Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Robert Waugh, yapay zekadaki mevcut atılımların "insan" androidlerdeki devrimin anahtarı olduğunu anlatıyor. Bunlardan bazıları halihazırda meslek sahibi

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
TT

Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)

İnsanların işini yapabilen insansı bir robot fikri, neredeyse 3 bin yıl öncesine, tanrı Hefaistos'un kendi yarattığı metalik varlıklardan yardım aldığı İlyada'ya kadar dayanıyor. Ama bugün, 2023'te bu konsept gerçeğe dönüşüyor.

ChatGPT'nin arkasındaki OpenAI firmasının finanse ettiği bir robotik girişimi, Avrupa ve Amerika'da güvenlik görevlisi olarak EVE robot cihazlarını çalıştırıyor. Burada insan operatörler sanal gerçekliği kullanarak "gövdenin" içine "adım atabiliyor".

Elon Musk'ın Tesla'sı da kendi robotu Optimus üzerinde çalışıyor. Zira Musk uzun vadede bunun, şirketin otomobil işinden "daha önemli olabileceğine" inanıyor.

Goldman Sachs, insansı robotların 15 yıl içinde yılda 150 milyar dolarlık bir pazar haline gelebileceğini ve 2025'e dek fabrikalarda çalışıyor olabileceğini öngörüyor.

2030'a gelindiğindeyse Goldman Sachs, robotların ABD'de imalat alanındaki öngörülen işgücü kıtlığının yüzde 4'ünü doldurabileceğine, "en pembe" senaryoda ise insansı androidlerin işgücü açığının yüzde 126'sını tamamlayabileceğine inanıyor. Sachs, insansı robotların 2025'ten 2028'e kadar fabrikalarda, 2030'dan 2035'e kadar da tüketiciye yönelik işlerde ekonomik açıdan uygulanabilir olacağını tahmin ediyor.

Yapay zekanın nükleer silahlardan daha tehlikeli olduğunu söyleyen Musk ise Tesla robotunun nihayetinde insanların yapabileceği her şeyi yapabileceğini savunuyor ve bu yıl üretime geçeceğini iddia ediyor.

Bir başka robot Phoenix, halihazırda Kanada'daki bir lastik mağazasında çalışıyor ve ürünleri paketleme, etiketleme, işaretleme ve katlama dahil olmak üzere 110 "insan" görevini doğru biçimde yerine getiriyor. Robo-C gibi diğer robotlar da mağazalarda müşteri hizmetlerinde çalışmak üzere üretildi ve 1X, robotları bakıcı olarak kullanılması için test etti.

Teknolojinin arkasındaki şirketler, robotların "insan işlerini" üstlenmeyeceğini, bunun yerine dünyanın dört bir yanında işgücü piyasasındaki, özellikle de kas gücüne dayalı işgücündeki kıtlıkları ve uzun vadede azalan doğum oranlarını telafi edeceğini savunuyor.

Sanctuary AI'ın insansı robotunun videoları, cihazın nesneleri topladığını, sıraladığını ve istiflediğini gösteriyor. Phoenix, bir insan gibi çalışmak ve "düşünmek" üzere, ayrıca sesli komutlara yanıt verebilecek şekilde geliştirildi.

Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)
Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)

Endüstride yaygın kullanılan robotların aksine Phoenix, tek bir iş yerine, verilen herhangi bir görevi yerine getirmek üzere tasarlandı. Sanctuary AI'ın CEO'su ve kurucu ortağı Geordie Rose, tek bir amaca yönelik robotlar yapmanın robotik şirketleri için bir "tuzak" olduğu görüşünde.

CEO, "Birçok yapay zeka ve robotik şirketinin aksine, Sanctuary AI, kuruluşların dünya çapında karşılaştığı büyük işgücü kıtlığını ele almaya odaklanıyor" diyor.

Robotlarımız insanlar gibi davranmak, hareket etmek ve düşünmek üzere tasarlandığından, bu robotlar boş kalan pozisyonları doldurmak, tehlikeli görevleri yerine getirmek ve insan işgücünü artırmak için endüstrilerde ve bölgelerde kullanılabilir.

Yeni nesil androidleri mümkün kılan önemli atılımlardan biri, nesneleri hassas bir şekilde kavrayabilen eller. Rose, robotun ellerinin beceri ve yumuşak temas bakımından "insan ellerine rakip" olduğuna inanıyor. Bu da örneğin Phoenix'in yiyecekleri plastik bir torbaya doldurabileceği anlamına geliyor. Zira bir "dokunsal" (titreşim) teknolojisi Phoenix'e dokunma hissi veriyor.

Rose, "Tüm işlerin yüzde 98'inden fazlasının insan elinin becerisini gerektirdiği göz önüne alınırsa, insan benzeri eller olmadan gerçekten kullanışlı bir insansı robot üretilemez" ifadelerini kullanıyor.

Yüksekliği 1,70 metreye ulaşan robot, saatte 4,8 kilometre hızla hareket edebiliyor.

Dünya doğum oranlarındaki düşüş ve nüfustaki yaşlanmayla uğraşırken Rose, bunun büyük bir işgücü sıkıntısına yol açacağını ve Phoenix gibi insansı robotların giderek daha gerekli hale geleceğini savunuyor. Yalnızca ABD'de bugün 9,8 milyon pozisyon boş kalmış durumda ama sadece 5,9 milyon işsiz var.

Önceki nesil robotlar da epey etkiliydi, ancak yetenekleri sadece belirli bir işle sınırlıydı. Örneğin, bir üretim robotu, bir araç şasisini çok hassas ve özel bir model izleyerek hareket ettirmek üzere tasarlanabilir.

Öte yandan Rose, tek bir amaca yönelik robotların görevi son derece iyi yerine getirmesinden ziyade, geleceğin işletmelerinin verilen herhangi bir işi yapabilecek robotlara ihtiyaç duyacağına inanıyor.

CEO, "Bir kişinin makul seviyede yapması beklenen her işi yapabilen bir robot inşa ediyoruz" diyor.

Yapabileceğimiz için değil, yapmamız gerektiğine inandığımız için.

Phoenix'e Carbon adlı bir yapay zeka yazılım sistemi tarafından "insan benzeri" zeka sağlanıyor. Bu, robotun komutlara İngilizce yanıt vermesini ve görevleri kendi yeteneğiyle tamamlamasına olanak tanıyor.

Rose, şirketin robotla "son derece gurur duyduğunu" ama "gösterinin gerçek yıldızının" altta yatan yazılım olduğunu söylüyor.

İnsansı robotlara giden yolculuk uzun ve engebeli olageldi. Honda, 1986'da iki ayaklı bir yürüyüş robotu tasarlamaya başlamış ve bundan 10 yıl sonra Asimo robotunun P2 prototipini tanıtmıştı. Asimo teknoloji fuarlarında ve diğer etkinliklerde yer alarak küresel çapta ün kazandı.

Honda, robotun insanların evlerinde yaşayabilecek kişisel bir asistan olmasını umarken, Asimo üzerinde çalışan Satoshi Shigemi, robotun "ev işlerinde yardım etmeye başlayan bir ilkokul çocuğu" olmasını umduğunu belirtiyor.

Robot en son Mart 2022'de insanların karşısına çıkmıştı ama (bir keresinde Barack Obama'ya futbol topu atmış olmasına rağmen) hiç satışa sunulmadı.

Yapay zeka ses teknolojisi şirketi Voices.ai'ın kurucusu ve CEO'su David Ciccarelli, yapay zekadaki mevcut atılımların insansı androidlerdeki devrime güç veren önemli bir faktör olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda insanların, ChatGPT tarzı uygulamalarla etkileşime girdikleri gibi droidlere de doğal İngilizceyle komut verebildiğini hatırlatıyor.

Ciccarelli, gözlemlerini, "Bugünün androidleri önceki on yıllardan çok daha sofistike hale geldikçe manzara değişiyor" diye ifade ediyor:

Sadece fiziksel görevleri yerine getirmekle kalmıyorlar, aynı zamanda gelişmiş programlamayla, bir zamanlar ancak insanlara özgü olduğu düşünülen karmaşık görevlerin üstesinden geliyorlar.

Ciccarelli, doğal konuşmalar yapabilen ve mağazalarda müşteri hizmetlerinde kullanılabilecek başka bir insansı robota (Promobot'tan Robo-C2) işaret ediyor. EVE ve Phoenix'in aksine, Robo-C2'nin yüzü insana benzeyecek şekilde yapıldı. Şirket, "duygularını ifade edebildiği" ve gerçek ya da kurgusal herhangi bir kişi gibi görünebildiği için övünüyor.

Ciccarelli, "Yapay zeka patlaması ve insansı robotlar el ele gidiyor" diyor:

Voices.ai'da ses tanıma için bir yapay zeka modeli geliştirirken, sistemin insan konuşmasındaki nüansları yakaladığını görmek büyüleyiciydi ve yapay zekanın işyerlerimizi yeniden şekillendirmede insansı robotlara güç verme potansiyelini gösteriyordu.

Birmingham City Üniversitesi'nde yapay zeka profesörü Atıf Azad da yapay zekadaki hızlı ilerlemelerin, sensörlerden toplanan bilgilerle birlikte, robotların insanlarla veya diğer robotlarla ekipler halinde çalışmasını sağlayacağını belirtiyor.

Azad, "Derin öğrenme gibi yapay zeka teknikleri, nesneleri tanımak ve onların farklı örneklerini tanımlamak, konuşmayı ve doğal dili anlamak ve insan hareketlerini doğru yorumlamak gibi kritik görevlerde devrim yarattı" ifadelerini kullanıyor.

Profesör Azad, işyerinde robotların insan "meslektaşlarıyla" birlikte çalışmalarını sağlamak için yakındaki bilgisayar sistemlerinden ve sensörlerden bilgi toplayacağı görüşünde.

Yapay zeka alanındaki şirketler de robotiğe yatırım yapıyor. Norveçli 1X girişimi, ChatGPT'yi tasarlayan OpenAI'ın girişim fonu tarafından finanse edildi, bu da şirketin OpenAI teknolojisine erken erişime sahip olduğu anlamına geliyor.

Şirketin CEO'su Bernt Bornich, robotları "vücut bulmuş yapay zeka" diye nitelendirdi.

1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)
1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)

Android EVE, tümüyle insan vücudunun yaptığı gibi çalışacak şekilde tasarlandı. Robotun içindeki kas ve tendonları andıran sentetik halatlar kutuları insanla ürkütücü derecede benzer şekilde paketlemesini sağlıyor. Bu teknoloji, robotun kendi gücünü kontrol edebildiği ve bir şeyleri kırma veya çevredekileri öldürme olasılığının düşük olduğu anlamına geliyor. 1X'in iletişim başkanı Hege Nikolaisen, insansı robotların daha yaygın kullanılmasının önüne geçen kilit engellerden birinin bu olduğunu söylüyor.

Bir robot tarafından öldürülen ilk insan 1979'da Ford fabrikasında bir tonluk transfer aracının altında kalarak hayatını kaybetmişti. Nikolaisen'e göre, robot üretmenin önündeki önemli bir engel, fabrika ortamından çıkabilecek kadar güvenli bir teknoloji geliştirmek.

"Hepimiz yıllardır robotların yakında bizim için çalışmaya başlayacağını duyuyoruz ama bu şimdiye kadar hiç gerçekleşmedi" diyen Nikolaisen, şöyle devam ediyor:

Androidlerimiz güçlü ancak enerji açısından verimli motorlar kullanıyor. Böylece yüksek hız ve kuvvetin birleşimiyle çevreye zarar vermeksizin çevreleriyle güvenli biçimde etkileşime girebiliyorlar.

Nikolaisen, EVE robotunun nesneleri alıp onlarla etkileşime girebildiğini ve halihazırda biri Avrupa'da diğeri Amerika'da olmak üzere iki tesiste güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söylüyor. Bu robot gerektiğinde (örneğin, bir güvenlik vukuatı varrsa) sanal gerçeklik aracılığıyla insan gözetmenler tarafından kontrol ediliyor.

Öte yandan çoğu zaman koruduğu tesisin etrafında kendi kendini kontrol ederek dolaşıyor: "Ellerini" kullanarak kapıları açabiliyor ve hatta asansörlere binerek düğmelere basabiliyor.

Ayrıca bir gözetmen birden fazla EVE robotunu kontrol edebiliyor.

Nikolaisen, "Kontrol merkezinde oturan bir güvenlik görevlisi, ticari bir binada otonom devriye gezen ve dolaşan bir EVE android filosunu işletir" diyor:

Kurallara aykırı bir olay varsa veya operatör bir görevi yerine getirme ihtiyacı duyarsa; robotun görüş yeteneğini ve vücudunu kontrol altına almak için gözlükleri ve kumandaları kullanarak androidi uzaktan çalıştırmak üzere senkronizasyon modunu açar. Daha sonra androidi kullanarak telebulunma (telepresence / sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak makinelerin uzaktan yönetilmesi -çn.) sırasında bükme, kavrama, bakma veya iletişim kurma davranışlarında bulunabilir.

Şirket, robotların birçok farklı sektörde kullanılabileceğini umuyor.

Nikolaisen, "Androidler gözetim, lojistik, perakende ve/veya depolarda kullanılabilir" ifadelerini kullanıyor. Paketleme, sıralama, taşıma, baskı, temizleme veya gözetleme gibi tipik, sıkıcı ve tekrarlayan görevleri yerine getirebilirler.

Birkaç on yıl içinde androidleri kişisel asistan olarak kullanmanın mümkün olacağına inanıyoruz.

Ciccarelli'ye göre, ileri vadede, bugünkü hızlı yapay zeka büyümesinin insansı robotlardaki patlamayla paralel gerçekleşmesi muhtemel. Zira doğal dili işleyen robotlar, yapay zekayı da besleyen keşiflere güç veriyor.

Ciccarelli, "Yapay zekadaki ilerlemeler, bu robotların çevrelerini anlamalarını ve gezinmelerini, nesneleri tanımalarını ve karmaşık görevleri yerine getirmelerini mümkün kıldı" diye ekliyor:

Bu robotların devam eden gelişimi, yapay zeka araştırmalarını ve uygulamalarını daha da ilerletebilecek yeni veriler ve kullanım alanlarına dair senaryolar üreteceği için muhtemelen süregelen yapay zeka patlamasına katkıda bulunacak. Biri diğerini ileriye doğru iterek kendi kendini güçlendiren bir ilerleme döngüsü yaratıyor.

Independent Türkçe



 Trump’ın Apple ve Samsung’a meydan okuyan telefonu gecikmeye takıldı: Altın renkli T1 hâlâ ortada yok

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

 Trump’ın Apple ve Samsung’a meydan okuyan telefonu gecikmeye takıldı: Altın renkli T1 hâlâ ortada yok

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

İngiliz Financial Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın grubuna bağlı Trump Mobile şirketinin, altın renkli akıllı telefonunu bu yılın sonuna kadar piyasaya sürme planını ertelediğini yazdı.

Gazeteye göre bu gelişme, ABD’de üretilmiş bir cihazı 499 dolar fiyatla satışa sunarak Apple ve Samsung gibi amiral gemisi markalarla rekabet etmeyi hedefleyen proje için yeni bir gerileme anlamına geliyor. Ancak söz konusu hedefler daha sonra aşağı çekildi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’’tan aktardığı habere göre Trump Mobile müşteri hizmetleri ekibinin kendilerine yaptığı açıklamada, son dönemdeki hükümetin kapanmasının telefonun lansmanında gecikmeye yol açtığını ve cihazın bu ay piyasaya sürülmeme ihtimalinin “yüksek” olduğunu belirtti.

Haziran ayında duyurulan T1 adlı cihaz, aylık 47,45 dolar ücretli bir mobil hat paketiyle birlikte tanıtılmış ve Trump ailesinin Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden faydalanmaya yönelik girişimlerinden biri olarak öne çıkmıştı.

Tanıtım süreci, Trump’ın Apple’ın Çinli üreticilere aşırı bağımlı olduğu yönündeki eleştirileri ve iPhone’ların ABD’de üretilmesi çağrılarıyla aynı döneme denk geldi. Trump, bu taleplerin karşılanmaması hâlinde Apple ve Samsung’a yüzde 25 gümrük vergisi uygulanabileceğini söylemişti.

dfgth
Trump markalı akıllı telefon... (AFP)

Trump Mobile, başlangıçta T1 telefonunun Ağustos ayında piyasaya sürüleceğini, ABD’de üretileceğini ve ön sipariş için 100 dolar depozito alınacağını açıklamıştı. Ancak bu iddia, tedarik zinciri analistleri ve sektör uzmanları tarafından şüpheyle karşılandı. Uzmanlar, günümüz koşullarında yalnızca ABD menşeli bileşenlerle geniş kitlelere hitap eden bir akıllı telefon üretmenin neredeyse imkânsız olduğunu vurguladı.

Araştırma şirketi IDC verilerine göre, iPhone’larda kullanılan bileşenlerin yüzde 5’inden azı hâlen ABD’de üretiliyor.

Duyurudan haftalar sonra Trump Mobile, “ABD’de üretim” iddiasından geri adım atarak tanıtım materyallerini güncelledi ve T1’in çıkış tarihini Ağustos 2025’ten yıl sonuna erteledi.

Son dönemde şirket, kendi telefonu yerine Apple ve Samsung markalarına ait ikinci el cihazları satışa sunmaya başladı. Trump Mobile, 2023’te çıkan iPhone 15’i 629 dolardan satarken, sitesinde bu cihazların “makul fiyatlı” olduğu belirtiliyor. Apple’ın geçen yıl piyasaya sürdüğü iPhone 16’nın sıfır fiyatı ise Apple’ın resmî sitesinde 699 dolar. Şirket ayrıca, 2024 başında çıkan Samsung Galaxy S24’ün ikinci el versiyonunu 459 dolardan satışa sunuyor; bu fiyat, Samsung’un kendi sitesindeki ikinci el fiyatı olan 489 doların biraz altında.

Trump Mobile ekibi, tanıtım etkinliğinden bu yana kamuoyuna ayrıntılı açıklama yapmadı. Başkanın oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump, şirketin cep telefonu sektöründeki “mütevazı performansı” iyileştirmek amacıyla alanın önde gelen isimleriyle iş birliği yaptıklarını söyledi.

Şirkette üst düzey yönetici olarak Pat O’Brien, Eric Thomas ve Don Hendrickson tanıtıldı; ancak bu isimlerin geçmişleri hakkında başlangıçta sınırlı bilgi paylaşıldı. Trump Mobile, Financial Times’a yaptığı açıklamada, cihazlardan sorumlu başkan Eric Thomas’ın Utah eyaletinde Olympus Constructors adlı bir gayrimenkul şirketine sahip olduğunu, Pat O’Brien’ın ise Missouri merkezli bir sigorta şirketi olan InSurety Ventures’ın başkanı olduğunu ve Trump Mobile’ın müşteri hizmetleri hattını yönettiğini doğruladı.

th
T1 telefon (TrumpMobile.com)

Don Hendrickson’ın ise Florida merkezli, nispeten az bilinen bir sanal mobil ağ operatörü olan Liberty Mobile Wireless’ta başkan yardımcısı olarak görev yaptığı ve Trump Mobile paketinin bu şirket tarafından, Miami’deki Trump Tower’dan yönetildiği belirtildi. Haziran ayındaki tanıtım etkinliğinde O’Brien, Hendrickson’ın çağrı cihazları alanında deneyime sahip olduğunu ifade etmişti.


Çinli bilim insanları acıyı algılayabilen elektronik deri geliştirdi

Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)
Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)
TT

Çinli bilim insanları acıyı algılayabilen elektronik deri geliştirdi

Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)
Robotların insanlara teması giderek arttığı için çevrelerini algılama becerilerinin gelişmesi kritik önem taşıyor (Temsili/Unsplash)

Çinli araştırmacılar, insan sinir sisteminden ilham alan bir tasarımla acıyı hissedip tepki verebilen elektronik deri icat etti.

İnsanlar çok sıcak veya keskin bir şeye dokunduğunda duyusal sinirler doğrudan omuriliğe sinyaller gönderiyor ve beyin acıyı tam işlemeden önce, neredeyse anlık bir tepkiyle elin geri çekilmesini sağlıyor. Bu refleks, ciddi yaralanmaları önlediği için kritik rol oynuyor.

Öte yandan insansı robotlar genellikle merkezi işlem birimlerine bağlı çalışıyor. Sensör verileri merkezi işlem birimine iletilip analiz edildikten sonra motor komutlarına dönüştürülüyor. Bu gecikmeler, robotun mekanik aksamında ciddi hasarlara yol açabiliyor.

Robotların özellikle ev ve hastane gibi insanların bulunduğu ortamlarda daha çok faaliyet göstermesi nedeniyle çevreleriyle etkileşiminin iyileştirilmesi amaçlanıyor.

Hong Kong Şehir Üniversitesi'nden bilim insanları, nöromorfik robotik e-deri veya NRE-deri adını verdikleri yeni bir tasarımla robotların tehlikeyi algılama becerilerinde önemli bir gelişme kaydetti. Nöromorfik terimi, yapay sistemlerin insan sinir sisteminin çalışma biçimini taklit etmesini ifade ediyor.

Mevcut elektronik derilerin çoğu, teması algılayabilmesine karşın bunun hasar bırakabilecek bir şey olup olmadığını anlayamıyor.

NRE-deri ise duyusal bilgiyi sinir sistemine benzer şekilde işliyor. 

Bulguları hakemli dergi PNAS'te yayımlanan çalışmaya göre 4 katmandan oluşan derinin en dıştaki katmanı insandaki gibi koruyucu bir yüzey görevi görüyor.

Bunun altında da basıncı, kuvveti ve yapısal bütünlüğü sürekli izleyerek duyusal sinirler gibi davranan sensörler ve devreler var.

Temas gerçekleştiğinde deri, uygulanan basınç hakkında bilgi kodlayan elektriksel sinyaller üretiyor. Normal koşullar altında bu sinyaller merkezi işlemciye yönlendiriliyor.

Ancak basınç, önceden belirlenmiş hasar eşiğine ulaştığında yüksek voltajlı bir sinyal, merkezi işlemciyi atlayarak doğrudan robotun motorlarına gönderiliyor ve örneğin robot kolunu geri çekiyor.  

Bilim insanları, sistemin kolayca onarılabilmesini sağlayacak bir tasarım yaptı. Sistem hasar saptadığı durumlarda operatör bu parçayı çıkarıp yerine yeni donanımı kolayca takabiliyor. 

NRE-deri mevcut haliyle sadece basıncı hissederken, örneğin ısıya aynı tepkileri veremiyor. Ancak sonraki aşamalarda böyle becerilerin de eklenmesi muhtemel.

Araştırma ekibi sistemin hassasiyetini artırarak birden fazla dokunma noktasını işleyebilmesini amaçlıyor. 

Independent Türkçe, Interesting Engineering, Ars Technica, PNAS


OpenAI, tehlikeli yapay zeka için "Hazırlık Şefi" arıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

OpenAI, tehlikeli yapay zeka için "Hazırlık Şefi" arıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI, yapay zekanın tehlikeleriyle başa çıkmak için "hazırlık şefi" pozisyonunda çalışacak birini arıyor.

Şirketin CEO'su Sam Altman, şirketin geliştirdiği teknolojilerin ortaya koyduğu "gerçek zorluklarla" başa çıkmayı hedeflediklerini açıklarken, "Bu stresli bir iş olacak" dedi.

OpenAI, araçlarını tanıtmak ve yatırımı teşvik etmek için teknolojisinin gücünü ve tehlikesini abartmakla zaman zaman suçlanıyor. Ancak son bir yıldır gerçek endişelerin de konusu oluyor.

Bunlar arasında savunmasız kişilerin duygusal kriz zamanlarında yardım almak için ChatGPT gibi yapay zeka sistemlerine yönelmesi ve teknolojinin aslında bu ruh sağlığı sorunlarını daha da kötüleştirebileceği endişeleri yer alıyor.

Altman, yeni pozisyonun duyurusunda bu endişelere işaret etti. X'te, "2025'te, modellerin ruh sağlığı üzerindeki olası etkisinin ön izlemesini gördük. Modellerin kritik güvenlik açıklarını bulmaya başlayacak kadar bilgisayar güvenliğinde iyi hale geldiğini şimdi görüyoruz" diye yazdı.

Gelişen yetenekleri ölçmek için güçlü bir temelimiz var ancak bu yeteneklerin nasıl kötüye kullanılabileceği ve hem ürünlerimizde hem de dünyada bu olumsuzlukları nasıl sınırlayabileceğimiz konusunda daha incelikli bir anlayış ve ölçüme ihtiyaç duyduğumuz bir dünyaya giriyoruz; bu sayede hepimiz muazzam faydalardan yararlanabiliriz. Bu sorular zor ve emsal teşkil eden çok az örnek var; kulağa hoş gelen birçok fikrin bazı gerçek uç vakaları var.

OpenAI, yeni yapay zeka modellerinin tehlikelerinin "giderek karmaşıklaşan güvenlik önlemleri"yle sınırlandırılmasını sağlamayı amaçlayan hazırlık çalışmalarına halihazırda işaret etmişti. OpenAI'ın ilanına göre, yeni iş "güvenlik standartlarımızın geliştirdiğimiz sistemlerin yetenekleriyle denk olması için bu programı genişletecek, güçlendirecek ve yönlendirecek".

Aynı ilana göre işe alınan kişiye 555 bin dolarlık maaşın yanı sıra OpenAI'dan hisse de verilecek.

Independent Türkçe