Yemen'deki sahte ilaç pazarı: Husi sponsorluğunda yolsuzluk ve kaos

Son kullanma tarihi geçmiş ve kaçak ilaçlar ve kötü saklama koşulları

Başkent Sana'daki bir gıda ve sebze mağazasında denetim olmadan satılan ilaçlar (Facebook)
Başkent Sana'daki bir gıda ve sebze mağazasında denetim olmadan satılan ilaçlar (Facebook)
TT

Yemen'deki sahte ilaç pazarı: Husi sponsorluğunda yolsuzluk ve kaos

Başkent Sana'daki bir gıda ve sebze mağazasında denetim olmadan satılan ilaçlar (Facebook)
Başkent Sana'daki bir gıda ve sebze mağazasında denetim olmadan satılan ilaçlar (Facebook)

Yemen’in Husi kontrolündeki bölgelerinde eczacılık mesleği artık sadece bu alanda yetkin kişilerle sınırlı değil. Sana sokaklarında gıda ve deterjanların yanı sıra ilaçlar da marketlerde satılıyor. Özellikle sakinleştiriciler, cinsel uyarıcılar, anti-anksiyete ve antidepresanlar gibi yaygın olarak kullanılan ilaçlar marketlerde bulunabiliyor. Bu arada kaçak, sahte ve son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar da oldukça yaygın olup, denetimsiz ve tehlikeleri bilinmeden dolaşıma sokulmakta.

Yemen’in başkenti Sana'daki doktorlar, Husi yetkililerinin sağlık ve yüksek öğrenim sektörlerini kontrol etmesiyle, eczacılık öğrencilerinin araştırmalarının tartışıldığı bir konferans düzenlemesiyle ve ilaç üretimine yönelik yaptıkları bir ilaç sergisiyle alay ediyor. Çünkü aynı yetkililer çocuk aşılarına karşı savaş yürütüyor ve ilaç pazarındaki kurcalamaları kasıtlı olarak görmezden geliyor, hatta bunlara katılıyor.

rgthy
Başkent Sana'da eczanelerde satılan son kullanma tarihi belirsiz ilaç (X)

Husi yetkililerinin sağlık alanında uyguladığı söz konusu bu iki faaliyet, Kuveyt Üniversitesi Hastanesi'ndeki kanser hastası çocukların, bir yıl önce başka 21 çocuğu etkileyen semptomlara benzer ciddi semptomlardan mustarip olduklarının ve bunlardan 11'inin bir doz kontamine ilaç nedeniyle öldüğünün keşfedilmesinden haftalar sonra gerçekleşti. Bu, bir Husi mahkemesinin birkaç gün önce olayın sorumlularını beraat ettirdiği dava.

Geçerliliğin bitmesi

Fatıma Gaylan, çeşitli eczanelerde uzun süre arama yaptıktan sonra annesinin yüksek tansiyonunu tedavi etmek için kullanılan "Combipress" ilacını buldu ve paketindeki son kullanma tarihi hala geçerliydi. Parasını ödedi ve eve döndü, ancak kız kardeşi ilaç şeridinin üzerindeki son kullanma tarihinin bir süre önce dolduğunu fark etti.

Fatıma Gaylan ilacı ararken, son kullanma tarihi geçmiş veya anlaşılmaz son kullanma tarihi olan birden fazla paket buldu ve bazı eczacılar ona aradığı ilaca göre daha ucuz ve daha az etkili alternatifler sundu. Ancak, yüzlerce sahte ve son kullanma tarihi geçmiş ilacın yayılmasından sonra, annesinin ilaçlarından birinin bir süpermarkette satıldığını fark edene kadar, doktorun söylediği ilacı arama tavsiyesine uymakta ısrar etti.

Son kullanma tarihi geçmiş ilacı Fatıma'ya satan eczacı özür diledi, ödediği tutarı iade etti ve ilacı Husi kontrolündeki bölgeler dışındaki akrabalarından veya tanıdıklarından ya da ülke dışından sipariş etmesini tavsiye etti.

Kontrolün olmaması

Yemen’in başkenti Sana'da çalışan eczacılar sahte ilaçların piyasaya sürülmesine katılmayı reddediyor, ancak bazıları son kullanma tarihi geçmiş ilaçların satıldığından haberdar olduklarını itiraf ediyor. Bu yaptıklarını, son kullanma tarihi geçmiş ilacın hastaya zarar vermediğini ve en kötü durumlarda, çok sayıda ilacın tedariğinin kesilmesi nedeniyle bu ilaçların yalnızca etkinliğinin azaldığını söyleyerek savunmaya çalışıyorlar. Son kullanma tarihi geçmiş ürünleri satmayı zorunluluk olarak görüyorlar.

Ancak Eczacı Asım Hazza bu iddiaları yalanlayarak, son kullanma tarihi geçmiş ilaçların en tehlikeli zehirler arasında yer alabileceği, pek çok rahatsızlık ve hastalığa yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar nedeniyle sağlık durumları kötüleşen veya başka semptomlar geliştiren hastaların yanı sıra, bunların kaçırıldığı veya kötü koşullarda saklandığına dair pek çok kanıt ve tanık da var.

(Fotoğraf)

Hazza, pek çok kullanıcısının kötüleşen koşullar ve ciddi semptomlardan şikayetçi olduğu "CellCept" ilacını örnek veriyor. Bu ilaç, organ nakli yapılan hastalar için büyük öneme sahip olmasına rağmen Yemen'e kaçakçılık yoluyla giriyor. İlaç, kaçakçılık sırasında kötü depolama ve taşıma koşullarına maruz kalmakta, son kullanma tarihi yaklaşan büyük miktardaki mallar birçok ülkeden kaçırılmakta.

hty
Sana'da kaçak ve son kullanma tarihi geçmiş ilaçların bulunduğu bir depo ele geçirildi (X)

Tıp ve eczacılık kaynakları, Husi grubunu kaçak, sahte ve son kullanma tarihi geçmiş ilaçların yayılmasına neden olmakla suçluyor. Eczacı Cihad Abdu’l-Varis’e göre (takma adı) bu gruba iyi niyetle yaklaşılacak olursa, kontrol altındaki sağlık sektörünün hayat kurtaran ilaçları sağlamadaki başarısızlığı, ilaç kaçakçılığının tartışmasız ana nedeni.

Cihad, Husi grubunun kaçakçılıkla mücadele için yeterli çabayı gösterdiğini reddediyor, aksi takdirde Yemen ilaç pazarında kaçak, sahte ve son kullanma tarihi geçmiş ilaçların yayılmasına izin verilmezdi. Eczacı, sakinleştirici, hipnotik, kalp ve mide ilaçları gibi yaygın olarak kullanılan çok sayıda ürünün çeşitli mağazalarda, hatta bazı sokak satıcıları tarafından satıldığını belirtti.

Eczacı Abdu’l-Varis, çok sayıda ilacın reçetesiz alındığına veya yanlış reçeteler ve tıbbi teşhisler nedeniyle alındığına dikkat çekiyor. Bu da insan vücudunda ciddi zararlara ve yan etkilere yol açar. Eczacı, “Bu durumun hastalık riskini artırdığı veya başka hastalıklara neden olduğu, birçoğunun bağımlılığa yol açtığı ve bunun da onları almayı bırakmayı zorlaştırdığı konusunda” uyarıda bulundu.

Husi grubunun kontrolü altındaki bölgelerde kaçak ve sahte ilaç ticaretine ilişkin herhangi bir veri veya istatistik bulunmuyor. Husi grubunun kontrolü altındaki Yüksek İlaç Kurumu’nun çalışmaları da durduruldu. İçeriden kaynaklar da ilaç piyasası üzerinde herhangi bir izleme veya denetleme çalışması yapılmadığını, vergi toplamak amacıyla Husi yöneticileri tarafından yönetilen bir kuruluşa dönüştüğünü doğruluyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan Eczacı Nazım el-Akhali, cinsel uyarıcıların her yerde satıldığını, kalp ve böbrek sağlığı açısından büyük risk oluşturmasına rağmen birçok erkeğin bunları denetimsiz kullandığını söylüyor. Bu arada doğum kontrol hapları kadınların çalıştığı mağazalarda ya da eve teslimat yoluyla satılıyor.

rbt
Husi liderleri, iddia edilen ilaçları tanıtmak için bir etkinlikte (Husi medyası)

Nazım el-Akhali, doğum kontrol haplarının, Husi grubu üyelerinin bunları teşvik etmenin amacının ahlaki çöküşü yaymak olduğu yönündeki yorum ve suçlamalarından korktuğu için gizlice dağıtıldığını, grubun kendisinin ise nüfusu artırmaya istekli olduğunu ve bunun için politikalar benimsemeye çalıştığını belirtiyor.

Aşılarla savaş

Başkent Sana'daki eczacılar, Husi grubu tarafından kontrol edilen düzenleyici otoritelerin görevlerinin, kendilerine uygulanan vergileri ödemeyen veya ödemeyi reddedenlere şantaj yapmakla sınırlı olmasından duydukları öfkeyi dile getiriyor. Bu kuruluşlar, mağazalarını denetlememek karşılığında eczanelerden yüklü miktarda para toplamakla yetiniyor.

fh
Yemen'in başkenti Sanaa'da yaygın olarak kullanılan bir ilaç kapsülünün yanında yabancı bir cisim (X)

Husilerin, Kuveyt'teki bir hastanede kanser hastalarına verilen ve çocukların ölümüne yol açan kanser ilaçlarının kaçakçılığına karıştıkları zaten kanıtlanmış durumda. İlgili kişiler için bir duruşma yapıldı, ancak Husi grubunun bu konuda çekinceleri olması nedeniyle hükümetin sağlık yetkilileri bilgiyi doğrulayamıyor.

Bekri, Husilerin çocuk aşılarını önlemesine odaklanılması çağrısında bulundu. Çünkü aşılamayla önlenebilecek hastalık vaka sayıları Yemenlileri, komşu ülkeleri ve dünyayı ilgilendiren bilgi, veri ve istatistikler sağlayabilir.

cfgthy
Husi kontrolündeki bölgelerde ilaçların sahtesini yapmak ve son kullanma tarihlerini tahrif etmek yaygın hale geldi (X)

 



Irak’ta bakanlık koltukları maratonu başladı

Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)
Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)
TT

Irak’ta bakanlık koltukları maratonu başladı

Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)
Ali ez-Zeydi'nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhuriyet Başkanlığını)

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, nüfuz için yoğun rekabet içindeki siyasi güçler arasında bakanlık dağılımı sürecini başlattı.

Iraklı kaynaklar, Koordinasyon Çerçevesi İttifakı tarafından seçilen ve belirgin bir siyasi profili bulunmayan Zeydi’nin, hükümeti 30 gün içinde kurmak üzere ön görüşmelere başladığını aktardı. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a “Resmî görevlendirme yazısını aldığı andan itibaren destek görmesine rağmen bu görevi başarıyla tamamlayıp tamamlayamayacağını söylemek için henüz erken” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı kaynaklara göre Zeydi’nin adaylığı, Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki ile görev süresi sona eren Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani arasında varılan bir uzlaşının sonucu olarak ortaya çıktı.

Londra ve Paris, dün Zeydi’nin görevlendirilmesini memnuniyetle karşıladı. Ancak Amerikan kaynaklarına göre Washington, Bağdat’a yönelik tutumunu, başta grupların silahları olmak üzere temel dosyalarda ilerleme sağlanmasına bağlayarak, “kişilerin geçmişinden ziyade bu konuların çözümüne” odaklanıyor.


Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi kim?

Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
TT

Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi kim?

Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)
Irak hükümetini kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi (WAA)

Bağdat’taki Şii parti liderleriyle yakın ilişkilerine ve aday Başbakan Ali Faleh Kazım ez-Zeydi’nin finansal yatırımlarına rağmen, bu durum onun siyasetle doğrudan ilgilenmeyen geniş halk kesimleri tarafından tanınmasını sağlamadı.

Güvenilir kaynaklar, ez-Zeydi’nin iktidar içindeki ve dışındaki siyasi ve finansal figürlerle çok sayıda ortaklığa sahip olduğunu aktarıyor. Onu yakından tanıyan çevreler, kendisini “son on yılda finansal olarak zenginler kulübüne giren genç isim” olarak tanımlıyor ve sosyal yardımlar yaptığını belirtiyor.

1986 doğumlu, Bağdatlı ve hukuk fakültesi mezunu olan ez-Zeydi’nin kamuoyunda görünmeyi tercih etmediği biliniyor. Buna rağmen, 2010–2014 yılları arasında seçim yarışlarına katılan Sünni Karbuli kardeşlerden Cemal ve Muhammed Karbuli’den “Dicle” televizyon satın aldı.  

Eğer ez-Zeydi hükümeti kurmayı başarırsa, 2004’ten bu yana göreve gelen en genç başbakan olacak.

“Siyasal Çerçeve Koalisyonu” (el-İtar et-Tensiki), uzun süren kriz ve yaklaşık beş aylık müzakerelerin ardından ez-Zeydi’yi başbakan adayı olarak sunarak birçok Iraklıyı şaşırttı. Çünkü ismi daha önce olası adaylar arasında yer almıyordu.

Mali faaliyetler

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Ali ez-Zeydi, Irak Borsası’nda işlem gören ve 2016’da kurulan “Güney İslami Bankası (BJAB)” adlı yatırım ve finans kuruluşunun sahibi ve yönetim kurulu başkanıydı. Banka, 2024 Şubat ayında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kara para aklama suçlamalarıyla yaptırım listesine alınmasının ardından, yönetimden çekildi ve görevi kardeşlerinden birine devretti. Bu süreçte Irak Merkez Bankası da bankanın dolar erişimini kısıtladı.

sdhyt
Irak’ta hükümetin kurulmasıyla sonuçlanan ve Ali ez-Zeydi’nin başbakan olarak seçildiği toplantıdan bir kare (Siyasal Çerçeve Koalisyonu)

Ez-Zeydi ayrıca “Al-Owais Grubu”nun sahibidir. Şirket, internet sitesine göre gıda, tarım ve hayvancılık, inşaat, baskı, güvenlik, elektronik ve petrol dahil 15 farklı şirkete sahiptir. Ancak şirket sahibi veya kuruluş yılı belirtilmemektedir.

Tapu kayıtlarına göre şirket 2007’de kurulmuş, daha sonra yeniden yapılandırılarak 99 milyar Irak dinarı (yaklaşık 75 milyon dolar) sermayeli özel anonim şirkete dönüştürülmüştür. Ayrıca 2018’de 2 milyar dinar sermayeli bir petrol hizmetleri şirketi kurulmuştur.

Irak Borsası verilerine göre “Güney İslami Bankası”, 2016’da 250 milyar dinar (yaklaşık 191 milyon dolar) sermaye ile kurulmuş; bu durum, bankanın sermayesinin bir gıda sepetinin maliyetinden bile düşük olduğu yönünde eleştiriler doğurmuştur.

Şirketin toplam yatırımlarının 500 milyon dolara ulaştığı, ayrıca Ticaret Bakanlığı’nın gıda sepeti tedarik sözleşmeleri ile Savunma Bakanlığı’na günlük 300 bin askere gıda temini anlaşmalarını yürüttüğü belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl “Şaab Üniversitesi” adında özel bir üniversite de açılmıştır.

Ez-Zeydi’ye yakın kaynaklar, onun eğitim ve medya alanlarında da yatırımları bulunduğunu; bunlar arasında Şaab Üniversitesi, “İştar Tıp Enstitüsü” ve Dicle televizyon kanalının yer aldığını aktarıyor.

Bazı kaynaklara göre Ticaret Bakanlığı, Saddam Hüseyin döneminden kalan ve “petrol karşılığı gıda” anlaşması kapsamında yürütülen gıda sepeti programı için Al-Owais şirketiyle sözleşme yapmıştır. Vatandaşlar ise gıda kalitesinin düşük olmasından ve teslimat gecikmelerinden sıkça şikâyet etmektedir.

Son yıllarda programın kapsamının daraltıldığı ve yaklaşık 18 milyon kişiye indirildiği, bunun gerekçesi olarak ise yüksek gelirli kesimlerin sistemden çıkarılması gösterilmektedir.

Şirketler grubu

Diğer bilgilere göre, Ali ez-Zeydi’nin adına kayıtlı 15 şirket bulunmaktadır. Bu şirketlerin başlangıç sermayeleri toplamda 282 milyar dinar Irak dinarını aşmaktadır. Şirketler; inşaat, gayrimenkul, turizm, petrol ve enerji, gıda sanayisi, cam üretimi, tarım ve hayvancılık, yükseköğretim, sağlık hizmetleri ve finans gibi geniş bir yelpazeye yayılmaktadır.

xsdvgrt
Ali ez-Zeydi’nin yeni Irak hükümetini kurmakla görevlendirildiği an (Cumhurbaşkanlık Ofisi)

En dikkat çeken şirketlerden biri, Irak ordusunun gıda tedarikini sağlayan ve gıda kartı ürünlerini ithal eden “Al-Owais” şirketidir. Ayrıca “Şaab Üniversitesi” de bu grubun önemli projeleri arasında yer almaktadır.

Ez-Zeydi’nin şirketi, Irak ordusuna 41 çeşit kuru ve taze gıda sağlayan anlaşmalar kapsamında yaklaşık 300 bin askerin beslenmesinden sorumludur.

Diğer önemli proje ise “gıda sepeti” programıdır. Bu kapsamda Al-Owais şirketi ile Irak Devlet Gıda Ticaret Şirketi arasında yapılan anlaşma ile 40 milyon kişiye yönelik 7 temel gıda maddesinin tedariki gerçekleştirilmektedir.


Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
TT

Orta Darfur'daki bir mülteci kampına İHA’lı saldırı: Ölü ve yaralılar var

Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)
Orta Darfur'daki Hamidiye Mülteci Kampı'na yönelik saldırı (Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi)

Sudan’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolü altındaki Darfur bölgesinin orta kesimlerinde yer alan Zalinci şehrinde Hamidiye İç Göç Kampı'na dün insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda 15 kişi yaralandı. Bu bilgi bölgede faaliyet gösteren Darfur Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi tarafından aktarılırken bir insan hakları örgütü ise saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Koordinasyon Merkezi Sözcüsü Adem Rical, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğunu belirterek saldırının evlerde hasarın yanı sıra kadınlar ile çocuklar arasında büyük paniğe yol açtığını söyledi.

Rical, merkezin resmi Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada gıda, ilaç ve barınak malzemeleri taşıyan insani yardım konvoylarının hedef alınmasının yanı sıra pazarlar ve sağlık merkezlerine yönelik saldırıların, sivillerin hayatını tehdit eden ve insani yardımın ulaşımını engelleyen ciddi bir tırmanma olduğunu vurguladı.

Darfur bölgesinde faaliyet gösteren gönüllü sivil bir kuruluş olan Yerinden Edilmiş Kişiler ve Mülteciler Genel Koordinasyon Merkezi, bu saldırıları en sert ifadelerle kınarken siviller ile insani altyapının hedef alınmaya devam etmesinin yerinden edilmiş kişilerin hayatı için doğrudan tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.

Rical, Birleşmiş Milletleri (BM), Afrika Birliği'ni (AfB), insan hakları ve insani yardım kuruluşlarını sivilleri korumak, yardımın ulaşımını sağlamak ve sorumluları hesaba çekmek amacıyla bağımsız bir uluslararası soruşturma açılması için acilen harekete geçmeye çağırdı.

İnsani durum

Bir insan hakları kuruluşu olan Acil Durum Avukatları Heyeti, Hamidiye Kampı'na yönelik hava saldırısında 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin çeşitli derecelerde yaralandığını açıkladı.

Heyet tarafından Facebook üzerinden yapılan açıklamada kampın savaştan kaçan binlerce yerinden edilmiş kişiye, büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bu mağdurlara, ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Heyetin açıklamasında ayrıca bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açan ve sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye sokan sivil altyapının tekrar tekrar hedef alınmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Heyet açıklamasında bu saldırının, kamp içindeki hizmetleri sekteye uğratarak yerinden edilmiş kişilerin barınma, sağlık ve beslenme hizmetlerinin sürekliliğini tehdit etmesi nedeniyle hedefleme anını çok aşan ağır insani sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en kırılgan kesimleri derinden etkileyen bu durum, mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor.

Heyet, gelişigüzel hava bombardımanının derhal durdurulması, yardım ulaştırılması ve tıbbi tahliye için acil ve güvenli insani koridorların açılması, sivillerin ve insani altyapının korunmasının sağlanması ile bunların askeri operasyonlardan tamamen uzak tutulması yönündeki taleplerini yineledi. Çatışma bölgelerindeki siviller için asgari koruma gerekliliklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Saldırı, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin geçtiğimiz cuma günü Kuzey Darfur'a giden insani yardım malzemeleri taşıyan bir konvoyu hedef alan İHA’lı saldırıyı kınamasının ardından Darfur'daki yerinden edilmiş kişileri hedef alan en son saldırı olarak kayıtlara geçti.

Askeri operasyonlar

Öte yandan sahada, Darfur Valisi Minni Minnawi liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-MM) Komutanı Faysal Salih Zekeriya, güçlerinin farklı cephelerde tam hazırlık düzeyine ulaştığını teyit ederek mevcut aşamanın gerekliliklerine göre Darfur bölgesindeki askeri operasyonları sürdürmeye tamamen hazır olduklarını açıkladı.

dfvrfb
SLM-MM Komutanı Faysal Salih Zekeriya (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)

SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi’nin aktardığı açıklamada Zekeriya, komutası altındaki güçlerin ‘görevleri yerine getirmek üzere harekete geçmek için askeri komuta talimatlarını beklediğini’ ifade etti. Zekeriya, El-Faşir şehri muharebelerinin operasyonlar sürecinde kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu ve şehrin kurtarılmasının bölgedeki genel güvenlik durumuna olumlu yansıyacağını da vurguladı.

Kordofan'ın batı cephesindeki kuvvetlerin ise ‘kararlılık ve sebatla gelecekteki her türlü muharebeye hazır olduğuna’ dikkati çekti.

Zekeriya sözlerini şöyle sürdürdü:

“El-Faşir'deki ihlaller, savaşı sonuçlandırmak ve ülke toprakları üzerinde tam kontrolü yeniden tesis etmek amacıyla Sudan ordusu ile Ortak Kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi yoluyla acil adımlar atılmasını gerektiriyor.”

Daha önce HDK'ya karşı Sudan ordusu saflarına katılan silahlı mücadele hareketlerinden oluşan Ortak Kuvvetler, Cibril İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi ile Minni Minnawi liderliğindeki SLM’den oluşuyor.

sdvbrt
SLM-MM’ye bağlı birlikler (SLM-MM Basın Sözcülüğü Ofisi)