Eleştirmenler Disney+'taki korku filmini övmeye doyamadı

22 Eylül'de yayımlanan filmde neredeyse hiç diyalog yok

Başroldeki Kaitlyn Dever, Dopesick'teki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Emmy adaylığı almıştı (Hulu)
Başroldeki Kaitlyn Dever, Dopesick'teki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Emmy adaylığı almıştı (Hulu)
TT

Eleştirmenler Disney+'taki korku filmini övmeye doyamadı

Başroldeki Kaitlyn Dever, Dopesick'teki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Emmy adaylığı almıştı (Hulu)
Başroldeki Kaitlyn Dever, Dopesick'teki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Emmy adaylığı almıştı (Hulu)

Korku filmi hayranlarını Disney+'ta iki türü birden harmanlayan heyecan verici bir yapım bekliyor. No One Will Save You, izleyicilere uzaylı saldırısı temasını sunarken aynı zamanda heyecanı yüksek tutan bir ev istilası filmi de veriyor.

No One Will Save You için eleştirmenlerden gelen ilk tepkiler son derece olumlu. Sinema yazarları, filmi hem yazan hem de yöneten Brian Duffield'in uzaylı istilasını ele alış tarzına bayıldı.

CinemaBlend'den Eric Eisenberg, mükemmele yakın bulduğu filme 5 üzerinden 4,5 yıldız verdi. "Kaitlyn Dever, filmde neredeyse hiç diyalog olmadığı için şimdiye kadarki en zorlu rolünü üstleniyor ve bunu altından başarıyla kalkıyor" diyen Eisenberg, şöyle devam etti:

Yüksek konseptli bir bilimkurgu korku filmi. Tek başına yaşayan, toplumdan soyutlanmış bir kahramanı dehşete düşüren eski tarz gri uzaylılar ve müthiş sürprizlerle dolu, daimi korkunun olağanüstü uygulaması. Aynı zamanda Kaitlyn Dever'ın çarpıcı performansından güç alan minimalist bir karakter çalışması ve kederin büyüleyici keşfi. Bir harika ve orijinal tür filmleri için büyük bir kazanç.

"Bu film boş durmuyor"

SlashFilm'den Chris Evangelista filme 10 üzerinden 7 puan verirken, ekrana hükmetmeyi başardığı için Kaitlyn Dever'ı tebrik ediyor. Eleştirmene göre izleyicilerin heyecanın başlaması için uzun süre beklemesine gerek yok:

Bu film boş durmuyor millet! Zemini hazırladıktan sonra uzaylı istilasının ortasına itilerek başlıyoruz. Ancak bu, çoğu filmin genellikle sergilediği büyük ölçekli, şehri yok eden türden bir uzaylı faaliyeti değil. Bu daha samimi bir olay. Bu, ekonomik film yapımcılığının en iyi örneği. Duffield'ın hakkını teslim etmek gerek; ne yaptığını biliyor.

Punch Drunk Critics'ten Travis Hopson, filmdeki diyalog eksikliğinin sadece bir hile olmadığını, keyifli bilimkurguya ürkütücü bir katman eklediğini ve Brian Duffield'in en iyilerden biri olduğunu kanıtladığını söyleyerek No One Will Save You'ya 5 üzerinden 3,5 yıldız veriyor.

Tek kelime etmeden bütün bir filmi anlatabilecek kadar etkileyici pek fazla oyuncu yoktur. Neyse ki Duffield'ın elinde, en ufak yüz ifadesiyle çoğu kişinin tüm vücuduyla söyleyebileceğinden daha fazlasını söyleyebilen Kaitlyn Dever var. Duffield da boş durmuyor. Onu erkenden ve sık sık duygusal sıkıntıya sokuyor.

"Sesi sonuna kadar açın"

Bloody Disgusting'den Meagan Navarro bu film için izleyicilerin ışıkları kısmasını ve sesi sonuna kadar açmasını öneriyor:

Adrenalini sürekli yüksek tutan sadece yoğun aksiyon değil, Joe Trapanese'in müziği ve Will Files'la Chris Terhune'un tedirgin edici ses tasarımı. Aksiyon sahneleri ve sizi etkili bir şekilde bu dünyanın içine çeken ses tasarımı sayesinde, diyalog eksikliği ana temaya dramatik bir ağırlık katıyor.

"Büyüleyici"

Gizmodo'dan Germain Lussier da filmle ilgili şöyle yazdı:

No One Will Save You, Kaitlyn Dever'ın başrolde olduğu, şaşırtıcı, zorlama olmayan bir uzaylı istilası filmi. Küçük ama görsel efektler sayesinde asla öyle hissettirmiyor ve hikaye sizi sonuna kadar tahmin etmeye devam ediyor. Heyecan verici. Büyüleyici.

Hulu yapımı No One Will Save You, Disney+'ta halen yayında.

Independent Türkçe



Sevdiğiniz biriyle yemek yemek kan şekerine iyi geliyor

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels
TT

Sevdiğiniz biriyle yemek yemek kan şekerine iyi geliyor

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels

Yeni bir araştırmaya göre kişinin sevdiği biriyle yemek yemesi, tek başına yemeye kıyasla öğün sonrası kan şekeri düzeylerini daha düşük tutuyor.

Araştırmada partnerleriyle birlikte standart bir karbonhidratlı yemek yiyen katılımcıların, yalnız yiyenlere kıyasla kan şekerlerindeki yükselişin daha sınırlı olduğu ve düzeylerin normale daha hızlı döndüğü tespit edildi.

Kudüs İbrani Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü ve çarşamba günü hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan çalışma, bulguların "sosyal fizyoloji"yle açıklanabileceğini öne sürüyor. Bu kavram, insanın yakın hissettiği kişilerin yanında vücudunun kendini daha etkin bir şekilde düzenlediği fikrine karşılık geliyor.

Çalışmanın başyazarı öğretim üyesi Shir Atzil, "Eskiden vücudun kendini düzenleyen, dış dünyadan bağımsız bir sistem olduğunu düşünürdük" diyor.

Bulgularımız, insan fizyolojisinin doğası gereği sosyal olduğunu gösteriyor. Sevdiğiniz birine yakın olmak, vücudunuzun kendini düzenlemek için harcadığı fiziksel enerjiyi azaltıyor.

Bu etki kan şekeriyle de sınırlı kalmadı. Çalışmada sosyal yakınlığın, soğuğa maruz kalan katılımcıların vücut ısısını daha iyi düzenlemesini sağladığı ve hem yetişkinlerde hem de bebeklerde stres tepkilerini azalttığı saptandı.

Bu faydalar fiziksel temas olmadan da görüldü. Araştırmacılara göre bulguları yalnızca stresin azalmasıyla açıklamak mümkün değil.

Bulgular, biriyle birlikte olmakla kan şekeri düzenlemesi arasında bağlantı kuran önceki araştırmaları temel alıyor. British Medical Journal'da 2023'te yayımlanan bir çalışmada 50 yaş ve üzeri yetişkinler arasında, ilişkinin uyumlu ya da gergin olması fark etmeksizin partneriyle yaşayanların, tek başına yaşayanlara kıyasla ortalama glukoz seviyelerinin daha düşük olduğu bulunmuştu.

Katalonya Açık Üniversitesi ve Barselona Özerk Üniversitesi'nin 2021 tarihli bir araştırması, dijital cihazlar olmadan ve telaşsız bir sohbet eşliğinde ailece düzenli yemek yiyen ergenlerin, ne zaman doyduklarını daha iyi fark edebildiğini ve bunun da obeziteyi önlemeye yardımcı olduğunu ortaya koymuştu.

Prof. Atzil, "Kan şekerinin düzenlenmesi sadece ne yediğimizle değil, kiminle yediğimizle de ilgili" ifadelerini kullanıyor. 

İlişkilerimiz, fiziksel sağlığımız üzerinde aktif bir biyolojik rol oynuyor.

Araştırmacılar, sosyal yakınlığın tıbbi bakım, beslenme veya egzersizin yerini tutmadığını ancak kişinin çevresindeki insanların, sağlığını etkileyen önemli ve daha önce göz ardı edilmiş bir faktör olduğunu belirtiyor.

Independent Türkçe


Neden ters döndüğü anlaşılamayan ötegezegen keşfedildi

GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)
GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)
TT

Neden ters döndüğü anlaşılamayan ötegezegen keşfedildi

GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)
GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)

Gökbilimciler, anlaşılmayan bir nedenle yıldızı etrafında ters dönen bir ötegezegen keşfetti.

Gezegen sistemleri, bir gaz ve toz bulutunun kendi içine çökmesiyle oluşuyor. Sürecin ilk aşamasında maddenin merkeze doğru çökmesiyle yıldız meydana geliyor. 

Ardından yıldızın etrafında dönen bulut ön gezegen diski adı verilen bir yapıya dönüşüyor ve gezegenler de bu diskin içinden doğuyor.

Gezegen ve yıldızlar aynı gaz ve toz bulutu içinden çıktığı için genellikle aynı yöne doğru dönüyor. Ancak Güneş Sistemi'ndeki Venüs gibi, yıldızına ters yönde dönen gezegenler de var. 

Bilim insanları, Avrupa Güney Rasathanesi'nin Şili'deki 3,6 metrelik teleskobuna kurulan NIRPS kızılötesi spektrografını kullanarak ilk kez bir M-tipi cüce yıldızın çevresinde ters yönde dönen gezegen saptadı. Soğuk ve küçük yıldızlar olan M-tipi cüceler, Samanyolu Galaksisi'ndeki en yaygın yıldız türü. 

Bu yıldızın etrafındaki GJ 3090 b isimli gezegen, 2022'de NASA'nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu'yla (TESS) keşfedilmişti.

Dünya'dan 73 ışık yılı uzaklıktaki GJ 3090 b, gezegenimizin 2,2 katı yarıçapa ve 4,5 katı kütleye sahip.

Son gözlemleri yapan bilim insanları, gökcisminin eksen eğikliğini hesaplamaya çalışıyordu. Eksen eğikliği, bir gezegenin dönme ekseniyle yörünge ekseni arasındaki açıyı ifade ediyor. Bu açı Güneş Sistemi'ndeki gezegenlerde üçle 7 derece arasında değişiyor.

Ancak Queen Mary Üniversitesi'nden Andrew Winter liderliğindeki ekibin hesaplamaları, GJ 3090 b'nin eksen eğikliğinin 136 derece olduğunu ortaya çıkardı. 

Bulguları hakemli dergi Astronomy & Astrophysics'te 21 Eylül Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre bu alışılmadık açı, gezegenin yıldızının etrafında geriye doğru hareket ettiğini doğruluyor. 

Winter, "Bu çarpıcı bir gezegen sistemi çünkü gezegen sadece yıldızına göre eğik değil, aynı zamanda yörüngede ters yönde dönüyor" diyerek ekliyor:

Bu durum, böylesine alışılmadık bir yörüngenin nasıl oluşmuş olabileceği sorusunu akla getiriyor.

Bilim insanları, GJ 3090 b'nin ters yönde dönmesinin büyük kütleli bir gezegen veya başka bir yıldızdan kaynaklanabileceğini düşündü. Bu hem gezegenin yörüngesini bozabilir hem de eksen eğikliğini zaman içinde ciddi derecede artırabilir. 

Ancak ne bir yoldaş yıldız ne de devasa bir gezegen buldular. Gözlemler, GJ 3090 b'nin tek olduğuna işaret ediyor.

Bu durum karşısında şaşkına dönen ekip, aradıkları yanıtın gezegen sisteminin oluşum sürecinde saklı olabileceğini düşünüyor.

Araştırmacılar bu yıldızın, çevresindeki ortamdan yanlış hizalanmış ikinci bir gaz ve toz diski edinmiş olabileceği ihtimalini değerlendiriyor. Bu ikinci diskte oluşan gezegenler, GJ 3090 b gibi sıradışı ve ters yönlü yörüngelere sahip olabilir.

Cenevre Üniversitesi'nden çalışmanın ortak yazarı Vincent Bourrier, "Bir gezegen sisteminde, farklı yönde hizalanmış ikinci bir diskten yeni gezegenler oluşabileceği fikri özellikle heyecan verici" diyerek ekliyor:

Bu, genç bir yıldızın çevresindeki ortamın, gezegenlerinin yapısını belirlemede beklediğimizden çok daha büyük bir rol oynayabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar bu teorinin doğrulanması için daha fazla gözleme ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Ayrıca yeni bulgular, evrende böyle bir süreçten geçmiş başka gezegen sistemleri olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor.

Independent Türkçe, Space.com, Discover Magazine, Astronomy & Astrophysics


Çin'de uzun pençeli yeni bir dinozor türü keşfedildi

Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)
Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)
TT

Çin'de uzun pençeli yeni bir dinozor türü keşfedildi

Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)
Kayrasaurus changliensis'in yandan görünüşlü iskelet şeması (Journal of Systematic Palaeontology 2026)

Araştırmacılar Çin'de bulunan fosilleşmiş bir iskeletten yola çıkarak "benzersiz özelliklere" sahip, uzun pençeli yeni bir dinozor türü tanımladı.

Kayrasaurus changliensis, devasa el pençelerine sahip iki ayaklı dinozorlardan oluşan ve terizinozorlar diye bilinen gruba dahil. Bu tür, kendi grubundaki en büyük dinozor.

Daha önce keşfedilen terizinozorlar nispeten küçük kafalar, uzun boyunlar, yaprak şekilli dişler ve ön uzuvlarındaki keskin pençeleriyle sıradışı özellikler sergiliyor.

K. changliensis, Liaoning'in batısındaki Jehol Biyotası'nda neredeyse eksiksiz bir kafatasını da içeren, iyi korunmuş bir fosilin gün yüzüne çıkarılmasının ardından ayrı bir tür olarak tanımlandı.

Çin'in kuzeydoğusunda yer alan ve günümüzden 135 ila 121 milyon yıl öncesine tarihlenen bu oluşum, özellikle tüylü türler olmak üzere birçok ünlü dinozor fosili barındırmasıyla tanınıyor.

K. changliensis'e ait fosil örneği, baştan kuyruğa yaklaşık 3,6 metre uzunluğunda, tam yetişkinliğe henüz ulaşmamış bir bireye aitti.

Fosilde bacak kemikleri bulunmadığından, araştırmacılar dinozorun ağırlığını yalnızca yakın akrabalarıyla yapılan karşılaştırmalara dayanarak tahmin edebildi ve ağırlığının 117 kg ila 274 kg olduğunu belirtti. Araştırmacılar, bu türün yetişkin bireylerinin muhtemelen daha ağır olduğunu ifade etti.

Bilim insanları dinozorun dişlerinin küçük ve sık olduğunu, alt çenesinde 45'ten fazla diş bulunduğunu tespit etti.

Bu dinozor, sırtındakilerden daha uzun boyun omurları ve el pençelerinde yukarı doğru uzanan, "dudak" benzeri karakteristik bir çıkıntı gibi başka tuhaf özelliklere de sahipti.

Görsel kaldırıldı.
L. sihedangensis, daha yüksek bir koşma yeteneğine işaret eden bir duruşla gösteriliyor. J. yixianensis, güçlü dil kemiği yapısıyla uyumlu olacak şekilde beslenirken tasvir ediliyor. B. inexpectus ise sağlam yapılı ve koşmaya daha az elverişli bir vücut yapısı sergiliyor. K. changliensis daha büyük vücudunu ve öngörülen beslenme stratejisini yansıtacak şekilde, daha yüksekteki bitkilerle beslenirken resmediliyor (Kōhei Futaka/Journal of Systematic Palaeontology 2026).

Araştırmacılar, Journal of Systematic Palaeontology adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada, "K. changliensis'teki birden fazla benzersiz özelliğin bir araya gelmesi, Jehol grubundaki çağdaş terizinozorların morfolojik çeşitliliğini gözler önüne seriyor" ifadesini kullandı.

Araştırmacılar, dinozorun yakın akrabalarına kıyasla muhtemelen daha güçlü yapılı ancak daha az çevik bir gövdeye ve daha güçlü ısırıklara uygun çenelere sahip olduğunu söyledi.

Çalışmada, "Bu takson, diğer Jehol terizinozorlarından belirgin şekilde daha büyük ve benzersiz bir özellik kombinasyonu sergiliyor" denerek, son derece küçük ve sık dişler, boyun omurlarının sırt omurlarından belirgin şekilde daha uzun olması ve pençelerde yukarı uzanan bir "dudak" benzeri yapıdan bahsedildi.

Araştırmacılara göre bu keşif "Jehol Biyotası'ndaki terizinozorların morfolojik evrimi ve ekolojik adaptasyonlarına dair yeni bilgiler" sağlıyor.

Bilim insanları, "Bu hipotezleri sınamak ve geliştirmek için daha fazla fosil keşfi ve ayrıntılı anatomik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu" belirtiyor.

Ayrıca bu gizemli dinozor grubunun kökenini ve çeşitliliğini daha iyi anlamak için "sürekli saha çalışmaları, yeni fosil keşifleri ve biyomekanik analizlerin" öneminin altını çiziyorlar.

Independent Türkçe