın Nil Nehri Eyaletindeki el-Ubeydiye bölgesindeki yerel bir madenden altın işçileri çıkıyor (Reuters)
TT

Sudan'da altın madeninde meydana gelen çökme sonucu 15 kişi hayatını kaybetti

Sudan'ın Nil Nehri Eyaletindeki el-Ubeydiye bölgesindeki yerel bir madenden altın işçileri çıkıyor (Reuters)
Sudan'ın Nil Nehri Eyaletindeki el-Ubeydiye bölgesindeki yerel bir madenden altın işçileri çıkıyor (Reuters)

Sudan'da daha önce güvenlik gerekçesiyle kapatılan bir altın madeninde meydana gelen kısmi göçükte 15 işçi hayatını kaybetti. Olayı, Sudan Maden Kaynakları Şirketi tarafından dün açıklandı.

Şirketten yapılan açıklamada, Mısır sınırına yakın Vadi Halfa bölgesindeki Muhammed Tevfik madenine, teknik incelemeler sonucunda tehlikeli olduğu gerekçesiyle kapatılmış olmasına rağmen bazı işçilerin girdiği belirtildi. Açıklamada, madenin bir bölümünün çökmesi sonucu 15 işçinin hayatını kaybettiği, bir işçinin ise yaralandığı ifade edildi.

Şirket, madenlerin kapatılmasına ilişkin kararların yalnızca ayrıntılı teknik ve mühendislik değerlendirmelerinin ardından alındığını vurgulayarak, bu kararların temel amacının can güvenliğini sağlamak ve kazaları önlemek olduğunu belirtti.

Sudan'da Nisan 2023'te ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında başlayan iç savaşın ardından, her iki tarafın savaş finansmanında altın sektörü önemli gelir kaynağı hâline geldi. Bu süreçte taraflar ayrıca dış aktörlerden de destek alıyor.

Savaş, zaten kırılgan olan Sudan ekonomisine ağır darbe vururken, geniş kesimlerin geçim kaynaklarını kaybetmesine neden oldu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu durum, çok sayıda kişinin yüksek risk taşıyan altın madenciliğine yönelmesine yol açtı.

Ülkede çıkarılan altının büyük bölümü, ruhsatsız sahalarda veya ekonomik ömrünü tamamlamış madenlerde ilkel yöntemlerle gerçekleştirilen madencilik faaliyetlerinden elde ediliyor.

Bu tür madenlerde yeterli iş güvenliği önlemlerinin bulunmaması ve son derece tehlikeli kimyasalların kullanılması, çevredeki bölgelerde sağlık sorunlarının yaygınlaşmasına neden oluyor.

Afrika'nın yüzölçümü bakımından üçüncü büyük ülkesi olan Sudan, kıtanın önde gelen altın üreticileri arasında yer alıyor.


Irak: Petrol Bakan Yardımcısı’na ait yüklü miktarda para ve altın ele geçirildi

Irak Petrol Bakan Yardımcısı’nın evinde ele geçirilen banknot desteleri (Irak Haber Ajansı/INA)
Irak Petrol Bakan Yardımcısı’nın evinde ele geçirilen banknot desteleri (Irak Haber Ajansı/INA)
TT

Irak: Petrol Bakan Yardımcısı’na ait yüklü miktarda para ve altın ele geçirildi

Irak Petrol Bakan Yardımcısı’nın evinde ele geçirilen banknot desteleri (Irak Haber Ajansı/INA)
Irak Petrol Bakan Yardımcısı’nın evinde ele geçirilen banknot desteleri (Irak Haber Ajansı/INA)

Yolsuzlukla suçlanan Irak Petrol Bakan Yardımcısı Adnan el-Cumeyli dosyasında yeni gelişmeler yaşanırken, hükümet ile yargının yolsuzlukla mücadele hamlesinin yalnızca alt düzey isimlerle sınırlı kalacağı, onları koruyan nüfuzlu siyasetçi ve partilere uzanmayacağı yönündeki endişeler sürüyor. Buna karşın hükümet çevreleri soruşturmaların devam ettiğini vurguluyor.

Merkezi Yolsuzlukla Mücadele Ceza Mahkemesi Soruşturma Hâkimi Ziya Cafer dün yaptığı açıklamada, tutuklu bulunan Petrol Bakanlığı Rafineri İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Adnan el-Cumeyli ve birlikte hareket ettiği öne sürülen kişilerle ilgili soruşturmada 25 milyar Irak dinarı, 1 milyon dolar nakit para ile yaklaşık 5 kilogram altın ziynet eşyasına el konulduğunu duyurdu.

Cafer, yazılı açıklamasında, soruşturma kapsamında bugüne kadar el konulan toplam meblağın 127 milyar Irak dinarı ve 24 milyon dolara ulaştığını belirtti. Ayrıca çok sayıda taşınmaz, araç ve altın ziynet eşyasının da haczedildiğini ifade etti.

Soruşturmaların sürdüğünü kaydeden Cafer, olayla bağlantısı bulunan diğer şüphelilerin takibi ile tüm yasal işlemlerin tamamlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

cdbthynju
Irak Petrol Bakan Yardımcısı’ndan ele geçirilen çantalar (Irak Haber Ajansı/INA)

Irak Dürüstlük Komisyonu kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Adnan el-Cumeyli’nin şimdiye kadar el konulan nakit varlıkları ve 70 taşınmazının toplam değerinin 250 milyar Irak dinarını (yaklaşık 191 milyon dolar) aştığını belirtti.

Irak İçişleri Bakanlığı da dün, Salahaddin vilayetinde Adnan el-Cumeyli dosyasında aranan şüphelilerden birinin yakalandığını duyurdu. Bakanlığın açıklamasında, Federal İstihbarat ve Soruşturmalar Ajansı ekiplerinin, el-Cumeyli’ye bağlı olduğu öne sürülen yolsuzluk ağına mensup bir şüpheliyi gözaltına aldığı bildirildi. Operasyonda 3 milyon dolardan fazla nakit para, 750 milyon Irak dinarı, çok sayıda hafif silah, yeni model araç ve şüphelinin evinde bulunan kamu ihalelerine ilişkin sözleşmelere el konulduğu aktarıldı.

Iraklı yetkililer, geçen hafta Adnan el-Cumeyli’nin ifadeleri doğrultusunda yolsuzluk suçlamasıyla aralarında milletvekilleri, siyasi blok liderleri ve eski valilerin de bulunduğu 15 kişiyi gözaltına almıştı. El-Cumeyli dosyasıyla bağlantılı olarak İçişleri Bakanlığı dün Salahaddin vilayetinde, Beyci Rafinerisi’nin bulunduğu bölgede aranan bir şüphelinin daha yakalandığını açıkladı.

Güvenlik kaynakları ise gözaltına alınan kişinin Beyci Rafinerisi’nin sözleşmelerden sorumlu müdürü olduğunu ve evinde yapılan aramada 3 milyon dolar ile 700 milyon Irak dinarı ele geçirildiğini bildirdi.

Hükümetin yolsuzlukla mücadele kapsamında attığı adımlar kamuoyunda geniş destek görse de, Başbakan Ali ez-Zeydi hükümetinin bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürüp sürdüremeyeceği konusunda belirsizlik devam ediyor. Şüpheleri artıran unsurlar arasında Zeydi’nin daha önce, çaldıkları kamu kaynaklarını iade etmeleri karşılığında bazı sanıklarla ‘uzlaşma’ yapılabileceği ve serbest bırakılabilecekleri yönündeki açıklamaları da yer alıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, hükümeti kuran Şii Koordinasyon Çerçevesi kulislerinde son yolsuzluk operasyonlarına yönelik ciddi rahatsızlık oluştuğunu belirtti. Kaynaklara göre bazı Koordinasyon Çerçevesi liderleri, gözaltı dalgasının kendi çevrelerine ve destekçilerine uzanmasından endişe ederek Başbakan Zeydi’den operasyonların durdurulmasını talep ediyor.

cfgthyju
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi (Hükümet medya ofisi)

Şii Koordinasyon Çerçevesi’ni oluşturan siyasi güçlerin büyük bölümü yolsuzlukla mücadele kampanyasına destek verdiğini açıklasa da, kaynaklar kamuoyuna yapılan açıklamalar ile kapalı kapılar ardındaki tutumların birbirini yansıtmadığını belirtiyor.

Kaynaklara göre, Koordinasyon Çerçevesi’nin olağan toplantısında son yolsuzluk operasyonlarının sonuçları ve olası etkilerinin yanı sıra, silahlı grupların silahsızlandırılması dosyası da ele alınacak. Bu başlığın, Başbakan Ali ez-Zeydi’nin ay ortasında Washington’a gerçekleştirmesi beklenen ziyaretin gündemindeki temel konular arasında yer aldığı ifade ediliyor.

Öte yandan Koordinasyon Çerçevesi’nden milletvekili Abdullah el-Heygani, Başbakan Ali ez-Zeydi ile Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan arasında, yolsuzluğa karışan isimlerin herhangi bir siyasi grubu diğerine karşı hedef almadan yargılanması konusunda mutabakat sağlandığını açıkladı.

El-Heygani dün yaptığı basın açıklamasında, Zeydi, Zeydan ve operasyonları yürüten güvenlik birimlerinin, hiçbir siyasi oluşumu diğerine karşı hedef göstermeden yolsuzlukla mücadeleyi sürdürme konusunda anlaştığını belirterek, operasyonların Irak’ın tüm vilayetlerine yayılacağını söyledi.

Milletvekili, yolsuzlukla mücadelede bir sonraki operasyon dalgasının çok sayıda şüpheliyi kapsayacağını, üçten fazla aşamada yürütüleceğini ve mevcut ile eski bakanlar, genel müdürler, milletvekilleri ve valileri de hedef alacağını ifade etti.

Irak Yolsuzlukla Mücadele Akademisi’nden Dr. Galib ed-Daami de yolsuzluk soruşturmalarının süreceği görüşünü paylaştı.

Daami, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, soruşturmaların iki paralel hat üzerinden yürütüldüğünü belirterek, bunlardan birinin ülke içindeki şüphelilere, diğerinin ise yurt dışına kaçan zanlılara yönelik olduğunu söyledi.

Yakında büyük miktarlarda krediyi Irak bankalarından kullandıktan sonra ne anaparayı ne de faizini ödeyen bazı iş insanlarını kapsayan yeni bir operasyon dalgasının başlatılabileceğini ifade eden Daami, hükümetin mevcut tutukluları, çaldıkları paraları iade etmeleri karşılığında serbest bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

Daami ayrıca, yargı ve denetim kurumlarının, Irak dışına kaçırıldığı öne sürülen kamu kaynaklarının geri alınmasına ilişkin 954 dosya ile cezaevindeki sanıkların yurt dışına aktardığı yolsuzluk gelirlerinin iadesine yönelik 262 hukuki başvuru üzerinde çalıştığını açıkladı.

bgtrynytn
(foto altı) Irak Petrol Bakan Yardımcısı’nın evinde ele geçirilen dolar desteleri (Irak Haber Ajansı/INA)

Irak Dürüstlük Komisyonu daha önce yaptığı açıklamada, hakkında mahkûmiyet kararı bulunan eski Vergi Genel Müdürlüğü Başkanı Usame Cevdet Hüsam’ın, Türkiye’de eşi adına kayıtlı 12 taşınmaza sahip olduğunu açıklamıştı. Komisyon ayrıca Hüsam’ın Türkiye ve Kuveyt’teki bankalarda bulunan hesaplarında da yüklü miktarda para bulunduğunu duyurmuştu.

Irak Adalet Bakanlığı ise önceki gün, son iki yıl içinde ülkeden yasa dışı yollarla çıkarılan kamu kaynaklarından 25 milyon dolardan fazlasının geri alındığını açıkladı. Bakanlık, çeşitli ülkelerde bulunan para, taşınmaz ve banka hesaplarının iadesi için hukuki ve adli sürecin sürdüğünü bildirdi.

Bakanlık Sözcüsü Ahmed Luaybi, Irak Haber Ajansı’na (INA) yaptığı açıklamada, varlıkların geri alınması sürecinin Federal Dürüstlük Komisyonu ile koordinasyon içinde ve uluslararası anlaşmalara dayanan hukuki mekanizmalar aracılığıyla yürütüldüğünü söyledi. Luaybi, bakanlığın çeşitli uluslararası davalarda önemli başarılar elde ettiğini belirterek, bu süreçte 25 milyon dolardan fazla kamu kaynağının geri kazanıldığını ve yurt dışındaki Irak varlıkları üzerindeki bazı haciz kararlarının kaldırıldığını ifade etti. Diğer dosyalara ilişkin takip ve uygulama çalışmalarının ise devam ettiğini kaydetti.

Luaybi ayrıca, geri alma sürecinin ilgili ülkelerde Irak mahkemelerinin verdiği kararların hukuki kanallar üzerinden ve görevlendirilen avukatların iş birliğiyle uygulanmasını kapsadığını belirterek, farklı ülkelerdeki banka hesapları ve taşınmazlara dağıtılmış diğer kamu varlıklarının geri kazanılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.